Citroen’den bağımsızlığını ilan eden DS, yeni modelleriyle skalasını genişletmeye devam ediyor. Fransız marka Frankfurt Otomobil Fuarı’nda hem DS 4’ün yenilenmiş halini hem de DS 4’ten türetilen crossover’ı tanıtmaya hazırlanıyor. 


Her iki modelde klasik DS çizgilerini üstünde taşırken, DS LED Vision isimli ön farlarıyla dikkat çekiyor. 

DS 4’te ayrıca iki farklı gövde rengi tercih edebiliyorsunuz. DS 4’ü şehir, DS 4 Crossback’i ise şehir dışındaki maceralar için ürettiğini açıklayan marka, crossover’ın hatchback kardeşinden 30 mm daha yüksek olduğunu belirtti. 
Ayrıca crossback’deki plastik tamponlar da aracın arazi yeteneğine vurgu yapıyor. Her iki modelde de hemen hemen aynı motor seçenekleri yer alacak. Başlangıç seviyesinde altı ileri manuel şanzımanla kombine edilmiş PureTech 130 S&S motor yer alacak. 

Adında anlaşılacağı gibi bu motor 130 HP güç ve 230 Nm tork üretecek. İkinci motor ise THP 165 S&S olacak. Bu motor da 165 HP güç ve 240 Nm tork üretiyor ve altı ileri otomatik şanzıman ile kombine edilecek. 

Hatchback’e özel olarak ise 210 HP güç ve 285 Nm tork üreten THP 210 S&S motor da seçenekler arasında olacak. Dizel motor tarafında ise 120 HP güç ve 300 Nm tork üreten BlueHDi 120 S&S’in başlangıç seviyesinde sunulacağını görüyoruz. 

Bu motor altı ileri manuel ve altı ileri otomatik şanzıman ile kombine edilebilecek. Daha güçlü dizel motor arayanlar ise 150 HP güç ve 370 Nm tork üreten BlueHDi 150 S&S’e ya da 180 HP güç ve 400 Nm tork üreten BlueHDi 180 S&S’i tercih edebilecekler.automagg
Toyota, öncüsü olduğu hibrit teknolojisine sahip otomobil satışlarında 8 milyon adedi geçtiğini açıkladı. 

İlk seri üretim hibrit otomobilin piyasaya sunulduğu 1997 yılından bu yana 90 ülke ve bölgede 30 farklı hibrit modeli ile pazarda yer alan Toyota, 8 milyon 48 bin 400 adetlik satışıyla hibrit teknolojisi konusunda liderliği elinde bulundurmayı sürdürüyor. 
Hibrit araçların kullanılmasıyla benzer ölçülerdeki benzinli motorlara göre bugüne kadar 58 milyon ton daha az CO2 salımı gerçekleştirildi. Bununla birlikte hibrit teknolojisi sayesinde yaklaşık 22 milyon kilolitre yakıt tasarrufu sağlandı.

 “Her zaman daha iyi otomobiller üretme” misyonu ile hareket eden Toyota, orta ve uzun vadede hibrit teknolojisini çözüm olarak görüyor. Bu teknolojiyi geliştirmeye devam eden Toyota, 2020 yılında her Toyota modelinin birer hibrit versiyonunun olmasını hedefliyor. 

 Toyota, yakıt hücreli araçtan hibritlere ve içten yanmalı motorlara kadar tüm güç ünitelerinde çevrecilik olgusunu sürüş dinamiklerine zarar vermeden artırırken, aynı zamanda üretim maliyetlerini düşürmeyi de hedefliyor.


Gerçekten lüks otomobil kavramı düşünüldüğünde, akla gelen modellerin başında S Serisi gelir. Peki bu lüks otomobille sportifliği beraber isteyenler için Stuttgartlı marka S Serisi Coupe'yi sunuyor.

Geçtiğimiz yıl mart ayında Cenevre Otomobil Fuarı'nda dünya prömiyeri gerçekleşen ve artık Türkiye yollarında da satışa sunulan S Serisi Coupe'nin merakla beklenen üstü açık versiyonu da gün yüzüne çıktı. S Cabrio, markanın "tarihin en güzel ve özel S modeli" olarak tanımladığı S Coupe'yle benzer bir tasarıma sahip. 
Sesi azaltan, üç yüzeyli yumuşak tavanı istenildiğinde siyah, koyu mavi, bej rengi ve koyu kırmızı renklerde tercih edilebiliyor. S Serisi Cabrio'nun tavanı ise 60 km/s hıza kadar 20 saniyede açılabiliyor. 

MERCEDES S SERİSİ CABRİO
İç mekanda coupe kardeşinden izler taşıyan modelde, THERMOTRONIC akıllı klima kontrol sistemine yer veriliyor. Bu sistem aracın tavanı açık veya kapalıyken, maksimum konfora odaklanıyor. 

S Serisi Cabrio giriş seviyesinde S500 Cabrio olarak satılacak. 4.7 litrelik çift turbo V8 motorun görev yaptığı S 500 Cabrio, 455 HP güç ve 700 Nm torka sahip. Modelin en performanslı versiyonları ise S63 AMG ve S63 AMG 4MATIC Cabrio olacak. 

5.5 litrelik yine çift turbo bir V8'e sahip bu versiyonlar ise toplamda 585 HP güç ve 900 Nm tork ile gelecek. S63 AMG 4MATIC Cabrio, 0'dan 100 km/s
Kia’nın popüler modeli cee’d yenilendi. 1.6 litre CRDI dizel motor, 128 HP’den 136 HP’ye çıkarken, yedi ileri çift kavramalı DCT şanzıman da eklendi ve yüzde 35’e varan yakıt ekonomisi sağlandı. 
Beş kapılı cee’d hatchback ve Sportswagon modellerinde uygulanan yeniliklerle, cee’d’in iç ve dış tasarımı daha dinamik bir görüntü kazandı. 

Ayrıca güvenliği ve konforu artıran, kullanımı kolaylaştıran değişiklikler devreye alındı. 

Yeni DCT şanzımanla kullanıcılar, yakıttan tasarruf etmenin yanı sıra klasik bir otomatik şanzımanda olduğundan daha hızlı vites değiştirebilecekler. 
Yeni DCT donanımına sahip 1.6 litre CRDI motor, sadece 109 g/km karbondioksit yayıyor. Bu değer, daha önceki motor ve altı ileri otomatik şanzımanlı versiyonda 145 g/km seviyesinde bulunuyordu. 
Manuel şanzımanlı versiyonda 4.0 lt/100 km olan tüketim, DCT şanzımanlı modelde 4.2 lt’ye yükseliyor. Yenilenen CRDi motorun toku 280 Nmancak otomatik şanzımanlı versiyonda bu değer 300 Nm’ye yükseliyor. Maksimum hız 197 km/s, 0-100 km/s hızlanma ise 10.2 sn olarak açıklanıyor. 

DCT şanzımanlı modelin maksimum hızı ise 200 km/s ile daha yüksek. Bu versiyonun 0-100 km/s hızlanmasıysa 10.6 sn. Aracın sürüş, konfor ve yol tutuşu özelliklerini geliştirmek için, süspansiyon ve şaside de bazı değişiklikler yapılmış. 

Virajlarda frenin içteki tekerleğe uygulanmasıyla ortaya çıkacak savrulmayı azaltacak yeni bir tork vektörleme sistemi de eklenirken, ön tekerlek geometrisinde de değişiklikler yapılmış. 

Sürücülere çok daha kolay park edebilme imkânı tanıyan Akıllı Park Yardım Sistemi de yeni cee’d’in öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. 
YENİ CEE’D FİYAT LİSTESİ 
kia cee’d 1.6 CRDi Concept Plus 75.900 TL 
kia cee’d 1.6 CRDi DCT Premium 88.700 TL(automagg)


Insignia’ya yeni donanım seçeneği geldi. Insignia’nın ürün gamında bulunmayan 1.6 litrelik dizel otomatik versiyonu Eylül ayının sonunda Türkiye’de olacak. 

Insignia için yoğun bir talep yaşandığını belirten Opel GTC Global Genel Müdürü Başar Hamami, “Şu anda Eylül ayı sonunda gelmesi beklenen 1.6 litrelik dizel otomatik versiyonlu Insignia’ya talep patlaması yaşıyoruz. Daha otomobil showroomlarımızda yer almadan sıra yazmaya başladık. 

Insignia 1,6 dizel otomatik, ay sonuna doğru Üsküdar ve Acıbadem’de yer alan Opel GTC Global showroomlarımızda yerini alacak ” dedi. 

Insignia 1.6 litre dizel otomatik için Fiyat Koruma, Flexcare Paketi ve Sadakat Programı gibi avantajların sunulduğunu anlatan GTC Global Genel Müdürü Başar Hamami, şöyle devam etti: 

“Insignia’nın yeni 1.6 litrelik dizel otomatik versiyonu için sıra yazdıranlar fiyat artışlarından etkilenmeyecekler. Ayrıca, uzatılmış garanti ve yol yardım hizmetini içeren FlexCare paketi, Insignia ile birinci sınıfa terfi edenlere hediyemiz olacak. 
Bunun yanında Sadakat Programı’yla da eğer bir Opel sahibiyseniz, internetten yeni motor ve şanzıman seçenekli Insignia’yı incelediğiniz takdirde ekstra 1.500 TL’lik sadakat indirimi de sizleri bekliyor.” Insignia’da 136 beygir güce sahip yeni 1.6 CDTI dizel motor, Opel tarafından geliştirilmiş tümüyle yeni bir nesle atılan bir diğer adımı simgeliyor. 

Üstelik şaşırtıcı derecede sessiz. Tümüyle alüminyumdan oluşan mimarisi sayesinde yeni 1.6 CDTI motor, yeni Euro 6 emisyon standartlarını karşılıyor. Üstelik bu sessiz ve güçlü motor manuel şanzıman ile ortalama 3.9 litre, otomatik şanzıman ile ise ortalama 5/5.1 litrelik yakıt tüketimi değerlerine sahip.Arabalar


Dünyanın navigasyon devi TomTom kamyonlara özel taşınabilir navigasyon cihazı TRUCKER 5000’i tanıttı. 5 inçlik ekranıyla yeni cihaz, kamyon sürücülerine araç tipi, boyutu, ağırlığı ve taşıdığı yüke göre rota çiziyor, sürücünün yolda geçirdiği süreyi en aza indiriyor 

2 Eylül 2015 - TomTom (TOM2) bugün özellikle büyük araçlar sürücüleri için taşınabilir navigasyon serisine yeni bir ürün daha ekledi. Kompakt TomTom TRUCKER 5000, 5’’ ekran boyutu ile kamyon sürücülerine araç tipi, boyutu, ağırlığı ve taşıdığı yüke göre rota çiziyor. 

Sürücünün yolda geçirdiği süreyi en aza indiriyor. Ödüllü TomTom Trafik ve gelişmiş rotalama teknolojisi sayesinde, sürücüler araç profiline uygun ve gerçek zamanlı trafik bilgisine ulaşıyor.  

Hız kameralarını gösteriyor 
TomTom TRUCKER, hız kameralarının konumu ve aynı zamanda trafik sıkışıklığının başladığı nokta hakkında da sürücüleri uyararak, onları güzergahı üzerindeki trafik ve hız kameraları konusunda bilgilendiriyor. Gereksiz sürprizleri önlemek için, TomTom TRUCKER hiçbir ekstra ücret ödemeden ömür boyu Kamyon Haritaları (Truck Maps) ile birlikte sunuluyor. 

Kullanıcılar her zaman, yılda dört kez yenilenen en son kamyon haritaları ile araçlarını kullanabiliyor. Cihazda ayrıca kavşaklarda hangi şeridin kullanılacağını açıkca gösteren Gelişmiş Şerit Rehberi (Advance Lane Guidance) ve sürücünün cihazı kendi sesiyle kontrol etmesini sağlayan Konuş & Git (Speak & Go) özellikleri bulunuyor. Cihaz, 5" boyutunda tamamen interaktif bir ekrana sahip. Ekran Tak & Git (Click & Go ) manyetik aparatı ile kolaylıkla takılabilir ve çıkarılabilir olma özelliğini taşıyor.
90. yıl dönümünü kutlayan dünyanın ilk dizel motor yağı markalarından Mobil Delvac, ‘Mobil Delvac Dostları’ programı kapsamında Pascal Nouma ile radyocu Cem Arslan’ı kamyon sürücüleriyle buluşturdu. 

1 Eylül Salı günü Gebze Marmara Nakliyeciler Terminali’nde yapılan etkinlikte Nouma ve Cem Arslan, kamyon sürücüleriyle eğlenceli saatler yaşadı. Sevgi çemberine alınan Nouma ve Arslan kamyoncularla çeşitli oyunlar oynadı, imzalı futbol topu dağıttı. Nouma, kendisiyle fotoğraf çektirebilmek için yarışa giren kamyoncuların hiçbirini kırmadı. 

ExxonMobil’in; 1925 yılından bu yana dizelle çalışan ticari araç motorları ve güç aktarma sistemleri için ürettiği ticari araç yağ serisi Mobil Delvac, ‘Mobil Delvac Dostları’ programı kapsamında ünlü isimleri kamyon sürücüleriyle buluşturuyor. Program, Türkiye’nin farklı lokasyonlarında yer alan ve kamyon sürücülerinin uğrak yeri olan 6 noktada gerçekleşiyor. 

Etkinlik kapsamında eski futbolcu Pascal Nouma ve radyocu Cem Arslan, 1 Eylül Salı günü Gebze’de kamyoncularla bir araya geldi. Kamyoncularla sohbet eden ve onların sorularını yanıtlayan Pascal Nouma ve Cem Arslan esprileriyle herkesi kahkahaya boğdu. Kamyoncuların yoğun ilgisiyle karşılaşan ve sevgi çemberine alınan Nouma, isteyen herkesle tek tek fotoğraf çektirdi, futbol toplarını imzaladı. 

Etkinlikte, ExxonMobil Türkiye Genel Müdürü Michel Gouzerh, ExxonMobil Türkiye Pazarlama Müdürü Gamze Bozkurt ve Mobil Delvac ekibi de tam kadro yer aldı. Yoğun ilgi karşısında çok duygulandığını belirten Nouma; “Kamyon şoförlüğü zor bir meslek. 

Sürekli yollarda, evlerinden uzaktalar. Gebze’deki etkinlikte, Cem Arslan’la birlikte onlara eğlenceli dakikalar yaşatmaya çalıştık; onları iş stresinden bir nebze de olsa uzaklaştırabildiysek ne mutlu bize... Kamyoncu arkadaşlarla bir arada olmaktan büyük keyif aldım. 8 Eylül’de İzmir’de yapacağımız bir sonraki etkinliği sabırsızlıkla bekliyorum” dedi. 

Pascal Nouma ve Cem Arslan, ‘Mobil Delvac Dostları’ etkinlikleri kapsamında 8 Eylül Salı günü, İzmir Pınarbaşı Olimpiyat Kamyon Garajı’nda kamyon şoförleriyle yeniden buluşacak.
Mercedes-Benz grubuna bağlı markalardan Smart, uzun zamandır devam ettiği araştırma ve geliştirme çalışmaları sonrasında, bu yıl ilk kez bir cabrio model ile karşımıza çıkıyor. 
Özellikle üst bölümün olmaması nedeniyle dayanıklılık tarafında zayıf olabileceği düşünülen yeni Smart Fortwo Cabrio, yapılan testlerde Fortwo modelinden %15 kadar daha dayanıklı olduğunu göstermiş. 

Smart Fortwo Cabrio daha dayanıklı Kısa süre önce fotoğrafları paylaşılan yeni Smart Fortwo Cabrio, 3 farklı kumaş tavan seçeneği ile, 1.0 ve 0.9 litre olmak üzere 3 silindirli iki farklı motor seçeneği ile satışa sunulacak. 
Youtube Kanalımıza Abone Olun 90 beygire kadar güç üretebilen yeni Smart Fortwo Cabrio, 5 ileri manuel ya da 6 ileri çift kavramalı yarı otomatik şanzıman ve diğer tüm detayları ile birlikte Frankfurt Otomobil Fuarı'nda tanıtılacak. 

Mercedes-Benz grubunun öne çıkacağını tahmin ettiğimiz Frankfurt Otomobil Fuarı'nda, yeni S-Class Cabriolet, C-Class Coupe ve C63 AMG Coupe modelleri de dikkat çekecek.Shiftdelete


Başlamasına iki hafta kalan 2015 Frankfurt Otomobil Fuarı öncesi, Honda fuarda görücüye çıkaracağı yeni projesini açıkladı. 

"2&4" isimli proje, adından da anlaşılacağı gibi iki ve dört tekerleği aynı gövdede topluyor. Çılgın projenin en heyecan verici yanı ise bunun piste özel değil yollarda yasal olarak kullanılabilecek bir araç olması. 

Honda tarafından yayınlanan basın bildirisinde ortaya çıkan aracın, Japon üreticinin MotoGP canavarında kullandığı V4 motordan güç alacağı söyleniyor. 

Honda'nın hem otomobil hem de motosiklet tasarımcılarının ortak çalışması olan 2&4 için yayınlanan görsel ise F1 benzeri bir araca işaret ediyor. 

Yarım görselden detaylı bir şeyler çıkarmak çok zor ancak sokaklarda dolaşan bir F1 düşüncesi bile oldukça heyacan verici. Honda tarafından "otomobilin manevra kabiliyetini ve motosikletin özgürlük hissini yansıttığı" söylenen gizemli aracı 15 Eylül'de Frankfurt Otomobil Fuarı'nda ortaya çıkacak.sabah

İki renk tonlu Yaris'in tasarımı standart versiyona göre birtakım değişikliklere sahne olmuş. 

Siyah bal peteği ızgara ve krom detayların dikkat çektiği modelin iç mekanında da piyano siyahı süslemeler öne çıkıyor. Önümüzdeki yıl satışa sunulması beklenen modelde beyaz, bronz ve kırmızı renk seçenekleri sunulurken, metalik siyah tavan, aynalar ve A sütunuyla kontrast oluşturuyor. 

Ayrıca modelin iç mekanında siyahın üç farklı tonu tercih edilebiliyor.sabah
Nissan Türkiye Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Anaç, kurdaki artışların ağustos ve eylül aylarında fiyatlara tam yansımayacağını belirterek, "Eylülden itibaren fiyat artışları ufak ufak başlar, ekim sonrası daha da artar. 

Bu doğrultuda otomobil fiyatlarında yüzde 5-6 civarında artış beklemek doğru olur" dedi. Ağustos ve eylülün, kurdaki artışların fiyatlara tam yansımadığı aylar olarak geçeceği öngörüsünde bulunan Anaç, "Eylülden itibaren fiyat artışları ufak ufak başlar, ekim sonrası daha da artar" yorumunu yaptı. 

Seçim sonrasına ilişkin sektör genelinde temkinli bir iyimserlik olduğunu belirten Anaç, şunları kaydetti: "Koalisyon olabileceği ihtimali aslında öngörülmüştü ve planlamalar da biraz ona göre yapılmıştı. Bu nedenle pazar öngörülerinde 900 binli rakamlar konuşuldu. Nissan özelinde biz biraz daha muhafazakar davrandık. Tüm planlamalarımızı biraz daha temkinli bir şekilde yaptık. 

Şu yaşadıklarımız bizim için öngörülemeyen bir durum değildi. Ancak; yıl sonu için kurdaki maksimum tavan seviye olarak euro için 3,20, dolar için 2,90 öngörmüştük. Buna ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımıyla erişebileceğini düşünmüştük, ama daha ağustos ayı itibarıyla kur bizim öngörmediğimiz yerlere geldi." 

 "Artan maliyetler fiyatlara yansıyacak" Anaç, kur açısından şu anda ciddi bir devalüasyon olduğunu kaydederek, "Bugün itibarıyla ay başı ile ay sonu arasındaki devalüasyon oranı yüzde 9. Bu da maliyetlerin yüzde 9-10 civarında arttığı anlamına gelir. Artan maliyetler de fiyatlara yansıyacaktır" diye konuştu. 

 TL karşısında euro ve dolardaki yükselişin, fiyatlara hangi düzeyde yansıyacağına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Anaç, şöyle devam etti: "Euro/TL'de 3'ün üzerindeki her rakam, belli fiyat artışlarını gerektirir ama biz fiyat artışlarını kısa vadeye bakarak yapmıyoruz. Biraz daha bekliyor ve görmek istiyoruz. Ancak şu anda gelinen noktada, kurun çok da aşağı inmeyeceği şeklinde bir beklenti var. 

euro/TL'nin 3,20'lerde dengeleneceği gibi bir beklenti söz konusu. Piyasalara tekrarlanacak seçimler sonrası çok ciddi bir istikrar mesajı gelirse, kur o zaman iyi seviyelere inebilir. O zamana kadar da euro/TL için 3,20 seviyeleri iyimser bir tahmin. Aynı şekilde dolar/TL'nin de 2,90'ın altına inmesi iyimser bir tahmin olur. 

Bu tahminler doğrultusunda otomobil fiyatlarında yüzde 5-6 civarında artışı beklemek doğru yaklaşım. Bizim orta vadede yapacağımız fiyat artışı bu seviyeleri bulur. Fiyatların eylülde birden bire bu kadar artmasını beklemiyor, 'kademeli artış olur' diye öngörüyoruz."Haber7
Honda MotoGP sürücüsü Marc Marquez (Repsol Honda Ekibi RC213V), ABD’nin Indiana eyaletinde Indianapolis Pisti’nde düzenlenen 2015 FIM Yol Yarışı Dünya Şampiyonası’nın 10’uncu yarışında MotoGP kategorisinde birinci geldi. 

Bu zafer ile birlikte Avustralyalı sürücü Tom Phillis’in 1961 yılında Honda RC143 motosikletiyle 125 cc motor kategorisinde dünya birincisi olmasından bu yana elde edilen toplam yarış galibiyeti sayısı 700’e ulaştı. 

Indianapolis Pisti’nde düzenlenen sezonun 10’uncu yarışı başlamadan önce Honda’nın 698 adet yarış zaferi bulunuyordu. MotoGP’den önce koşulan Moto3 kategorisindeki yarış hafif yağmurlu ortamda başladı ve sürücülerin çoğu yağmur lastiği taktı. 18 yaşındaki Belçikalı sürücü Livio Loi (RW Racing GP Honda NSF250RW) risk alarak slik lastikle yarışmayı göze aldı. 

Yağmur lastiklerini tercih edenlerin lastikleri kaçınılmaz olarak aşırı derecede aşınınca slik lastiklerin sağladığı düşük tur zamanlarıyla ilk Grand Prix zaferine ulaşmanın yanı sıra ve Honda’yı da 700‘üncü Grand Prix zaferine yaklaştırdı. Belirsiz hava koşulları, bundan sonra yarışılan MotoGP kategorisinde de devam etti ve yarışın son evrelerinde yine hafif yağmur yağdı. 

Marc Marquez (Repsol Honda Team RC213V) tüm yarış boyunca yarış liderini yakından takip etti ve 26’ncı turda, damalı bayrağa üç tur kala öne geçerek birinci oldu. Böylece ardı ardına ikinci (ve bu sezondaki üçüncü) birinciliğini elde eden Marquez, Honda’ya da 700‘üncü GP zaferini armağan etti. 
Honda’nın kurucusu Soichiro Honda 1954’te o dönemin başlıca yarışı olan Man Adası TT yarışına girmeye karar verdiğinde amacının “dünyanın en iyisi olma hayalini gerçekleştirmek” olduğunu açıklamıştı. Beş yıl süren yarış aracı geliştirme sürecinden sonra Honda, Man Adası TT yarışına giren ilk Japon motosiklet üreticisi oldu. 

Ertesi yıl 1960’ta Honda, FIM Yol Yarışı Dünya Şampiyonası’nda 125 ve 250 cc motor kategorilerinde yarıştı. 1961’de Tom Phillis, sezonun açılış yarışı olan İspanya Grand Prix’ini kazanarak Honda’yı 700 Grand Prix ödülüne götürecek ilk adımı attı. 

Honda 1962’de 350 ve 50 cc kategorilerinde, 1996’da 500 cc kategorilerinde yarıştı ve 1966’da 5 kategorinin tümünde şampiyon oldu. Honda o dönemde yarışları “tekerlekli laboratuvar” olarak görüyordu ve dünya şampiyonalarını kazanmak için icat ettiği yeni teknolojileri seri üretim motosikletlerine uyguluyordu. 

Kalite çarpıcı şekilde yükseldiği için müşteriler Honda’nın motosikletlerine verdikleri desteği arttırdı. 1967 sezonunun sonunda Honda yarış faaliyetlerine ara verdi, 11 yıl sonra tekrar başladı ve 138 büyük ödül kazandı. Honda 1979’da FIM Yol Yarış Dünya Şampiyonasına 500 cc motor kategorisinde katılarak geri döndü. 

Üç yıl sonra 1982’de Amerikalı sürücü Freddie Spencer, Belçika’da Honda NS500 motosikletiyle 7’nci yarışta birinci oldu ve Honda’ya Grand Prix yarışlarına geri dönüşünden sonraki ilk zaferini kazandırdı. Honda bundan sonra 125 ve 250 cc motor kategorilerinde pek çok Grand Prix kazandı. 

500’üncü kupasını 2001’de Japonya Grand Prix’inde kazanan İtalyan sürücü Valentino Rossi ile 500 cc kategorisinde alan Honda, İspanyol Dani Pedrosa’nın 2005’te Avustralya’da sezonun 15’inci yarışında 250 cc kategorisinde Honda RS250RW modeliyle birinci gelmesiyle Honda’ya 600‘üncü Grand Prix kupasını kazandırdı. * 

Honda’nın 2010’dan bu yana FIM yarışlarının Moto2 kategorisinde kazandığı birincilikler hariçtir, çünkü yarışan tüm motosikletlerde Honda motorlar vardı; Honda’nın 2012’de Moto3 kategorisinde kazandığı birincilikler de FIM yönetmeliği uyarınca hariçtir, çünkü motosikletlerin üreticisi FTR Honda’ydı, fakat motorlar NSF250R’dı. 

Takahiro Hachigo, Honda Motor Co., Ltd. Başkanı, CEO ve Temsilci Müdürü “Honda’nın FIM Yol Yarış Dünyası Şampiyonasında 700. zaferini kazanmasından gurur duyuyorum. Bu başarı birlikte çalışan çok sayıda kişi olmadan ve tüm hayranların Honda yarış faaliyetlerine verdiği destek olmadan elde edilemezdi. Katkıda bulunan ve destek veren herkese şükran duyuyorum. Çok teşekkürler.”
Her yıl 827 bin sürücünün yakıt göstergesindeki uyarı ışığını önemsemediği için araç arzası ile karşı karşıya kaldıkları ortaya çıktı. 

Bir sigorta firması tarafından yapılan ankete katılan sürücülerin dörtte birinin ışık göstergesi yanmaya başladıktan sonra en az bir 40 mil (yaklaşık 65 km) daha gidebileceklerine inandıklarını ortaya koydu. İki milyon sürücü ise çoğunlukla ucuz yakıt bulma umuduyla neredeyse sürekli uyarı ışığı ile sürüş yaptıklarını söyledi. 

Erkeklerin yakıt uyarı ışığı yandığı halde yeterli yakıt olduğuna inanma eğilimi ortalamanın üzerinde. Kadınlar ise daha ihtiyatlı. Sonuç olarak yakıtı bitip yoldan kalan sürücülerin yarısıdan fazlası erkek. 

35 yaşın altındaki sürücülerin üçte ikisi ise bir kere yolda kalmış. Yakıtın tükenmesinin yardım için birini aramaktan ya da benzin bidonuyla en yakın istasyona yürümekten çok daha ciddi sonuçları olabilir. Kişinin kendisini tehlikeye atmasının yanı sıra araca da pahalıya patlayacak zararlar verme riski var.  
Peki riskler neler?  
Bilinmesi gereken ilk şey yakıt göstergeleri kesin aygıtlar olmadığıdır. En modern ve şık arabalarda bile gösterge şu basit teknoloji ile çalışır: Depodaki seviye bir şamandıra ile ölçülür. 

Bu şamandıra tarafından ölçülen yükseklik göstergenize ya elektronik olarak ya da metalik şeritler ve bobinler aracılığıyla bildirilir. İşte bu yüzden tanktaki yakıt seviyesi aracın bulunduğu alanın meyilli olup olmamasına göre değişebilir. Bunun yanında, alarm ışığı yandıktan sonra araçların gidebileceği mesafenin modellerine göre değiştiği de unutulmamalıdır. 

En iyi tercih uyarı ışığını önemsemektir çünkü tükenen akaryakıt hem araca hem cüzdana zarar verir. Dizel araçlarda fatura daha da kabarabilir. Bir dizel motorda pompa ve enjektör yağlı karışım yerine hava ile çalıştığında hasar görebilir. Benzinli motorlar ağır hasar ihtimali daha azdır. 

Ancak bu olumlu durum her araç için de geçerli değil. Ayrıca filtrelerin ve pompaların tıkanma riski de var. Modern otomobillerde risk daha da büyüyor çünkü uzmanlara göre yeni araç sistemleri daha hassas ve bu tip hasarlara toleransları daha düşük. 

Tükenen yakıtın direksiyon ve frenlere de etkisi var. Uzmanlar, frenlerin çok daha fazla baskı gerektirdiğini ve direksiyonun döndürülmesi zor büyük ağır bir anahtara benzediğini belirtiyor ve 20 lira tasarruf edecekken 2 bin lira fatura ödemek zorunda kalmanın işten bile olmadığını söylüyor.  

Akaryakıt istasyonuna uzaksanız kalan yakıtı korumanın için en iyi yolu nedir? 
* Yakıtı mümkün olduğunca verimli kullanın. 
* Yolun durumuna göre 60 ile 80 km arasında bir hıza çıkın. 
* Ani fren ve hızlanmalardan kaçının. Devir sayacının 2 bin ile 3 bin rpm arasında olmasına dikkat edin. 
* Yokuş inişlerinin cazibesine kapılmayın, vitesi boşa almayın. 
* Yakıt tasarrufu için kontağı kapatıyorsanız bunun bir dakikadan fazla olmasına dikkat edin çünkü araç tekrar çalıştırıldığında 2500 devirde motor yaklaşık bir dakikalık yakıta eşdeğer yakıt kullanır.haberturk
Honda Odyssey ülkemizde yüksek vergiler sebebiyle çok satılabilecek bir model değil maalesef. 

Ancak Honda bu duruma uygun bir motor seçeneği ile el atabilir. Odyssey yurtdışında oldukça sevilen bir model. Yurtdışındaki fiyatlara göz atarsak Honda Odyssey fiyatı 29 bin dolardan başlayıp 45 bin dolara kadar çıkıyor. 
Bu fark versiyon seçeneklerinden ortaya çıkıyor. 2016 Honda Odyssey tam 6 farklı donanım seçeneğine sahip. 
Bunlar; LX, EX, SE, EX-L, Touring, Touring Elite. Geniş ailelere göre 7 kişilik otomobiller arasında iddialı bir tasarıma sahip olan Odyssey'in Türkiye pazarına gelirse, hangi motor seçeneğinin kullanacağı henüz belli değil. 

Ancak ülkemizde satışa çıkarsa özellikle kalabalık aileler için muhteşem bir seçenek olacaktır. trafikteyim.net
VW özel yarış serileri için yeni bir otomobilini denemeye başladı. Golf üzerine geliştirilen 330 HP gücündeki konsept sporcu, şimdiden TCR yarış serisinde ilk adımlarını atıyor. 330 HP güç ve 410 Nm tork... Önden çekiş ve çift kavramalı, otomatik, 6 ileri DSG şanzıman... VW'nin motorsporları departmanı özel yarış serileri için yedinci nesil Golf üzerine bir spor otomobili geliştiriyor. 

Volkswagen markası 2016 yılı için bu sporcuyu yarışlara hazırlıyor. Önümüzdeki yıl bu konsept yarış otomobili TCR yarışlarında görev alacak. Şampiyona kuralları gereği, konsept otomobil, seri üretimden daha geniş ve daha hafif bir yapıya sahip. 

Öte yandan da Golf TCR, başarısını şimdiden kanıtlamış durumda. Konsept otomobil, geçtiğimiz günlerde Avusturya'da Red Bull Ring pistinde katıldığı henüz ikinci yarışında zirveye çıkmasını bildi. Görsel açıdan da bu konsept araç, tam bir sporcu olduğunu gösteriyor. 
18 inçlik yarış jantları, normalden yaklaşık 40 cm kadar daha geniş bir yapı, karbondan oluşan devasa arka kanat ve ön spoyler ile tam bir yarış otomobili. Yarış koltuğu ve iç kabin güvenliği, özel yakıt deposu ile tamamlanıyor. 

VW motorsporları bölümünün, yeni konsept yarışçıyı Seat'ın spor departmanı ile birlikte geliştirmiş olmasının nedeni de çok açık. Seat'ın motorsporları bölümü, daha önce, bir başka yol canavarı olan Leon Cup Racer modelini asfalta çıkartmıştı. sabah
Sınıfının standartlarını yeniden belirleyen kalite düzeyi ve üstün güvenlik öğeleriyle satışa çıktığı günden itibaren fark yaratan Fiat 500X’in önden çekişli ve benzinli-otomatik şanzımanlı versiyonu ülkemizde satışa sunuldu. 

Crossover sınıfının yeni gözdesi Fiat 500X’in önden çekişli ve otomatik şanzımanlı versiyonu, 75 bin 900 TL’den başlayan rekabetçi anahtar teslim fiyatıyla ön plana çıkıyor. 

Popstar ve Cross Plus adı verilen 2 zengin donanım seviyesine sahip Fiat 500X’in önden çekişli ve TCT adı verilen çift kavramalı 6 ileri otomatik şanzımanlı versiyonu, 1.4 litre 140 HP’lik Multiair teknolojili benzinli motorla kombine ediliyor. 
 Fiat 500X’in en çok tercih edilen versiyonu olmaya şimdiden aday olan önden çekişli ve benzinli-otomatik versiyonu Ağustos ayı itibariyle ülkemizde de satışa sunuldu. 75 bin 900 TL’den başlayan 1.4 litre 140 HP’lik motora ve 6 ileri TCT otomatik şanzımana sahip Fiat 500X model versiyonları, sunduğu 5.7 litrelik ortalama yakıt tüketim değeriyle olduğu kadar 190 km/s’lik son hızıyla da dikkat çekiyor. 

Popstar ve Cross Plus adı verilen zengin donanım paketleriyle otomobil severlerin beğenisine sunuluan benzinli-otomatik Fiat 500X’te park sensörlerinden hız sabitleme sistemine, dokunmatik ekranlı ve MP3 çalarlı müzik sisteminden yokuş kalkış destek sistemine kadar pek çok farklı donanım standart olarak sunuluyor. 

 Fiat 500X, sahip olduğu MacPherson tam bağımsız arka süspansiyon sayesinde yol tutuş ve konfor arasındaki ideal dengeyi kullanıcılarına sağlıyor. Fiat 500X, sunduğu aktif ve pasif güvenlik sistemleri ve sahip olduğu üst düzey teknoloji ile tasarlanmış ve üretilmiş gövdesi ile kullanıcısı ve yolcuları için benzersiz bir güvenlik ortamı yaratıyor.

Standart olarak sunulan ESP, TCS, 6 hava yastığı, viraj içini aydınlatan sis farları gibi özelliklere ek olarak, isteğe bağlı olarak tercih edilebilen çarpışma önleme sistemi, şerit takip sistemi ve kör nokta uyarı sistemi gibi üst düzey teknolojiler ile kendi sınıfında fark yaratıyor. Otorehberi
Renault’nun orta sınıf modeli Talisman, sedan ile birlikte station karoseriyle Frankfurt Otomobil Fuarı’nda sergilenecek. Station versiyonun, C şeklindeki LED gündüz farları dikkat çekiyor. 
Boyutları sedan ile aynı olan station’ın dinamik tasarımı gözlerden kaçmıyor. Renault Talisman Estate’nin bagajı ayağınızı arka tamponun altına getirdiğinizde otomatik olarak açılabiliyor. 
Aracın bagaj hacmi 572 litreyken, 1116 mm uzunluğa kadar eşyaları bagaja sığdırabiliyorsunuz. 

Koltular yatırıldığında ise bu uzunluk 2010 mm’ye kadar çıkıyor, maksimum bagaj hacmi ise 1700 litreye yükseliyor. Aracın elektrikli ön koltuları 10 farklı ayara sahip, ayrıca koltuklarda opsiyonel olarak masaj fonksiyonu bulunacak. 
Motor kaputunun altındaki 150 ve 200 TCe isimli turbo beslemeli benzinli motorlar yedi ileri çift kavramalı şanzıman ile kombine edilmiş. dCi 110 ve dCi 130 isimli dizel motorlar ise altı ileri manuel ya da yedi ileri çift kavramalı şanzıman ile alınabilecek. En güçlü dizel motor olan dCi 160 ise çift turbo desteği ile sadece altı ileri manuel şanzımanla sunulacak.Automagg
Renault ve Dacia Frankfurt Otomobil Fuarı’nın 15 – 16 Eylül tarihlerindeki basın günlerinde 8. Salon’da yerlerini alıyor. Yeni Megane’ın dünya prömiyeri ve basın toplantısı Renault Grubu üst düzey yetkililerinin katılımlarıyla gerçekleşecek. 

Renault standında, Frankfurt Otomobil Fuarı’nda Yeni Megane’ın dünya prömiyeri Renault Grubu Başkanı Carlos Ghosn tarafından gerçekleştiriliyor olacak. 

Yeni Renault Megane’ın dünya prömiyerinin yanı sıra yaz aylarında ilk gösterimi yapılan Renault Talisman sedan ve Sport Tourer verisyonları ile ilk kez otomobilseverlerle buluşacak. 
Renault standında ayrıca Yeni Espace ve Kadjar modelleri de yerlerini alacak. Dacia standında ise iki yenilik dikkat çekiyor: Dacia markasında ilk kez, Easy-R yarı otomatik vites kutusu ile Logan, Logan MCV, Sandero ve Sandero Stepway sergileniyor. 

Ayrıca Duster 2016 Edition yeni donanım ve tasarım ayrıntılarına sahip. 15 Eylül’de saat 15.00’te Carlos Ghosn’un katılımı ile yapılacak basın toplantısı www.media.renault.com / www.group.renault.com sitelerinden izlenebilecek.
Honda’nın efsane Civic Type R modeli ayağının tozuyla İntercity İstanbul Park Pisti’nde en hızlı tur zamanı rekoruna imza attı. 

Türkiye’deki Type R müşterilerine araç teslimatı kapsamında İntercity İstanbul Park Pisti’nde gerçekleştirilen etkinlik sırasında pist rekoru denemesi başarıyla sonuçlandı 

pistin en hızlı tur zamanına sahip önden çekişli otomobili artık Honda Civic Type R. Yeni modellerin satışa sunulması nedeniyle Honda için son derece önemli olan 2015 yılı içerisindeki en heyecan verici ürün teslimatı 21 Ağustos 2015, Cuma günü gerçekleştirildi. 
12 yeni Civic Type R modelinin yeni sahibiyle buluştuğu etkinlikte Honda Türkiye’nin sürprizi, İntercity İstanbul Park Pisti En Hızlı Tur Zamanı Rekoru oldu. Honda’nın yeni “hot-hatch”i, İntercity İstanbul Park Pisti’nde de önden çekişli otomobiller klasmanında en hızlı tur zamanını elde etti. 

Gerçekleştirilen 2.25,4319 tur dereceyle Civic Type R, en hızlı tur zamanına sahip standart donanımlı önden çekişli otomobil oldu. Rekortmen aracın direksiyonunda bulunan Jason Tahincioğlu “Önceki nesil Type R modellerini kullanmış biri olarak yeni Type R’ın olağanüstü ve tamamen farklı bir otomobil olduğunu söyleyebilirim. 

Kendi rakipleri içerisinde sadece gücü ile değil, piste uygun pek çok teknolojik yenilikleriyle de ayrışıyor. Pistteki viraj performansı, yarış otomobillerine çok yakın ve gerçekten Civic Type R ile pistte keyifli vakit geçirebilirsiniz. Tur zamanı rekorunu bu denli ‘hazır’ bir otomobille kırmak kolay oldu” dedi.  

Türk Civic Type R’lar yollarda 
Beş yıllık hasretin sonunda yeniden üretilmeye başlanan Honda’nın en ateşli Civic modeli Type R’ın yeni nesli Avrupa’nın dört bir yanında müşterilere teslim edilmeye devam ediliyor. 310 PS üreten 2.0 litrelik turbo motoruyla Honda’da yeni bir çağın başlangıcını simgeleyen Civic Type R’ın Türkiye’deki müşterileri, araçlarını İntercity İstanbul Park Pisti’nde teslim aldılar. 

Teslim almalarının ardından araçlarının ilk kilometrelerini pistte kat eden kullanıcılara ayrıca kendi istedikleri bir gün piste çıkmalarını sağlayacak pist girişi hediye edildi. 

Teslimat sırasında hazır bulunan Honda Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Cem Özütok “Böylesine özel bir otomobili müşterilerimize böyle özel bir etkinlikte teslim etmekten ötürü çok mutluyuz. 

Kendi segmentinde son derece farklı ve ayrıcalıklı olan Honda Civic Type R modelimizle tüm müşterilerimizin mutlu olacağına hiçbir şüphemiz yok” dedi.
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) operasyonel müdahaleler için tercihini Toyota Hilux’tan yana kullandı. 

Türkiye’nin her yerinde afetler ve acil durumlara en kısa sürede müdahalelerde bulunan AFAD, zor yol koşulların üstesinden kolayca gelen 30 adet Toyota Hilux’ı bünyesine katarak daha da güçlendi. 

En zorlu arazi şartlarında bile kullanım kolaylığı ve üstün performansı ile öne çıkan Toyota Hilux “durdurulamaz” kimliği ile biliniyor. Pazara sunulduğu 2004 yılından bu yana tüm dünyada 6 milyona yaklaşan satışıyla da dikkat çekiyor. 
 Kalite, güvenilirlik ve dayanıklılığın simgesi olmaya devam eden Hilux, Kuzey kutbuna ulaşan lastik tekerlekli ilk araç olma özelliğini de taşıyor. 

Efsanevi pick-up Toyota Hilux, sofistike dış görünüşüyle beğeni toplarken, ferah iç mekanı, zengin donanım seviyesi ve rafine kalite anlayışı ile binek otomobil konforunu sunuyor.
Bu yıl 90. yıldönümünü kutlayan dünyanın ilk dizel motor yağı markalarından biri olan Mobil Delvac, ‘Mobil Delvac Dostları’ programı ile 31 Ağustos-18 Eylül tarihleri arasında kamyon sürücüleriyle bir araya gelecek 

Gebze, Bursa, İzmir, Konya, Ankara ve Kayseri’deki kamyon garajlarında kurulacak aktivite alanlarında; Pascal Nouma, Cem Arslan, Sefa Doğanay ve Bay Tahmin ekibi ‘Mobil Delvac Dostları’ ile buluşacak 

ExxonMobil’in; 1925 yılından bu yana dizelle çalışan ticari araç motorları ve güç aktarma sistemleri için ürettiği ticari araç yağ serisi Mobil Delvac, ‘Mobil Delvac Dostları’ programı kapsamında kamyon sürücüleriyle buluşacak. 
Program, Türkiye’nin farklı lokasyonlarında yer alan ve kamyon sürücülerinin uğrak yeri olan 6 noktada, 31 Ağustos-18 Eylül 2015 tarihleri arasında gerçekleşecek. Program kapsamında kurulan etkinlik çadırında ünlü isimler şovlar ve söyleşiler yapacak. Yakıt tasarrufu, güvenlik ve motor koruması konularında kamyonculara verilecek eğitimlerin yanında ayrıca eğlenceli aktiviteler de düzenlenecek. 

Sürpriz isimlerden Mobil Delvac Dostları’na destek ‘Mobil Delvac 90’ıncı Yıl’ temasıyla gerçekleşecek etkinliklerde bu yıl; eski futbolcu Pascal Nouma ve Best FM’in sevilen programcısı Cem Arslan, komedyen Sefa Doğanay ve fenomen spor programı Bay Tahmin’in yorumcuları Murat Özarı ve Fikret Engin kamyoncularla bir araya gelecek. Ünlüler performanslarıyla Mobil Delvac Dostlarına keyifli saatler yaşatacaklar. 

ExxonMobil Türkiye Pazarlama Müdürü Gamze Bozkurt, Mobil Delvac Dostları programıyla ilgili olarak; “90 yıldır dizel motorların koruyucusu Mobil Delvac ailesi olarak Türkiye’de gelenekselleşen bir etkinliğe imza attığımız için gurur duyuyoruz. Her yıl düzenlediğimiz Mobil Delvac Dostları programımız sayesinde, Türkiye’nin pek çok yerinden binlerce kamyoncu dostumuzla bir araya geliyoruz. 

Onları, iş stresinden biraz olsun uzaklaştıracak etkinlikler organize ederek moral desteği sağlamaya çalışıyoruz. Bu yıl dostlarımız için çok özel programlar hazırladık. Etkinlik alanlarında ünlü konuklarımızın katılımıyla eğlenceli saatler geçireceklerini umuyoruz” dedi.
Mercedes-Benz’in tasarımı ve donanımları sayesinde hem şehirde hem de arazide mükemmel sürüş konforu sunan kompakt SUV modeli GLA, 5 kıta ve 20 ülkeyi kapsayan macera dolu bir yolculuğa çıktı. 

Yaklaşık 6 ay sürecek dünya turu kapsamında Mercedes-Benz GLA, 25 Ağustos 2015 tarihinde ilk konaklamalı durağı olan Türkiye’ye giriş yaptı. Dinamik ve sportif tasarımı ile güvenliği en üst seviyelere çıkaran donanımı sayesinde SUV tutkunlarına özel bir konfor yaşatan Mercedes-Benz GLA, dünya turuyla yapacağı uzun ve zorlu yolculukla dayanılıklık ve performans iddiasını da kanıtlamış olacak. 

 Otomobilin mucidi Mercedes-Benz’in SUV ailesinin genç üyelerinden olan ve modern tasarımı ile kompakt SUV segmentinin şehirli yorumu olarak kabul edilen Mecedes-Benz GLA, Hindistan’dan başlayarak yaklaşık 6 ay sürecek bir dünya turuna başladı. 

Sıra dışı tasarımı ve dinamizmi ile kendi segmentindeki öncülüğünün yanı sıra genlerindeki maceracı ruhu ortaya çıkaran bir rotayla dünyayı dolaşacak olan Mercedes-Benz GLA’nın ilk konaklamalı durağı İstanbul olarak belirlendi. 
Mercedes-Benz Hindistan tarafından başlatılan, 4 kişilik ekiple tamamlanacak olan dünya turu projesi kapsamında, Mercedes-Benz GLA, 25 Ağustos 2015 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptı. 

 12 Ağustos 2015 tarihinde Hindistan’dan başlayan serüvenin ilk etabında hava yolu ile Türkiye’ye gelen Mercedes-Benz GLA, 26 – 27 Ağustos tarihlerinde İstanbul yollarındaydı. Dünya turu kapsamında 50.000 kilometreden uzun sürecek bir rotayla dünya turunu tamamlayacak araç, 28 Ağustos 2015 tarihinde Kapıkule Sınır Kapısı’ndan çıkarak Türkiye’den ayrılacak ve doğum yeri olan Almanya’ya ulaşmak üzere yolculuğuna devam edecek. 

6 ayda 5 kıtaya ve 20 ülkeye gidecek 5 kıtada 20 ülkeyi ziyaret etmesi planlanan GLA dünya turunda, Türkiye’den sonra gidilecek lokasyonlar arasında Almanya, İtalya, İspanya, Fas, Senegal, Güney Afrika, Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya, Arjantin, Avusturalya, Singapur, Birmanya ve Malezya gibi ülkeler de yer alıyor. 

Yaklaşık 6 ay sürecek Mercedes-Benz GLA dünya turu, 10 Ocak tarihinde başladığı nokta olan Hindistan’ın Pune kentinde son bulacak. Bu benzersiz seyahat öyküsünde Mercedes-Benz GLA’ya, Mercedes-Benz SUV segmentinin üyelerinden GL 350 CDI da yolculuk boyunca eşlik edecek. 

Mercedes-Benz GLA’dan hem asfaltta hem de arazide üstün performans Türkiye’de 4 farklı motor ve 4MATIC seçenekleri ile satışa sunulan Mercedes-Benz GLA, modern tasarımı ve öncü teknolojik donanımları ile kompakt SUV segmentinde beklentilerin üzerinde bir konfor yaşatıyor. 

Hem asfalt hem de arazi koşullarında dengeli ve güvenli bir sürüş sağlayan Mercedes-Benz GLA, Hindistan’dan başlayan dünya turu ile dayanıklılığını ve performansını bir kez daha ispatlamış olacak.
MINI Connected uygulaması, Ağustos ortasında indirilebilecek yeni sürümü ile büyük çaplı bir kampanyayla beş yıl sonra yeniden sunuluyor. 

Tasarım, geçtiğimiz günlerde tanıtılan yeni ürün ve marka stratejisi doğrultusunda gerçekleşecek değişikliklerle aynı prensibi izliyor, odak noktasını temel fonksiyonlara yönlendirerek marka daha sade bir yaklaşım benimsiyor. 

MINI Connected uygulaması, MINI Streetwise, Online Search, Sports Instruments ve Force Meter, Takvim ve beraberinde Durum, Uygulamalar ve Profil gibi temel fonksiyonlardan oluşuyor. Bu fonksiyonların tüm detaylarını sizler için inceledik.  

MINI Connected uygulamasının yeni özelliği: MINI Streetwise. MINI Connected uygulamasının en yeni öğesi MINI Streetwise. Henüz yolculuk başlamadan kullanıcıların akıllı telefonlarından en iyi rotayı görüntülemelerine izin veriyor, kişisel sürüş verilerini ve beraberinde kullanıcının daha önce gerçekleştirdiği yolculukları kullanarak yolculuğun süresi ve yakıt tüketimi gibi bilgileri gösteriyor. 
Uygulama mevcut konumu belirliyor ve o tarihe kadar kaydedilen tüm varış noktalarını ve en iyi rotaları akıllı telefonda gösteriyor. Aynı varış noktasına yapılan birden fazla yolculuğun kaydedilmiş olması durumunda MINI Streetwise, önerilen seçenek olarak kullanıcıya ait kişisel en iyi rotayı hesaplıyor. 

Varış noktasının işaretlenmesi ile birlikte kişi mesafe, yolculuk süresi ve yakıt tüketimi gibi veriler dahil olmak üzere alternatif rotaları tahmini varış süreleriyle birlikte görüntülüyor. Kullanıcılar görüntülenen yerlerin harita üzerinde veya bir liste olarak görüntülenmesini tercih edebiliyor. 

Aynı bilgi akıllı telefonun MINI'ye bağlanması durumunda Merkezi Gösterge panelinde de görselleştirilebiliyor ve böylelikle bir yerden bir yere ulaşmak için en iyi rota konusunda sürücüler her zaman net bir öneri almış oluyor.  

Diğer fonksiyonlarıyla MINI Connected uygulaması. Otomobilin konumu, yakıt seviyesi, menzil potansiyeli ve kaydedilen son yolculuk bilgisi Durum (Status) öğesinin altından rahatlıkla bulunabilirken, herhangi bir konumun işaretlenmesi ile, park edilmiş otomobile giden rotayı gösteren bir harita açılıyor ve yüklü tüm uygulamalar menüde listelenerek MINI Connected aracılığıyla otomobil içinde kullanılabilecek tüm uygulamalar kullanıcılara gösteriliyor. 

Bunun yanı sıra App Store'da MINI otomobillere uygun uygulamalar ya da akıllı telefonda yüklü ve otomobile bağlı olan uygulamalar hakkında kısa bir özet de ayrıca görüntülenebiliyor. 

Buna ek olarak kullanıcıların kendi adlarını veya MINI'lerini girebilecekleri, fotoğraf yükleyebilecekleri ve toplam menzil, toplam sürüş süresi ve ortalama tüketim dahil olmak üzere kişisel sürüş istatistiklerini görebilecekleri Profil (Profile) menü öğesi de mevcut. Çalışkan MINI sürücüleri için uygulamaya ilişkin tüm bilgiler ve MINI Connected eğitim dosyaları Bilgi öğesi altında. 

Performansa yönelik uygulamalar: Sports Instruments ve Force Meter 
Sports Instruments ve Force Meter uygulamaları performans verilerinin görüntülenmesi amacıyla oluşturulmuş iki uygulama. Sports Instruments; devir, tork, motor sıcaklığı ve mevcut motor gücü dahil olmak üzere motor verilerini gösteriyor. 

Force Meter uygulaması ise hareket halindeyken ekranın orta kısmındaki sanal bir MINI otomobili çevreleyen alanlar üzerinde doğrusal ve yanal hızlanmayı göstermek üzere grafikleri kullanarak tüm hızlanma kuvvetlerini ekranda görselleştiriyor. 

Online Search ve Takvim (Calender), MINI Connected Uygulamasının özelliklerini tamamlıyor. Online Search, otomobilin içindeyken yerlerin ve adreslerin hızlıca bulunmasını sağlıyor ve bu bilgileri rota planlama amacıyla doğrudan opsiyonel MINI navigasyon sistemine aktarıyor. 

Online Search fonksiyonu içerisinden örneğin bir restoran rezervasyonu yapmak üzere doğrudan telefon araması yapmak da mümkün. MINI Connected aynı zamanda akıllı telefonun takvimine de bağlanmanıza izin veriyor. 

Tüm randevular ve yapılacak işler listesi, katılımcılar, telefon numaraları ve adresler gibi bilgilerle birlikte otomobil ekranında gösteriliyor ve varış noktaları şeklinde navigasyon sistemine gönderilebilirken aramalar doğrudan otomobilin hands-free sistemi üzerinden gerçekleştirilebiliyor.
Oldukça yüksek fiyatlara satılan süper spor otomobillere herkesin ulaşması imkansız. Hal böyle olunca, daha kısıtlı bütçelere hızlı bir araç sahibi olmak isteyen, spor otomobilleri andıran bir performans yeterli görenler için üretilen modeller devreye giriyor.

 “Bütçemi elimden geldiğince zorlarım!” diyorsanız işte size iyi bir alternatif; Seat Leon Cupra. Normalde bir aracı anlatmaya ilk olarak tasarımdan başlarız, ama Leon Cupra performansıyla ünlü bir otomobil olduğu için isterseniz tasarımı daha sonraya bırakalım ve performanstan başlayalım. İşte detaylar… 

Çok düşük devirlerde dahi çok istekli olan Seat Leon Cupra’da 4 silindirli 2.0 litre turbo beslemeli benzinli bir motor görev yapıyor. 280 beygir güç üreten motor, 1750 devirden itibaren 350nm tork açığa çıkarıyor. 

Bu rakamların performansa yansıması da oldukça keyifli olur; araç 5.8 saniyede 100 km/s hıza ulaşabiliyor. 6 ileri DSG otomatik şanzımana sahip Seat Leon Cupra’da yakıt tüketimi hakkında net bir şey söylemek gerçekten imkansız. Çünkü bu tamamen kullanıcısına bağlı diyebiliriz. 

Eğer aracı standart bir Leon gibi kullanırsanız, sabırlı davranabilirseniz 100 kilometrede ortalama 9-10 litrelik tüketim değerlerini görebiliyorsunuz. Ama emin olun bu çok uzun sürmüyor. Cupra sizi sürekli gaza basmaya teşvik ediyor ve bu tuzağa düşüyorsunuz. 300 kilometre karma kullanımda bizim yakaladığımız yakıt tüketim ortalaması 13,5 litre oldu. 
 Aracın performansını yorumlarken “Comfort” ve “Sport” modlarına ek olarak sunulan “Cupra” sürüş profilinden de bahsetmek gerekiyor. Bu tuşa basıldığında, gaz pedalının hassasiyeti artıyor, DSG şanzıman olabilecek sportif geçişleri saplıyor, aracın sesi biraz değişiyor ve progresif olarak adlandırılan direksiyon da en sportif ayarda çalışıyor. 

Kısacası “cupra” sürüş modunda aracın verdiği keyif birkaç daha artıyor. Seat Leon Cupra, VW Golf ve Audi A3 ile platform kardeşi, ama tasarım açısından ailenin diğer bireylerine benzemediği çok açık. Standart bir Leon’la neredeyse aynı ölçülere sahip. Sadece tampon tasarımının farklı olması boyutlarda çok küçük bir fark yaratıyor.

 Aracın burnunda Leon Cupra’ya özgü tampon, yeni ön ızgaradaki damalı bayrak göze çarpıyor. Yan bölümdeyse siyah aynalar, Cupra logolu kırmızı fren kalipleri, ön çamurluktan başlayan, arka kapıda yok olan ve daha sonra arkaya doğru uzanan tasarım çizgisi kendisini gösteriyor. Arka taraftaysa spoyler, çift egzoz çıkışı, difüzör ve tabii ki Cupra logosu yazısı dikkat çeken noktalar oluyor. 

Tabii ki kişiye göre değişir, ama bir model ailesinin en güçlü versiyonunda diğer araçlardan daha agresif bir tasarım ve renk beklemek gerekir. Tıpkı Cupra’nın Almanya’nın ünlü Nürburgring pistindeki rekorunu egale eden Megane RS Trophy’de olduğu gibi. O aracın sıra dışı rengi ve tasarım detayları diğer modellerden kolaylıkla ayrılmasını sağlıyor. 

Cupra’da standart Leon’a göre birçok farklılık var tabii ki, ama açıkçası uzaktan yaklaşırken üst donanımlı bir Leon veya FR modeliyle Cupra’yı birbirinden ayırmak pek kolay olmuyor. Keşke biraz daha agresif detaylarla süslenseymiş diyoruz, çünkü bu otomobil performansıyla gerçekten bunu hak ediyor. Yeni Seat Leon Cupra'da yenilikçi full-LED farların yanı sıra LED gündüz sürüş farları ve LED arka stop lambaları da standart olarak sunuluyor. 

Leon Cupra'nın saatte 110 km/s hızın üzerinde 30 saniyeden uzun bir süre seyretmesi halinde, far huzme açısı otomatik olarak yola en uygun düzeye yükseliyor. Bu da yoldaki diğer sürücüleri rahatsız etmeden yolun en iyi şekilde aydınlatılmasını iyileştiriyor. 

Cupra’nın dış tasarımının daha agresif olmasını beklediğimizi söylemiştik, bu düşüncelerimizin iç mekan içinde geçerli olduğunu vurgulayalım. Cupra’nın kokpitinde her şey yerli yerinde, büyük bir eksiklik veya ergonomi problemi bulunmuyor. Ama Cupra gibi güçlü bir otomobilin içinde diğer Leon modellerinden çok daha fazla özellik bekliyorsunuz. 

Ne yazık ki güçlü bir otomobilin içinde olduğunuzu hissettiren en önemli detaylar vücudu saran, yan yükseltileri çok iyi spor koltuklar ve alüminyum kaplamalı pedallar oluyor. Bu detayların dışında 280 beygirlik gücün enerjisini iç mekan tasarımında bulmak zor oluyor. Kokpitin ortasına yerleştirilen ekrandan telefon, müzik gibi sistemleri kontrol edebiliyor, araç hakkında bilgiler alabiliyorsunuz. Fakat sistemin menüleri biraz detaylı. Çok fazla seçenek ve alt menü barındırıyor. 

Sistem bu kadar detaylı olunca bazı ayarları sürüş esnasında yolda yapmak neredeyse imkansız. Gerçekten bu sistemi kullanmak biraz alışkanlık istiyor, ama en azından birçok markada olduğu gibi büyük bir hata yapılarak klima kontrolleri sisteme dahil edilmemiş, alışık olduğumuz bir yere konumlandırılarak kullanım kolaylığı sağlanmış. 

139 bin TL’den başlayan fiyatlarla satılan Seat Leon Cupra ucuz bir araç değil, ama kardeşleri olarak belirtebileceğimiz 5 kapılı rakipleriyle kıyasladığımızda mantıklı kalan bir araç. Örneğin; Leon Cupra gibi 2.0 litre TSI motorlu quattro Audi S3’ün fiyatı 190.500 TL’den başlıyor. VW Golf GTI ise 2.0 litre motora sahip, ama 220 beygir güç üretiyor. 

Yani Leon Cupra ve Audi S3’ten yaklaşık 60 beygir daha zayıf. Fiyatıysa Cupra’ya neredeyse aynı 138.300 TL. Peki 3 kapı veya 5 kapı ayrımını bir kenara bırakırsak Leon Cupra’nın en yakın rakibi kim olabilir? Tabii ki 280 beygirlik Golf R. Fiyatıysa 178 bin TL, yani Cupra’dan 39 bin TL daha pahalı. Ezcümle; güç olarak eşit olduğu en yakın kardeşlerinden birinden yaklaşık 50 bin TL, diğerinden yaklaşık 40 bin TL daha ucuz olan Leon Cupra iyi bir alternatif olduğunu kanıtlıyor. (Test ve Yazı: Onur Akçay /NTV)

Teknik özellikler 2.0 litre benzinli 280 hp @ 5600-6500 d/d 350nm @ 1700-5600 d/d Karma yakıt tüketimi 13.5 litre 0-100 km/s : 5.8 saniye Maksimum hız: 250 km/s Başlangıç fiyatı: 139.000 TL Test aracı fiyatı: 148.800 TL