BP ve Sarı Kutu işbirliğinde gerçekleşecek kampanya kapsamında 1-30 Eylül arasında BP’den 300 TL ve üzeri akaryakıt ya da otogaz alan Turkcell’liler 25 TL hediye yakıt kazanacak. 

Turkcell müşterilerinin Turkcell’li oldukları her gün için puan kazandıkları ve kazandıkları puanlar ile hediyeler alabildiği Sarı Kutu programında, BP işbirliği ile yeni bir kampanya başlıyor. 

1- 30 Eylül 2014 tarihlerinde gerçekleştirilecek yeni kampanyada, bireysel Turkcell müşterileri, BP Club üyesi BP istasyonlarından yapacakları toplam 300 TL’lik akaryakıt ve/veya otogaz alışverişlerinde 25 TL akaryakıt ve/veya otogaz hediyesi kazanacaklar. 

“300 TL’ye 25 TL Yakıt” hediye kampanyasından faydalanmak için “AVANTAJ” yazıp 2222’ye gönderilmesi ve gelecek katılım SMS’ine “HEDIYE” yazıp boşluk bırakarak 16 haneli BP Club Card numarasının yazılarak ücretsiz olarak cevap verilmesi yeterli olacak. 

Katılımı onaylanan müşterilerin kampanyaya kayıt yaptırdıkları BP Club Card ile kampanyaya katılan BP Club üyesi BP istasyonlarından kampanya süresince yapacakları akaryakıt ve/veya otogaz alımlarının toplam tutarı 300TL’ye ulaştığında, ilgili kartlarına 25TL değerinde BP Club puan otomatik olarak yüklenecek. 

Kampanyadan kazanılan puanlar en geç 10 Ekim 2014 tarihine kadar BP Club üyesi BP istasyonlarından yapılacak akaryakıt ve/veya otogaz alımında kullanılacak.
Bosch’tan Kararsız Sürücülere Yol Gösterici Bilgiler: Dizel araç mı tercih edilmeli benzinli araç mı ? 

Yüzde 25’e kadar az yakıt tüketen dizel araçlara karşı, fiyatı ve masrafları daha az olan benzinli araçlar sürücülerin aklını karıştırıyor. 

Bosch yeni araba satın alacak sürücülerin en büyük sorularından biri olan dizel mi, benzinli mi çelişkisinin yanıtını veriyor. 

Yılda 15 bin kilometrenin üzerinde yol yapan sürücülerin dizeli tercih etmesi tavsiye ediliyor.  Türkiye’de trafik kaydı yeni yapılan araçlarda da dizel sayısı önde seyrediyor Dizelin aracını yoğun şekilde kullananlar için faydalı olduğu, diğerlerinin ise benzinli bir otomobil seçmesi gerektiği kabul edilir. Sonuçta, dizelle çalışan bir otomobil, yüzde 25’e kadar daha az yakıt tüketirken benzinli otomobiller ise genellikle fiyat, sigorta ve işletme masrafları açısından sıklıkla daha ucuzdur. 

Almanya’da, modele bağlı olarak, dizelle çalışan bir otomobil yılda 15.000 kilometrenin üzerinde yol kat edildiği takdirde yapılan fazladan yatırımın karşılığını veriyor. Karşılaştırılabilir modellerde benzinli ve dizel araçlarda göze çarpan en önemli fark dizel aracı alırken benzinli araç ile arasında olan fiyat farkı. Araç ne kadar fazla yol kat ederse, dizel teknolojisinin sayesinde yapılan yakıt tasarrufu ile ilk yatırımınızı geri kazanma süreniz o kadar daha kısalıyor. 

Her iki motor tipinin de güçlü olduğu noktalar var Sürücüler hangi motor tipini seçeceklerine karar verirken salt yılda kaç kilometre yol kat edeceklerinden daha fazlasını dikkate almalılar. Bosch Türkiye Temsilcisi Steven Young konuyla ilgili “Her iki güç aktarma organının da farklı araç sınıflarında kendilerine has güçlü yönleri var. 

Modern bir benzinli güç aktarım organı kompakt otomobilleri dahi verimli hale getirirken gelişmiş bir dizel güç aktarım organı ise büyük bir steyşın vagonda tüketimi düşürüp, sürüş keyfini yükseltebilir” diyor. 

Diğer segmentlerde de benzer avantajlar bulunuyor. Her ne kadar modern benzinli güç aktarım organlarının cevap verme yeteneği bunların gösterişli spor arabalarda öne çıkmasına yardımcı oluyorsa da, dizel güç aktarım organlarının güçlü torku da bunları büyük SUV’ler için en iyisi yapıyor. 

 Türkiye’de yeni araçlarda dizel önde Türkiye’de trafik kaydı yeni yapılan araçlara bakıldığında, araçların yüzde 58,8’inin dizel, yüzde 41,2’sinin benzinli olduğu görülüyor. 2013 yılında, Türkiye’de piyasaya sunulan binek otomobil ve hafif ticari modellerin sayısı ise, dizelde 230, benzinlide 213 olarak tespit edildi.
Dijital platformdaki yenilikçi yaklaşımı ve sosyal medya kullanımına getirdiği farklılıklarla öne çıkan Volkswagen Ticari Araç’ın yeni web sitesi açıldı. 
Tasarımı ve işlevselliği ile fark yaratan web sitesi, müşteri talepleri ve satın alma davranışları dikkate alınarak hazırlandı. Göz hareketleriyle kumanda teknolojisi En büyük yeniliklerden biri model seçme ekranının göz ile kumanda edilebilmesi. Web sitesi kullanıcıları, bilgisayarın kamerasını kullanarak göz hareketleriyle sayfayı kumada edebiliyor. 

Bu sayede ihtiyaçlarına göre, kendilerine uygun modeli ister manuel ister göz hareketleriyle seçebiliyor. Bu sıra dışı teknoloji, site içinde yer alan Amarok sayfasındaki mikrosite ekranında da kullanılabiliyor. 

Bu ekranda kum, toprak, asfalt, taş parkur seçeneklerinde Amarok ile sanal bir sürüş deneyimi yaşanıyor. Interaktif ana sayfa Web sitesini açar açmaz kullanıcının dikkatini çeken interaktif ana sayfa, fare ile etkileşime geçerek ana sayfadaki görseli hareketlendiriyor. Kullanıcılara farklı bir deneyim sunan etkileşimli yapısı sayesinde, sitede kalma süresinin artırılması hedefleniyor. 

Yeni Parallax tasarım Değişen kullanıcı alışkanlıkları doğrultusunda tasarlanan yeni web sitesinde, akıllı telefonlarda ve tabletlerde kullanılan deneyim masaüstüne taşınıyor. Dijital dünyaya yeni iOS8 ve Windows sürümüyle giren basit ve sade tasarım, Parallax teknolojisiyle Volkswagen Ticari Araç web sitesinde buluşuyor. 

Akıllı cihazlarla kullanıcıların hayatına giren ve yukarı-aşağı hareketlerle sayfada gezebilmeyi sağlayan Parallax tasarım sayesinde, her model mikro site mantığıyla ayrışıyor. Tüm cihazlarda uyumlu Dijital çağın getirdiği çok ekranlı yaşama uyum sağlayabilen HTML5 formatında hazırlanan yeni web sitesi, mobil cihazların yanı sıra, tabletlerde de sorunsuz çalışıyor. 

Volkswagen Doğuş Finans (VDF) kredi hesaplama imkanı Sitede sunulan bir başka yenilik ise, VDF sitesiyle entegre olarak çalışan ‘Kredi Hesaplama Ekranı’. Entegre sistem sayesinde kullanıcılar, seçtikleri model için azami ne kadar kredi gerektiği, ödeme planları, faizler gibi birçok bilgiye sahip olabiliyor. 

Aynı zamanda kredi için ön başvuru yapabiliyor. Model seçimini kolaylaştıran yenilikler Kararsız kullanıcıların beş modele kadar kıyaslama yapabileceği “dinamik model karşılaştırma ekranı” kullanıma sunulan yenilikler arasında yer alıyor. 

Bu özelliğe göre modeller arasında farklılık gösteren donanımlar, listenin en altında farklı renkle sıralanıyor. Ayrıca yeni “detaylı model filtre ekranı”, kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda kendilerine uygun modeli kolayca seçmelerine imkân sağlıyor. 

Bu özellikler sayesinde kullanıcıların karar verme sürecinin kısalması amaçlanıyor. Kullanıcı taleplerine cevap veren web sitesi Web sitesinde kullanılan teknoloji, kullanıcıların araştırdıkları modeli fark ederek, ekrana ilgilendiği model bazında özel bir bilgi formu çıkarıyor. 

Kullanıcı ekrana gelen formu doldurduğu takdirde, kendisinin belirleyeceği yetkili satıcı tarafından aranıyor ve test sürüşüne davet ediliyor. Bu sayede kullanıcıların bulundukları yerden hızlıca yetkili satıcıyla iletişime geçmesi sağlanıyor.
Göz alıcı bir tasarım ve sıra dışı performansa sahip bir yarış otomobili olan Renault Sport R.S. 01 ile Renault, motorsporlarına eşsiz tutkusunu yeniden vurguluyor. 


Renault Sport R.S. 01, konsept otomobiller dünyasından ilham alan tasarımı ve kusursuz aerodinamisi sayesinde markanın sportif DNA’sının son derece sıradışı bir ifadesi. 

Aracın sahip olduğu teknik özellikler, Renault Sport deneyimini en üst düzeyde yansıtıyor. 1.100 kg’nin altında ağırlık sunan karbon monokok gövde ve 500 bg’den fazla güç üreten motoru sayesinde 300 km/s’lik azami hıza erişme kabiliyetine sahip. 


Renault Sport R.S. 01, 2015 yılından itibaren yepyeni bir şampiyona olan Renault Sport Trophy’de ve Dayanıklılık şampiyonalarında World Series by Renault’nun yıldızlarından biri olacak. “Bu göz kamaştıran silueti yaratırken, aerodinamizm ve performansı da göz önünde bulundurarak konsept araçlar dünyasından esinlendik. 

Renault Sport R.S. 01, konsept görünümünde süper bir yarış otomobili! Laurens van den Acker, Renault Endüstriyel Tasarım Direktörü 

İlk görüşte heyecan yaratan Renault Sport R.S. 01 otomobili dünyanın en verimli GT yarış otomobillerinden biri olmak üzere tasarlandı. 


Tasarımcılarının kağıt üzerindeki her bir darbesinde, gövde hatlarında ve detaylarda iki hedef gözetildi: Renault Sport R.S. 01’i ikonik bir Renault otomobil haline getirmek ve aerodinamik verimlilik arayışını gözardı etmeden performansı artırmanın yollarını aramak. Renault Sport R.S. 01’in teknik özellikleri, sahip olduğu göz alıcı tasarım ile aynı düzeyde. 

Sürücü için etkin koruma sağlayan karbon monokok gövde sadece 1.100 kg’lık ağırlık yaratıyor. Merkezi arka konuma yerleştirilmiş olan Nismo V6 3.8L twin-turbo motor 500 bg’den fazla güç üretiyor ve yedi vitesli sıralı Sadev vites kutusu ile birlikte kullanılıyor. Renault Sport R.S. 01, karbon frenleri ve özel Michelin lastikleri ile Renault Sport Technologies’in tüm teknik uzmanlığını bünyesinde barındırıyor. 


40 yıldır motor sporları etkinlikleri düzenleyen Renault Sport, Renault Sport R.S. 01 ile yepyeni bir safhaya geçiş yapmış oluyor. Renault Sport R.S. 01 Renault Sport Trophy şampiyonasında da yarışacak ve 2015’ten itibaren World Series by Renault’da yer alacak. “Renault Sport R.S. 01, Renault’nun motor sporlarına tutkusunu sembolize eden sıra dışı tasarıma sahip bir yarış otomobili. 

Aracın sahip olduğu göz alıcı hatlar bu sıra dışı otomobilde büyük bir tutkuyu yansıtıyor. Bu da Laurens van den Acker’in ve ekibinin taşıdığı tutku sonucunda mümkün oldu. Otomobilin gövdesinin altında Renault Sport Technologies’in en yeni sistemleri bulunuyor. Hedef hem sürücüye hem de izleyenlere heyecan dolu anlar yaratacak ileri düzeyde performans elde edebilmek. 


Eğer Renault Sport R.S. 01’i birkaç kelime ile özetlememiz gerekseydi şu ifadeyi kullanabiliriz: bu araç Renault DeZir’in güzelliği ile Formula Renault 3.5’in performansının birleşimi!”
Michelin tüketicilerine ağır vasıta lastiklerini tanıtmak için gerçekleştirdiği etkinliklere hız kesmeden devam ediyor. 

Her yıl Türkiye geneline yayılan aktiviteler yoluyla sürücülere lastikleri hakkında önemli bilgiler vererek bilinçlendirmeye için çalışan Michelin, Roadshow etkinliklerinin ikinci ayağı ile Eylül ayında sürücülerle buluşacak. 

 Mayıs ayında ilk etabı tamamlanan roadshow etkinliklerinin kış ayağı; Ankara, Kayseri, Konya ve Kütahya illerinde gerçekleşecek. Michelin, 1 Eylül’de başlayacak olan etkinlikle hafif ticari ve küçük kamyon lastiği segmentlerindeki daha uzun kilometre ve daha düşük yakıt tasarrufu sağlayan Agilis Alpin ve X Multi D ürünlerini Euromaster servis noktalarının da katkılarıyla otobüs ve dolmuş şoförleriyle buluşturacak. 

Etkinlik durakları 
Ankara: 1 Eylül Ankara – Ulus Dolmuş Durağı, 2 Eylül Ankara - Bentderesi Dolmuş Durağı, 4 Eylül Ankara – GİMAT, 5 Eylül Ankara – Gülbaba Dolmuş Durağı, 8 Eylül Kayseri – Batı Terminali, 10 Eylül Konya – Eski Otogar, 12 Eylül Kütahya – Zafertepe Minibüs Durağı.
04 Eylül - 19 Ekim arasında gerçekleşecek Paris Motor Show’da merakla beklenen beşinci nesil Corsa ilk kez sergilenecek. Kompakt sınıfın temsilcisi Corsa yeni nesil 1.0 litrelik motoru, yeni şanzımanı, yeni şasisi ve akıllı iletişim sistemleri ile çıtayı yükseltiyor. 

32 yılda Avrupa genelinde 12 milyon adet satılan Corsa, yılda ortalama 370 bin adet üretiliyor. Opel’in en çok satan ve ilgi gören modellerinden Corsa yeni nesil üç silindirli 1.0 litrelik motor seçeneği ile sunulacak. 

Direkt benzin püskürtmeli tamamı alüminyum Ecotec motor, yeni altı ileri manuel şanzıman seçeneği, 115 beygir güç ve 170 Nm. tork üreten versiyonu ile 2015 yılının ilk aylarında Türkiye pazarında sunulacak. 3 silindirli motorlar arasında “en sarsıntısız ve en sessiz” özelliğinin yanında Euro 6 emisyon normlarını taşıyor. 

Yeni Opel Corsa’da 1.0 Ecotec motor seçeneği dışında 1.4 litre 90 beygir benzinli motor ve 1.3 litre 95 beygir dizel motor seçeneği Türkiye pazarında olacak. Otomatik vitesi tercih etmek isteyen otomobil severler Easytronic 3.0 isimli 6 ileri oranlı otomatikleştirilmiş şanzımanı Yeni Opel Corsa’da bulabilecek. Daha geniş öz ızgarası, çıkıntılı arka lambaları, güçlü omuz çizgisi ile 4. nesline göre daha iddialı bir hava kazandırıyor. 

Yeni Corsa’da ilk defa mevcut olan çift-xenon farların yanında, “Opel Eye Ön Kamera” “Trafik İşareti Algılama Sistemi, “Şerit Takip Uyarıcısı”, ”Çarpışma Uyarıcısı” yeni güvenlik sistemleri mevcut. Şehir içi kullanımda direksiyonu yumuşatmaya yarayan City butonu bulunuyor. 

“Geri Görüş Kamerası”, “Yağmur Sensörü”, “Uzun Far Asistanı”, “Işığa duyarlı otomatik kararan iç dikiz aynası” ve “Renkli iç döşeme” opsiyon olarak sunulacak. Yeni Corsa’nın kabini, gösterge paneli yatay çizgiler boyunca tasarlanmış sürücü kontrol merkezinin etrafında düzenlendi. 

IntelliLink bilgi-eğlence sistemi, 7 inç renkli dokunmatik ekranı, multimedya sistemi IOS ve Android iletişim sistemi le uyum sağlıyor. Ayrıca Bluetooth, Siri Eyes Free, Navigasyon için BringGo, internet radyosu ve podcast’ler için Stitcher ve TuneIn gibi pek çok uygulama kullanılabiliyor.
Ford Trucks yetkili servislerde Ford Cargo kullanıcılarını indirim ve hediyeler bekliyor. 

Yıl sonuna kadar Ford Trucks Yetkili Servisleri’nde boya kaportada yüzde 18 indirimin yanısıra, 5 bin TL ve üzeri harcamalarda 1000 TL’lik bakım hediye çeki ve 1500 TL ve üzeri harcamalarda yelek hediyesi fırsatları sunuluyor. 

 Ford Trucks yetkili servislerinde yapılan boya ve kaporta kampanyasını zenginleştirdi. Yıl sonuna kadar uzayan kampanya dahilinde boya ve kaporta işlemi yaptıran tüm Ford Cargo sahiplerine yüzde 18 indirim avantajı sağlanıyor. 

Ayrıca, mekanik veya boya kaporta işlemlerinde 5.000 TL ve üzerinde harcama yapanlar 1.000 TL’lik bakım hediye çeki kazanıyor. 1.500 TL ve üzeri harcama yapanlara ise yelek hediye ediliyor. 

Ford Trucks, müşterilerine indirim ve hediyelerin yanı sıra; yetkili servis farkıyla yüksek işçilik kalitesi, orijinal yedek parça kullanımıyla da araçlarının değerini koruma avantajı sunuyor.
Japon otomobil üreticisi Suzuki tamamen yenilenen Vitara modelinin ilk detaylı fotoğraflarını yayınladı. 2 Ekim’de Mondial de l'Automobile Paris etkinliğinin şov katında lansmanı yapılacak yeni Suzuki Vitara’nın fiyat ve teknik detayları da bu zamana kadar belirsizliğini koruyacak. 
 Japon üreticinin 2013 yılında sergilediği iV-4 konsept modelinden tasarımın esinlenildiği Vitara, yollarda kolaylıkla ilgi çekecek kadar fütüristik bir tasarıma sahip. 

Yeni Vitara modelini ufak SUV olarak tanımlayan üreticinin geçen yılki konsept modelinin 4.2 metre uzunluğa sahip olduğu göz önünde bulundurulduğunda yeni Suzuki Vitara’nın 4.4 metrelik yeni Nissan Qashqai modeli ile aynı klasmanda Crossover olarak satışa sunulması bekleniyor. 

 2015 yılı İlkbaharda Avrupa’da satışa sunulması beklenen yeni Suzuki Vitara, hem benzin hem de dizel motor seçeneklerine sahip olurken ALLGRIP akıllı dört tekerlekten çekiş sistemi ise opsiyonel olarak sunulacak. 

Suzuki’nin SX4 S-Cross modelinden alınan 2 adet 1.6 litrelik motor seçeneğini yeni Vitara’da yer vermesi bekleniyor. Hala satışta olan ve 2.4 litrelik otomatik şanzıman ile sunulan Grand Vitara modeli ise şirketin Amerika pazarına veda etmesinin ardından gelecek yıl tamamen model skalasından düşürülecek. 

Nissan, Honda ve Toyota markaları her ne kadar Japonca isimlere sahip olsalar da, global çapta hizmet veren büyük şirketler olmaları nedeniyle SUV modelleri %100 batılı. Ancak yeni Suzuki Vitara için bunu söylemek hissedilen Asya havası ile pek de mümkün değil.
Volvo, uzun zamandır merakla beklenen yeni XC90′ı tanıttı. 659 milyon Euro’luk bir yatırımla tamamen yenilenen araç, İsveçli markanın gelecek teknolojilerini ve yenilenen tasarım yönünü vurguluyor. 

XC90 ürün gamının zirvesinde ikiz motorlu bir plug-in hibrid yer alacak. T8 rozetini taşıyan bu model, arka tekerleklere güç ileten 80 HP’lik bir elektrikli motorun yanında dört silindirli 2.0 lt turbo bir motora daha sahip. 

Motorun ilgi çekici bir diğer özelliği de kompresör ve turbonun birlikte kullanılıyor olması. VOLVO XC90 VOLVO XC90 Avrupa’da en popüler olması beklenen model ise 245 HP’lik dört tekerlekten çekişli XC90 D5 olacak ve yeni modelin ilk teslimatı 2015 Mayıs ayını bulacak. 


Yeni XC90, şirketin ölçeklenebilir platform mimarisini kullanan ilk Volvo. SPA, çok daha geniş bir yelpazede tasarım olasılığı yaratıyor, sürülebilirliği geliştiriyor ve bir yandan kabin içi alanı genişletirken, bir yandan da en yeni güvenlik özelliklerinin ve bağlantılı araç içi teknolojilerinin dahil edilmesini mümkün kılıyor. 

Volvo Cars Ar-Ge Kıdemli Başkan Yardımcısı Peter Mertens, “Yeni kabin mimarimiz sade ve düzenli, bununla birlikte hâlâ lüks SUV müşterilerinin beklediği sofistike güven ve formaliteyi yansıtıyor,” diyor. Ölçeklenebilir platform mimarisi ve Drive-E motor ailesini kullanan yeni XC90, cömert kabin genişliğinden ödün vermeden konforlu bir sürüş ve daha küçük araçların çevikliğine sahip olacak. XC90′ın bir başka özelliği de Thomas Ingenlath tarafından yönetilen markanın yeni tasarım dilinin de başlangıcı olması. 

Yeni ızgaranın yanında daha belirginleştirilen Volvo amblemi de dikkat çekici. T biçimli gündüz farları gelecekteki tüm Volvo modellerinde yer alacak. Volvo, ayrıca XC90′da 22 inçe kadar jant seçenekleri vaat ediyor. İlhamını Volvo’nun doğum yerinden; son teknolojiyi kusursuz, güzel ve en iyi materyallerle hazırlanmış tasarımla birleştirme konusunda global bir üne sahip olan İsveç’ten alan yeni kabin, bir Volvo için tasarlanmış en lüks iç mekân olma özelliğine sahip. Volvo Cars Tasarım Departmanı Kıdemli Başkan Yardımcısı Thomas Ingenlath, “En çarpıcı özellik, tamamen yeni bir araç içi kontrol sisteminin kalbini oluşturan tablet benzeri dokunmatik kontrol konsolu,” diyor. 

Bu sistem hiçbir buton içermiyor ve sürücülere araç kontrolü ve bir dizi internet tabanlı ürün ile hizmete erişmek için tamamen yeni bir yol sunuyor. Aynı zamanda modern, geniş ve derli toplu bir kabin oluşturulmasına da yardım ediyor. VOLVO XC90 VOLVO XC90 Yeni XC90’ın kabini; yumuşak deri ve ahşap gibi materyalleri, ünlü İsveçli cam üreticisi Orrefors yapımı kristal vites kolu ve start/stop butonu ile ses kontrolü için elmas kesim kontroller gibi el yapımı detaylarla bir araya getiriyor. 

Volvo Cars İç Tasarım Direktörü Robin Page, “Bu detaylar kabinin mücevherleri olmak üzere tasarlandılar. Katıksız fonksiyonellik yerine işin içine biraz da ayrıcalıklı eğlence faktörü katıyorlar,” diyor. Volvo Cars zaten sektördeki en rahat koltukları üretmesiyle ünlü. Yeni XC90, yenilikçi bir şekilde tasarlanmış koltuklar sunarak bu ünü pekiştiriyor ki, bu koltuklar aynı zamanda hem ikinci hem de üçüncü koltuk sırasındaki yolcular için araç içi alanı sağlayarak yeni XC90′ın gerçek bir yedi koltuklu olmasına katkıda bulunuyor. 

Page, “Tıpkı klasik İskandinav sandalyeleri gibi bizim yeni koltuklarımız da konforlu olmak için bir sürü kalın dolguya ihtiyacı olmadığını kanıtlıyor. Koltukların geniş merkezi bölümü insan omurgasını andıran ergonomik bir şekle sahip. Çok sayıda ayar olanağı, her kullanıcının ideal bir oturma pozisyonu yaratmasını mümkün kılıyor,” diyor. Standart Comfort koltuklar; ayarlanabilir yan destekler, koltuk minderi uzantısı, çok yönlü bel desteği ve dikey ayarlanabilir koltuk başlıklarını da içeren sezgisel, akıcı bir işleyişe sahip. 

Belirlenen üç ayar bellekte saklanabiliyor. Havalandırma ve masaj fonksiyonları ise opsiyonel. Tamamen yeni, opsiyonel Contour koltuk, omuzlardan uyluklara kadar tüm vücuda mükemmel yan destek sağlamak üzere tasarlandı. Birbirinden ayrı ikinci sıra koltuklar ve üçüncü sırada daha fazla alan İkinci sıra, yaslanma ayarına sahip birbirinden bağımsız üç koltuk içeriyor. Kaydırma işlevi üçüncü sıradaki yolculara daha fazla bacak alanı sağlamak ya da üçüncü sıradaki koltuklar düz katlandığı takdirde bagaj alanını artırmak için kullanılabiliyor. Orta koltuğa entegre çocuk yükseltici minder ise opsiyonel. 

Boyları 170 cm’ye kadar olan yolcular için sınıfında lider konfor vaat eden üçüncü sıradaki koltuklar, yolculara cömert bir tiyatro koltuğu tarzı ön görüş alanı sağlamak için hafifçe ortalanmış. İkinci sıra koltukların altında ayaklar için ilave alan sağlanması ekstra konfor ve bacak mesafesi yaratıyor. Üçüncü sıradan kolay giriş ve çıkış ve kullanım kolaylığı sağlamaya gösterilen özel dikkat, bunu segmentteki en iyi üçüncü koltuk sırası yapıyor. 

Yedi koltuğun hepsi ön gergili üç noktalı emniyet kemerleri içeriyor ve tüm koltuk sıraları bir yan darbe ya da yuvarlanma durumunda devreye giren gelişmiş hava perdesiyle kaplı. Yeni Volvo XC90, sürücü ve tüm yolcular için bir dizi depolama seçeneği içeriyor. İkinci ve üçüncü sıradaki tüm koltuklar ayrı ayrı katlanabiliyor ki, bu da olağanüstü bir yükleme esnekliği sağlıyor. 

Üçüncü sıra koltuklar da elektrikli olarak ayarlanabiliyor. VOLVO XC90 VOLVO XC90 Volvo Cars’ın yeni SUV’u XC90, satışa sunulduğunda güç ve çevreciliğin rakipsiz bir kombinasyonunu sunacak. Dört tekerlekten çekişli, yedi koltuklu araç, sürücülere 400 HP’ye kadar güç sunuyor ancak bunu yaklaşık 60 g/km (NEDC sürüş döngüsü) karbondioksit (CO2) emisyonu ile yapıyor. Şimdiye kadar, bu seviyede bir gücü bu kadar temiz bir şekilde sunan bir SUV var olmamıştı. Volvo Car Group Araştırma ve Geliştirme Departmanı Kıdemli Başkan Yardımcısı Peter Mertens, “Yeni XC90′ı kullandığınızda hiçbir şeyden ödün vermezsiniz. 

Geçmişte ya güç ya da düşük CO2 emisyonuna sahip olabilirdiniz ama yeni XC90 ile birlikte her ikisine de sahip olabilirsiniz…” diyor. Yeni XC90, hepsi performans ve yakıt verimliliğinin olağanüstü bir kombinasyonunu sağlayan bir dizi Drive-E motor seçeneği sunuyor. Drive-E motor yelpazesinin temel ayırt edici özelliği, hepsinin dört silindirli motorlar olması. 

Dr. Mertens ekliyor; “Yeni Drive-E aktarma organlarımızla, heyecan verici bir sürüş deneyimi sağlarken aynı zamanda rekor seviyede yakıt tasarrufu sunan güç eğrilerine sahip akıllı, benzinli ve dizel motorlardan oluşan bir aile yarattık.” “Yeni XC90′ın yedi kişilik kapasitesiyle, kişi ve kilometre başına karbondioksit emisyonu olağanüstü derecede düşük…” Yeni XC90′ın CO2 performansı, piyasaya çevresel yönden daha güvenilir teknolojiler getirmek söz konusu olduğunda Volvo Cars’ın liderliğini pekiştirecek. 

Avrupa otomobil endüstrisi birliği ACEA tarafından izlenen verilere göre; Volvo Car Group 2012-2013 yılları arasında ortalama filo emisyonlarında yüzde 8.4 oranında bir azalma sağlayarak sektöre öncülük edecek. Volvo, dört silindirli bir motorun çok daha büyük bir motordan beklenen tüm sürüş zevkini sağlamasını ve bunu çok daha verimli ve temiz bir şekilde yapmasını mümkün kıldı. Drive-E motorlar zamanla Volvo’nun tüm araç yelpazesinde sunulacak. Yeni XC90 için türünün en iyi örneği olan ‘Twin Engine’, ‘T8’ logosu taşıyacak ve plug-in elektrikli otomobil, hibrid otomobil ve yüksek performanslı otomobilin özelliklerini bir arada sunacak. 

Normal sürüş, varsayılan hibrid modda yapılıyor. Bu, ön tekerlere güç ileten 2.0 litre, dört silindirli kompresörlü ve turbo Drive-E benzinli motor ile arka tekerleklere güç ileten 80 HP’lik (60kW) elektrikli motorla mümkün oluyor. Hibrid mod, kompresörü motora yüksek silindir hacimli, atmosferik emişli bir his vermek amacıyla güç aralığının alt devirlerini doldurmak için kullanırken; turbo ise hava akımı oluştuğunda devreye giriyor. Arka tekerleklerdeki elektrikli motor ise anında tork sağlıyor. 

Üstelik sürücü, tek bir düğmeye basarak menzili yaklaşık 40 kilometre olacak tamamen elektrikli, sessiz ve emisyonsuz şehir içi sürüş moduna geçebiliyor. Ve gerektiğinde, hemen benzinli motor ve elektrikli motorun birlikte yaklaşık 400 HP ve 640 Nm tork üreten ortak kapasitesine geri dönmek mümkün. Volvo XC90 yelpazesi aynı zamanda 225 HP güç ve 470 Nm üreten, yaklaşık 6.0 lt/100 km ile yakıt tüketiminde sınıfının en iyisi olan D5 çift turbolu dizel motoru ve 190 HP ile 400 Nm çıkış sağlayan, 5.0 lt/100 km yakıt tüketimi olan D4 turbo dizel motoru da kapsıyor.XC90, aynı zamanda iki benzinli motor seçeneği sunuyor. 

İlki, 320 HP gücünde, kompresör ve turbo ile maksimum 400 Nm tork sağlayan bir T6 turbo motor. İkincisi ise 254 HP ve 350 Nm üreten bir T5. Sadece performans ya da verimlilik açısından ödün vermemekle kalınmıyor, aynı zamanda Volvo Car’ın yeni Ölçeklenebilir Ürün Mimarisi (SPA) şasi teknolojisi de otomobilin içinde çok daha fazla esneklik sağlıyor. Diğer otomobil üreticileri bir batarya paketi yığınını lüks ve geniş bir iç mekânla birleştirmek için mücadele ederken, Volvo bunun üstesinden gelmeyi başarmış durumda. “Yeni SPA teknolojimiz baştan itibaren elektrifikasyon teknolojilerini barındırmak üzere tasarlandığından, Twin Engine yerleşimi bagaj ya da yolcu alanından feragat etmeyi gerektirmiyor,” diyor
Güney Kore'nin ikinci büyük otomobil araç üreticisi KIA Motors'un Meksika'da fabrika açacağı bildirildi. 


 KIA Motors'tan yapılan açıklamada, şirketin artan global talebe cevap verebilmesi amacıyla, Meksika'nın kuzeyindeki Nuevo Leon eyaletinin Pesqueira şehrinde otomobil üretim fabrikası açacağı bildirildi. 

Yaklaşık 500 hektarlık araziye kurulacak olan fabrikanın yılda 300 bin orta ölçekli araç üreteceği açıklandı. KIA Motors'un Meksika'da inşa edeceği yeni otomobil fabrikasının üretime 2016 yılında başlayacağı ve şirketin üretim kapasitesini yılda yaklaşık 3,5 milyona çıkaracağı belirtildi.
2014 Türkiye Karting Şampiyonası 4.ayağı, 30-31 Ağustos tarihlerinde 4 kategoride 12 yarış olarak Akyazı Kenan Sofuoğlu Pisti’nde koşulacak... 


2014 Türkiye Karting Şampiyonası’nda sezonun 4. yarışı 30-31 Ağustos tarihlerinde Kocaeli Karting Kulübü organizasyonuyla Akyazı´daki Kenan Sofuoğlu Pisti’nde gerçekleştiriliyor. 

30 Ağustos Cumartesi günü serbest ve resmi antrenmanlar ile başlayacak olan program, saat 13:00´da Formula Senior/Master, Mini ve Formula Junior birinci yarışları koşulacak. Organizasyonun ikinci günü olan 31 Ağustos Pazar günü ise saat 10:35´den itibaren ikinci yarışları gerçekleştirilecek ve saat 12:45´ten itibaren koşulacak üçüncü yarışların ardından Türkiye Karting Şampiyonası 4.ayağı son bulacak. 

Formula Senior ve Formula Master pilotları, 24 Tur, Formula Junior 20 tur üzerinden yarışırlarken Mini kategori pilotları 15 tur üzerinden mücadele edecekler. 

2 günde koşulacak 3’er yarış toplamına göre ilan edilecek klasmanda dereceye giren sporcuların ödülleri 14:45´te pistte düzenlenecek törenle verilecek.
BP ile BRC arasında başlatılan uzun vadeli işbirliği çerçevesinde yeni bir kampanyaya imza atıldı. 
25 Ağustos - 15 Ekim 2014 tarihleri arasında kampanyaya katılan BRC bayilerinde araçlarına otogaz dönüşümü yaptıran müşteriler BP istasyonlarında geçerli 150TL’lik hediye otogaz kazanacaklar.

Kazanılan hediye, müşterilerin sahip oldukları veya BRC bayilerinden alabilecekleri yeni BRC logolu BP Club kartlarına puan olarak yüklenecek. 

BP ve BRC işbirliğindeki kampanya kapsamında kazanılan puanlar, tüm BP Club üyesi BP istasyonlarında yakıt alımlarında 150 TL olarak kullanılabilecek. 

Kampanya çerçevesinde yüklenen puanlar 1 yıl süresince geçerli olacak. Detaylı bilgi için: www.bp.com.tr
Son yapılan 1.5 milyar TL tutarındaki yatırımla kapasitesini ikiye katlayıp 200 bin adede çıkaran Hyundai Assan’da, dönemsel olarak yapılan başkan değişikliği gerçekleştirildi. 

Hyundai Assan’ın yeni Başkanı ve CEO’su, İzmit Fabrikası’nda yaklaşık 4 yıldır üretimin başında bulunan Byung-Jin Jin oldu. Yeni görevine 27 Ağustos itibariyle başlayacak olan Jin, Kore’nin ikinci büyük kenti olan Busan’da 1959 yılında doğdu. Donga Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra 1986 yılında Hyundai Motor Company’de çalışmaya başladı. 

2002 yılında Hyundai’nin yeni kurulacak olan Amerika Fabrikası’nda görev alan ve açılışın ardından 2006 yılında Kore’ye geri dönen Byung-Jin Jin, 2010 yılı başında Hyundai Assan İzmit Fabrikası’nda üretimin başına getirildi. Mevcut i20 modelinin ilk üretim aşamasından yeni yatırım süreci ve yeni i10 ile yeni i20 üretimlerini yürüten Jin, artık Hyundai Assan’ın Türkiye’deki tüm operasyonlarından sorumlu olacak. 

Evli olan Byung-Jin Jin, bir erkek ve bir kız babası. Hyundai Assan’da Byung-Jin Jin’in başkan ve CEO’luk görevini devraldığı Won-Shin Chang ise Kore’ye geri dönecek ve Kıdemli Başkan Yardımcısı pozisyonuyla Hyundai Motor Company’nin Global Satış bölümünü yönetecek. Önemli bir pozisyonda görev alacak Chang, Hyundai’nin Kore haricinde tüm ülkelerdeki satış operasyonlarını yönetecek.
Hyundai'nin yeni lüks markası "Aslan" Türkiye gündemine bomba gibi düştü. 

İsminden dolayı sosyal medyada özellikle Galatasaray taraftarları arasında büyük heyecan yaratan Hyundai'den kötü haber geldi. Haberturk.com'a konuşan Hyundai-Assan yetkilisi Saner Müftüoğlu, aracın sadece Kore iç pazarında satışa sunulacağını belirtti. 

Müftüoğlu "İlk adı AG Luxury Sedan olan otomobil, Hyundai'nin Genesis ve Grandeur modellerinin arasında bir model olarak piyasaya sürülecek. 

Araç, sedan olarak sadece Kore iç pazarına yönelik olarak üretilecek ve bu ülkede "Aslan" ismiyle satışa sunulacak. Herhangi bir şekilde başka bir ülkeye ihracı söz konusu değil. Bu yüzden araç Türkiye piyasasında satışa sunulmayacak" dedi. 

GÜCÜ VE ASALETİ NEDENİYLE ASLAN 
Müftüoğlu ilk olarak Aslan ismini duyduklarında gerçekten çok şaşırdıklarını belirterek "Koreli yetkililer neden Aslan ismini seçtikleriyle ilgili henüz bizimle bir bilgi paylaşımında bulunmadılar fakat biz aslanın gücü ve asaleti nedeniyle bu ismi tercih ettiklerini tahmin ediyoruz" dedi. 

Lüks modeline Türkçe isim verdi! Koreli otomotiv devi Hyundai’nin BMW, Mercedes ve Audi’ye rakip olmak için ürettiği yeni sedan marka otomobiline çok tartışılacak Türkçe bir isim verdiğini açıklanmıştı. 

Hyundai, yeni sedan otomobilinin markasının “Aslan” olduğunu kamuoyuyla paylaştı. Mayıs ayında uluslar arası Busan Motor Show’da “AG” adıyla tanıtılan yeni Hyundai, Kore’de yılın yarısında showroomlarda yerini alacak.Haberturk
İlk Klasik Mini, Birmingham’da üretildiğinde takvim 18 Ağustos 1959 yılını gösteriyordu. 

Bu devrim niteliğindeki küçük otomobilin otomotiv endüstrisinin en etkileyici başarı hikayelerinden biri olacağını kim bilebilirdi ki. 55 yıl önce birbirine çok benzeyen iki yeni model doğdu: Morris Mini Minor ve Austin Seven. 

Tasarımcı Alec Issigonis’in konsepti hem basit hem de ustacaydı: geniş iç mekanına karşı dış boyutta minimalistlik, 4 koltuk, düşük yakıt tüketimi, mükemmel sürüş ve makul bir fiyat. 

Tüm bu fikirler hayata geçtiğinde etkisi 21. yüzyıla kadar süren bir marka doğmuş oldu. Bugün MINI ailesi pek çok farklı modelden oluşuyor. 

Şıklıkları, üstün yol tutuşları ve sürüş özellikleri, sportif genleri, kendine özgü tasarımları ve premium kalite ise ortak özellikleri. Bu farklı özelliklerin kombinasyonuyla ortaya çıkan sonuç, tıpkı 55 yıl önce olduğu gibi bugün de modern ve genç olmaya devam ediyor.
Skoda’nın Türkiye’deki yükselişinde etkili olan ve markanın farklı beğenilere sahip müşteri kitlelerince de benimsenmesinde önemli rol oynayan Octavia ailesi, Türkiye’de satışa sunulan Combi 4x4 ile büyüyor. 
Hareketli yaşam tarzına sahip aileleri hedefleyen Octavia’nın yeni versiyonu, 81.900 TL’den başlayan fiyatlarla satılıyor. Model atağını sürdüren Skoda, ürettiği en performanslı araç olan Octavia RS ve Combi RS’in ardından Octavia Combi 4x4 ile daha da genişletti. 

 
Temmuz ayında Türkiye pazarına sunulan Octavia Combi 4x4, 81.900 TL’den başlayan fiyatlarla satılıyor. Ayrıca lansmana özel sınırlı sayıdaki araç için, 3.900 TL değerindeki panoramik sunroof da hediye ediliyor. 

“Markanın Lokomotifi konumundaki Octavia’nın, yeni versiyonu Combi 4x4, geniş ve hareketli yaşam tarzına sahip aileler için farklı alternatifler sunuyor. Bir stationwagon olmasına karşın, 4x4 çekiş sistemiyle hobi amaçlı kullanımlara olanak tanıyan Octavia Combi 4X4, hareketli yaşam tarzının yanı sıra çocuklu ve evcil hayvan sahibi aileler için de ideal. 

Octavia Combi 4X4, özellikle şehir dışında, zorlu yol şartlarına sahip bölgelerde yaşayanlara hitap ederken, 588 litrelik standart yükleme kapasitesiyle sınıfında lider. Arka koltuklarının katlanmasıyla yükleme hacmi, 1.718 litreye kadar çıkabiliyor. 

Türkiye’de Elegance donanım paketi, ekonomik 1.6 litrelik dizel motor ve 6 ileri manuel vites kutusuyla satılan Octavia Combi 4x4, 100 kilometrede ortalama 4.5 litre yakıt tüketimiyle de fark yaratıyor. 

Octavia Combi 4x4’te kullanılan 5. nesil Haldex kavrama sistemi, ani kalkışlar ve hızlanmaların yanı sıra, yüksek süratli seyir ve kaygan zemin gibi güvenliği tehdit eden durumlarda çekiş sistemini ve tork dağılımını yöneterek maksimum yol tutuşu sağlıyor. 

Elektronik Haldex kavrama sistemi, aracın ön tekerlekleri çekiş kaybı yaşadığında, arka tekerleklere tahriki çok hızlı şekilde aktararak, zor durumlardan çabucak kurtulma imkanı sunuyor. Bu da onu rakiplerinin bir adım ötesine taşıyor. 

Skoda’nın günden güne artan bilinirliliği ve imajına büyük katkı sağlayan, Türkiye’de özellikle "konfor, güven, ekonomi, geniş iç hacim ve bagaj kapasitesi” ile tercih nedeni olan Octavia, Ocak-Temmuz döneminde markanın satışlarında önemli bir paya sahip oldu. 

Temmuz ayında 654 adet ve yüzde 46’lık payla markanın en fazla satan modeli olan Octavia modeli, Ocak-Temmuz döneminde de 3 bin 113 adede ulaştı. Aynı dönemde Octavia’yı 1394 adetle Superb, 991 adetle Yeti, 657 adetle Rapid Sedan ve 396 adetle de Rapid Spaceback izledi.
sahibinden.com’un en çok ziyaret edilen bölümlerinden ‘Efsane İlanlar’ın yeni favorisi yaklaşık 50 bin TL’ye satışa sunulan 1990 model sıfır Tofaş Kartal marka otomobil oldu. 

Antalya’dan verilen “24 yıl boyunca özenle saklanıp korunan sıfır Kartal” başlıklı ilanın sahibi, aracın çok az kullanıldığını, hiç bir çiziğinin olmadığı ve Türkiye’de tek olduğunu belirtiyor. 

sahibinden.com’daki ilan www.sahibinden.com/153422069 linkinden görüntülenebiliyor. Türkiye’nin en büyük e-ticaret platformlarından sahibinden.com’un “Efsane İlanlar” köşesinde, kullanıcılarının verdiği eğlenceli ve yaratıcı ilanlar arasından, en çok ziyaretçi tarafından incelenen, kendine has ve çoğu zaman gülümseten özellikler taşıyan ilanlar yer alıyor.
Ortaklar Otomotiv’le distribütörlük anlaşmasını bitiren Jaguar, artık Borusan Otomotiv ile Türkiye yollarına çıkacak. 

 Borusan tarafından yapılan açıklamada, Jaguar-Land Rover şirket prensiplerine uygun olarak, her iki markanın temsilciliğini de Borusan Otomotiv’in üstleneceği bildirildi. 

borusan otomotiv İcra Kurulu Başkanı Eşref Biryıldız, bünyelerine kattıkları Jaguar’ın kendilerini de heyecanlandırdığını belirterken, “30 yıllık birikimimizin verdiği güvenle, altyapı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yakında planlarımızı paylaşacağız” dedi. 

BMW, MINI ve Land Rover’ın temsilcisi olan Borusan Otomotiv, Jaguar-Land Rover’ın (JLR) tüm dünyadaki yapısına uyum sağlamış oldu. 

Jaguar Land Rover, iki markanın da o ülkedeki tek distribütör tarafından temsilini hedefliyor. Borusan, Land Rover distribütörlüğünü 1998’de almıştı. Borusan, bir ara Rover ve Aston Martin’in distribütörlüğünü de yapmıştı.Haber7
Yeni BMW X4, kaslı çamurluk davlumbazları ve geniş omuz çizgisi ile spor bir otomobil görünümüne sahip küçük bir SUV olarak karşımıza çıkıyor.

 X-Line ve M-Sport gibi opsiyonel donanımlar da içeren 2 paket ve tek motor seçeneği ile 236.780 TL'den satışa sunulan Yeni BMW X4, ilk olarak 2008 yılında geliştirilen mevcut DPC sistemi ile sınıfındaki en iyi yol tutuş performanslarından birini sunuyor. 

Harman/kardon Surround Ses Sistemi ile donatılmış olan iç mekanda opsiyonel olarak sunulan yüksek kalitede ahşap kaplamalar ile farklı bir stil kazandırılabiliyor.

 2 litrelik TwinPower dizel motoru ile yüksek performans ve yakıt ekonomisini bir arada sunan Yeni BMW X4, ortalama 5,2 litrelik yakıt tüketrimi sunarken 0'dan 100 km hıza ise 8 saniyede çıkmayı başarıyor. 
4671 mm uzunluk, 1881 mm genişlik ve 1624 mm yüksekliğe sahip modelin boş ağırlığı ise 1805 kilogram.(arabalar)
Renault-Nissan yönetimine giren Rus Lada, tümüyle yenilediği modellerini Türkiye’de de satışa sunmayı planlıyor. Çelik Motor distribütörlüğümüz devam ediyor açıklaması yaparken, Lada Azerbaycan distribütörü de Türkiye’de satış yapacağını duyuruyor. 

Türk tüketiciler 1990’lı yıllarda pazarda fırtına gibi esip, satış listelerinin zirvesine oturan iki markayı Rus Lada ve Çek Skoda’yı çok iyi hatırlar. Uygun fiyatları ve tutumlu motorlarıyla satış rekoru kıran Lada Samara ile Skoda Favorit modelleri hâlâ yollarımızda dolaşmaya devam ediyor. 

VW çatısı altına giren Skoda, kabuk değiştirip gerek teknoloji gerekse tasarım olarak Avrupa’nın güçlü markaları arasındaki yerini alırken, değişime ayak uyduramayan Lada, uzun bir kış uykusuna yattı. Ancak, artık uyuyan Rus devi kısa süre sonra tekrar uyanmak üzere. 

FRANSIZLAR DİREKSİYONA GEÇTİ 
 Rusya’nın en büyük üreticisi, Lada markasının sahibi AvtoVAZ ile işbirliğine giren Renault-Nissan ittifakı, geçtiğimiz günlerde şirketin yüzde 50.1 hissesini 742 milyon dolar ödeyerek satın alınca markanın kaderi değişti. 

Şirketin direksiyonuna geçen ittifak, uzun süredir devam ettiği teknoloji transferini daha da hızlandırdı. 400 milyon euro ekstra yatırım yapılan Rusya Togliatti'deki fabrikaya dünyanın en büyük üretim tesislerinden birini dönüştü. Bu fabrikada üç markanın ortaklığıyla yılda 1.6 milyon adet araç üretilmesi planlanıyor. 

RUSYA'DA OTOYA TALEP YÜKSEK 
Rusya, kişi başına düşen araç sayısı bakımından, ülkemiz gibi Avrupa’nın talebi en yüksek pazarı. Batı Avrupa’da 1000 kişiye düşen otomobil sayısı 613’ken bu rakam Türkiye’de 151, Rusya’da ise 260. 

Araç satışlarındaki yükselişe bakıldığında da şu anda yılda 3 milyon aracın satıldığı Rusya pazarının 2017’ye kadar her yıl ortalama yüzde 3 büyümesi öngörülüyor. Kısa bir süre içinde Avrupa’nın en büyük araç pazarı olması beklenen Rusya’da otomobil üretim kapasitesi de yıllık 3 milyon adede ulaştı. 

5 BİN DOLARDAN BAŞLIYOR 
 Rusya’nın en büyük otomobil üretici AvtoVAZ ie ortakları Renault ve Nissan geçen yıl 890 bin 433 araç satışı gerçekleştirdi. Şirketin 15 farklı modelde ürettiği Lada markalı araçların Rusya fiyatları 5 bin dolardan başlıyor. Rusya'da Volkswagen’in 315 bin 937 araç sattı. 

Çelik Motor'la yola devam Lada’nın Türkiye distribütörlüğünün devam ettiğini vurgulayan Çelik Motor KİA Genel Müdürü Bora Koçak, “Biz halen sattığımız araçlara satış sonrası desteği veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz . 

Uzun süreden beri LADA’da ihracat pazarlarına uygun bir ürün olmadığı için ise satış faaliyetimiz yok. Yeni Lada modelleriyle ilgili görüşmelerimiz devam ediyor” açıklaması yaptı. 

Öte yandan Lada Türkiye A.Ş’nin sitesinde yayınladığı telefon numaralarından ulaşılamazken, verilen e-posta adresinden de herhangi bir yanıt alınamıyor. Ayrıca ODD kayıtlarında da distribütör Çelik Motor görünüyor. 

DiSTRiBÜTÖR SAVAŞI MI? Uzun süredir ülkemiz pazarında satılacak bir modeli bulunmayan Lada markasında ilginç gelişmeler de yaşanıyor. Yıllardır markayı ülkemizde temsil edip, başarılı satış rakamlarına ulaştıran Anadolu Grubu şirketlerinden Çelik Motor, distribütörlük anlaşmasının devam ettiğini belirtiyor. 

Ancak, Lada Azerbaycan Distribütörü XEZER LADA ile Türkiye’den Demirbaş İnşaat’ın ortak şirketi Lada Türkiye Otomotiv de distribütör olduğunu duyuruyor. 

Türkiye Lada'nın hedefinde Lada fabrikasının tam kapasiteyle çalışmaya başlayacağı önümüzdeki yıldan itibaren, firma ihracata da yüklenecek. Rusya, artık her yıl 1 milyon adetten fazla otomobil ihraç etmeyi planlıyor. Bunun büyük bölümü de Lada tarafından gerçekleştirilecek. 

Hedefte de doğal olarak marka bilinirliği çok yüksek ve otomobil talebi her yıl artan ülkemiz var. Tasarımdan teknolojiye kadar yenilenmiş, Renault-Nissan ile ortak motor ve platformları kullanan yeni Lada'nın fiyat avantajıyla Türkiye'de eski başarılarını tekrar etmesi çok zor görünmüyor. AKŞAM
Dünyanın ilk plug-in hibrit 4x4 aracı olan Mitsubishi Outlander PHEV, ikinci kez katıldığı Asia Cross Country Rallisi’nde kendi sınıfında birinci oldu. 

Mitsubishi Outlander PHEV, 9-15 Ağustos tarihlerinde Tayland-Kamboçya arasında düzenlenen Asia Cross Country Rallisi’ne, Kenji Ishida önderliğindeki Two&Four Motor Sports ralli takımıyla ikinci kez katıldı. Bu yıl 19. kez düzenlenen zorlu rallide başarılı bir performans sergileyen takım, yarışı kendi sınıfında (elektrikli araçlar) birinci olarak tamamladı. 

Toplam 1.986 kilometrelik dağ, bataklık, orman ve nehir geçiş etapları bulunan yarış boyunca, Mitsubishi Motors mühendisleri, Two&Four ralli takımına teknik destek sağladı. Dünyanın ilk plug-in hibrit 4x4 aracı olan Mitsubishi Outlander PHEV, zorlu koşulları alt etmek üzere yarışa özel ayarlı süspansiyon sistemi ve güçlendirilmiş bağlantı elemanlarının desteğiyle rakiplerini geride bıraktı. 

4x4 sistemi daha iyi çekiş sağlamak üzere modifiye edilen Mitsubishi Outlander PHEV’e ayrıca roll cage (takla kafesi), alt koruma plakası takılarak; kaput, arka kapı ve iç malzemeleri hafifletildi ve su geçişleri için de şnorkel ile donatıldı. 

Kamboçya’nın başkenti Phnom Penh’deki varışa kendi sınıfında birinci olarak ulaşan Mitsubishi Outlander PHEV, bu başarısı ile 4x4 ve PHEV teknolojilerinin güvenirliliğini ve sağlamlığını bir kez daha kanıtlamış oldu.
Infiniti’nin yüksek performanslı otomobillere yönelik tasarladığı süper sedan modeli Q50 Eau Rouge, Dünyaca ünlü Belçika’daki “Spa-Francochamps” isimli yüksek hız etaplı piste Sebastian Vettel ile çıktı. 

Konseptin adını aldığı ünlü “Eau Rouge” isimli efsanevi virajdan başarı ile geçen Q50 Eau Rouge’un zorlu yollardaki üstün performansı da kanıtlanmış oldu. 

 Infiniti’nin motor sporlarının zirvesindeki rekabetten doğan konsept modeli Q50 Eau Rouge “Chasing the Edge” adı verilen zorlu yarışta test edildi. Infiniti Performans Direktörü ve Infiniti Red Bull Racing ile dört kez Formula1 Dünya Pilotlar Şampiyonu olan Sebastian Vettel’in kokpitinde oturduğu Q50 Eau Rouge modeli, yoğun yağışa rağmen mücadele dolu geçen sürüşü başarıyla tamamladı. 

Sportif ilham sunan Q50 Eau Rouge efsaneye dönüşme yolunda Infiniti Red Bull Racing Formula 1 aracının tasarım izlerini taşıyan Q50 Eau Rouge’un gövdesinin altında; 3,8 litrelik, 560 beygir gücünde aluminyum gövdeli twin turbo 6 silindirli motor bulunuyor. 

Eau Rouge, 600 Nm’lik torkunu asfalta dört çeker sistemle aktarıyor. Infiniti Q50 Eau Rouge’un üretime geçmesi ise halen değerlendirme aşamasında.
Toyota, üretimdeki çevreci yaklaşımlarına bir yenisini daha ekledi. Toyota’nın Kuzey Galler’de bulunan fabrikasında üretim için gerekli olan enerjinin yüzde 10’u, kurulan yaklaşık 13 bin güneş panelinden karşılanacak. 

Güneş panellerinin bir yılda üreteceği 3 milyon 475 bin kWh enerji, 22 bin 500 araç motorunun üretimi için gerekli olan enerji miktarına eşdeğer. Bunun yanısıra, tesis, yılda 1.800 ton CO2 emisyonu tasarruf etme potansiyeline de sahip olacak. 

Toyota’nın Avensis ve Auris modelleri için benzinli ve hibrit motorları üreten Kuzey Galler’de bulunan Deeside Fabrikası’ndaki üretimin yüzde 10’unu karşılayacak olan güneş panellerinin kurulumunu British Gas üstlendi. 

8 futbol sahası büyüklüğünde bir alanı kapsayan güneş panellerinin kurulumu 3 ayda tamamlandı ve 1 milyar pounda maloldu. Toyota’nın İngiltere’de bulunan Derbyshire fabrikasından sonra güneş enerjisinden yararlanan Kuzey Galler’deki Deeside Fabrikası da, üretimde çevreciliğe öncülük ediyor. 

Toyota, İngiltere’deki tesislerinde olduğu gibi, dünyadaki tüm üretim tesislerinde atıkları azaltarak, doğal kaynakların verimli kullanımını sağlayarak ve kirliliğinin önüne geçerek çevre konusundaki küresel liderlik konumunu koruyor.
TEB Arval’in yeni ürünü, TEB Arval Yolda araç takip sistemi, araç filolarında hız limitleri, rota sapmaları, izinsiz kullanım, kural ihlali ve yakıt kullanımını takip ederek Toplam Kullanım Maliyeti alanında kurumlara %20’ye varan oranda tasarruf imkânı sağlıyor. Sistemin sürücüleri güvenli kullanıma teşvik eden yönleri, trafik kazalarını da azaltıyor. 


Otomotiv sektörünün en önemli alanlarından filo yönetimi Türkiye’de hızla büyüyor. 2013 yılını kapsayan bir araştırmaya* göre 2014 yılında Türkiye’de toplam araç sayısının 12,8 milyon, bunun içindeki filo araçlarının sayısının ise 2,3 milyon olması öngörülüyor. 

2015 yılında ise toplam araç sayısının 13,6 milyon adede, filodaki araç sayısının ise 2,5 milyon adede yaklaşacağı tahmin ediliyor. Filo kiralama, servis, toplam satın alma ve bakım gibi maliyet yüklerinden şirketleri kurtararak önemli oranda tasarruf sağlıyor. Filo maliyetlerini %20’ye kadar azaltan sistem: TEB Arval Yolda Araç Takip Sistemi Araç filolarının doğru yönetimi filo kiralamanın avantajlarını daha da artırıyor.

 Bu alanda teknolojik gelişmeler de şirketlerin filo yöneticilerine destek oluyor. Operasyonel kiralama ve filo yönetimi alanında lider şirket TEB Arval, araç takip sistemi “TEB Arval Yolda” ile filo yöneticilerine büyük kolaylık sağlıyor. 

Sürücülerin konum, rota, durum ve araç kullanım alışkanlıklarının anlık izlenebilmesini sağlayan “TEB Arval Yolda”, hız limiti aşımı, rota sapmaları ve izinsiz kullanımları takip ederek kurumların Toplam Kullanım Maliyetini (TKM) azaltırken, sürücüleri daha güvenli bir araç kullanımına teşvik ediyor. 

TEB Arval’in yaptığı araştırmalar, “TEB Arval Yolda” kullanımının filo masraflarından yüzde 20’ye varan oranlarda tasarruf sağladığını ortaya koyuyor. Sistem ayrıca gereksiz yakıt tüketimini önleyerek araçların çevreye olumsuz etkilerini de azaltıyor.

 Araç filoları 7/24 denetim altında “TEB Arval Yolda”nın filo yöneticilerine sunduğu avantajların başında, şirketin araç politikasının tam olarak uygulanabilmesi yatıyor. Filo yöneticileri sistem aracılığıyla tüm filoyu anlık olarak takip edebiliyor, izinsiz araç kullanımı ve fazla kullanım gibi faktörlerden anında haberdar olarak politikaya aykırı kullanımları engelleyebiliyor.

 Sistemin 7/24 anlık faaliyet raporları sayesinde kilometre, hız limiti, rölanti, sert ve ani fren hareketleri gibi ayrıntıların yanı sıra her sürücünün araç kullanım alışkanlığı da tespit edilip analiz edilebiliyor. Kazalar azalacak “TEB Arval Yolda” rota planlaması ile aracın yaptığı kilometreyi optimize ederek yakıt tüketimini ve rölantide kullanımını, güvenli sürüşün sistem tarafından teşvik edilmesiyle de kaza sıklığını azaltıyor.

 Sistem böylelikle trafikte ek bir güvenlik unsuru olarak öne çıkıyor. Sürücüler ise yolculuk sonunda araç performansını ve yol verimliliğini değerlendirebiliyor. Olası hız ve kural ihlallerinde SMS ya da e-posta yolu ile uyarılan sürücüler güvenli bir sürüş için teşvik ediliyor. 

TEB Arval Operasyonel Hizmetler Genel Müdür Yardımcımız Oğuz Petorak konuyla ilgili şunları söylüyor : TEB Arval olarak müşterilerimizi “toplam kullanım maliyeti” kavramının önemine dair sürekli olarak bilgilendiriyoruz. Filo kiralamanın şirketelere getirdiği avantajlar, filonun doğru ve verimli yönetilmesiyle daha da artarak şirketlerin kaynaklarını ana faaliyet alanlarına yöneltmelerine olanak tanıyor. 

TEB Arval olarak sunduğumuz bu yeni ürünle, müşterilerimizi uzman ekibimiz vasıtasıyla yönlendiriyor, bir bakıma onların filo danışmanı oluyoruz. Kullanım maliyetlerini azaltmış, yol güvenliği açısından endişe taşımayan ve anlık raporlarla kaynaklarını verimli yöneten şirketler zorlu rekabette mutlaka avantajlı oluyorlar. “TEB Arval Yolda” nın öncelikli amacı da müşterilerimize filo yönetimi alanında olabilecek en iyi desteği sunmaktır.
ADAC Rallisi 21 – 24 Ağustos tarihleri arasında Almanya’da gerçekleşecek. 

FIA Dünya Ralli Şampiyonasının prestijli ayağı olan rallide Opel takımlarının genç sürücüleri ikisi skor yarışları olmak üzere 18 etabın hepsinde yarışacaklar. Ralli, Cologne yerine Tier şehrindeki Porta Nigra bölgesinde yapılacak. 

Takımlar tempo notları tutmak için etkinlik öncesi keşif turlarına başladıktan sonra heyecan verici bir mücadeleyle karşı karşıya kalacaklar.18 etap olarak Moselle bölgesi, boyunca sakin geçen ancak zorlayıcı asfalt yollar boyunca yarışçıları içine çekecek. 

Ünlü armour flat (Panzerplatte) bölümü ve efsanevi “Gina” atlaması ile Baumholder’daki askeri eğitim zeminlerinde zorlu testlere sahne olacak. Üç gün sürecek etkinlik 1.227 km’yi kapsayacak olup, ADAC Rallye Masters’da yapılan 326 km’lik süreli etapların neredeyse üç katı uzunluğunda olması ile dikkat çekiyor.
Scania, 1.000’den fazla orijinal motor, motor soğutma sistemi ve yakıt sistemi parçasını yüzde 50’ye varan indirim oranlarıyla müşterilerine ulaştırıyor. 


Scania, Türkiye genelinde toplam 20 Yetkili Servis noktasında, orijinal parçalarda indirim kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında 1.000’den fazla orijinal Scania motor, motor soğutma sistemi, yakıt sistemi parçası yüzde 50’ye varan indirim oranlarıyla Scania müşterilerine ulaştırılıyor. 

Scania satış sonrası hizmetlerde müşteri memnuniyeti kapsamında geliştirilen bu kampanya dahilinde Scania, enjektörler, besleme pompaları, kayış-kasnak, filtre, radyatör, turbo gibi parçalar çok daha uygun fiyatlarla müşterilere sunuluyor. 

Scania Yetkili Servislerinde parça garantisi avantajıyla verilen hizmetler ile Scania sahipleri daha güvenli ve çok daha ekonomik bir şekilde yollarda olacaklar. 

Scania araçları için düzenlenen ve müşterilerinin yatırım değerlerinin korunmasının amaçlandığı kampanya yıl sonuna kadar sürecek.
27 Eylül-5 Ekim tarihleri arasında Türkiye’de düzenlenecek 2014 FIBA Kadınlar Dünya Basketbol Şampiyonası'nın resmi aracı Toyota oldu. FIBA ve Toyota yetkilileri, 5 kıtadan 16 milli takımın katılımıyla İstanbul ve Ankara’da düzenlenecek şampiyonada Toyota’nın turnuvanın resmi aracı olmasıyla ilgili protokolü imzaladılar. 

Toyota böylece, 1953 yılından bu yana düzenlenen turnuvanın global sponsorlarından biri olarak spora verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu. 
FIBA Genel Sekreteri ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Üyesi Patrick Baumann, şampiyonaya Toyota’nın katkısının büyük olacağını belirterek "Toyota gibi bir dünya lideri ile aynı gemide olmaktan mutluluk duyuyoruz. 

Toyota’nın spora verdiği önemi zaten biliyorduk. Toyota ile bu turnuva daha da yüksek kalite düzeyine ulaşmıştır" dedi. FIBA ve Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) dünyada genç kızların ve kadınların basketbola ilgilerinin artması için 2014 FIBA Kadınlar Dünya Basketbol Şampiyonası'nı bir araç olarak gördüklerini de açıkladılar. Bu amaçla şampiyona boyunca çocuklu ailelere, öğrencilere ve okullara uygun fiyatlı bilet sağlanacak.
Dinamik, özel efektli boyalar Avrupa’da yaygınlaşıyor Renk ve özel efektler, arabalara daha fazla özgünlük katıyor Dünyanın lider kimya şirketi BASF’nin Boya Bölümü tasarımcıları, 2014/2015 yılı otomotiv renk trendlerini yayınladı. 

Hazırlamış oldukları “Under the Radar” isimli koleksiyon ile yeni renk paletleri trend radarında yer alıyor. Özel efektlerin geliştirilmesi yeni vurgular oluşturuyor ve olağandışı renk paletleri sunuyor. BASF tasarımcıları, bunun otomotiv renklerini gelecekte daha kompleks ve daha bireysel bir hale getireceğini öngörüyor. 

Farklılaşmayı sağlayan bu özellik, özellikle yeni bir araba alırken, kişiselleştirmenin giderek daha önemli bir role sahip olduğundan tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılıyor. Özel efektler dinamizm ve karmaşıklık sağlıyor Tasarımcılar; lüksten, artan kalite ve değer farkındalığına doğru hareket eden bir sosyal değişim gözlemliyor. 

Otomotiv renkleri için bu, ikinci kez bakıldığında “vay be” etkisi yaratmak anlamına geliyor. Yenilikçi özel efektler bu vurguları oluşturuyor. Örneğin, yeni koleksiyon kısa bir süre önce geliştirilen XSpark® özel efektli boyayı içeriyor. XSpark, ışığı yansıtan son derece küçük cam partikülleri içeren ve sadece ışıkta etkili olan farklı bir parlaklık yaratıyor. 

BASF renk tasarımcısı Florina Trost şöyle diyor, “XSpark, otomotiv renginde yeni değerlerin dönüştürülmesinde tamamen yeni fırsatlar ve yeni bir kalite farkındalığı oluşturuyor.” Hedeflenen özel efekt sayesinde, mavi veya gümüş gibi klasik renkler tamamen özgün bir renk davranışı geliştiriyor. Böylece, araçların gövde geometrisini görsel olarak güçlendiriyorlar ve enfes bir parlaklıkla (XSpark) geniş yüzeyleri canlandırıyorlar. BASF Avrupa Tasarım Başkanı Mark Gutjahr özel efektli boyaların önemini açıklıyor, “Yıllardır farklılıklar sadece koyu, inci efekti ve metalik arasında oldu. Artık bu alanda yeni bir hareket görmeye başladık.

 Renk ve özel efektler arasında hedeflenen etkileşim, otomotiv renklerini daha karmaşık ve çok yönlü hale getiriyor. Bu gelişme, bizlere birkaç yıl boyunca eşlik etmeye devam edecek. Özel efekt paletinin potansiyelini henüz tüketmedik.” Güçlü renkler özgünlük gösteriyor Yeni koleksiyondaki olağanüstü renk pozisyonları aynı zamanda daha fazla özgünlüğe yönelik trendi belirliyor. Gutjahr şöyle diyor, “Kırmızı gibi cesur renkler, özgün mobilite imajımızı şekillendirecek.” Güçlü kırmızı renklerin büyüyen payı daha şimdiden yollarda görülebilir. 

Tasarımcılara göre, önümüzdeki yıllarda kırmızı renk geliştikçe güçlü, koyu mor renk paletine kaymaya devam edecek. Yeşilin potansiyeli, yoğun turkuazdan parlak yosun yeşiline kadar geniş bir yelpazede görünür olmaya devam edecek. 

BASF global tasarım ekibinden Astrid Van der Auwera trendi özetlerken şöyle diyor, “Özgünlüğe yönelik trend, bu nedenle daha fazla gelişti. Bu sadece kendinizi sınırlandırma ve farklılaştırmakla ilgili değil, yeni renk boşlukları yaratılıyor ve renk konusuna daha fazla ağırlık verilmesini sağlıyor.”
Audi, trafik sıkıştığında aracın kendi kendine yol almasını sağlayan Audi Congestion Pilot sistemini ABD’deki bir otoyolda başarıyla test etti. 

Trafiğin saatte 60 kilometreden daha düşük ilerlediği anlarda devreye giren otomatik pilot, trafik sıkışıklığı geçene kadar aracı sürebiliyor 

Audi, ABD’nin Florida Eyaleti’ndeki bir otoyolda başarıyla test ettiği yeni bir sistem ile sürücüsüz otomobil çalışmalarına bir adım daha yaklaştı. Çok yakında seri üretim Audi’lerde kullanılacak olan Congestion Pilot (trafik sıkışıklığı pilotu) sistemi, trafiğin saatte 60 kilometre veya daha düşük bir hızda ilerlediği anlarda devreye giriyor. 

Sistem devreye girdiğinde, sürücüye gerek kalmadan araç hem kendi durumunu hem de diğer araçların durumunu sensörler yardımıyla takip ediyor. Hızlanmayı ve frenlemeyi de kendisi ayarlıyor. Bu süreç boyunca, rotasını da kendisi belirliyor. 

Trafik sıkışıklığı sona erdiğinde veya otoyolun sonuna gelindiğinde ise kontrol otomatikman yine sürücüye geçiyor. Herhangi bir nedenle sürücü kontrolü ele almadığında ise, araç kendiliğinden duruyor. 

 Audi ilk marka oldu Florida’da sürücüsüz otomobil teknolojisinin test edilmesi için özel olarak inşa edilen Lee Roy Otoyolu’nda, bir A7 Sportback ile test edilen Congestion Pilot Sistemi, mühendislerden tam not aldı. 

Audi bu testle, sürücüsüz araç teknolojisi halka açık bir otoyolda deneyen ilk otomotiv markası da oldu. A7 Sportback, üzerindeki 22 sensör ve bir lazer scanner yardımıyla belirlenen rotayı başarıyla tamamladı.
Volkswagen Binek Araç, kompakt SUV modeli Tiguan için geliştirdiği özel Cup serisini satışa sundu. 

Farklı iç ve dış tasarımı ve özel logosuyla ayrılan Tiguan CUP’ta 18 inç New York Alüminyum alaşımlı jantlar, Panaromik açılır tavan, Bi-Xenon farlar ve LED stop lambaları gibi birçok ekipman standart olarak sunuluyor. Tiguan Cup, sabit kur fırsatıyla alınabiliyor Yüksek ekipman seviyesine ve avantajlı fiyatlara sahip olan Tiguan CUP, 1,4 TSI 122 PS BMT Manuel ve 1,4 TSI 160 PS BMT DSG motor seçenekleri ile tercih edilebiliyor. 

Tiguan CUP, ilk etapta farklı dış tasarımı ile dikkat çekiyor. En çok tercih edilen Sport & Style donanımından farklı olarak Tiguan CUP serisinde, 18 inç New York alüminyum alaşımlı jantlar, R-Line arka spoyler, LED stop lambaları ve Bi-Xenon farlar sunuluyor. 

Tiguan CUP ön çamurluklarda yer alan krom amblemlerle ve özel marşpiye kaplamalarıyla da öne çıkıyor. Tiguan CUP’ta Panaromik açılır cam tavan ve Bluetooth Audio özellikli mobil telefon hazırlığı da yer alıyor. 

Türkiye genelindeki Volkswagen Showroom’larında 34 bin 400 Euro başlangıç fiyatıyla satışa sunulan Tiguan Cup, sabit kur fırsatıyla satın alınabiliyor. Ağustos ayı boyunca devam edecek Volkswagen Fırsatları’nda, 1 Euro 2.40 TL’ye sabitleniyor.