Motorsporlarının tek marka kupaları arasında öne çıkan şampiyonası SEAT Leon Eurocup, Estoril’de düzenlenen ilk etap yarışıyla başladı. Şampiyonanın ilk birincisi Norveçli pilot Stian Paulsen oldu. 

Toplam 7 etap üzerinden gerçekleşecek şampiyonanın bir sonraki durağı, 14-15 Mayıs’ta İngiltere’nın Silverstone pisti olacak. SEAT Sport tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen SEAT Leon Eurocup 2016, Portekiz’in Estoril pistinde start aldı. 

Üst düzey rekabet ve heyecanıyla motorsporları tutkunlarının ilgisini çeken SEAT Leon Eurocup 2016’da, İtalya’nın ünlü virajlarına sahip Mugello pisti, Monza yerine takvime eklendi. 

Estoril’de start alan şampiyona süresince toplam 7 pist ziyaret edilecek. Estoril (Portekiz), Paul Ricard (Fransa), Silverstone (İngiltere), Red Bull Ring (Avusturya), Nürburgring (Almanya), Mugello (İtalya) ve Circuit de Barcelona-Catalunya’ya (İspanya) yapılacak yarışlarda, 10 ülkeden 15 katılımcı, Leon Cup Racer’ın direksiyonunda SEAT Leon Eurocup şampiyonluğu için mücadele edecekler. 

 Estoril’deki startta gülen Paulsen oldu 50 yıla yakın bir motorsporları tarihine sahip olan Estoril’de düzenlenen ilk yarışta, pilotlar 4,18 km asfalt pistte iki etap mücadele ettiler. 
15’er turun atıldığı etaplarda, ilk gün etabında İspanyol Mikel Azcona (PCR Sport), Stian Paulsen’in (Stian Paulsen Racing) yedi buçuk saniye önünde zafere ulaştı. 

İkinci gün etabında ise damalı bayrağı ilk gören pilot Stian Paulsen oldu. Norveçli’nin ardından Lucile Cypriano (JSB Competition) ve Mauricio Hernández (PCR Sport) gelerek ikinci ve üçüncü oldular. 

Portekiz’deki ilk yarışın ardından Norveçli pilot 44 puanla SEAT Leon Eurocup’ın liderlik koltuğuna oturdu. Onun ardından gelen Mikel Azcona (PCR Sport) 40 puanla, Lucile Cypriano (JSB Competition) ise 24 puanla sırasıyla ikinci ve üçüncü konumda yarışı bitirdiler. 

Yeni Leon Cup Racer’lar SEAT Leon Eurocup 2016’da, Şubat ayında Terrama pistinde tanıtılan yeni Cup Racer araçlar kullanılıyor. Cup Racer sürücülere, sıkı ve yakın mücadelelerde en iyi performansı sunmak için tasarlanmış. 

Yeni aerodinamik pakete sahip araçların güç çıkışları aynı: 330 HP. Yeni soğutma sistemi, yenilenmiş egzoz tasarımı ve yeni ayarlanabilir süspansiyona sahip olan önden çekişli bu otomobiller, 2.0 litrelik turbo şarjlı motorlara ve 6-ileri vitesli DSG şanzımana sahip.

2016 Türkiye Karting Şampiyonası, 01 Mayıs Pazar günü Akyazı Kenan Sofuoğlu Pisti’nde İKOK tarafından düzenlenecek 2. ayak yarışları ile devam edecek

2016 Türkiye Karting Şampiyonası 2.Ayak yarışları İKOK (İstanbul Karting ve Otomobil Kulübü) tarafından 1 Mayıs 2016 tarihinde Akyazı Kenan Sofuoğlu Yarış Pisti’nde düzenlenecek. 

Saat 09:00’da idari kontrol ile başlayacak program, sıralama seansı sonrası her kategoride 3 yarış olarak koşulacak. Körfez Pisti’nde gerçekleştirilen 1.ayak yarışlarının ardından alınan dereceler ile pilotlar arasındaki puan farkı fazla değildi. 

Ayrıca sporcular 2.ayak yarışları için Akyazı pistinde yaptıkları antrenmanlarda çok iddialı olduklarını gösterdiler. 

Şampiyona Puan Durumu Mini : Ömer Asaf Kolot 57, Zekai Özen 54 , Kerim Sülyak 45 Formula Junior : Mert Dalkıran 60, İzel Karasu 51, Efehan Kaptanoğlu 45 Formula Senior : Berkay Besler 57, Gün Taşdelen 54 , Mert Dalkıran 45 Formula Master : Süleyman Kolot 51, Mehmet Yaman 47, Mehmet Çınar 44

Skoda’nın popüler modeli ve markanın kalbi konumundaki Octavia, 20. yılını doldurarak otomotiv endüstrisinin en başarılı modellerinden biri haline geldi. 

Octavia, ilk kez 1996 yılında uluslararası basın mensuplarına tanıtılmıştı. Bu tanıtımın üzerinden geçen 20 yılın ardından Skoda Octavia, dünya çapında büyük bir üne kavuştu ve Çek markanın en çok satan otomobili haline geldi.

 İlk çıktığı günden bu yana dünya çapında beş milyon civarında kullanıcının tercihi olan Octavia, sağlamlığı ve yüksek kalitesiyle de adından söz ettirmeyi başardı. 
20 Yılda Beş Milyon Octavia Satıldı 
Skoda'nın Octavia modeli her jenerasyonunda beklentilerin üzerinde genişlik, modern motorlar ve güvenlik özelliklerini bir araya getirerek başarılı oldu. İlk jenerasyon Octavia 1996'dan 2010'a kadar üretilirken, yaklaşık 1.5 milyonluk satış adedi elde etti. 

Bu başarıyı daha ileriye taşıyan ikinci jenerasyon Octavia 2004-2013 yılları arasında üretildi ve 2.5 milyon kullanıcıya ulaştı. Direkt enjeksiyonlu benzinli motorlar ve DSG şanzıman ilk kez ikinci jenerasyon Octavia'da kullanıldı. Geçtiğimiz mart ayında 1 milyon adedi geride bırakan üçüncü jenerasyon Octavia ise, hem model hem de Skoda markası için önemli bir dönüm noktası oldu. 

Bu araç da 2012'nin sonundan bu yana üretiliyor ve Türkiye'de de satış adetlerini istikrarlı bir şekilde artırıyor. 2010 yılından bu yana performansıyla göz dolduran Octavia, ülkemizde de 30 bin adetlik satışa yaklaşarak en çok tercih edilen Skoda modeli oldu. 

Dizel otomatik tercihi büyük ilgi görürken, Octavia filo şirketlerinin de sıkça tercih ettiği bir model halini aldı. Son jenerasyon Octavia, Türkiye'de 59.900 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Mart ayında Maslak’ta açtığı ilk showroomu ile Türkiye’de satışa sunulan Lexus, otomobillerinin konforu ve işçilik kalitesinin yanı sıra, sorunsuzlukta da fark yaratmaya devam ediyor. 

Auto Express tarafından her yıl İngiltere’de düzenlenen “Driver Power Survey” araştırmasında, Lexus yine bir başarıya imza attı ve “En Güvenilir Otomobiller” kategorisinde ilk 10’da, 5 modeli ile yer alarak bu konudaki iddiasını sürdürmeye devam etti. 

Markanın SUV modeli RX ile lüks sedan modeli IS, araştırma sonucunda birinci ve ikinci sırayı elde ederek dünyanın en sorunsuz ilk iki otomobilinin Lexus’a ait olduğunu kanıtladı. 

JD Power tarafından yapılan müşteri memnuniyeti araştırmalarında, 11 yıl birinci sırada yer alan Lexus, Amerika’da ise 5 yıldır üst üste en sorunsuz marka unvanını almıştı. 

Bununla birlikte Lexus; Dayanıklılık, Üretim Kalitesi, Yol Tutuş, Performans, Kullanım Maliyetleri gibi birçok kriterin yer aldığı “2016 Driver Power Survey” araştırmasında da 150 kadar farklı otomobil içinde 50 bine yakın kullanıcının oyları ile “En Güvenilir Otomobiller” kategorisinde ilk 10’da 5 modeli ile yer aldı. 

Gerçek kullanıcıların gerçek deneyimleriyle yapılan oylama sonucunda Lexus RX birinci sırada yer alırken, IS ise ikinci sırada yerini aldı. İlk 10’daki diğer Lexus modelleri ise GS, NX ve CT oldu. Lüksün yeni tanımı olan Lexus, güvenilirlik konusunda iddiasını sürdürmeye devam ediyor. 

“En Konforlu Koltuklar” da Lexus’a ait Güvenilirlik konusunda dikkatleri üzerine toplayan Lexus, her açıdan özel modeller ürettiğini bir kez daha kanıtladı. “2016 Driver Power Survey” araştırma sonuçlarına göre “En Konforlu Koltuklar” kategorisinde de Lexus RX ilk sırada yer aldı.

Mart ayında Cenevre Otomobil Fuarı'nda tanıtımı yapılan Levante, sportif hatlarıyla öne çıkıyor. 


Bir SUV olmasına rağmen, tipik İtalyan karakterini ortaya koyan modelin krom ızgarası, ince yapılı farları ve yuvarlık sis lambalarıyla agresif görünen ön tasarımı dikkat çekiyor. 

Profilden de sportif bir görünüme sahip otomobilin aşağıya doğru eğik C sütunu ve belirgin omuz çizgisi coupe otomobilleri andırıyor. 
Arka tarafta ise LED'li stoplar, spoyler ve dört çıkışlı egzoz sistemine yer veriliyor. Benzinli ve dizel ünitelerle satışa sunulacak Maserati Levante, standart olarak 8 ileri vitesli otomatik şanzımanla satışa sunulacak. 

3,0 lt'lik V6 benzinli motorun 350 HP ve 430 HP olmak üzere iki farklı versiyonu satışa sunulacak. Dizel cephesinde ise 275 HP güç üreten 3,0 lt'lik V6 ünite yer alacak. 190 bin Euro başlangıç fiyatıyla satışa sunulacak otomobilin Türkiye kotası ise 50 adetle sınırlandırılmış.Sabah

Satış ve Servis süreçlerinde hem online, hem de offline’da gerçekleştirdiği çalışmalara her geçen gün yenisini ekleyen Volkwagen Binek Araç, en güncel teknolojiye uygun olarak yenilenen internet sitesi, siteye entegre ettiği “Araç Oluşturucu” ve “Volkswagenim” mobil uygulamalarıyla fark yaratıyor. 
 
Günün ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılarken, bir yandan da geleceğe yönelik planlamalarını da yapan Volkswagen Binek Araç, Online’dan Offline’a tam anlamıyla kesintisiz bir müşteri deneyimi sunmak amacıyla sürekli olarak yeni çözümler geliştiriyor. 

Volkswagen’in en büyük showroomu niteliğndeki Volkswagen Binek Araç internet sitesi bunun en güncel örneği. HTML5 altyapısı ile tamamen yenilenen internet sitesi artık çok daha hızlı ve kullanıcı dostu. 

Volkswagenseverlerin aradıkları her bilgiye, nerede olurlarsa olsunlar en kısa yoldan ulaşabilmelerini amaçlayan yeni internet sitesi, responsive ara yüzüyle de tüm mobil cihazlara uyumlu. Kendi Volkswagen’ini oluştur ve sanal ortamda deneyimle Kullanıcı odaklı pek çok yeni deneyimle zenginleştirilen yeni internet sitesinde, 

bir de özel bir uygulama mevcut: “Araç Oluşturucu”. Kolay bir kullanım sunan ve detaylı konfigürasyon öğeleri barındıran bu uygulama sayesinde kullanıcılar, hayallerindeki Volkswagen’i kolayca oluşturabiliyor. 

Ardından yine bu uygulama üzerinden, oluşturulan araca özel olarak alınabilen bir Konfigürasyon Kodu ile Volkswagen Yetkili Satıcılarına giden kullanıcılar, deneyimli satış danışmanları ile birlikte konfigürasyonu geliştirip, aracı sipariş aşamasına getirebiliyor. Kullanıcılar aynı zamanda, konfigüre ettikleri aracın içini sanal gerçeklikle deneyimleme imkanına da sahip. 

Volkswagen Yetkili Satıcılarından edinilebilen Volkswagen Sanal Gerçeklik gözlükleri ve bir akıllı telefon kullanılarak, konfigüre edilen aracın içinde 360° bir gezintiye çıkılabiliyor. 

Sürekli kullanıcı desteği Volkswagenim’de Volkswagen Binek Araç’ın kullanıcı desteğine yönelik yeni uygulamalarından bir diğeri de yeni lanse edilen Volkswagenim mobil uygulaması. 

Uygulama, hem Volkswagen sahiplerine hem de henüz Volkswagen sahibi olmayan Volkswagenseverlere yönelik çözümler sunuyor. Volkswagenim’e giriş yapan Volkswagen sahipleri, servis takvimlerini görüntüleyebiliyor ve bir sonraki bakım randevularını online olarak alabiliyor. 

Ayrıca en güncel satış ve servis kampanyalarına da göz atabildikleri uygulamada, kendi araçlarına özel aksesuar tekliflerine de ulaşabiliyor. İhtiyaç duyulduğunda, yetkili bir Volkswagen destek personeliyle gerçek zamanlı chat’leşilebilen Canlı Destek modülü de uygulamanın en önemli özelliklerinden biri. 

Tüm Volkswagenseverler, Volkswagenim üzerinden sevdikleri marka hakkındaki en güncel haberlere ve teknolojik gelişmelere ulaşabiliyor, Volkswagen Arena’daki etkinliklere özel davetiyeler ve Volkswagen’in kalbi Autostadt’a ziyareti kazanabiliyorlar. Volkswagenim uygulaması, Volkswagen’in ayrıcalıklı dünyasının kapılarını adeta mobil dünyaya açıyor.
Bu yılın sonunda Avrupa'da satışa sunulması beklenen Cayenne Platinum Edition, parlak siyah gövde parçaları ve 20 inçlik RS Spyder alaşım jantlarıyla özel bir model olduğunu ortaya koyuyor. 

Ayrıca bu versiyonda otomatik kararan dikiz aynası ve Park Yardımcısı Sistemi standart olarak sunuluyor. Bunun yanı sıra Power Steering Plus ve bi-xenon farlar yine Platinum Edition ile standart olarak geliyor. 

İç mekanda ise Alkantara spor koltukların yanında 8 farklı deri döşeme seçeneği sunuluyor. Porsche Communication Management sistemine ek olarak, Bose ses sistemi ve "Platinum Edition" imzaları da Porsche'nin SUV'unda dikkat çeken özellikler olarak öne çıkıyor. 


Porsche Cayenne Platinum Edition, Avrupa'da 3,0 lt'lik 262 HP güç üreten V6 dizel ve plug-in hibrit versiyonla satışa sunulacak. Otohaber
Son dönemlerde gözde olan coupe formlu SUV ailesine Mazda CX-4 de katıldı. CX-5’e göre daha sportif görünen otomobil, kardeşiyle aynı dingil uzunluğuna(2700 mm) sahip. 

CX-5’e göre 78 mm daha uzun olan otomobil, coupe formundan dolayı yüksekliği 175 mm daha alçak. 

Mazda’nın Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıttığı Koeru konsepti üzerine inşa edilen CX-4, tıpkı markanın en son nesil otomobilleri gibi KODO tasarım dilini yansıtıyor. 

Geniş bir ızgaraya yer verilen CX-4’te LED teknolojisine sahip farlar kullanılıyor. 

Alçak tavan çizgisi ve spoylerın yanı sıra büyük sis farlarıyla karakterini ortaya koyan otomobilde çift çıkışlı egzoz sistemi de motor seçeneğine göre değişiklik gösterecek. İç mekanda ise CX-5’ten tanıdık, tablet şeklindeki 7 inçlik ekrana yer veriliyor. Orta konsolda ise çift bölgeli klima sistemi kullanılıyor. 
CX-4’ün kaputunun altında Skyactiv-G 2,0 lt’lik benzinli motora yer verilecek. 6 ileri vitesli otomatik şanzımanla gücünü ön aksa aktaran bu seçeneğin yanında 2,5 lt’lik 192 HP üreten, dört tekerlekten çekiş sistemine sahip benzinli motor da yerini alacak. CX-4’ün Avrupa’da hangi motorlarla satışa sunulacağı ise henüz bilinmiyor. Kaynak : Otohaber

Her geçen gün elektrikli araç rekabetinin kızıştığı ve gittikçe daha verimli araç üretiminin yarış haline geldiği bir zamanda, dünya petrol devlerinden Shell yeni bir konsept araç tanıttı. 

Gelecekte yaşayabileceği akaryakıt sıkıntısını göze alarak McLaren F1 baş tasarımcısı Gordon Murray ile anlaşan Shell, şimdiden daha az fosil yakıt harcayan araçlar üzerinde çalışmaya başladı. 

İlk prototipini tanıtan Shell, biri sürücü, ikisi yolcu olmak üzere 3 kişilik olarak duyurduğu modele Project M adını verdi.3 silindirli ve yarı otomatik şanzımana sahip model 100 kilometrede sadece 2,6 litre yakıt harcayacak. 

Maksimum 110 km hıza ulaşabilecek olan otomobilin seri üretime geçip geçmeyeceği henüz kesinleşmedi. Shell'den gelen bu haber otomotiv dünyasında elektrikli ve akaryakıt motorları savaşlarının başlangıcı olarak yorumlandı.arabalar

2016 FIA Cross Country Dünya Kupası'nda MINI ve MINI ALL4 Racing olumlu bir başlangıç yaptı. Yazeed Al Rajhi genel klasmanda ikinciliği elde etti. 

Mikko Hirvonen ise üçüncü oldu. Münih. Yazeed Al Rajhi (KSA) ve yardımcı pilotu Timo Gottschalk'tan (GER) oluşan MINI ALL4 Racing ekibi, 2016 FIA Cross Country Dünya Kupası'nın ikinci raundu olan Abu Dhabi Desert Challenge'ı zorlu bir ikincilikle tamamladı. 

Kendilerine kürsüde, üçüncü sırada Mikko Hirvonen (FIN) ve Michel Perin'den (FRA) oluşan MINI ALL4 Racing ekibi eşlik etti. Dört MINI ALL4 Racing aracının yarışı ilk beş içinde tamamlaması MINI için diğer bir başarı oldu ve böylece bu simge haline gelmiş uzun mesafeli cross country ralli otomobillerinin beşi, yarışı ilk on içinde tamamladı. 

Abu Dhabi Desert Challenge'ın her etabını ilk beş içinde tamamlayan Yazeed Al Rajhi ve Timo Gottschalk eşleşmesi, bu birlikteliğin ender görülen türde olduğunu kanıtladı. Al Rajhi şunları söyledi: 

"Çok mutluyum. Kolay bir ralli değildi. Dik düşüşler ve kum nedeniyle kum tepeciklerinde risk çok fazlaydı. Bu pozisyonu elde etmek için kontrollüydük ve durumu iyi idare ettik." Mikko Hirvonen (FIN), yardımcı pilotu Michel Perin (FRA) ile göz önünde bulundurulması gereken bir güce sahip olduklarını yeniden gösterdi. 

Bu etkinlik Hirvonen'in şimdiye kadarki en uzun çöl yarışı olmasına rağmen, kendisi podyuma çıkmayı başardı (4. Etap) ve genel klasmanda yarışı üçüncü olarak bitirdi. Hirvonen: "Kum tepecikleri ve kumlar içinde beş gün, düşündüğümden daha zorlu geçti. 

Hayatımda bu kadar çok terlememiştim. Yine de iyi bir deneyimdi ve iyi bir hafta oldu. Üçünü olarak tamamlamak iyi bir sonuç." Amerikalı Bryce Menzies için Abu Dhabi Desert Challenge, bir MINI ALL4 Racing'i kontrol ederek beş gün boyunca sürekli olarak çöl koşullarında mücadele ettiği ilk yarış oldu. 

Yalnızca bu nedenlerle bile yardımcı pilotu Andreas Schulz (GER) ile birlikte bu zorlu yarışı dördüncü olarak tamamlayabilmesi merak uyandırıyor. Menzies: "İlk birkaç gün çok zorluydu, iki kez kuma saplandık. Bu hatalar olmasaydı çok daha iyi bir derece yapardık. 

Genel anlamda MINI ALL4 Racing'de olmak, neyi yapıp neyi yapamayacağını öğrenmek iyi hissettiriyor. Son birkaç gün kendimi biraz rahatsız hissetsem de yarış gerçekten çok heyecan vericiydi.” Jakub Przygonski (POL), Tom Colsoul (BEL) ile birlikte MINI ALL4 Racing #209'da dört çeker bir araçta yarışma eğitimine devam etti. 

Eski motosiklet sürücüsü, MINI ALL4 racing aracını beş günlük yarışın sonunda beşinciliğe yerleştirdi. Przygonski şunları söyledi: "Yarıştan son derece keyif aldım, çünkü kum tepelerinde yarışmanın ne kadar zor olduğunu gördüm. Aynı zamanda otomobiller arasındaki rekabetin tıpkı motosikletlerdeki gibi oldukça yüksek bir seviyede olduğunu gördüm. 

Dolayısyla evet, sonuçtan memnunum." Birleşik Arap Emirlikleri'nden katılan sürücü Sh. Khalid Al Qassimi ve yardımcı pilotu Khalid Al Kendi (Abu Dhabi Racing #203) kararlı bir biçimde yedincilikle ilk ona giren beşinci MINI ALL4 Racing ekibi oldu. Alman ikili Stephan Schott ve Holm Schmidt ise Abu Dhabi Desert Challenge'ın üçüncü gününde sıralamada geriye düşseler de olağanüstü bir geri dönüş sergilediler. 

Alman ekip, son etabın (5. Etap) bitiminde yarışı 11. olarak tamamlayarak genel klasmanda 18. sıraya yerleştiler. Vladimir Vasilyev ve Konstantin Zhiltsov'dan (#201) oluşan Rus ekip ise rallinin ilk başlarında MINI ALL4 Racing ekipleri arasında yarışın favorisi oldu. Ancak yarışın ortalarında yaşadıkları talihsizlik nedeniyle yarışı bırakmak zorunda kaldılar.

Hyundai Assan, farklı ve ses getiren projelerine bir yenisini daha ekledi. 

Otomotiv sektörünün sürekli yükselen markası Hyundai, en son satışa sunduğu iki yeni modeli Elantra ile Tucson’un satışlarına katkı sağlamak ve Haziran ayında başlayacak UEFA Euro 2016 ana sponsorluğunu çok daha geniş kitlelere duyurmak amacıyla Türkiyle çapında bir tur düzenliyor. 

27 Nisan Çarşamba günü start alan turda, 2 adet Elantra 1.6 lt CRDI DCT, 1 adet Elantra 1.6 lt CRDI Manuel, 1 adet Tucson 1.6 lt T-GDI ve 1 adet Tucson 2.0 lt CRDI Executive araçlara yer veriliyor. 

5 araç İstanbul’dan batı istikametine doğru yola çıkarken Hyundai’nin ana sponsoru olduğu Euro 2016 aktiviteleriyle de öncelikle Ege Bölgesi’ndeki Hyundai Yetkili Satıcıları’na coşku katacak. Test sürüşleri, tanıtımlar ve özel oyunların yer aldığı bu özel aktivitenin heyecanı 6 Haziran’a sürecek. 

Oldukça rekabetçi bir projenin startını vermek üzere basın mensuplarının ve Hyundai Assan çalışanlarının biraraya geldiği başlama töreninde açılış konuşmasını yapan Hyundai Assan Genel Müdürü Önder Göker, “Bugün, Mart ayında satışa sunduğumuz yepyeni Elantra ve ilk günden beri Türk tüketicisinin ilgi odağı haline gelen Tucson modelimiz, 40 gün boyunca sürecek Hyundai Türkiye Turu için yola çıkıyorlar. 

Bu çok özel turumuz sayesinde, Elantra ve Tucson modellerimiz 35’ten fazla ilimizi ziyaret ederek müşterilerimizle bir araya gelecek. Ayrıca basın mensubu dostlarımız da bazı rotalarda bizlere eşlik ederek heyecanımızı paylaşacak. 

Ayrıca yetkili satıcılarımızı ziyaret edecek müşterilerimiz hem araçlarımızı test edecek hem de özel olarak hazırladığımız UEFA Euro 2016 etkinliklerimize katılıp sürpriz hediyeler kazanacak. Zorlu koşullara rağmen, 7 yıla kadar üretici garantisi verdiğimiz Yeni Elantra ve Tucson’un Türkiye Turu boyunca dayanıklılığını ve en üstün peformans ile en yüksek konforu sunacağına çok eminiz” dedi.
Defansif İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) yeni bir proje ile karşımıza çıkıyor. ABD savunma bakanlığına bağlı ajansın bu seferki hedefi akıllı bir arazi aracı geliştirmek. 

DARPA, ABD ordusu için yeni teknolojiler geliştiren bir ajans. Ajansın üzerinde çalıştığı teknolojiler çoğu zaman günlük teknolojilere de öncülük edecek nitelikte. 

DARPA bu kez ise hızlı hareket edebilen akıllı bir arazi aracı geliştirmeyi planlıyor. GXV-T adını alacak araç ayrıca özel bir zırh ile kuşatılacak. Yayınlanan konsept videosunda GXV-T'ye ilişkin bir çok plandan bahsedilmiş. Aracın oldukça hafif bir yapıda olacağı vurgulanırken bu sayede taşmasının da kolay yapılacağının altı çiziliyor. 

Araç araziye bırakıldığında ise yüksek 4 tekerleği ve maksimize edilmiş süspansiyonları ile bir çok engeli kolayca aşabilecek yapıda. DARPA'ya göre GXV-T çok zorlu bir bölgede olsa da bulunduğu arazinin %95'ine erişebilecek seviyede olacak. DARPA ayrıca aracı sadece zırhla korumak yerine otonom özellikler ile de tehlikeleri öngörebilmeyi planlıyor. 

GXV-T özel teknolojisi sayesinde uzaktaki düşmanları fark ederek kendine güvenli bir rota çizebilecek. Otonom sürüşün yanı sıra yarı otonom uzaktan kontrol de unutulmamış. 360 derece görüntüsü ve veri sunabilecek araç uzaktan müdahale ile yönlendirilebilecek. ABD ordusu ve deniz piyadelerinin araç konseptiyle yakından ilgilendiği belirtiliyor.donanımhaber

Ocak ayında Dakar’dan zaferle dönen Peugeot 8-24 Temmuz 2016 tarihlerinde koşulacak olan efsane Moskova-Pekin İpek Yolu Rallisi’nde heyecan dolu ve bir o kadar da zorlu bir mücadeleye katılmaya hazırlanıyor. 

Peugeot CEO’su Maxime Picat, Dongfeng Peugeot Genel Müdürü Li Haigang ile Dongfeng Peugeot Genel Müdür Yardımcısı Mathieu Vennin, Peugeot Sport Direktörü Bruno Famin ve Stephane Peterhansel Uluslararası Pekin Otomobil Fuarında Team Peugeot Total’in bu yıl efsane yarışa katılacağını birlikte açıkladılar. 

Efsane yarışta Peugeot’yu Stephane Peterhansel ile Jean-Paul Cottret, Cyril Despres ile David Castera ve Sebastien Loeb ile Daniel Elena olmak üzere üç ekip temsil edecek. 

Dakar zaferinin ardından Team Peugeot Total, Moskova’dan başlayıp Pekin’e kadar uzanan son derece zorlu İpek Yolu Rallisi’ne katılmaya hazırlanıyor. 

Bir yıldan daha kısa bir süre önce Çin İpek Yolu Rallisi’ni ilk iki sırada bitiren ve son olarak 2016 Dakar Rallisi’ni Stephane Peterhansel ile Jean-Paul Cottret ikilisinin zaferiyle tamamlayan Peugeot Sport Total Çin’de yeni bir cross-country ralli macerasına daha atılmaya hazırlanıyor. 

Birbiriyle uyumlu üç başarılı ekip 
Peugeot, Peugeot 2008 DKR ile ilk kez katılacağı İpek Yolu Rallisi’ne var olan dört ekibin üçü ile katılacak.

12 Dakar zaferiyle uluslararası arenada cross-country rallilerinin en başarılı isimlerinden biri olan ve 2015 Çin İpek Yolu Rallisi’nin de galibi olan Stephane Peterhansel yardımcı pilot Jean-Paul Cottret ile ve motosiklet kategorisinde beş Dakar zaferi bulunan Cyril Despres ise geçtiğimiz yıl Çin’de ikinci olan ve bu yıl Dakar’ı yedinci olarak tamamlayan David Castera ile mücadeleye çıkacak. 

Team Peugeot Total takımının en yeni ikilisi Sebastien Loeb ile Daniel Elena ise bu yılın başında katıldıkları Dakar deneyimi öncesinde 2015 Fas Rallisi’ne katılmıştı. İkili Çin İpek Yolu Rallisi’ni cross-country ralli deneyimi kazanmak için değerlendirecek.  
İpek Yolu Rallisi – Zorlu tamamen yeni bir macera 
Zorlu cross-country mücadelesinin etapları ilk yıllarında, 2009 yılında kısaca uğradığı Türkmenistan hariç, Rusya sınırlarından geçmiyordu. Şu an Team Peugeot Total pilotu olan Carlos Sainz katıldığı ilk iki yılda zafere ulaşırken 2011 yılında Stephane Peterhansel yarışı ikinci olarak tamamladı. 

2014 ve 2015 olmak üzere iki yıllık bir aranın ardından İpek Yolu Rallisi’nin etapları Rusya, Kazakistan ve Çin olmak üzere üç farklı ülkeden geçecek. Toplam 10.000 km’lik rotanın 4.500 km’si 15 etaba bölünmüş durumda. Rotalarla ilgili daha ayrıntılı bilgi önümüzdeki haftalarda açıklanacak.  

Peugeot Sport Direktörü Bruno Famin 
“Bu bizim için son derece zorlu etaplarıyla heyecan dolu ve nefes kesen bir yarış olacak. 

Aslında yarışın ne Rusya, ne de Kazakistan bölümüyle ilgili geçmişten gelen bir deneyime sahip değiliz, ancak Çin etaplarının geçtiğimiz sene ziyaret ettiklerimize benzer olmasını umuyoruz. Bu yarış insan ve makinenin dayanıklılığını limitlerine kadar sınıyor. İpek Yolu Ralli’sine ilk kez katılacağımız için çok mutluyuz, ancak bir o kadar da heyecanlıyız. 

Ekip olarak bu zorlu mücadelenin üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Bu yılın başında Dakar’da elde etmiş olduğumuz başarı bizim ne kadar iyi bir ekip olduğumuzu gözler önüne sererken, aynı zamanda bizi motive ediyor.”  

Teknik iyileştirmeler 
İpek Yolu Ralli’sine katılacak olan üç adet Peugeot 2008 DKR’ın her biri de 2016 Dakar Rallisi’ni tamamlayan araçlar. Bu araçlara Ocak ayında Güney Amerika’da yaşanan olumsuzlukları giderecek bir dizi iyileştirme yapıldı. 

En önemli değişikliklerden biri ise araçlara entegre edilen klima. Team Peugeot Total cross-country ralli dereceleri: 2016 Dakar: 1’inci Peterhansel/Cottret,.7’inci Despres/Castera ve 9’uncu Loeb/Elena 2015 Çin İpek Yolu Rallisi: 1’inci Peterhansel/Cottret, 2’inci Despres/Castera 2015 Fas Rallisi: 13’üncü Loeb/Elena 2015  

Dakar: 11’inci Peterhansel/Cottret, 35’inci Despres/Picard. Peugeot 2008 DKR – Teknik özellikler 
Şasi: 2008 boru tipi Aktarma: Arkadan itiş motor: 3,0 litre V6 turbo dizel (DT20) Güç/tork: 350HP/800Nm Şanzıman: Altı vitesli senkromençsiz sıralı Süspansiyon yolu: 450 mm Tekerlekler: 37 inçlik (94 cm) tekerlekler Ağırlık: 45kg/tekerlek x 6 = 270 kg Lastikler: Michelin Yağ: Total Quartz

Shell & Turcas, 18 Nisan’da başlattığı Shell Drive Yarışması ile Türkiye’de güvenli ve ekonomik sürüşü teşvik etmeyi amaçlıyor. Aracını güvenli ve ekonomik kullanan sürücüler, Shell’den hediye yakıt kazanıyor. 

Shell, güvenli ve ekonomik araç kullanımını teşvik etmek amacıyla, ödüllü* mobil uygulaması Shell Motorist’e yerleştirdiği Shell Drive özelliği ile tüm sürücülere yönelik tüm Türkiye çapında bir yarışma düzenliyor ve dereceye giren sürücüleri ödüllendiriyor. 

Türk Standartları Enstitüsü’nden (TSE) Müşteri Dostu Marka belgesini alan ilk akaryakıt dağıtım şirketi olan Shell &Turcas’ın “Güvenli Sürüş” ve “Yakıt Ekonomisi” değerlerini müşterilerine yaşatmak için mobil uygulaması Shell Motorist’e yerleştirdiği Shell Drive özelliği sayesinde sürücüler, yolculuklarını analiz ederek daha güvenli ve ekonomik sürüş konusunda birbirleriyle yarışabiliyor ve dereceye girenler Shell’den hediye yakıt kazanıyor. 

Shell Drive ayrıca, sürücülere güvenli ve ekonomik sürüş konusunda ipuçları veriyor. Shell Motorist uygulaması üzerinden Shell Drive yarışmasına katılan sürücüler, sürüş performanslarını oyunlaştırılmış bir deneyimle arkadaşlarıyla da paylaşabiliyor. 
18 Nisan’da başlayan Shell Drive Türkiye yarışmasında, Shell Motorist uygulamasını App Store ve Play Store’dan telefonlarına indiren kullanıcılar facebook, google+ ya da e-posta hesaplarıyla giriş yaptıkları Shell Drive oyununda, her biri 2 hafta sürecek olan 3 dönem boyunca yarışacaklar. 

İki haftalık dönemler süresince, yolculuklarına başlamadan önce telefonlarındaki Shell Drive uygulamasını başlatarak yolculuklarını kaydedecek ve birbirleriyle rekabet edecekler. Her dönemin sonunda 1’inciye 500 TL karşılığı 50.000 smart puan, 2’inciye 300 TL karşılığı 30.000 smart puan ve 3’üncüye 200 TL karşılığı 20.000 smart puan hediye edilecek. 

Dereceye giren sürücülerin ClubSmart kartlarına yüklenecek olan puanlar, Shell istasyonlarında akaryakıt ve otogaz alımlarında kullanılabilecek. Ödül kazanan sürücülerin bilgileri, her dönem ayrı ayrı olmak üzere www.shell.com.tr adresinde yayınlanacak.  

6 ayda 14.000’den fazla kişi Shell Drive ile Seyahat Etti 
Shell Drive, sürüş stilleri hakkında sürücülerde daha fazla farkındalık yaratarak kullanıcılara fayda sağlayabiliyor. Söz konusu farkındalığın eyleme dönüştürülmesi, Shell Drive kullanıcılarının daha güvenli araç kullanan ve yakıttan daha fazla verim alan sürücülere dönüşmesine olanak tanıyor. 

Türkiye’deki sürücülerin kullanımına 2015 yılı Kasım ayında sunulan Shell Drive özelliğini bugüne kadar kullanan yaklaşık 14.000 sürücü, toplam 18.000 seyahatte, 200.000 km’den fazla yol kat etti. Daha şimdiden bu sürücülerin sürüş performanslarında genel olarak %30'luk bir iyileşme görülüyor. 

 *Mobil reklamların pazarlama, teknoloji ve medya kategorilerindeki yaratıcılarını ödüllendiren ve bu alandaki en prestijli organizasyonlardan biri olan MMA Smarties EMEA Bölgesi Ödülleri’nde, Shell’in mobil uygulaması “Shell Motorist” 2015 yılının ‘En İyi uygulama’ kategorisinde Bronz ödülün sahibi oldu.
-------
Motul, 15-17 Temmuz tarihlerinde Almanya Sachsenring'de gerçekleşecek Motorrad Grand Prix Deutschland - MotoGP’ de VIP misafiri olarak ağırlayacağı şanslı kişiyi arıyor. 

Motosikletin en büyük şampiyonası MotoGP’yi izleme şansını elde etmek ise çok basit. 

 FORMU DOLDUR, ŞANSI YAKALA 
Motorrad Grand Prix Deutschland - MotoGP’ye şansı yakalamak için tek yapmanız gereken www.motul.com.tr adresinden formu doldurmak. Ayrıca katılımcıları sürpriz hediyeler de bekliyor. 

Motul 2016 yılında; Dünya Superbike Şampiyonası isim sponsoru olurken MotoGP ‘de üç büyük fabrika takımına (Suzuki, Monster Yamaha Tech3 ve Aprilia Racing Team Gresini) teknik destek veriyor. 

Ayrıca Moto GP’de dört pistin de isim sponsoru oldu. Bu pisteler; Motul Arjantin Grand Prix (ARJ), Motul TT Assen (HOL), Motul Japonya Grand Prix (JAP) ve Motul Valencia Grand Prix (İSP). 

DİĞER HEDİYELER KATILIMCILARI BEKLİYOR www.motul.com.tr adresine girip katılımcı formunu dolduran bir kişi Rossi’den Marquez’e, Lorenzo’dan Dovizioso’ya birçok pilotu yakından görme ve yarışı canlı izleme fırsatı bulacak. 

Ayrıca MOTUL VIP alanında düzenlenecek imza gününde eski şampiyon ve ünlü pilotlarla tanışıp imzalı fotoğraf alabilecek. Formu dolduran katılımcıları sürpriz hediyeler bekliyor. Motul MC Care ürünlerinin yanı sıra , motosiklet yağları, mont, t-shirt ve anahtarlıklar ayrıca Motul boyunlukları şanslı kişileri bekliyor.

Şehirlerarası karayolu yolcu taşımacılığının lider şirketlerinden Kamil Koç, filosunu TEMSA marka otobüslerle büyütmeye devam ediyor. 

Kamil Koç, TEMSA’nın yeni ürünü Safir Plus otobüslerden 35 adetini filosuna dahil etti. Safir Plus otobüsler 26 Nisan Salı günü Florya’daki Kaşıbeyaz Restaurant’ta düzenlenen törenle Kamil Koç Otobüsleri A.Ş’ye teslim edildi. 

Törene Kamil Koç Otobüsleri A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Doğan, Operasyon Direktörü Çağatay Kepek, TEMSA Genel Müdürü Dinçer Çelik, TEMSA Satış Direktörü Murat Anıl, TEMSA Satış Müdürü Baybars Dağ, TEMSA Kurumsal İletişim Müdürü Ebru Ersan, Kamil Koç Kurumsal İletişim Müdürü Hakan Al ve MAPAR Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Şahin katıldı. 

90 yıldır sektörün öncüsü olmuş firma Kamil Koç Teslim töreninde açıklamalarda bulunan Kamil Koç Otobüsleri A.Ş Genel Müdürü Cengiz Doğan, “90 yıllık geçmişimizde temel hareket noktamız, yolcularımızın beklentilerini ve ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak ve onları güvenle istedikleri yere ulaşmalarını sağlamak olmuştur. 

Bu prensiple hareket eden firmamız sektöre getirdiği yeniliklerle sektöre liderlik etmeyi ve hizmet kalitesinin artmasında sektörde yön gösterici rol oynamayı şiar edinmiştir. 

Buradaki amaç sadece Kamil Koç’un farklılaşması değil, sektörün de gelişmesi, hizmet kalitesinde ilerleme kaydetmesidir. Bu gelişimin kaçınılmaz alanlarından biri de yolcu otobüslerinin standartlarını yükselmesi, daha konforlu, daha güvenilir hale getirilmesi ve yolculuk süresinin daha kaliteli geçmesini sağlamaktır. 

Bu itibarla Kamil Koç her yıl oldukça yüklü bir bütçeyi araç filosunun yenilenmesine, teknolojik olarak gelişmiş araçların filoya kazandırılmasına ayırmaktadır. TEMSA ile Kamil Koç bu konuda uzun yıllardır süren stratejik bir iş birliği içerisinde olmuş ve deyim yerindeyse sektörün gelişiminde omuz omuz hareket etmiştir. 
Araçların teknolojik ve fiziki tasarımlarında Kamil Koç’un sağladığı geri bildirimler TEMSA tarafından en üst seviyede dikkate alınmaktadır. Bu bakış açısı ile hareket eden Kamil Koç, sektörün ortalama büyüme hızından neredeyse 2 kat daha hızlı büyümeyi yakalamış bulunmaktadır. Bu konuda TEMSA’nın iş birliğinin önemi yadsınamaz boyuttadır. 

Sezon öncesi teslim alacağımız 35 adet TEMSA Safir Plus marka aracımız ile birlikte filomuzdaki TEMSA araç sayımız 185 olacaktır. Sanırım bu rakam iş birliğimizin boyutu hakkında kesin bir fikir vermektedir. Bu nedenle başta Genel Müdür Sayın Dinçer Çelik olmak üzere tüm TEMSA ailesine de teşekkürlerimizi iletmek isterim” diye konuştu. 

Kamil Koç-TEMSA iş ortaklığı ile birlikte gelişiyoruz, büyüyoruz TEMSA Genel Müdürü Dinçer Çelik de teslimatta yaptığı açıklamalarda, 90 yıllık geçmişe sahip Kamil Koç firmasının sektörün hep öncü firmaları arasında yer aldığını vurgulayarak, “Sektörün tarihi aslında Kamil Koç ile birlikte yazılıyor. 

90 yıldır sektörde hep ilkleri yaşatan, diğer firmalara hep örnek olan bir kuruluş Kamil Koç. Biz de böyle köklü ve kurumsal yapısını tamamlamış bir firma ile uzun yıllardır iş birliği yapmanın, iş ortağı olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Aslında öyle kuruluşlar vardır ki, iş ortağı sürecinde siz onlara onlar size sadece araç alım süreci ile katkı sağlamazsınız. 

Kamil Koç, TEMSA’ya araçlarımızın gelişim sürecinde, sektörün ihtiyaçlarının belirlenmesinde ve en önemlisi bugün TEMSA’nın başarısında çok önemli katkıları olan bir şirket. Onun için de ayrıca bir teşekkür etmek istiyoruz. Bize duydukları güven ve başarımıza sağladıkları katkıdan dolayı. 

Bugün iş ortağımız Kamil Koç’a 35 Safir Plus aracımızı daha teslim ediyoruz. Bu iş birliğinin çok daha uzun yıllar süreceğine inanıyorum. 

Sayın Cengiz Doğan’a 90 yıllık bir kuruluşun genel müdürlük gibi çok önemli bir sorumluluğunu üstlendiği bu süreçte yeni görevinin hayırlı olmasını ve başarılarla dolu olmasını diliyorum. Yeni Safir Plus araçlarımızın da Kamil Koç’a bol kazanç getirmesini diliyorum” dedi. 

Filodaki TEMSA marka araç sayısı 185 oldu Temsa Satış Direktörü Murat Anıl ise yaptığı açıklamada Kamil Koç’un Yeni Genel Müdürü Cengiz Doğan’a görevinde başarılar dilediklerini belirterek, “Kamil Koç, Türkiye’ye hizmet süreci ile başarıları ile örnek olmuş bir firma. 

Sayın Cengiz Doğan’a da yeni görevinde başarılar diliyoruz ve bu çok yeni olan görev sürecinde ilk iş birliğini de gerçekleştirmenin mutluluğu içindeyiz. TEMSA olarak Kamil Koç’un uzun süredir zaten çözüm ortağıyız, iş ortağıyız. Bugün teslim ettiğimiz 35 Safir Plus araç ile Kamil Koç filosundaki TEMSA marka öz mal araç sayısı 185 oldu. Bu yıl içerisinde yeni iş birliklerimiz olacak ve bu sayı daha da artacak. 

Kamil Koç’a bu yıl içerisinde Maraton araçlarımızdan da teslim edeceğiz. Yeni sezonun Kamil Koç’a bol kazanç getirmesini ve yeni Safir Plus araçlarımızın da hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.

Lassa’nın, 2013 yılından bu yana gerçekleştirdiği “Tarım Sağlamsa, Gelecek Sağlam” projesinin kapsamı her yıl biraz daha genişliyor. 

İlk adımında çiftçilere yolda sürüş güvenliğiyle ilgili bilgilendirme ve uygulamalar ile başlayan proje 2015 yılında “İyi Tarım Uygulamaları”na yönelik danışmanlıkla zenginleşti. 

Brisa’nın “Sürdürülebilirliği hayatın her alanında uygulanması” vizyonuyla yola çıkan markası Lassa, 18 Mayıs tarihine kadar 11 ilde tarımsal alanları ziyaret edecek. Ziraat mühendisleri ile birlikte iyi tarım uygulamaları, verimli araç kullanımı ve emniyetli sürüş alanında danışmanlık sunacak. 

Brisa’nın 40 yılı aşkın deneyime sahip markası Lassa, ‘Tarım Sağlamsa, Gelecek Sağlam’ projesini bu yıl 11 ilde sürdürüyor. 2013 yılında römorkların karanlıkta fark edilmemesi nedeniyle yaşanan kazalara dikkat çekmek için başlatılan proje, geçtiğimiz yıl itibarıyla sürdürülebilir tarım konusunu da kapsayarak sunduğu değeri zenginleştirdi. 

Lassa ekibi içerisinde yer alan ziraat mühendisleri eşliğinde tarımsal alanlar gezilerek “İyi Tarım Uygulamaları”na yönelik eğitimler verildi. Projenin her durağında çiftçilere, bölgelerinde yetişen ürün çeşitlerine uygun olarak, tarımda verimlilik uygulamaları ve tarım ekonomisi hakkında bilgi ve danışmanlık hizmeti verildi. 
Ayrıca traktör römorklarına yoldaki görünürlüğünü arttırmak amacıyla reflektör montajı gerçekleştirildi. Bu kapsamda 2015 yılında 9.500 çiftçiye ulaşan Lassa bu yıl 18 Mayıs tarihine kadar sürdürülebilirlik, verimlilik ve güvenli yolculuk için çalışmalar gerçekleştirecek. 

Bu projenin Brisa’nın ‘Yolculuğunuzun geleceğini tasarlıyoruz” vizyonu doğrultusunda yürütüldüğünü ifade eden Brisa Tüketici Ürünleri Pazarlama ve Satış Genel Müdür Yardımcısı Levent Akpulat, “Sürdürülebilirlik kavramını her alanda ele alıyoruz ve tüm paydaşlarımıza değer üretmeye odaklanıyoruz. Tarımla uğraşan çiftçilerimizin güvenliği ve refahı hem bizim için hem de ülkemiz için büyük önem taşıyor. 

Sektörümüzün öncü markalarına sahip bir şirket olarak özellikle trafik güvenliği konusunda farkındalık yaratmak amacıyla pek çok proje yürütüyoruz. Tarım araçları için ışıksız römorkların yol açacağı kazaları önlemek için bugüne kadar Lassa markamızla 10.740 reflektör montajı yaptık. Bu sene de devam ediyoruz. 

Çiftçilerimiz bu konuda tedbirli olurlarsa, kazaların önlenebileceğini biliyoruz… Markamızla öncelikle tarım araçlarında trafik emniyeti için başlattığımız projemizi tarımsal sürdürülebilirliği de içerecek şekilde iyi tarım uygulamaları ile her sene zenginleştiriyoruz. Bu kapsamda geçen sene 5.425 saat bilgi ve danışmanlık hizmeti verdik.

Amacımız; çiftçilerimizin sorunlarını dinleyebilmek, ilgili uzmanlarla yanıt bulabilmek ve çiftçilerimize doğru bilgi sağlayarak kaynaklarını daha verimli kullanmaları konusunda yol göstermek. Ülkemizin dört bir yanında çiftçilerimize danışmanlık sağlayarak çevresel, toplumsal ve ekonomik alandaki katkımızı artırmaya odaklanıyoruz” dedi. 

Lassa, tarımda verimiliği artırmak için tarım lastiklerinin kullanım amacına uygunluğu, sağlamlığı ve kalitesinin önemli olduğundan hareketle, çiftçilere en uygun ürün ve hizmetleri tasarlayarak, ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap vermek için çalışmalarını yürütüyor. Brisa hakkında: Dünyanın en büyük lastik üreticisi Bridgestone ile Sabancı Holding’in ortak kuruluşu olan Brisa, Türkiye lastik endüstrisinin lideridir. Brisa’nın kökleri, Sabancı Holding ve ortaklarının girişimiyle 1974 yılında kurulan Lassa ile atılmıştır. 

Lastik sektöründe dünyada yaşanan gelişmelere paralel olarak; 1988 yılında Sabancı Topluluğu ile Bridgestone Corporation arasında gerçekleşen ortaklık sonucunda, Brisa bugünkü adını almıştır ve 25 yılı geride bırakmıştır. 1993 yılında ilk Ulusal Kalite Ödülü’nü kazanan Brisa, 1996 yılında da iş mükemmelliği konusunda gösterdiği üstün performans sonucu Avrupa Kalite Büyük Ödülü’nü kazanan ilk Türk şirketi olmuştur. Brisa, bugün Avrupa’nın yedinci büyük lastik üreticisi konumundadır. 

Brisa Kocaeli Üretim tesisleri, 361.000 metrekareye ulaşan kapalı alanıyla, dünyanın tek çatı altındaki en büyük lastik fabrikalarından biridir. Bu tesis, aynı zamanda, Bridgestone’un dünya üzerindeki en önemli üretim üslerinden biri olma özelliğini de taşımaktadır. Brisa, Aksaray Organize Sanayi Bölgesi’nde kuracağı 4,2 milyon adet lastik üretim kapasitesine sahip yeni üretim tesisini 2018 yılında devreye almayı planlamaktadır. 

Türk ekonomisine olduğu kadar ülkenin toplumsal gelişimine de önem veren Brisa, sürdürülebilirlik faaliyetlerini çevresel, ekonomik ve toplumsal açıdan ele almaktadır. Biyoçeşitliliğe katkıda bulunduğu “Turnalar Hep Uçsun”, eğitime katkısını ortaya koyduğu “Brisa Mensupları Öğrenimi Destekleme Derneği”, trafikte emniyetli sürüşe katkı sağladığı “Lassa Yola Sağlam Çık” ve kültürel bir değer olan “Brisa Müze” bu anlamda ön plana çıkan projeler arasında yer almaktadır. 

“Yolculuğunuzun Geleceğini Tasarlıyoruz” vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Brisa, bir sanayi şirketinden inovasyon şirketine dönüşümünü hızla devam ettirmektedir. Brisa, sürdürülebilirlik vizyonundan aldığı ilham ve inovasyon anlayışıyla, fosil yakıt kullanmadan yalnızca güneş enerjisiyle çalışan “Solar Impulse”ın dünya çevresinde yaptığı yolculuğun Türkiye Resmi Partneri olmuştur. 2016 yılında “Türkiye’nin lastik markası” Lassa’nın 42’inci yılını kutlayan Brisa, Bridgestone, Lassa, Dayton, Kinesis, Firestone lastik markaları, Bandag kaplama markası, Energizer akü markası, OtoPratik, Propratik, Lastiğim, Lastik Vs ve Speedy satış noktaları, Lastik.com.tr adreste lastik değişimi ve bakımı internet sitesi, Mobilfix ticari araç filolarına yerinde bakım sağlayan mobil bakım servisi, Probox ve Bridgestone Box mobil satış ve hizmet noktası ve Lastik Oteli lastik saklama hizmetiyle Türkiye’ye değer kazandırma kararlılığındadır. www.brisa.com.tr

Japon otomobil markası Subaru, Türkiye’deki yeni reklam kampanyası için ünlü oyuncu ve senarist Gülse Birsel ile anlaştı. 

26 Nisan’da yayına giren Subaru reklam filmlerinin senaryosu Gülse Birsel tarafından yazılırken başrolde de ünlü oyuncu rol alıyor. 

İlk reklam filmi Subaru’nun yeni Subaru XV modeli için hazırlandı. Simetrik sürekli dört çeker sistemi, yatay yerleşimli Boxer motor, yeni nesil güvenlik sistemleri ve yüksek konfor donanımlarıyla Japon mühendisliğinin en başarılı otomobillerini geliştiren Subaru, Türkiye’deki yeni reklam kampanyasında ünlü oyuncu ve senarist Gülse Birsel ile anlaştı. 

Bayraktar Grubu’nun 20 yılı aşkın süredir Türkiye distribütörlüğünü yürütmekte olduğu Subaru otomobil markasının reklam filmlerinde Gülse Birsel başrolde yer aldı ve bu filmlerin senaristliğini de kendisi üstlendi. 

#benimstarım serisinin ilk reklam filmi 26 Nisan 2016 tarihinde gösterilmeye başlandı. Reklam filmlerinin yönetmenliğini Bora Egemen, görüntü yönetmenliğini de daha önce başka ülkelerde birçok Subaru reklamının görüntü yönetmenliğini yapmış olan Stefano Morcaldo üstlenirken Yapım Şirketi olarak 25 Film ile çalışıldı. 
Senaryosunda Subaru modellerinin vadettiği konfor, güvenilirlik, yaygın servis, güvenlik ve ileri teknoloji gibi özelliklere vurgu yapılan reklam filmi hakkında Subaru Genel Müdürü Halil Karagülle “Subaru’nun Türkiye’de tamamen yerli bir prodüksiyonla gerçekleştirilen ilk reklam kampanyasını başlatıyoruz. 

Subaru XV, Yeni Forester ve Outback modellerinin yenilenmesi, Levorg modellerimizin gelmesiyle son yıllarda sürekli artan bir başarı grafiği elde ettik. Subaru markasının genişleyen ürün gamı ve yaygınlaşan satış ve servis ağıyla önümüzdeki yıllarda daha da hızlı bir şekilde büyümesini hedefliyoruz. Müşterilerimizin Subaru otomobilleri seçmelerindeki en önemli kriterler, güvenlik, ileri teknoloji ve sunduğu özelliklerle ‘akıllı bir seçim’ olması. 

Gülse Birsel de, yaratıcılığı, güvenilirliği ve hayata geçirdiği uzun soluklu başarılı projelerle öne çıkmış, başarı odaklı ve yenilikçi kişiliğiyle markamızla bütünleşen bir isim. Bu anlamda markamız ile Gülse Hanım’ın kimyası örtüştü diyebilirim. Bu işbirliğinin, hedef kitlemize doğru mesajları iletmekte büyük faydası olacağına ve hedeflerimize ulaşmakta bizi bir adım ileriye taşıyacağına inanıyorum” dedi. 

 Gülsel Birsel aradığı “Star Işığı”nı Subaru XV’de buldu Subaru XV modeli için çekilen filmin senaryosu şu şekilde: Gülse Birsel’in yönetiminde gerçekleşen oyuncu seçmelerinde dayanıklı, güvenilir, her türlü hava ve iklim koşulunda kararlılıkla ekip ile beraber hareket edebilecek bir aday aranmaktadır. 

Uzun ve yorucu geçen oyuncu seçimlerinde bir türlü ikna olmayan Gülse Birsel; tüm bu özelliklere aynı anda sahip olan Subaru XV’yi görmesi ile beraber “Ben Star’ımı buldum” diyerek kararını veriyor ve reklam sonlanıyor. Yeni bir yüze kavuşan Subaru XV’nin hem iç hem de dış tasarımında belirgin farklılıklar göze çarpıyor: 

Japon teknolojisinin güzel bir yansıması olan otomobilde, yeni ön ızgara ve ön tampon, elegan bir hava veren kapı çerçevesinde ve sis farlarında bulunan kromaj detaylar, sportif bir görünüm kazandıran genişletilmiş arka spoyler ile LED’li yeni arka far grubundan oluşan dikkat çekici tasarım öne çıkıyor. İç mekanda ise yeni jenerasyon parlak siyah iç kaplamalar, yeni tip direksiyon simidi, yeni kumaş döşeme seçeneği ile direksiyon ve koltuklarda turuncu dikişler bulunuyor. 

Subaru XV, simetrik sürekli dört çeker sistemi, 1.6 lt boxer motor, lineatronic otomatik şanzıman gibi özellikleriyle üstün bir yol tutuş ve konfor sunarken çocuk güvenliğinde üst düzey koruma sağlaması ile ailelerin ilk tercihleri arasında yer alıyor.
Citroen 2016 Pekin Otomobil Fuarı kapsamında yeni üst seviye modeli 2017 C6'yı tanıttı. 


Çin pazarına özel üretilen araç iç mekan kalite detayları ve konforuyla dikkat çekiyor. 
Pekin'deki otomobil fuarı kapsamında Citroen Çin pazarına özel yeni bir modelinin duyurusunu yaptı. 

Çin'li otomotiv firması DongFeng ile ortaklığı sonucu geliştirilen Çin'in Wuhan şehrinde üretilecek olan yeni Citroen C6 firmanın Çin pazarındaki amiral gemisi modeli olacak. 
Hakkında pek fazla detay verilmeyen yeni model 4.98 metre uzunluğa sahip. Citroen'in modern tasarım çizgilerini taşıyan aracın iç hacmi de 2.90 metrelik dingil mesafesi nedeniyle oldukça geniş. 

Konforun odak noktası olduğu iç tasarımda deri ve ahşap detaylar da malzeme kalitesi ve lüksü simgeliyor. 

Bunların yanında orta konsoldaki geniş ekran ve dijital kadranlar gibi teknolojileri de barındıran yeni C6 günlük her koşulda ihtiyaçları karşılayabiliyor.donanımhaber 

Motor seçenekleri resmi olarak açıklanmayan modelde gelen raporlar doğrultusunda 4 silindirli aşırı beslemeli bir benzinli motorun ve otomatik şanzımanın bulunduğu ifade ediliyor.