Konforlu sürüşü, üstün güvenlik özellikleriyle sınıfının en çok beğenilen modeli olan Volkswagen Caddy, Eylül ayına özel avantajlı fiyatlarla satışa sunuluyor. 

Kampanya süresince Trendline donanıma sahip Caddy 2.0 TDI 102 PS 67 bin 740 TL’den başlayan anahtar teslim fiyatıyla satın alınabiliyor. 

Volkswagen Ticari Araç, Caddy modelini Eylül ayına özel olarak avantajlı fiyatlarla alma imkanı sunuyor. 2 litrelik TDI 102 PS motora sahip, Trendline, Comfortline ve Exclusive olmak üzere üç farklı donanım seviyesine sahip Caddy hem manuel, hem de DSG otomatik şanzımanla alınabiliyor. 
Eylül ayı boyunca devam edecek kampanya süresince, Caddy 2.0 TDI 102 PS Trendline versiyona 67 bin 740 TL’den, Caddy Maxi Van 2.0 TDI 102 PS’e ise 54 bin 700 TL’den başlayan anahtar teslim fiyatlarıyla satışa sunuluyor. 

Kendine özgü, karakteristik tasarımıyla dinamik bir görünüşe sahip Caddy, standart olarak sunulan özellikleriyle de sınıfının en iddialı modeli. 

 Sürüş hareketlerinde yorgunluk tespit ettiği anda sürücüyü yolculuğa ara vermesi konusunda hem görsel hem de sesli olarak uyaran ‘Yorgunluk Tespit Sistemi’nin standart olarak sunulduğu Caddy’de ayrıca, ‘İkincil çarpışma önleme asistanı’ da standart. 

Bilgi ve eğlence sistemleri konusunda da ayrıcalıklı olan Caddy’de, standart olarak sunulan, renkli 5" dokunmatik ekran üzerinden radyo kontrolü sağlanıyor. MP3 ve WMA uyumlu CD çalar, harici SD kart/AUX-in/USB desteği ile istenilen kaynaktan müzik dinleme keyfi sunuyor. Bluetooth özelliği cep telefonu veya tabletlerde bulunan müziklere erişim sağlarken telefon görüşmeleri de güvenli bir şekilde rahatlıkla gerçekleştirilebiliyor.

Audi mühendisleri, sürüş boyunca sürücüsünü ve yolcuların sağlık durumunu tarayan, gerek gördüğünde masaj yapan, iç aydınlatmayı veya havalandırmayı ayarlayan otomobiller üretmek için kolları sıvadı. 

Audi, Audi Fit Driver ile otomobilleri küçük bir sağlık merkezine çevirerek, sürücü ve yolcuları otomobilden ilk bindiklerinden daha sağlıklı inmelerini amaçlıyor Fiziksel sağlık ve fitness, günümüzde insanların hayatında tarihte hiç olmadığı kadar önemli bir yer tutuyor. 

Audi de geleceğin otomobillerinde, sürücülerin ve yolcuların otomobilde geçirdikleri zamanı daha sağlıklı geçirmeleri, fitness için kaybettikleri zamanı otomobilde telafi etmek amacıyla bir çalışma başlattı. 
Otomotiv sağlığı geleceğin iş kolu olacak Audi, otomotiv sektörünün farklı iş kolları ile bir araya gelerek kullanıcıların günlük yaşamını otomobilleri içindeyken de kolaylaştırmak amacı ile farklı bir çok projeye imza attı ve atmaya da devam ediyor. 

Bunun son örneği olarak, Almanya’nın başkenti Berlin’de sağlık sektöründe dijital inovasyon için araştırmalar yapan Flying Health Incubator adlı şirkete ortak olarak, gelecekte yeni bir iş kolu olması beklenen “otomotiv sağlığı” konusunda da öncülüğü hedefledi. 

 Trafik güvenliğini de artırıyor Flying Health Incubator şirketiyle ortak araştırmalar yapan Audi mühendislerinin hedefi, şimdilik sadece konsept araçlarda kullanılan sürücünün ve yolcunun fiziksel durumunu ve sağlığını sürekli tarayan sistemleri geleceğin otomobillerinde gerçeğe dönüştürmek. 

Bu kapsamda geliştirilen Audi Fit Driver sistemi, sürücünün ve yolcuların otomobile bindiklerinden daha sağlıklı ve daha rahatlamış inmelerini amaçlıyor. Sistemin böylece, sürücülerin daha konforlu ve stressiz araç kullanımı ve bu yolla trafik ve yol güvenliğinin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. 

Ruh haline göre rahatlatıcı veya canlandıran müzik Audi Fit Driver sistemi, sürücü veya yolcuların hayati belirtilerini, otomobil içindeki sensörler ve kol saati gibi taşınabilen bir cihaz yardımıyla sürekli kontrol ediyor. 

Bu sensörlerden aldığı verilerden hareketle gerek görüldüğünde de koltuklardaki masaj özelliğini çalıştırıyor, yolcu veya sürücülerin ruh halini canlandırmak veya rahatlatmak için uygun müzikleri çalıyor. İç aydınlatmayı duruma göre artırıyor veya azaltıyor. 

Araç içi sıcaklığı düzenliyor. Hala geliştirme aşamasında olan sistem ile de sürücünün aracı kontrol edemeyeceğine karar veren sistem, aracı otomatikman kontrollü bir şekilde sağa çekiyor.

Opel’in yeni elektrikli otomobili Ampera-e 1-16 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek Paris Otomobil Fuarı’nda meraklılarıyla buluşacak. 

Sıfır emisyon değeriyle çevreci kimliğini ortaya koyan Ampera-e, 360 nm tork ve 206 hp gücüyle de yüksek performans vaad ediyor. 

Opel mühendislerinin batarya teknolojilerinde kat ettiği önemli mesafeler sayesinde çoğu elektrikli otomobillerden daha uzun menzile de sahip. 

Opel Türkiye Genel Müdürü Özcan Keklik “Ampera-e, elektrikli ulaşımın artık geniş kitlelere yayılma zamanının geldiğinin bir kanıtı” dedi ve ekledi:
 “Ampera-e sürdürülebilirlik ile sürüş keyfinin nasıl bir bütünlük oluşturabileceğini gösteriyor. Güçlü elektrikli motoru sürüşü gerçek bir keyfe dönüştürüyor.” 360 nm tork ve 204 hp güç ile donatılan Ampera-e 0’dan 50 km’ye sadece 3,2 saniyede ulaşıyor. 

Bu değer 80-120 km arasında ise sadece 4,5 saniye. Bu değerler ile Ampera-e neredeyse Opel’in sportif OPC modelleri kadar performans sergiliyor. Ampera-e’nin maksimum hız değeri ise saatte 150 km. Ampera-e’nin batarya grubu düz şekilde otomobilin tabanına yerleştirilmiş. 

Bu düzen aracın içinde beş yolcunun rahatlıkla seyahat edebileceği ferah bir yaşam alanı sunarken kompakt sınıf otomobilleriyle yarışabilecek bagaj kapasitesine de yer sağlıyor.

Skoda yeni modelleriyle olduğu kadar yeni üretim ve lojistik teknolojileriyle de öncü olmaya devam ediyor. 

Geleceğin yenilikçi teknolojilerine odaklanan Çek marka, yeni akıllı eldivenleriyle endüstride devrim yapmaya hazırlanıyor. Skoda, ProGlove isimli eldivenleri kullanarak lojistik alanındaki çalışmalarını daha verimli ve kusursuz hale getiriyor. 

Üreticilerin başarılı olmasında büyük önem taşıyan lojistik alanı için her geçen gün yenilikçi teknolojilere odaklanan Skoda, akıllı eldivenleriyle daha hızlı, daha verimli ve hatasız bir süreç başlatıyor. ProGlove akıllı eldivenleri, dijitalleşmenin fabrikaya uygulanmasının adımlarından biri olarak dikkat çekiyor. 

Üzerinde özel bir tarayıcıya sahip olan eldivenler, seri üretimlerde de Skoda’ya daha fazla hız kazandıracak. Giyilmesi son derece kolay olan eldivenler, günlük işlerin daha çabuk yapılmasını sağlıyor. 
Eldiven doğru parçanın kullanılıp kullanılmadığını gösterirken, üretim süreçlerinin de doğru takip edilmesini garantiliyor. 

Geleneksel tarayıcılar gibi bilgi toplayan eldivenin en büyük farkı sadece basit bir hareketle ve herhangi ek bir cihaz gerektirmeden bilgi toplayabilmesi. 

Dikey ve yatay olarak kodları okuyabilen eldiven, çalışan sesli veya titreşimli olarak uyararak parçanın doğruluğunu onaylıyor.

Nissan’ın operasyonel filo kiralama hizmeti Carbook, dünyanın en büyük filo kiralama şirketi LeasePlan ile tecrübelerini ve güçlerini birleştirip uzun süreli bir işbirliğine gidiyor. 

 Japon otomobil devi Nissan, Türkiye’deki sürdürülebilir büyümesini operasyonel kiralama sektörüne taşıyor. KOBİ ve kurumsal müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirilen proje ile Carbook markasıyla filo kiralama sektöründe rekabetçi bir ürün sunuyor. 

Carbook Operasyonel Filo Kiralama, ürün ve hizmetler bütünü ile farklı mesleklerin araç kullanımı, araç parkı yönetimi ve finansman ihtiyaçlarına cevap verecek. 

Nissan’ın rekabetçi ürün gamı ile LeasePlan’ın 50 yılı aşkın tecrübesini ve operasyonel gücünü bir araya getiren işbirliği, araç kullanıcılarına alternatif çözümler üreterek sektöre yenilikçi bir yaklaşım getiriyor. 

Müşterilerine operasyonların her noktasında kolaylık sağlamayı ilke edinen Carbook Filo Kiralama, Nissan bayileri vasıtasıyla Türkiye’nin dört bir yanındaki kullanıcılara ulaşmayı hedefliyor. 

Carbook Operasyonel Filo Kiralama, müşterilerine araç sahibi olmanın tüm avantajlarının yanında kiralama hizmetinin sunduğu ilave avantajlara da sahip olma fırsatı tanıyacak. 

Tüm Türkiye’de aynı kalitede hizmet anlayışıyla yola çıkan Carbook Operasyonel Filo Kiralama, müşterilerine danışmanlık yaparak kiralanacak araç sayısını, modelini, motor ve donanım özelliklerini belirlemede yardımcı olacak. 

Kiralama sonrası sigorta, bakım ve vergiler gibi maliyetleri takip ederken filo yönetimi desteğini de sağlayan Carbook Operasyonel Filo Kiralama, müşterilerine ilave zaman harcatmayarak yalnızca kendi işlerine odaklanmalarını sağlayacak. 

Kiralama için talep edilen araç sayısı fark etmeksizin tüm bu avantajları sadece belirlenen aylık bedel üzerinden müşterilerine sunacak Carbook Operasyonel Filo Kiralama, ayrıca kiralama sırasında finansal kredi seçeneği ve araçların ikinci el satışı sırasında doğabilecek riskler için güvence sunuyor. 

Carbook Operasyonel Filo Kiralama ile artık Nissan bayilerinin de müşterilerine uzun dönem kiralama hizmeti vereceklerini söyleyen Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök, birinci hedeflerinin müşterilerinin hayatlarını kolaylaştırmak olduğunu ifade etti. 

Doğru süreçte doğru iş ortağıyla çalışmak için uzun zamandır ince eleyip sık dokuduklarının altını çizen Özkök, “Operasyonel filo kiralama, Nissan Türkiye olarak geçtiğimiz yılın sonundan bu yana devam eden kararlı büyüme stratejimiz için önemli bir enstrüman niteliği taşıyor. 

Bir yandan Navara ve Pulsar gibi yeni ürünlerle pazar payımızı %3’ün üzerine taşırken, öte yandan Carbook tarzı yeni hizmetlerle pazardaki yükselişimizi destekliyoruz.” ifadelerini kullandı. 

 Özkök ayrıca “Nissan markasının yanına, kaliteli hizmet anlayışıyla sektörde fark yaratan LeasePlan’ın gücünü katarak, ülkenin dört bir yanındaki KOBİ ve kurumsal müşterilerimize ulaşıp, bu alandaki etkinliğimizi artırmayı istiyoruz.” diye ekledi. 

LeasePlan Türkiye Genel Müdürü Türkay Oktay ise Nissan Türkiye ile yaptıkları işbirliğinin hem potansiyel kiralama müşterileri hem de kendileri için çok önemli bir kilometre taşı olduğuna dikkat çekti. 

Türkay Oktay, “LeasePlan olarak marka işbirlikleri gibi yeniliklere yatırım yaparak, kullanıcıların mobilite gereksinimlerini karşılama hedefi doğrultusunda yeni bir güç birliğine imza atıyoruz. 

Bu konuda deneyimi en üst seviyede olan LeasePlan, globalde farklı markalarla bu tarz “özel” marka işbirliklerini uzun yıllardır yapıyor. Türkiye’de böylesi bir çalışmaya ilk olarak Nissan’la start verdiğimiz için ayrıca mutlu ve gururluyuz” dedi. 

Türkay Oktay, “Tüm dünyada operasyonel kiralama sektörünün lideri olan LeasePlan, dünyanın en büyük filo kiralama şirketi olarak beş kıtada ve 32 ülkede 1.55 milyon adedi aşkın büyüklükte dev bir araç filosunu yönetmeye devam ediyor. LeasePlan Türkiye olarak ise geçtiğimiz aylarda 22 bin araçlık bir filo büyüklüğüne ulaştık. 

Gerek sene sonu hedeflediğimiz pazar payımıza ulaşmamızda gerekse gelecek senelerde pazar payımızı daha da arttırma hedeflerimiz doğrultusunda Nissan markasıyla yaptığımız bu değerli işbirliğinin pozitif etkilerini rahatlıkla görebileceğiz” diyerek görüşlerini ifade etti

2015 te Mazda üretimine ara verdiği Rx serisini tekrar kullanıcılara sunacağını ilan ederek dikkatleri üzerine çekmişti. 
En son üretilen Rx-8 üzerinden zaman geçmiş ve otomotiv tutkunları bu serinin devamının gelmeyeceğini düşünürken Mazda, Rx Vision‘ı karşımıza çıkardı. 
 
Aracın tasarımı oldukça ilgi görmüş en iyi konsept otomobiller arasına girmeyi başarmıştı. Fuarın üstünde 1 yıl geçti ve artık elimizde Rx projesi ile ilgili önemli bilgiler var. 
Mazda, Rx-8’de ve öncesinde yine ikonik modellerinde kullandığı motor sistemi ile bu modelleri ayrı kılan ve kendi karakterlerini ortaya koyan bir çizgi yaratmıştı. Rx-8’in kaputunun altında 1,3 litre hacme sahip Wankel motoru görev yapıyor. 
 
Mazda, hacminin küçük olmasına karşın bu motordan 245 beygir gibi çok ciddi bir güç elde ediyor. Felix Wankel adını taşıyan bu motoru 1929 yılında tamamlayıp patentini almıştı. 2015 Tokyo’daki Vision konseptinin ardından RX-9 olarak adı geçen model ile ilgili ortaya bazı rakamlar atıldı. 
 
Yeni seride kullanılacak olan Wankel motorun hacminin 1,6 litre olacağı ve bu motorun turbo ile destekleneceği gelen bilgiler arasında. Yeni Mazda Rx-9 tüm bu komponentlerin bir araya gelmesi sonucunda 400 beygirlik bir güç değeri ile tüm ihtişamı ile karşımızda duracak. 
 
Ortaya çıkan görseldeki en büyük tasarım farklarından biri de aracın Rx-7 modelindeki gibi tek kapı ve 2 kişilik olması. Önemli gelişmelerden biri de aracın ağırlık değerleri kanadında. Yeni Rx-9 1270 kg ağırlığında. Şöyle de söyleyebiliriz önceki nese göre yeni Rx-9 60 kg daha hafif. 
 
Sektördeki en büyük amacın, araçlardaki ağırlıklardan olduğunca kurtulup güvenlikten ödün vermeden keyifli bir sürüş sağlamak olduğunu düşünürsek Mazda’nın bu anlamda ciddi bir ilerleme kaydettiğini görebiliriz. Aracın 2019 yılının sonuna doğru 80.000 dolar gibi bir fiyattan satışa sunulacağı da gelen haberler arasında. 
 
Henrik Wankel, bu motoru 1929 yılında tamamladığında, tasarladığı bu sistemin bu seviyelere kadar yükseldiğini görse eminiz ki çok daha mutlu olurdu.LOG

Goodyear’ın Volvo için özel olarak geliştirdiği “The Iron Knight” kamyon lastikleri, Volvo’ya iki kez dünya hız rekoru kırdırdı. 

Bu iki rekor, Goodyear kamyon lastiklerini dünyanın en hızlı kamyon lastikleri yaptı. 

Goodyear tarafından geliştirilen bu özel lastikler aralıksız devam eden işbirliğinin ve lider kamyon üreticisi Volvo Trucks ile kurulmuş olan güçlü orijinal ekipman ortaklığının bir sonucu olarak öne çıkıyor. 

Goodyer “The Iron Knight” lastikleri, 4.5 ton ağırlığında 2,400 beygir gücündeki Volvo kamyon ile başlangıç noktasından 1.000 metre mesafeyi 21.29 saniyede 169.09 km/saat (105 mph) ortalama hız ile aldı. Aynı lastik yine başlangıç noktasından 13.71 saniyede 131.29 km/saatte (81.6 mph) 500 metre mesafe rekoru kırdı. 

The Iron Knight'ın bu rekor esnasında 276 km/saat (171.5 mph) azami hıza erişti. Goodyear kamyon lastikleri ile kazanılan yeni dünya hız rekorları, Goodyear'ın taşımacılık endüstrisindeki teknoloji öncülüğünün de bir göstergesi niteliği taşıyor. 
Goodyear Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Ticari Lastik Teknolojileri Direktörü Laurent Colantonio, lastiklerin 4.5 tonluk kamyonun yaklaşık 280 km/saat hızla yolda sağladığı kusursuz performans sağlamasının gerçekten zorlayıcı olduğunu belirtti. 

Colantonio; “Lastikleri dünya hız rekorları kırmak üzere geliştirebilmek, istisnai lastikler üretmede ileri teknolojiden ve inovasyondan yararlanabilme yeteneğimizi kanıtlıyor. 

Bu durum, The Iron Knight lastiklerinin yanı sıra, müşterilerimize en üst seviyede performans sunan standart kamyon lastiklerimiz için de geçerli” dedi. 315/70R22.5 Goodyear The Iron Knight lastikleri, Federation Internationale de l’Automobile (FIA) Avrupa Kamyon Yarışı Şampiyona'sında da tüm kamyonlarda kullanılan Goodyear Kamyon Yarış lastiklerini baz alarak geliştirildiler. 

Özel olarak geliştirilmiş sırt bileşenleri ve sırt desenleri ile standart Goodyear kamyon lastik karkas teknolojisine göre üretilen ve dünya rekoru kıran lastiklerin yanağında ise özel Goodyear The Iron Knight logosu mevcuttur. Yayın aşamasında rekorlar, uluslararası motor sporları birliği FIA tarafından inceleniyor. Kırılan bu rekor ise İsveç'in halka kapalı pistlerinde gerçekleştirildi. 

“The Iron Knight” sürücüsü Boije Ovebrink, araba ve kamyon yarışlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip ve daha önce beş kez hız rekoruna sahip.. Volvo Trucks ve Goodyear işbirlikleri ile dünya hız rekoru konusunda köklü ve güçlü bir ortaklık geçmişine sahiptir.
Kia yeni Rio’yu Paris’te tanıtacak olsa da çizimlerini önceden yayınladı. Küçük sınıfta yer alan beş kapılı hatchback’in çizimlerde yer alan büyük jantlar elbette üretim versiyonunda bulunmayacak. 

Bu yeni tasarım dili Kia’nın Almanya ve California’daki tasarım stüdyolarında olduğu gibi Güney Kore’deki ana tasarım merkezi Namyang’da geliştirilmiş. 

Üstelik sadece dış tasarım değil, kabin konusunda da yeni Rio’nun ciddi bir atılım içinde olduğu söyleniyor. 


Rio, markanın global anlamda en iyi satan modeli olduğu için hayli önemli ve geçen yıl 473 bin adetlik satışa ulaştı. 

Kia, henüz modelle ilgili teknik bilgileri paylaşmıyor ama otomobilin aks aralığının güncel modele göre (2570 mm) uzatıldığını söylüyor. 

Bu da yeni Rio’da daha geniş bir kabin göreceğimiz anlamına geliyor, özellikle de arka tarafta. Otomobilin ayrıca sınıfının en kullanışlı modeli olması bekleniyor, yani yeni Rio’nun sınıf standartlarının üzerinde bir bagaj hacmi sunacağını bekleyebiliriz. 

Rio, 2017’de satışa sunulduğunda Android Auto ve Apple CarPlay gibi teknolojilere de sahip olacak. Otomobilin altyapısı kardeş marka Hyundai i20 modeliyle aynı, motor seçeneklerinde de aynı şey söz konusu. 

Üç silindirli, 1.0 litrelik turbo T-GDI motor, 100 ve 120 HP’lik versiyonlarla alınabilecek. 29 Eylül’de kapılarını açacak olan Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılacak dördüncü jenerasyon Rio, yılın sonlarına doğru Avrupa pazarında satışta olacak.

Fransız üretici Citroen Yeni C3 modelinde ilk defa kullandığı multimedya teknolojileri ile öne çıkıyor. 

Yeni Connected Cam adı verilen bu teknoloji ile dikiz aynası arkasında yer alan kamera istenildiğinde 120 derecelik açı ile yüksek çözünürlükte yol fotoğrafı çekip aynı zamanda sosyal medya hesaplarında bu fotoğrafları paylaşabiliyor. 

 GPS özelliğine de sahip olan sistem ayrıca 20 saniyeye kadar video kaydı da yapabiliyor. 7 inçlik multimedya ekranı iOS ve Android altyapısına sahip olarak Apple Car Play ve Android Auto uygulamalarını da destekliyor. 
Airbump adı verilen küçük darbe koruyucuları ile tasarım olarak C4 Cactus modeline benzetilen Yeni Citroen C3 aynı zamanda diğer kardeş modeli DS3 modelinin çizgilerinden de bir hayli etkilenmiş. 9 farklı gövde rengi ile kombine edilebilen tavan renkleri aracın kişiselleştirilebilmesine olanak sağlıyor. 

Aynı renk kombinasyonunu aracın iç mekanına da yansıtmak mümkün olacak. Şerit Takip Sistemi, Kör Nokta Uyarı Sistemi ve Yorgunluk Tespit Sistemi gibi yeni nesil güvenlik donanımlarının da bulunacağı açıklanan Yeni Citroen C3 300 litrelik bir bagaj hacmine sahip olacak. 

Markanın yeni nesil 3 silindirli benzinli ve BlueHDi teknolojisine sahip dizel motorları ile satışa sunulacak olan Yeni C3 aynı zamanda tüm motor seçeneklerinde de tam otomatik şanzıman sistemi ile birlikte satın alınabilecek.Arabalar

2016 Türkiye Rallikros Şampiyonası’nın ikinci yarışı, 28 Ağustos Pazar günü Ankara Güdül’de yeni inşa edilen Hitit Ayaş rallikros parkurunda gerçekleştirilecek. 

2016 Türkiye Rallikros Şampiyonası ikinci yarışı 28 Ağustos Pazar günü, Ankara Otomobil Sporları Kulübü (ANOK) tarafından Hitit Ayaş Termal Sağlık Merkezi ve Tatil Köyü‘nde yeni inşa edilen rallikros parkurunda çoklu çıkış formatında gerçekleştirilecek. 
Otomobillerin teknik özelliklerine göre 3 ayrı kategoride mücadele edeceği organizasyon, 11:30-12:30 saatleri arasında serbest antrenmanlar ile başlayacak, 12:30-13:30 arasındaki resmi antrenman ve sıralama turları ile devam edecek. 

13:30-14:30 saatleri arasında koşulacak olan ısınma turlarının ardından, 14:30’da yarı final 15:30’da final turları ile sona erecek yarışta dereceye giren sporcular saat 17:00’de ödül töreni ile kupalarına kavuşacaklar.

Yeni Tesla Model S P100D ‘Ludicrous’ moduyla birlikte dört kapılı sedanı sadece 2.5 saniyede 100 km/s hıza çıkartıyor. 

Sadce bazı hiperspor otomobillerin bu değeri geride bırakacabileceğini hatırlatmakta yarar var. 

Yine de Tesla, LaFerrari tarzındaki bu tip otomobillerin son derece nadir bulunduğunu, Model S’inse oldukça rahat bir şekilde, her yerde bulunabildiğini ve satın alınabildiğini söylüyor. 

Tesla’nın yeni 100 kWh bataryası sadece çift motorla, dört tekerlekten çekiş sistemi ve Ludicrous moduyla alınabiliyor. 
Üstelik bu, 90 kWh bataryaya yapılan bir yazılım güncellemesinden ibaret değil, tamamen yeni bir ünite. Dünyadaki bir çok otomobili geride bırakan hızlanmasının yanı sıra bu batarya otomobile, EPA standartlarına göre 507, Avrupa standartlarına göre 613 kilometre menzil sağlıyor. 

Yeni logoların dışında P100D diğer Model S’lere göre aynı görünüyor. Yüksek kapasiteli bu batarya Model X’te de kullanılıyor. 

Model X, 100 kWh batarya ile EPA’ya göre 465, NEDC’ye göre 542 km menzil sunuyor. P100D’nin ABD satış fiyatı 134 bin 500 USD’yken, Model S’de bu fiyat 135 bin 500 USD olarak görülüyor. Siparişler şimdiden verilebilirken teslimatlar eylül ayında başlayacak. 

Üstelik şu anda bir P90D kullanıyorsanız 20 bin USD karşılığında 100 kWh bataryaya sahip olabiliyorsunuz. Bu ücret aracın içindeki bataryanın değiştirilip, geri dönüştürülmesi için gerekiyor.Automagg

Europcar ve İş Bankası’nın işbirliği ile hazırlanan kampanyada İşCep kullanan 3 milyonu aşkın İş Bankası müşterisi, 5 Eylül 2016 tarihine kadar yüzde 50'ye varan indirimlerle otomobil kiralayabilecek. 

Kampanyaya katılmak isteyen İş Bankası müşterileri, İşCep’e müşteri numarası ya da TCKN ve müşteri şifresi ile giriş yaptıktan sonra ana ekranda yer alan hediye paketi ikonu şeklindeki "Bana Özel" menüsünden aldıkları referans numarasını www.europcar.com.tr adresinde kullanarak indirimli kiralama hakkı elde edebilecekler. 

 İşCep'ten alınan indirim kodu 1-2 günlük kiralamalar ile 3 gün ve üzeri kiralamalarda farklı indirimler sunuyor. 1-2 günlük kiralama yapan İşCepliler liste fiyatı üzerinden yüzde 40 indirimden faydalanabiliyor, 3 gün ve üzeri araç kiralamalarda ise liste fiyatları üzerinden yüzde 50 indirim avantajı yakalıyor. 

Kampanya ile ilgili detaylı bilgiye Europcar ve İş Bankası internet sitelerinden ulaşabilirsiniz.  

BİRÇOK OTOMOBİL SEÇENEĞİ MEVCUT! 
Kampanyaya dahil olmak isteyen katılımcılar, Renault Clio markalı dizel otomobili 1-2 günlük kiralama için 82 liraya, 3 gün ve üzeri günler için ise 69 liraya kiralayabilecek. Kampanya dahilinde Fiat Linea, Renault Fluence, Renault Clio, Fiat Egea, Ford Focus ve muadili araçlar tercih edilebilecek.  

Europcar Hakkında:  
1949’da Paris’te kurulan Europcar International, bugün dünyanın 170 ülkesinde, yaklaşık 13.000 ofis ve 1.2 milyondan fazla araçtan oluşan ağıyla, dünyanın en büyük otomobil kiralama firmalarından biridir. 

Filosunu müşteri odaklı geliştiren Europcar, sürekli yenilenen araçları ve dizel seçenekleriyle müşterisine en iyi hizmeti vermeyi hedeflemektedir. Filosunda bulunan geniş araç seçenekleri ekonomik grup araçlardan, minibüslere kadar çeşitlilik göstermekte ve her türlü otomobil ihtiyacına cevap verebilmektedir.

Euro 6 Şampiyonu Scania, araçlarında yüzde 0 faizli kredi kampanyası sunuyor. 

Scania Finans ile gerçekleştirilen kampanya kapsamında Scania müşterileri, Euro 6 araçlara 12-48 ay vadelerde yüzde 0’dan başlayan faiz fırsatlarıyla sahip olabilecekler.  

Euro 6 araçlarda Filo Yönetim Sistemi hediye 
Scania’nın birbirinden cazip kampanyaları bunlarla sınırlı kalmıyor. Euro 6 normlarına sahip yeni Scania araç satın alan herkese 1 yıllık “Filo Yönetim Paketi” hediye olarak veriliyor. 

Aynı şekilde, en az 200 bin km’lik Bakım Anlaşması satın alan Scania müşterilerine ilk 100 bin km’lik Bakım Anlaşması ücretsiz olarak verilecek. 
Scania, 320 ve 360 beygir gücündeki 9 litrelik, 410 ve 450 beygir gücüne sahip 13 litrelik Euro 6 motorlarında sadece seçici katalitik dönüştürücü (SCR) sistemini kullanıyor. 

Scania, sahip olduğu yüzde 100 SCR ile bir önceki versiyon motorlara kıyasla yüzde 3’e varan yakıt tasarrufu sunuyor. Scania, 2016 model Euro 6’ları test sürüşleri ile kanıtlanmış sorunsuz çalışan sürüş teknolojilerine sahip. 

Şerit takip sistemi (LDW), gelişmiş acil durum frenleme sistemi (AEB), hız sabitleme sistemi (ACC) ve filo yönetim sistemi teknolojileri gibi daha birçok yeni teknolojiyi Euro 6’larında müşterilerine sunuyor Türkiye genelinde yaygın Scania Yetkili Satıcılarda geçerli olacak kampanya, 30 Eylül 2016 tarihine kadar sürecek.

Sürdürülebilir bir dünya için emek veren 23 Hollandalı öğrenci altlarında elektrikli motosiklet STORM Wave ile 14 Ağustos’ta dünyayı turlamaya başladılar. 
 
Tur, 80 gün sürecek. Elektrikli motosikletle dünyaya ilham vermek istiyorlar. Hollanda Innovation Network İstanbul’un desteğiyle 20 Ağustos’taki durakları ise İstanbul’du! 

 Elektriksiz bir dünya düşünülemez… Sadece bugün için değil, dünyanın sürdürülebilir bir geleceğe ulaşabilmesi için de elektrik hayati bir önem taşıyor. 

Eindhoven Teknoloji Üniversitesi’nden 23 Hollandalı öğrenci de böyle bir inanca sahip. Geleceğe sahip çıkan 23 öğrencinin imzasının bulunduğu STORM Wave de bu anlayışın yansıması. STORM Wave, elektrikle çalışan bir motosiklet. Elektrikli otomotivden sonra, dünyaya kazandırılan en önemli ulaşım değerlerinden birisi. Dünya onu yeni yeni tanıyor.  

80 günde 26 bin kilometre 
23 öğrenci, dünyayı bu motosikletle dolaşarak tanıtacak. Tur 14 Ağustos’ta Eindhoven’dan başladı. İlk durak Münih’ti. 20 Ağustos’ta ise İstanbul’da oldular. 

Tahran, Şangay, Seattle, New York, Paris gibi önemli şehirlerde tur takviminde yer alıyor. Öğrenciler 80 günde 26 bin kilometre yol yapacaklar ve her bir şehre “fırtına”yı tanıtacaklar. 
2014’ten beri yürütülen ARGE çalışmaları boyunca gerekli yerlere şarj istasyonları da kuran ekip, 380 kilometrede bir motosikletin şarj olmasını sağlayacak. Her ülkede STORM Wave’in faydaları anlatılacak ve sergilenecek.  

400 kilometre aralıksız sürüş 
STORM Wave, 400 kilometre aralıksız sürüş yapabilen bir motosiklet. 100 kilometre hıza 5 saniyede ulaşıyor. 24 tane değiştirilebilir şarj kartuşuna sahip. 

Ayrıca 3G internet de mevcut STORM Wave’de. 23 öğrenci, STORM Wave’in bu özellikleriyle dünyayı gezerken, büyük etkinliklere katılacaklar, medyayla buluşacaklar. 

21 üniversitede seminer verecek olan grup, şirketleri ziyaret edecek. Sadece bununla da yetinmeyecekler… Bilinmeyen kültürlerle STORM Wave’i tanıştıracaklar. Unutulmaz hikâyeler ve anılar biriktirecek, dünyaya ilham verecekler. 

Hollanda Ekonomik İlişkiler Bakanlığı bünyesinde bulunan Hollanda Innovation Network İstanbul’un öncülüğünde Türkiye’ye gelen STORM ekibi, Türkiye - Hollanda arasındaki işbirliğini daha da güçlendirecek.

SEAT sevilen modelleri Ibiza ve Leon’da yaz sonuna özel fiyat avantajları sunuyor. 

31 Ağustos’a kadar devam edecek kampanyada, SEAT Leon’un Style donanıma sahip 1.2 TSI 110 HP versiyonu 58 bin 700 TL’den, Ibiza model ailesinin Reference donanım seviyesindeki 1.0 75 HP seçeneği 38 bin 900 TL tavsiye edilen anahtar teslim fiyatla alınabiliyor. 

SEAT’ın yaz sonuna özel avantajlı fiyat uygulamasıyla, Ibiza ve Leon modeller uygun koşullarda sunuluyor. 

Sınıfının en çok tercih edilen modellerinden Leon’da cazip avantajlar 
SEAT’ın başarılı model ailelerinden olan, çekici tasarımı, geniş motor seçenekleri ve yenilikçi teknolojisiyle öne çıkan Leon modelleri avantajlı fiyatlarla alınabiliyor. 
SEAT Leon’un Style donanıma sahip 1.2 TSI 110 HP versiyonu, 58 bin 700 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarla sunulurken; 1.6 TDI 110 HP motor seçeneğine de, 69 bin 900 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarla sahip olunabiliyor. 

Ailenin verimli ve performanslı üyelerinden olan Aktif Silindir Teknolojisi’ne sahip 150 HP gücünde Leon 1.4 EcoTSI FR ACT DSG de 79 bin 500 TL başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarla sunuluyor. 

Hem manuel, hem de DSG şanzımanla alınabilen seçenekleriyle düşük yakıt tüketimi ve sıra dışı çekiş gücü sağlayan Leon modelleri, çekici tasarımı, geniş motor seçenekleri, yenilikçi teknolojisi ve gelişmiş bilgi-eğlence sistemleriyle öne çıkıyor.  

Alırken de kullanırken de avantajlı: SEAT Ibiza 
SEAT’ın avantajlı fiyatlarla sunduğu bir diğer modeli ise Ibiza. Genç, dinamik tasarımı, verimli motor seçenekleri ve geliştirilmiş konfor öğeleriyle donatılan; alırken de kullanırken de ekonomisiyle fark yaratan Ibiza’nın Reference donanım seviyesindeki 1.0 75 HP versiyonu 38 bin 900 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarla sunuluyor. 

Ailenin bir başka verimli versiyonu; üç silindirli motor, 110 HP güç ve 200 Nm’lik tork değeriyle performansından ödün vermeden ekonomik bir sürüşü de garanti eden, Style donanım seviyesinde sunulan 5 kapı Ibiza 1.0 lt EcoTSI DSG kampanya süresince, 53 bin 900 TL tavsiye edilen anahtar teslim fiyatla alınabiliyor. 

Model, Start & Stop özelliği ile olağanüstü bir verimlilik sağlarken, 100 km’de ortalama 4,4 lt’lik yakıt tüketimi ve km’de 102 gr’lık CO2 salınımı değeriyle dikkat çekiyor.

VW ile iki önemli tedarikçisi arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle Golf modelinin üretiminin bir süre durdurulacağı belirtiliyor. 

Volkswagen'in iddiasına göre, ES Automobilguss vites kutusunda kullanılan dökme demirin, CarTrim ise koltuk kılıflarının tedariğini durdurdu. 

Her iki şirketin sahibi de Prevent DEV isimli bir firma. 10 bin kişilik iş kaybı Wolfsburg fabrikasındaki Golf üretimi, önümüzdeki hafta 5 gün kadar durdurulacak, bu da 10,000 kişilik iş gücünün kesilmesi anlamına geliyor. 

Fabrikada aynı zamanda Tiguan SUV ve Touran modelleri üretiliyor. Tedariğin durması aynı zamanda vites kutusu üreten Kassel fabrikasını ve Passat ve Golf üretimi yapan Zwickau fabrikasını da etkiliyor. 

Ayrıca Passat üretimi yapan Emden tesisleri de 24 Ağustos'a kadar kapalı. 45 milyon dolara patlayabilir Analist Christian Ludwig'e göre Volkswagen'in bir haftada yaklaşık 45 milyon $ zarara uğrayabilir. 

Prevent DEV'in demecine göre ES Automobilguss ve CarTrim, VW ile olan anlaşmazlığın Alman markanın birkaç kontratı iptal etmesinden doğduğunu söylüyor. 

Demeçte "Volkswagen herhangi bir telafi önermediği için, CarTrim ve ES Automobilguss tedariği durdurmak zorunda kaldı." ifadesi kullanılıyor. 

Alman basını ne dedi? 
Alman basınında çıkan haberler ise tartışmanın ortaklık üzerine yaşanan bir anlaşmazlıkla ve Volkswagen'in fiyatlarda indirim istemesiyle alakalı olduğu yönünde. Otomobil üreticisi, Dieselgate skandalının artan masrafları nedeniyle azalan kâr marjını arttırmak için maliyeti 1 milyar € civarında azaltmaya çalışıyor. 

Volkswagen'in, parçaları ES Automobilguss ve CarTrim fabrikalarından icra etmek dâhil, bu noktada izleyebileceği hukuki yolları araştırdığı iddia ediliyor. Otohaber

Jeep, 75’inci yıl kutlamalarına devam ederken, dünya genelindeki satış performansını da her geçen gün yükseltmeyi amaçlıyor. 


Satıldığı her ülkede başarılı rakamlara erişen Renegade modelinin 75. yıla özel olarak tasarlanan yeni versiyonları Türkiye’de de satışa sunuldu. 
75 yıldır, konfor ile üst düzey off-road deneyimini birlikte yaşamayı tercih edenlerin tercihi olan Jeep, markanın ikon maline gelmiş olan modellerinin 75’inci yıl versiyonları ile gelecekte de köklerine sadık kalacağının sinyallerini vermeye devam ediyor. 

SUV araçların ikonik markası Jeep’in 75’inci yılına özel hazırlanan Renegade modelinin özel versiyonu, Türkiye’de de satışa sunuldu. 
Jungle Yeşili gövde rengi, otomobilin kalbinde yer alan bronz renkli Jeep arması, ön ızgara ve sis farı çerçeveleri ilk bakışta dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. 

Bronz ve turuncu renk ile kombine edilen 75’inci yıl arması Renegade’i klasik versiyonundan ayrıştırırken; iç kısmında siyah ve kum beji renklerinde tercih edilebilen koltuk döşemeleri kılıfları ve turuncu dikişlerle süslenen iç mekândaki şıklık otomobilin tasarım hatlarındaki özeni öne çıkartıyor. 

Renegade 75’inci yıl versiyonunda modelin iç ve dış tasarımında dikkat çeken ayrıntıların haricinde; Limited donanım seviyesine ek olarak 6.5 inç dokunmatik ekran ve Türkçe navigasyon ile 18 inçlik yeni bronz renk, özel alaşımlı jantlar öne çıkıyor. 

Jeep Renegade’in 75’inci yıla özel olarak üretilen modeli; 1.4 litre MultiAir2 turbo benzinli motor ve dokuz ileri otomatik şanzıman kombinasyonuyla sadece dört tekerlekten çekişli olarak satın alınabiliyor.automagg
Her biri Porsche teknisyenleri tarafından onaylanmış, sadece orijinal Porsche yedek parçalarının kullanıldığı Porsche Onaylı Kullanılmış Araçlar (Porsche Approved), kalite ve güvencesiyle ikinci el Porsche satın almak isteyenlerin ilk tercihi oluyor 

Porsche Onaylı Kullanılmış Araçlar satışa sunulmadan önce her biri konusunda uzman Porsche teknisyenleri tarafından 111 noktalı mekanik incelemeye tabi tutuluyor. 

ABS fren sisteminden lastiklere, sileceklerden emniyet kemerlerine kadar her aksam değiştirilmesi gerektiğinde, yüzde 100 Porsche orijinal parçalar ile değiştiriliyor. 
Sonrasında da yine Porsche teknisyenleri tarafından onaylanarak, satışa sunuluyor. 12 ay Porsche garantisi Porsche Onaylı Kullanılmış Araçlar hizmeti, satıştan sonra da devam ediyor. 

Tüm dünyada geçerli Porsche Onaylı Garanti kapsamında, Porsche Onaylı Kullanılmış Araçlar da hiçbir kilometre sınırı olmadan yeni araç garantisi ile aynı hizmetten faydalanabiliyor. 

Bu garanti aracın bir kez daha şahsen veya Porsche Merkezleri tarafından da satıldığında devam edebiliyor. Porsche Onaylı Kullanılmış Araç sahipleri, Porsche’nin yol yardımı Porsche Asistan hizmetinden ve gerek görüldüğünde ikame araç hizmetinden de faydalanabiliyor. 

Türkiye genelinde 8 Porsche Merkezi’nde satışa sunulan Porsche Onaylı Kullanılmış Araçlar, ikinci el kalitesi ve güvencesi nedeniyle ikinci el Porsche sahibi olanların ilk tercihi oluyor. Porsche Onaylı Kullanılmış araç listesine www.porsche.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Ülkemizde girişimcilik her geçen gün yeni boyutlar kazanmaya devam ediyor. Girişimciler orjinal fikirlerle kazanç yelpazelerini genişlettikleri  gibi başkalarına da kazandırıyor. 

Kapıda duran arabasını Garajyeri platformu üzerinden başka bir alıcıya kiralama temeline dayalı sistemde, kiralama  geliri bir senede 500 bin TL’yi aştı. 

Toplam 900 bin dolarlık yatırımla kurulan Garajyeri, ilk yıl 4 milyon TL’lik  kiralama talebi hacmine ulaştı. Platform, 2017 Ocak ayında yeni yatırımcı turuna çıkıyor. 

Ayda 1.000 TL garantili kira getirisi sunan platforma üye olanlar yaklaşık 8 ayda 30 bin TL gibi yüksek rakamlar kazanıyor. Daha uygun fiyat ve daha geniş ürün çeşitliliğiyle geleneksel rent-a-car şirketlerinden ayrılan Garajyeri'nde hem aracını kiraya verenler hem de otomobil kiralayanlar kazanıyor. 

Garajyeri ile araçlarını kiraya verenlerin bugüne kadar kazandıkları toplam ek gelir ise 500 bin TL’nin üzerinde. Ocak 2015’te, Hummingbird Ventures, Nevzat Aydın ve Doğa Girişim'den toplamda 900 bin dolarlık yatırımla 17 kişilik ekiple kurulan Garajyeri ilk yılında 4 milyon TL’lik  kiralama talebi hacmine ulaştı. 

2017 Ocak ayında yeni yatırımcı turuna çıkacak olan Garajyeri’nin hedefinde Rusya, Dubai ve Katar fonları var. Türkiye’de daha önce hiç denenmemiş, dünyada benzerlerinin de sayılı olduğu kişiden kişiye araç kiralama fikriyle doğan Garajyeri; şu anda 100 binden fazla üyesi olan Yolyola.com kurucu ekibinden Arda Aşkın, Güven Özyurt ve Erman Çağıral bir araya gelerek kuruldu. Mayıs 2015’te kullanıma açılan Garajyeri şu anda İstanbul’da 250 araçla hizmet veriyor. 

Kuruluşundan bu yana binlerce aracın kayıt olduğu ve yavaş yavaş aktif hale getirildiği Garajyeri’nin 2017 hedefi ise bin araçla hizmet vermek. Aşkın’ın hayali ise 81 ilde her mahallede 5 otomobile ulaşmak.   

İlk ayda yüzde 100 büyüme 
Garajyeri CEO’su Arda Aşkın; “Türkiye’de hızla artan araç sayısına karşılık araçların kullanım süreleri artmıyordu. 

Araca ihtiyacınız olduğunda, şehir merkezlerindeki rent-a-car firmalarına gitmek ve ihtiyacınıza yönelik marka ve modelde araç bulmakta zorlanıyordunuz. 

Mahallede boşta duran araçları kullanabilmenin bir yolu olmalı  fikrinden yola çıkarak ve kaynakların ortak kullanımına olan ilgimiz sebebiyle Garajyeri'ni hayata geçirdik. 

Türkiye’de paylaşım ekonomisine yeni bir boyut kazandırarak insanların boşta duran araçlarından kâr elde etmelerini sağlamayı ve böylelikle her yıl artan araç alımından kaynaklanan çevre kirliliğini azaltmayı hedefliyoruz. 

Kiralanan her araç sayesinde trafikten yaklaşık 9 ile 13  arasında araç çekilmiş oluyor ve bu da 46 bin kilogram karbon salınımının önüne geçiyor. Mahalledeki araçları kiralayarak komşuluk ilişkilerini güçlendirmek de Garajyeri’nin sosyal hedefleri arasında. 

Anlık ihtiyaçla hareket edecek kullanıcılar Android ve iOs mobil uygulamaları ile otomobil kiralayabiliyor. Garajyeri aracılığı ile İstanbul gibi trafik sorunuyla boğuşan bir kentte, araç sayısının artmasına karşı bir önlem olarak da öne çıkmak istedik. 

Rent-a-car sektörü dünyada büyürken Türkiye’de bu anlamda büyük bir açık var. Türkiye’de bu işi yapan kişiler araç kiralama hizmetini mahalle aralarında güven oluşturmayan yöntemlerle yürütmüşler. Durum böyle olunca rent-a-car konusunda kullanıcılarda büyük bir güvensizlik sorunu oluşmuş. 

Bu nedenle biz öncelikle Garajyeri olarak, daha uygun fiyata, daha güvenilir koşullarda, ihtiyacınız oranında ve yakın çevrenizden araç kiralama deneyimi sunuyoruz. İlk aydan itibaren yüzde 100 büyüme yakalamamamız da bunu başardığımızın bir kanıtı.” şeklinde konuştu. 

BeeTech 2015 Awards’da Start-Up Özel Ödülü   Paylaşım ekonomisine yaptığı katkıyla Türkiye’de bu kültüre öncülük eden Garajyeri, kısa sürede ülkemizde kurulan en değerli sosyal girişimlerden biri haline geldi. 

Garajyeri, İTÜ Arı Teknokent Teknoloji ve Girişimcilik Zirvesi kapsamındaki BeeTech 2015 Awards’da “En Büyük Yatırımcı İlgisini Toplayan Start-Up Özel Ödülü”nü kazandı. 

Kira bedelini araç sahibi belirliyor  10 yaşını geçmeyen araçların kayıt yapıldığı sistemde; zorunlu trafik sigortası yaptırmış olan araç sahipleri,  TC kimlik numaralarını, cep telefonu numaralarını, IBAN numaralarını, e-posta adreslerini ve ruhsat bilgileri gibi temel verileri siteye giriyor. Verilen bilgilerin doğruluğu kontrol edildikten sonra üyelikleri onaylanıyor. 

Araç kiralamak isteyenler de aynı şekilde bilgilerini sisteme girerek platforma üye oluyor. Ayrıca, ehliyet puanı yeterliliğini bildirmek ve Facebook ile giriş gibi bir takım ek zorunlulukların bulunduğu sistemde araçların saatlik veya günlük kira fiyatlarını araç sahipleri belirliyor. 

Araç kiralamak isteyen kullanıcılar lokasyon ve tarih seçerek arama yapıyor ve gelen sonuçlar üzerinden, fiyat, model ve mesafe açısından en uygun olan araca istekte bulunuyor. 

İstek onayladığında, kiracı Garajyeri üzerinden ödeme yapıyor ve anahtarı elden teslim alıyor. Araç iade edilinceye kadar Garajyeri hesabında tutulan kira bedeli, teslimatla birlikte araç sahibine aktarılıyor.  

Günlük kira 70 TL’den başlıyor 
Aşkın; “Ülkemizde en çok ekonomik sınıfı araçlar tercih ediliyor. Yakıt açısından da aynı şekilde diesel yakıtlı olanlar tercih sebebi halinde.  

Bu araçların günlük ortalama kiralama bedeli  70 TL’dir. Araç modeline göre fiyatlar bin TL’ye kadar çıkabiliyor. En üst kira bedeline sahip olan Porsche Cayenne’nin günlük kiralama bedeli 1.052 TL. 

Sistem olabildiğince kazançlı. Bir ayda 15 gün kiraya verme ise asgari ücrete denk gelmektedir. Örneğin 8 ayda 30 bin TL kazanan bir kullanıcımız var. Bir araçla başladı şuan 6 aracı sistemde mevcut.” dedi.   
Otonom sürüş özelliğine sahip araçlar üzerinde çalışmalarını sürdüren Nissan, her detayı büyük bir titizlikle ele alıyor. Japon otomobil devi ProPilot sistemini tanıtmasının ardından otonom sürüş sistemlerini geliştiren ekibe bir de antropolog dahil etti. 

Nissan, otonom sürüş özelliğine sahip araç programının önemli bir aşamasını hayata geçirdi. Sistem, herhangi bir sürücü müdahalesi olmadan kavşakları geçip şehir içi yolculuklarını tamamlıyor. 

İlk aşama olarak tek şeritli yolda hayata geçen ProPilot, 2018 yılına kadar çok şeritli yollarda da bu sürüşleri gerçekleştirecek. ProPilot, çok şeritli yollara çıkmasıyla birlikte olası sürüş güvenliği tehditlerini algılayarak önlem alıp, sürüş esnasında şerit değiştirebilecek. 

Geleceğin otonom sürüş özelliğine sahip otomobillerini tasarlamak iyi bir ekip kurmaktan geçiyor. Japon otomobil devi Nissan tasarım ekibine; otomotiv, yazılım, sensör, yapay zeka ve üretim uzmanlarının yanına bir de antropolog ekledi. 

Nissan’ın tasarım ekibinin sıradışı üyesi antropolog Melissa Cefkin, markanın yeni nesil otonom sürüş özelliğine sahip araçlarını geliştirmede önemli bir rol üstleniyor. 

Kullanıcıların sürüş etkileşimlerini ve davranışlarının analizini yapan Cefkin, elde ettiği bulguları otonom sürüş sistemine entegre ederek otomobili aynı zamanda iyi bir rol arkadaşı haline getiriyor. 

Silikon Vadisi'ndeki Nissan Araştırma Merkezi’nde görev yapan tasarım antropoloğu Melissa Cefkin, otomobil teknolojilerinin gelişmeye devam ettiğini belirterek, "Otonom sürüş özelliği, otomobil teknolojilerindeki gelişmelerin son halkası olma özelliği taşıyor. 

Bu teknolojiyle birlikte otomobillerin yanı sıra kullanıcılarda da davranış değişiklikleri yaşanıyor." ifadelerini kullandı. 

 Farklı teknoloji şirketlerinde çalıştıktan sonra 2015 yılının Mart ayında Nissan’a katılan Cefkin, ekibiyle birlikte araçlar, yayalar ve bisikletler de dahil olmak üzere sürücülerin trafik içindeki bütün etkileşimlerini belgelemeye başladı. 
Ekip, bu çalışmayı gerçekleştirirken; otonom sürüş özelliğine sahip bir aracın ne gibi özelliklere ihtiyaç duyacağı, gerçek yaşamda ne gibi olasılıklarla karşı karşıya kalacağı ve en önemlisi bu koşullara nasıl tepki vereceği gibi birçok soruyu cevaplandırdı. 

Yapılan araştırmanın önemini vurgulayan Cefkin, “Hedeflenen sonucu elde etmek için bu karmaşık sistemlerin birbiriyle uyum içerisinde çalışması ve bütün olasılıkları biliyor olması çok önemli.” dedi. 

 Gelişen otomobil teknolojisiyle birlikte sürücü koltuğunda oturan kişinin otomobili kullanmasına ihtiyaç duyulmazken, gelecekte bu teknolojinin sürücü koltuğunda oturan biri olmadan da yolculuğun tamamını gerçekleştirmesi söz konusu olabilir. 

Cefkin’e göre her ne kadar tamamen mekanik bir sistem gibi görünse de otonom sürüş özelliğinde, insanların davranışları, sürüş tepkileri ve bu teknolojiyle olan etkileşimi çok büyük önem taşıyor. 

Ayrıca yeni teknolojilerin sürdürülebilir olması, insanların günlük yaşamlarına yansımasından geçiyor. Cefkin ve ekibi, otonom sürüş teknolojisine sahip otomobillerde sürücünün müdahale etmesi gereken özel durumları ayrıca ele aldı. 

Örnek olarak yoğun kavşaklarda yer alan ‘DUR’ tabelasını algılayan sistemin kurala uyarak durduğunu söyleyen Cefkin, bu durumda sürücünün müdahalede bulunarak aracı yeniden harekete geçirmesi gerektiğini kaydetti. 

Bu çalışmalar esnasında Cefkin ve ekibi, sürücülerin, yayaların ve bisikletçilerin trafikteki diğer paydaşlara sürüş koşullarını iletmek üzere göz kırpma veya el sallama gibi vücut dillerini aktif iletişim aracı olarak kullandığını gördü. 

Bu tespit otonom sürüş özelliğine sahip aracın da iletişim gerekliliğini gündeme getirdi. Sergilenen IDS Concept, birçok ihtiyaca cevap verse de ekip olası iletişim çözümleri üzerinde hala çalışmaya devam ediyor.