Audi, sürücüsüz araçlarını test edebilmek için ABD'nin Kaliforniya eyaletinden izin aldı. 

Test sürüşlerinde her deney aracı için en az 5 milyon dolar tazminat talep eden mevcut yasanın Salı günü değişmesiyle, Kaliforniya'da sürücüsüz araçların trafiğe çıkmasının yolu açıldı. 

Michigan, Florida ve Nevada ise ABD'de sürücüsüz araçların trafiğe çıkmasına izin veren diğer eyaletler oldu. 

5 YIL İÇİNDE KULLANICISIYLA BULUŞACAK 
Sürücüsüz araçların 5 yıl içinde kullanıcıların hizmetine sunulabileceğini belirten Audi yetkilileri, Avrupa'nın yanısıra bu eyaletlerde de araçların on binlerce kilometre test sürüşü yaparak çalışmaların daha kısa sürede tamamlanma şansını bulacağını da ekledi. 

Audi'nin ABD sorumlusu Brad Stertz ise, yaptığı açıklamada, "Kalifornia'da bulunan araştırma laboratuvarımızda henüz iki adet sürücüsüz aracımız var ancak şehir içi trafikte daha fazla aracı test etmeyi planlıyoruz" dedi.haber7
1.2 litrelik benzinli ünite, kompresör desteğiyle hem güçlü hem tasarruf yeteneğini koruyor. Aracın başlangıç fiyatı 38 bin 990 lira.. 

Otomotiv üreticileri, artan şehirleşmeyle birlikte küçük sınıf otomobillere daha fazla önem vermeye başladı.Kompakt bir araca göre en az 200 kilogram hafif olan bu sınıf, küçük hacimli benzinli motorlarla makul bir paket haline geldi. Fakat bu otomobilleri daha geniş kitlelerin satın almaya başlamasıyla daha yüksek güç gereksimi de ortaya çıkmış oldu. 

Yeni jenerasyonla Japon otomotiv üreticisi Nissan da, yeni nesil Micra’ya güçlü bir seçenek ekledi. Bu hafta konuğumuz olan yeni Micra, kompresör destekli motoru ve CVT (kademesiz otomatik) şanzımanıyla sınıfının en güçlü seçeneklerinden biri haline gelmiş durumda. 

Yeni nesil, yerini aldığı jenerasyona göre oldukça iri görünüyor. Tasarım değişmedi Bu iriliğin, önceki neslin ‘sevimli’ havasını bozduğunu savunan pek çok otorite olsa da, genel hatlarıyla tasarım çok fazla değişmemiş. 

Yuvarlatılmış tavan ve kabin tasarımı aynen korunurken, büyük ön ve arka farlar araca karakteristik bir görünüm kazandırmış. 5.8 inçlik multimedya İç mekanda da genel hatlar korunurken çift kapaklı torpido gözü, bardaklıklar ve küçük eşya gözleriyle fonksiyonellik artırılmış. 

5.8 inçlik dokunmatik ekranlı Nissan Connect sistemiyle birlikte teknolojik olarak da geliştirilen kokpitte ergonomi sorunsuz.Malzeme kalitesi sınıf ortalamalarını rahatlıkla karşılayan aracın içinde rahatlıkla 4 yetişkin seyahat edebiliyor. 18 beygir daha güçlü Bugfün'den Gökhan Kara'nın haberine göre; Nissan, yeni nesil Micra’yı Türkiye’de sadece 1.2 litrelik benzinli motorlarla sunuyor. 

3 silindirli ünitenin DIG-S versiyonu, en güçlü seçenek. Kompresörle desteklenen motor, 98 beygir güç ve 147 nm tork üretiyor. Son hızı saatte 175 kilometre Bize CVT şanzımanla konuk olan araç, 0-100 km/s ivmelenmesini 11.8 saniyede tamamlarken saatte 175 kilometre sürate de ulaşabiliyor. 

Beklentileri rahatlıkla karşılayan motor, 80 beygirlik standart modelden ciddi şekilde daha performanslı. CVT şanzımanın hızlanmak için yüksek devirleri kullanması, performanslı kullanımda gürültüyü artırıyor. Menzil 820 kilometre Küçük hacimli motor, tüketimde de iddialı. Otomatik şanzımana rağmen ortalama tüketim 5 litre. 

Bu da 41 litrelik depoyla 820 kilometrelik menzil anlamına geliyor. Bizim kullanımımızda 6.3 litrelik ortalamayı tutturan araç, sakin kullanımda fabrika değerlerini yakalıyor. CVT farkı 3 bin 500 lira Aracın başlangıç fiyatı, 38 bin 990 lira olarak belirlenmiş. Sadece en üst donanım olan Desire ile sunulan DIG-S versiyonuysa 46 bin 990 liradan satılıyor. 

CVT şanzımanda 3 bin 500 liralık bir opsiyon. 6 hava yastığından ön/arka park sensörüne, Cruise Control’den otomatik klimaya kadar zengin bir donanımla sunulan aracın rakiplere göre makul bir seçenek olduğu söylenebilir.bugün
Seyahat, eğlence ve günlük kullanım için mükemmel alternatifler sunan Aprilia, planlanandan bir yıl önce MotoGP şampiyonasına katılıyor. 

 Piaggio Group bünyesindeki Aprilia, MotoGP sınıfında Grand Prix motor yarışına katılacaklarını resmi olarak duyurdu. Aprilia, dünya çapındaki en üst düzey motosiklet yarışları arasında gösterilen MotoGP’ye daha önce duyurulan planlardan bir yıl önce, 2015 yılında geri dönüyor. Piaggio Group, Aprilia markasını MotoGP sınıfına odaklama amaçlı stratejisi doğrultusunda, tüm Aprilia Racing serisinin teknik ve organizasyonel çalışmalarını prototip geliştirmeye yoğunlaştırarak rekabetçilikte hızlı bir artış kaydetmek istiyor. 

Bu nedenle Aprilia Racing motosikletlerini Gresini Racing ile imzalanan iş birliği anlaşması çerçevesinde yarış pistine gönderiyor. Bu anlaşmayla, İtalyan sporunun üstünlüğünün bir temsilcisi ve dünya çapında motosiklet yarışının başkahramanı olan Aprilia Racing, Gresini Racing'in önümüzdeki sezonun açılışını şimdiden yapma yönündeki stratejik kararını güçlendirmek için yeterli MotoGP deneyimi ve uzmanlığıyla ciddi katkı sağlayacak. 

Bu dört yıllık anlaşma kapsamında Gresin Racing, 2018 sezonuna kadar Aprilia motosikletlerinin MotoGP pistlerindeki yönetimini üstlenecek. Piaggio Group'un Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Roberto Colaninno, "Başlangıcı planlanandan bir yıl önce yapmaya karar verdik; çünkü Aprilia Racing’in teknik becerileri ve rekabet yeteneği kesinlikle üst düzeyde. 2009 senesinden RSV4 ile kazandığımız beş dünya şampiyonluğuna uzanan Superbike bünyesindeki büyüme bu yönde örnek teşkil ediyor. 

Aprilia son on yılda olağanüstü başarılar elde etti” yorumunda bulundu. Roberto Colaninno şunları da hatırlattı “Aprilia 2005 yılından beri Piaggio Group tarafından yönetiliyor ve Aprilia markanın tarihindeki 52 dünya şampiyonluğunun 26’sını bu on yıldan kısa sürede kazandı." Ünlü motosikletçiler Aprilia ile şampiyonluğa ulaştı

Max Biaggi, Loris Capirossi, Valentino Rossi, Marco Melandri, Manuel Poggiali, Jorge Lorenzo ve Casey Stoner gibi motosikleti yarışları dünyasında pek çok yeni baş aktör Aprilia motosikletlerinin üzerinde yarıştı, galibiyetler aldı ve öğrendi. Marc Marquez dahi ilk dünya şampiyonluğunu, Piaggio Group markalarından bir olan ve Piaggio Group’un Aprilia’nın yanı sıra Moto Guzzi, Gilera ve Derbi gibi efsanevi markalarıyla kazandığı zafer koleksiyonunda yer alan 102 dünya şampiyonluğuna katkıda bulunan bir Derbi 125’in üzerinde kazandı. 

 İki 125cc sınıfında dünya şampiyonluğu bulunan Fausto Gresini tarafından idare edilen Gresini Racing 1997 yılından beri Grand Prix motosiklet yarışlarında yer alırken çok sayıda prestijli başarıya imza attı: 

2001’de Daijiro Kato ile (250cc) ve 2010’da Toni Elias (Moto2) ile kazanılan iki şampiyonluğa ek olarak, 40 galibiyet ve 114 podyum derecesi elde edilirken, 2003 ve 2004 yıllarında Sete Gibernau ile 2005’te Marco Melandri ile olmak üzere üç kez art arda MotoGP ikinciliği elde edildi. 

Gresini Racing, Alex Barros, Loris Capirossi, Colin Edwards ve Marco Simoncelli gibi üst düzey kabiliyete sahip şampiyonlara ev sahipliği yaptı. Gresini Racing organizasyonu halihazırda tüm Grand Prix motosiklet yarışı sınıflarında yer alıyor. 

Firma, 2014 sezonunda MotoGP’de Alvaro Bautista ve Scott Redding, Moto2’de Xavier Siméon ve Lorenzo Baldassarri ve Moto3’de Niccolò Antonelli ve Enea Bastianini ile kilit aktörler arasında yer alıyor.
Doksanlı yılların sonunda tanıştığımız kompakt MPV sınıfı her geçen gün daha da kalabalıklaşıyor. Ford C-Max bu iştah kabartan pazara sonradan dahil olan modellerden. 

2002 yılında ilk olarak Paris Otomobil Fuarı'nda konsept haliyle hayatımıza giren model, 2003 yılında üretimine başlanarak, rekabetin iyice kızıştığı pazarda kendine iyi bir yer edindi. 

Aradan geçen 11 yılda karakteristik yapısını bozmadan yoluna devam eden bu kompakt MPV, ikinci neslinde önemli bir makyaj operasyonundan geçti. Ford'un Paris Otomobil Fuarı'nda dünya prömiyerini gerçekleştireceği 2015 C-MAX'le ilgili birkaç ipucunun ardından, sonunda makyajlı model gün yüzüne çıktı. 

Hem görsel hem de tasarımsal olarak geliştirmeler yapılan C-MAX'in ön yüzünde Aston Martin modellerindekine benzer ızgara dikkat çekerken, hareketli gündüz farları, dörtgen sisler ve yenilenmiş yan etekler aracın asıl öne çıkan noktalarından. 

Yenilenen farlar ise artık daha küçük ve agresif bakıyor. Ford C-MAX'in arka tarafına geçildiğinde daha sade bir tasarım ortaya çıkıyor. Makyajla birlikte tıpkı farlarda olduğu gibi stop lambaları da şu an yollarda olan C-MAX'e oranla küçük tasarlanmış ve arka tampon da elden geçirilmiş. 

Ayrıca yeni renk seçenekleri ve hafif alaşım jant tasarımları makyajlı modelin dış tasarımdaki temel değişikliklerinden birkaç tanesini oluşturuyor. Bir MPV'nin en önemli özelliği dış tasarımdan ziyade iç mekânıdır. Makyajlanan C-MAX yine aile otomobili imajından ödün vermeyen bir iç mekanla Paris Otomobil Fuarı'na çıkıyor. 

Birkaç ay önce tanıtılan makyajlı Focus'da ilk kez gördüğümüz SYNC 2 bilgi-eğlence sistemi 8 inç boyutunda bir multimedya ekranıyla beraber sunuluyor. Daha kaliteli malzemelerin kullanıldığı iç mekanda, direksiyon ısıtma sistemi, birinci ve inci sıra koltuklar arasında yük sabitleyici gibi yeniliklerde yer alıyor. 

Araç içerisindeki ses, titreşim ve sertlik seviyesini aşağı çekmek adına daha kalın yan camların yanı sıra bagaj kapağı ve arka camlarda emici fitillere yer verilmiş. Motor sesinin içeri girmemesi için kaput etrafında yine emici fitiller yer alırken, dizel motorlu araçlarda ekstra fitil kullanılmış. 

2015 Ford C-MAX ve Grand C-Max'te, 120 HP'lik TDCi motorun yanında geliştirilmiş 2.0litrelik 140 HP ve 163 HP olmak üzere iki farklı güç üreten dizel motorlar sunuluyor. Benzinli cephesinde ise 1.0 litrelik EcoBoost motorun 100 HP ve 125 HP'lik versiyonlarına ek olarak 1.5 litrelik EcoBoost motorun 150 HP ve 180 HP'lik versiyonları sunulacak. 

 Makyajlı modelde geliştirilmiş direksiyon ve süspansiyon sistemine ek olarak maksimum hız, en düşük ses seviyesi gibi seçenekleri ayarlayabileceğiniz My Key sistemi de yer alıyor. Opsiyon listesinde ise bi-xenon HID far sistemi, Aktif Park Sistemi, Dikey Park, Paralel Park Uyarı Sistemi, Şehir içi Uyarı Sistemi ve Aktif Frenleme Sistemi bulunuyor. Otohaber
Otokar, TURMEPA – DenizTemiz Derneği işbirliği ile Kıyı Temizlik Günü’nde Sapanca Gölü’ne yeniden hayat verdi. 

Otokar çalışanları ve aileleri, çevreye karşı olan duyarlılıklarını, Sapanca Gölü kıyısının temizlenmesi yönünde enerjiye dönüştürdü. Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar’ın, binlerce gönüllünün 100’den fazla ülkede eş zamanlı olarak kıyı temizliği gerçekleştirdiği Kıyı Temizlik Günü (ICC - International Coastal Clean up) için gönüllü çalışanları, aileleri ve TURMEPA gönüllüleri Sapanca Gölü’nde “Kıyı Temizleme Hareketi”nde bir araya geldi. 

Topluluk bünyesinde yer alan sivil toplum kuruluşu TURMEPA - DenizTemiz Derneği’nin ön ayak olduğu proje kapsamında çevre duyarlılığı hassas Otokar çalışanları ve aileleri, TURMEPA gönüllüleri ile birlikte Kıyı Temizlik Günü’nde Sapanca Gölü kıyısının temizlenmesinde mesai harcadı. 

Genel bir bilgilendirme ile başlayan etkinlikte temizleme çalışmaları Sapana Gölü kıyısında takımlar halinde sürdürüldü. “Kıyı Temizleme Hareketi”nde Otokar çalışanları hem topladıkları atıkların doğada çözülme süreleri ile ilgili bilgi aldı hem de takım ruhlarını güçlendirdi. Toplam 185 kg atığın toplandığı etkinlik, temizlik çalışmasında yer alan takımların ödüllendirilmesi ile son buldu.
2011 yılından bu yana dünya çapında 350.000 adetten fazla Sports Tourer araç satan Mercedes-Benz, bu segmentin lokomotifi durumunda olan B Serisinde çığır açmaya hazırlanıyor. 

Aile kullanımına uygun kompakt yapısıyla bu alanda en çok tutulan model olan Mercedes-Benz B Serisi iç ve dış donanımlarında önemli geliştirmeler ile gelecek. 

En önemli modifikasyonlardan bir tanesi farklı kullanımlara ve ihtiyaçlara cevap verebilecek geniş motor seçenekleri. Tüketimi 100km de 3,6lt ile 5,0lt arasında değişen 5 farklı dizel motor ve 5,4lt ile 6,6lt arasında değişen 4 farklı benzinli motor seçenekleri her kesimden kullanıcıyı memnun edecek gibi görünüyor. 

Yeni nesil kompakt sınıfın ilk temsilcilerinden olan Mercedes-Benz B Serisi bu segmentte başarısını sadece motor seçenekleriyle değil estetik görüntüsü ile de perçinlemeyi hedefliyor. Firma, yeni modelin çizgilerinden duyduğu memnuniyeti Mercedes-Benz pazarlama departmanı yöneticisi Ola KALLENIUS "Efsane hiç bu kadar güzel görünmemişti." ifadesi ile özetliyor. 

Yeni nesil B Serisi, bu güzel görüntüsünü yepyeni bir ön tampon, makyajlanmış arka tampon, iki kanallı geniş ön ızgaralar, led gündüz farları gibi arabanın görüntüsüne dinamizm katan detaylara borçlu. 

Daha etkileyici bir görünümün yanında ekstra güvenlik de sağlayan gündüz ve gece led aydınlatmaları, bicolour renkleriyle gün ışığı rengine çalan bir his uyandırarak sizi daha görünür kılacak. 

Mercedes-Benz B Serisi kullanıcılarını bekleyen yenilikler sadece arabanın dışından ibaret değil. İç donanımda da bir dizi lüks iyileştirmeye gidilmiş. 12 farklı seçeneği olan iç ambians ışığı ruh halinizi arabanın içine yansıtmanıza imkan tanıyacakken opsiyonel keyless go özelliği anahtara bağımlılığınızı azaltacak. 

Bluetooth gibi standart iletişim modülleriyle bağlantı kurabilen Mercedes Connect Me servisleri ile online olarak trafik yoğunluklarını sorgulamanız bile mümkün. B Serisinin el yapımı deri döşemeleri ise yeni seride konfora ne denli önem verildiğini gözler önüne seriyor. 

Lansmanından itibaren güvenlik konusunda iddialı olan Mercedes-Benz B Serisinde otomatik frenlemeyi sağlayan Çarpışma Önleme Yardımcısı (Collision Prevention Assist) ve Konsantrasyon Kaybı Yardımcısı(Attention Assist) gibi donanımlar da geliştirilerek güncellenmiş.arabalar
Bavyeralı üretici BMW, 2 Serisi’nde yeni bir dizel motor seçeneği sunmaya başladı. 

220d’de yer alan ünite gibi yine 2.0 lt silindir hacmine sahip olan yeni motor 190 bg güç ve 400 Nm tork üretiyor. BMW’nin “TwinPower Turbo” teknolojisinin kullanıldığı yeni ünite isteğe bağlı olarak altı ileri manuel ve sekiz ileri otomatik şanzıman ile satın alınabiliyor. 

Otomatik şanzımanlı 220d, 0-100 km/s hızlanmasını 7.0 sn’de tamamlarken yakıt tüketimi 4.1 lt/100 km ile 3.8 lt/100 arasında değişiyor. Manuel şanzıman ile birlikte bu motor 220d’yi 7.1 sn’de 0’dan 100 km/s’e ulaştırırken yakıt tüketiminin ise 4.4 lt/100 km ile 4.1 lt/100 arasında olduğu açıklanıyor.akşam
7 yıldır Türkiye ve global madeni yağ sektörünün lideri1 olan Shell, devrim niteliğindeki patentli PurePlus Teknolojisi ile doğalgazı sıvıya dönüştürerek saf ve temiz bir baz yağ elde ediyor. 

Shell, bu baz yağı Aktif Temizleme Teknolojisi ile birleştirerek üstün performanslı Yeni Shell Helix Ultra Motor Yağı Ürün Ailesi’ni tüketicilerle buluşturdu. Yeni Shell Helix Ultra motor yağları doğalgazdan üretilerek sektörde bir ilk olma özelliğini taşıyor. 

Bu yeni ürünlerle Shell, tüm dünyadaki laboratuvarlarında 40 yıldır süren araştırma ve geliştirme çalışmalarını da taçlandırmış oldu. Shell tüketicilere bu devrim niteliğindeki teknolojiyi anlatmak için reklam kampanyasını başlattı. 

Shell, yeni reklam kampanyası ile Türkiye’deki ve dünyadaki sürücülerle geleceğin motor yağını tanıştırdı. Shell, patentli PurePlus Teknolojisi ile doğalgazı sıvıya dönüştürerek saf ve temiz baz yağ elde ediyor. 

Shell, bu baz yağı Aktif Temizleme Teknolojisi ile birleştirerek üstün performanslı Yeni Shell Helix Ultra Motor Yağı Ürün Ailesini tüketicilerle buluşturdu. Yeni Shell Helix Ultra motor yağları doğalgazdan üretilerek sektörde bir ilk olma özelliğini taşıyor. Bu yeni ürünlerle Shell, tüm dünyadaki laboratuvarlarında 40 yıldır süren gazdan sıvıya araştırma ve geliştirme çalışmalarını da taçlandırmış oldu. 

Shell’in patentli PurePlus Teknolojisi, üstün performans, temizlik ve koruma sağlayan tam sentetik motor yağı üretimi için geliştirilmiş devrim niteliğindeki teknolojinin adıdır. Yeni Shell Helix Ultra Motor Yağı üretiminde kullanılan baz yağ, Shell ve Katar Petrol ortaklığı ile Katar’daki Pearl üretim tesisinde üretiliyor. 

Üretim, doğalgazın Katar’da bulunan North Field adındaki dünyanın en büyük doğalgaz havzasından çıkarılması ile başlıyor. Motor yağının formülasyonunda yaklaşık yüzde 75-90 oranında baz yağın kullanılması nedeniyle; Shell Helix Ultra motor yağlarının üretim teknolojisindeki değişim, motor yağı performansındaki artışta büyük önem taşıyor. 

Shell tüketicilere devrim niteliğindeki PurePlus Teknolojisini anlatmak için reklam kampanyasını başlattı. Yeni Shell Helix Ultra Ürün Ailesi’nin Türkiye’deki reklam kampanyası Eylül ayı itibariyle televizyon, radyo, dergi ve gazeteler ile dijital platformlarda yayında olacak. 

Shell &Turcas Madeni Yağlar Genel Müdürü Seyfettin Uzunçakmak; “Doğalgazdan motor yağı üretmemizi sağlayan PurePlus Teknolojisi devrim niteliği taşıyor. Sektörde bir ilk. Bu teknoloji ile üretilen Shell Helix Ultra reklam kampanyamızı başlattık. Eylül ayı itibarıyla başlayan reklam kampanyamız ile sürücülerle, araçlarının motoru için üstün performans, temizlik ve koruma sağlayan Yeni Shell Helix Ultra’yı buluşturmanın heyecanını yaşıyoruz” dedi. 

YENİ SHELL HELIX ULTRA MOTOR YAĞLARININ ÖZELLİKLERİ: 
PurePlus Teknolojisi ile üretilen Shell Helix Ultra yeni nesil ve en son teknoloji ile üretilen motorların ihtiyaçlarına uygun olarak Aktif Temizleme Teknolojisi ile birlikte tasarlanmıştır. 

Üstün koruma: Shell Helix Ultra, yüksek viskozite kararlılığı ile viskoziteyi optimum seviyede tutarak aşınmaya karşı endüstri standardı yağlara göre üstün bir koruma sağlar ve motorun ömrünü uzatmaya yardımcı olur.

Düşük yağ tüketimi: Daha iyi buharlaşma direncinin sağlamış olduğu düşük uçuculuk değerleri ile motorun yağ eksiltmesini azaltarak yağ tüketimini düşürmeye yardımcı olur.3 

Yakıt ekonomisi : Shell Helix Ultra ürün grubu sahip olduğu düşük viskozite özellikli ve üstün viskozite kararlılığına sahip formülü sayesinde %3’e varan seviyelerde yakıt ekonomisi sağlamaya yardımcı olur. 

Zorlu hava şartlarında yüksek performans: Daha iyi viskozite kararlılığı ile özellikle düşük sıcaklıklarda ilk çalışma kolaylığı sağlarken, yüksek sıcaklılarda da yağlama performansının her zaman en üst seviyede kalmasına yardımcı olur.
BP ve CarrefourSA iş birliğinde başlayan kampanyada, CarrefourSA Plus kart ve BP Club Card sahipleri BP istasyonlarından yapacakları akaryakıt/otogaz alımlarında %3 puan kazanma şansı yakalıyor. 

9 Eylül - 31 Aralık 2014 tarihleri arasında devem edecek olan kampanyada SMS ile CarrefourSA Plus kart ve BP Club Card’larını başarılı şekilde eşleştiren müşteriler, ay içinde CarrefourSA marketlerinden (CarrefourSA hipermarket, CarrefourSA Süper ve CarrefourSA Gurme marketleri dahil) CarrefourSA Plus kartları kullanarak tek seferde en az 100TL (KDV dahil) alışveriş yapmaları durumunda bir sonraki ayın 5’inden itibaren ay sonuna kadar BP istasyonlarında kampanyaya tanımladıkları BP Club Card ile yapacakları tüm akaryakıt/otogaz alımlarında %3 puan kazanacaklar. 

 Kampanya kapsamında BP Club puanlarını kazanabilmek için kampanyaya tanımlı BP Club Card’ların kampanyaya katılan BP Club üyesi BP istasyonlarında kullanılması ve kampanyaya tanımlı plaka için akaryakıt/otogaz alınması yeterli olacak. Kazanılan BP Club puanlar ise hemen kartlara yüklenecek.
Toyota, 2 Ekim'de başlayacak ve tüm dünyanın takip ettiği Paris Motor Show'da, C-crossover segmentinde markanın eşsiz bir modeli olacak yenilikçi C-HR konseptini tanıtmaya hazırlanıyor. 


Yeni ve cesur tasarım dilini, heyecan verici sürüş deneyimi ve Hibrit motor teknolojisi ile buluşturan konsept, 4. salonda Toyota standında tanıtılacak. 

Fuarda aynı zamanda, gelecek yıl Avrupa pazarında lansmanı yapılacak Fuel Cell Sedan'ın nihai dış tasarımı da gösterilecek.
2014-2015 eğitim öğretim yılı 15 Eylül Pazartesi günü başlıyor. Okulların açılmasıyla birlikte ülke genelinde 40 binden fazla servis aracı yola çıkmaya hazırlanıyor. 

Continental Türkiye Binek Lastikleri Satış Müdürü Mehmet Akay, yol ve sürüş güvenliği için servislerin yeni dönem başlamadan önce almaları gereken önlemler konusunda şu hatırlatmaları yapıyor: 

‘‘Öğrencilerin can güvenliği için servis araçlarının lastik kontrolünün tam donanımlı lastik bayilerinde yaptırılması oldukça önemli. Servis araçları gün içerisinde uzun süre trafikte oldukları ve fazlaca dur kalk yaptıkları için lastik hava basıncı sık sık kontrol edilmelidir. Balans ayarı ve diş derinliklerindeki sorunlar deneyimli sürücüler tarafından bile fark edilmeyebiliyor. Bu nedenle, lastik kontrollerinin mutlaka işin uzmanları tarafından yapılması gerekiyor.’’ 

Lastik kontrolünde dikkat edilmesi gerekenler: Hava basıncı: Tüm araçlarda olduğu gibi servis araçlarında da lastik hava basıncının düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor. Servis araçları gün içinde sürekli yol kat ettiği için hava basıncı kontrolünün sık yapılması gerekiyor. 

Diş derinliği: Servis araçları gün içinde fazlaca dur kalk yaptıkları için lastiklerdeki aşınma ve yıpranma standart binek araçlara göre daha fazla oluyor. Servis araçlarının diş derinliğinin ayda bir kontrol edilmesi öneriliyor. 

Lastiklerdeki 3 mm’lik diş derinliği minimum güvenlik sınırı olarak kabul edilir. (Kış döneminde bu derinliğin 4 mm olması gerektiğini unutmayın.) Ön Düzen Ayarı: Bozuk yollar nedeniyle servis araçlarının ön düzen ayarı kolay ve hızlı biçimde bozulabiliyor. 

Usta şoförlerin bile kolay kolay anlayamayacağı dingil genişlik ayarındaki sorunların tespiti, tam donanımlı bayilerin kontrolüne ihtiyaç duyuyor. Balans ayarı: Servis araçlarında lastiklerin yerleri sık sık değiştirilebiliyor. Lastiklerin yeri her değiştirildiğinde güvenlik için balans ayarının kontrol edilmesi öneriliyor. Balans ayarı yolcuların rahatlığına katkı sağlarken, lastiklerin erken aşınmasının da önüne geçiyor. 

 Subaplar: Subaplar, lastiklerin hava sızdırmamasında önemli rol üstleniyor. Özellikle yük ve yolcu taşıyan araçlarda lastiklerin üzerine binen yüksek basınç ve araçların yolcu indirme sırasında kaldırıma fazla yanaşmaları nedeniyle subaplarda aşınma meydana geliyor. Lastik kontrolü sırasında subapların da incelenmesi büyük önem taşıyor.
Dünyanın en büyük havalimanları, stadyumları, otelleri ve alışveriş merkezleri gibi alanlara elektronik giriş sistemleri hizmeti sunan Avusturyalı SKIDATA, Türkiye pazarına giriş yapıyor. 
Firmanın öncelikli hedefleri arasında akıllı otopark çözümlerini pazara sunmak ve İstanbul trafiğini rahatlatabilecek uygulamalar üretmek var. Dünyanın en büyük elektronik giriş sistemleri üreticilerinden Avusturya merkezli SKIDATA, Türkiye'de ofis açtı. 

70’in üzerinde ülkede yerinde hizmet veren firma, Türkiye'yi Doğu Avrupa’nın ve Türki Cumhuriyetlerin merkezi haline getirmek istiyor. Firmanın Türkiye operasyonlarını Tarkan Kanara ve Manfred Stein-Drinka yönetecek. Otoparklar, oteller, alışveriş merkezleri, havaalanları, stadyumlar, eğlence ve kayak merkezleri gibi birçok alana elektronik giriş sistemleri kuran SKIDATA, teknolojik alt yapısını da Türkiye'ye getirmeye hazırlanıyor. 

 Akıllı otoparklar geliyor SKIDATA Türkiye Operasyon Yöneticisi Tarkan Kanara, Türkiye'de otopark çözümlerine ağırlık vereceklerini vurguladı. “Türkiye’de otoparklar daha modern hale gelmeye başladı. 

Üzerinde çalıştığımız çözümler sayesinde akıllı otoparkların oluşturulması mümkün olacak. Günler ya da saatler öncesinde gideceğiniz bölgedeki otoparkta aracınız için rezervasyon yaptırmak mümkün hale gelecek. 

Akıllı telefonlar ya da internet üzerinden yapılabilecek bu rezervasyonun ödemesini de o anda online olarak gerçekleştirmek mümkün olacak. Böylece özellikle havaalanlarında yolcular için büyük zaman tasarrufu sağlanmış olacak” şeklinde konuştu. 

 İstanbul’da Trafik Sorunu Yok, Otopark Sorunu Var! İstanbul’un en büyük sorununun trafik olarak görüldüğünü hatırlatan Kanara, asıl sorunun otopark eksikliği ve algısı olduğunu söyledi. “Park etmek denildiğinde akla ilk olarak sokaklar ve yollar geliyor. Oysa yollar araçların gitmesi için yapılmıştır. Araçlar yollara park edildiği için trafik sorunu ortaya çıkıyor” açıklamalarında bulundu. 

Dünya çapındaki organizasyon yapıları sayesinde otoparkların hangi bölgelerde, neler göz önünde bulundurularak kurulduğunu iyi bildiklerini belirten Kanara, İstanbul’da Maslak, Levent, Yenikapı ve Bakırköy’de acil olarak büyük Park and Ride tarzı otopark yatırımlarının yapılması gerektiğini vurguladı. 

 Otopark kullanmayı tercih etmeyen ya da otopark bulamayan sürücüler hatalı park cezaları ile karşılaşabiliyorlar. İstanbul’da bir hafta içinde ortalama 8000 araca hatalı park cezası kesiliyor. Hatalı park etmenin cezası 77 TL, eğer aracınız çekilirse çekici için de bir o kadar bedel ödeniyor. İstanbul’daki otoparkların günlük kullanımı bedeli ise ortalama 30-40 TL arasında değişiyor.
Mazda’nın 90’lardaki görkemli günleri ne yazık ki geride kaldı. Markanın bir dönem çokça tercih edilen 323, 626 gibi modelleri sokaklardaki yerini hâlâ koruyor, ancak Japon üreticinin yeni modelleri artık ne yazık ki sıkça karşımıza çıkmıyor. 
“Mazda neden artık eskisi kadar çok satmıyor?” sorusunun net cevabını geçtiğimiz günlerde test ettiğim Mazda3’ü teslim alana kadar ben de bilmiyordum. Eğer dilerseniz otomobil hakkında konuşmaya başlamadan önce bu soruyu cevaplamak istiyorum: Mazda artık eskisi kadar çok otomobil üretmiyor ve ürettiği otomobillerin öncelikle daha büyük pazarlarda satmayı hedefliyor. 

Japonya Türkiye’ye Almanya üzerinden ithal edilen yeni modellerin de öncelikli olarak Avrupa’da satılmasını istiyor. Bu nedenle Mazda Türkiye’ye sınırlı sayıda araç geliyor ve Mazda Türkiye yetkilileri de bu araçları satmakta herhangi bir sıkıntı yaşamıyor. 

Eldeki kotalar kısıtlı olunca Japon üreticinin Türkiye ayağı ellerindeki ürünü satmak için diğer pek çok markanın aksine sık sık reklam vermek zorunda bile kalmıyor. Bu nedenle otomobil bu sektörü takip edenler dışında çok az biliniyor. 

Mazda, üçüncü jenerasyon Mazda3’ü geçtiğimiz yılın yaz aylarında 2014 model yılına sahip bir otomobil olarak tanıttı. Japon üreticinin CX-5 ve Mazda6 modellerinin ardından KODO tasarım dili kullanılarak tasarlanan üçüncü modeli olan Mazda3 tıpkı diğer iki model gibi oldukça şık bir tasarıma sahip. Japon tasarımcı Koichi Tabata otomobilin özellikle boyut ve çizgileri konusunda oldukça iyi bir işe imza atmış. 

Bulunduğu sınıf göz önünde bulundurulduğunda dışarıdan tam olması gereken büyüklükte görünen otomobil, ayrıca hangi açıdan bakarsanız bakın gözünüze güzel görünmeyi başarıyor. Dizdiğim methiyelerden de tahmin edeceğiniz gibi otomobilin tasarımını gerçekten beğendim. Mazda otomobilin dışında yakaladığı şıklığı iç mekanda da devam ettirmeyi başarmış. 

Kapıyı açıp sürücü koltuğuna oturduğunuzda karşınıza aldığınız çok fonksiyonlu direksiyon üzerinde bulunan pek çok tuşa rağmen şık kalmayı başarmış, direksiyonun ardında ise devir saatinin ortaya konumlandırıldığı okunaklı ve sportif gösterge paneli yer alıyor. Şu anda satışta olan en yüksek donanım seviyesi olan Power donanıma sahip test aracımızda gösterge panelinin üstüne yerleştirilmiş head-up display bulunuyor. 

Mazda orta konsol ve infotainment sistemi konusunda ise sanki biraz hile yapmış gibi görünüyor. Infotainment sisteminin yedi inçlik ekranı Mercedes-Benz’de sunulan ekranı andırırken (bu ekran sahip olduğu daha ince çerçeveyle daha şık görünüyor), orta konsolda vitesin altına konuşlandırılmış kumanda grubu akıllara BMW’yi hatırlatıyor. 

Bu kumanda grubunun hemen sağında yer alan küçük ses ayar kumandası ise akıllara Audi’nin multimedya sistemini getiriyor. Mazda mühendis ve tasarımcıları adeta Almanya’nın üç büyüğünün multimedya sistemlerinin en iyi yanlarını alarak birleştirmiş, ortaya çıkan ürün ise oldukça başarılı olmuş. 

İç mekan ile ilgili dikkat çekici bir başka unsur ise burada kullanılan malzemelerin gayet kaliteli ve lüks hissettiriyor oluşu. Elinizi konsolda gezdirip plastiğin yumuşaklığını yokladığınızda pişman olmazken, klima ayarı veya multimedya sistemi için kullandığınız kumandaları kullanırken de “bunlar acaba 1-2 seneye ne olur?” diye düşünmüyorsunuz. 

Yüksek donanım ile birlikte satın aldığınız Bose ses sistemi sürüşlerden alınan keyfi kesinlikle arttırıyor. Bu lüks hissiyatının yanı sıra otomobilin arka koltuklarında sahip olduğu yeterli diz mesafesi ve 419 litrelik bagaj hacmi ise kullanışlılığın da geri planda olmadığı anlamına geliyor. Mazda3’ün yeniliklerinden bir tanesi ise kaputun altında yer alıyor. Mazda’nın 1.5-litre hacmindeki SKYACTIV-G dört silindirli atmosferik motoru 120 bg güç ve 150 Nm tork üretiyor. 

Model gamının zirvesinde yer alan Power donanımda sadece 6-ileri geleneksel otomatik şanzıman ile eşlenebilen bu motor alışılmışın aksine oldukça makul yakıt tüketimine sahip. Fabrika tarafından 5.5 lt/100km olarak verilen ortalama tüketim değerini yakalamak her ne kadar İstanbul koşullarında pek de mümkün olmasa bile, testimiz boyunca yakaladığım 7 lt/100km’lik ortalama tüketim değeri benzinli bir otomobil gayet makul. 

Ancak anladığım kadarıyla bu makul tüketim değerini elde etmek amacıyla Japon mühendisler sportiflikten vazgeçmişler, çünkü otomobil ile seri bir sürüş yapmak istediğiniz zaman adeta sahip olduğunuz 120 bg’yi sağ ayağınızın altında hissetmiyorsunuz. 

Ağırlığı iyi ayarlanmış bir direksiyon ve tatlı-sert süspansiyona sahip olan Mazda3’ün sportiflik konusunda motorundan yeterince yardım almaması eksi hanesine yazılabilecek en önemli şey gibi görünüyor. Bence Japon üretici Mazda3’ü geliştirirken oldukça başarılı bir işe imza atmış. 

Otomobilin ülkemizde yalnızda benzinli motor seçeneğine sahip olması dizel otomobil arayışı içerisinde olan otomobil severler için kötü olsa bile, Mazda3’ün gerek 55.500 TL’lik baz fiyatı, gerekse otomatik şanzıman ile bile sahip olduğu makul yakıt tüketimi oldukça etkileyici. Mazda’nın yeni Mazda2’de ilk defa kullanacağı 1.5-litre SKYACTIV-D dizel motorun önümüzdeki yıl Mazda3’teki yerini de alacağını da eklemeden geçmemek gerek. 

Gönül ister ki yeterli sayıda Mazda3 Türkiye’ye gelebilse de, bu şık otomobili sokaklarda daha fazla görebilsek

MAZDA 3 SEDAN ÖZELLİKLER Motor: Sıralı 4-silindir, 1496 cc Güç: 120 bg @ 6000 d/d Tork: 150 Nm @ 4000 d/d 0-100 km/s: 11.6 sn (fabrika verisi) Maks hız: 185 km/s (fabrika verisi) Ortalama tüketim: 5.5 lt/100 km (fabrika verisi / otomatik) CO2: 128 g/km (otomatik) Baz fiyat: 55.500 TL (Soul - Eylül 2014) Ajansotomobil
Güney Kore kökenli Ssangyong firması ürettikleri sağlam arabalara rağmen Rexton ve Rodius gibi tasarım açısından yetersiz modelleriyle sadece Türkiye’de değil dünya çapında tatmin edici satış rakamlarına ulaşamamıştı. 

Firma, araçlarının muadillerine göre uygun fiyatlar sunsa da aşamadığı bu tutukluğun tasarımlardan kaynaklandığını çözmüş olacak ki yeni tasarımlarıyla önümüzdeki ay yapılacak olan Paris Motor Show’a bomba gibi bir giriş yapmayı planlıyor. 

Korando’nun çizgileri ile hayata tutunan Ssangyong yavaş ama istikrarlı bir gelişme gösteriyor. Bu gelişmeye ekleyecekleri en yeni basamak ise Ssangyong X100. 

Arabanın teknik detayları hakkında şimdilik çok fazla bir bilgi olmasa da, daha önce tanıtılan XLV Konseptine benzer bir tasarımının olacağını ve B sınıfı bir SUV olacağını biliyoruz. Muhtemelen yepyeni bir üretim bandından çıkmış olan X100, benzinli ve dizel seçenekleriyle gelecek. 

Düz vites seçeneği 6 ileri, otomatik şanzımanı ise CVT olarak üretilecek arabanın Nissan Juke, Renault Captur, Peugeot 2008, Jeep Renegade ve hatta yeni çıkacak Fiat 500X gibi rakiplerinin arasından ne kadar sıyrılabileceğini ise fiyatlandırma politikasının belirleyeceğini tahmin ediyoruz. 

Ssangyong Paris’e X100’ün iki farklı versiyonunu getireceğini açıklamıştı. XIV-Air ve XIV-Adventure. Şirket bu modelini heyecan verici ve kullanıcı uyumlu olarak nitelediği için güçlü bir motor ve canlı bir kokpit beklememiz doğal. 1600cc benzinli ve dizel olarak üretileceğini umduğumuz araba 4.195mm uzunluğa ve 2.600mm lik lastik ebatlarına sahip olacak.arabalar
Sınıfının tek premium modeli olacak araç, zengin donanımı, küçük hacimli motorları ve rekabetçi fiyatıyla dikkat çekiyor. Amerikan arazi aracı üreticisi Jeep, ürün gamındaki en küçük model olan Renegade’i pazara sunmaya hazırlanıyor. 


Türkiye gibi pek çok ülkede arazi aracının kısaltılmış ismi haline gelen marka, SUV-B segmentindeki yeni aracıyla, satış hacminde önemli bir büyüme hedefliyor. Milano’da tanıtılan araç, lüks küçük SUV pazarındaki tek model olacak. 

Premium modeller kadar normal markaları da hedef pazarı haline getiren marka, yeni aracını ekim ayından itibaren Türkiye’de satışa sunacak. 75 bin liradan başlıyor Küçük hacimli benzinli ve dizel motor seçeneklerine sahip olan araç, 75 bin 250 liradan başlayan fiyatlarla satılacak. 

1.6 litrelik dizelin ise yaklaşık 6 bin lira daha pahalı olacağı öngörülüyor. Türkiye’de Tofaş çatısı altına girdiği günden bu yana grafiğini yükselten marka, benzinli modelinde otomatik vites ve 4X4 gibi seçenekler de sunacak. Fiat Chrysler Automobiles’ın İtalyan ve Amerikalı tasarımcılarıyla mühendisleri tarafından geliştirilen araç, markanın tarihinde İtalya’da üretilen ilk otomobil olmasıyla da dikkat çekiyor. 3 ayda 600 araç satacak Jeep Marka Direktörü Mahmut Karacan, “Renegade, dengeleri değiştirecek. Satışları-mızın büyük bölümünü oluşturacak Renegade için yıl sonu satış hedefimiz 600 adet. 2015’t-e ise 2 bin adedi geçmeyi planlıyoruz” dedi. Aracın ilk etapta 1.4 litre benzinli (140 beygir) manuel ve 1.6 litrelik dizel (120 beygir) manuel motor seçenekleriyla satışa sunulacağını ifade eden Karacan, Limited ve Longitude olmak üzere 2 versiyon olacağını kaydetti. Otomatik mayısta gelecek Aracın 2.0 litrelik Trailhawk versiyonunun sipariş üzerine getireceğini vurgulayan Karacan, “Renegade’in 1.4 litre benzinli otomatik versiyonunu ise 2015 yılının mayıs ayından itibaren pazara sunmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Jeep Renegade, 60’ın üzerinde güvenlik özelliği ve Euro NCap’ten aldığı 5 yıldız ile “Sınıfının En İyisi” olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor. 2015 rekor yılı olacak Renegade’in dünya klasında on-road ve sınıfının en iyi off-road sürüş dinamikleriyle donatıldığını vurgulayan Mahmut Karacan, şöyle devam etti: “Ağustos ayından itibaren satışına başladığımız Cherokee ve ekim ayı itibarıyla pazara girecek olan Renegade ile yıl sonunda 1880 adet satış gerçekleştirerek 2013’e göre satışlarımızı yüzde 100 artıracağız. 2015 için toplam satış hedefimiz 2 bin 760 adet. Bu hedefimiz ile markanın Türkiye’de ulaşacağı en yüksek satış adetlerine imza atacağız” dedi. Canlı renklerle iddialı Sarı, turuncu, kırmızı gibi canlı renk seçenekleriyle pazara sunulacak aracı Milano’daki lansmanda kullanma fırsatı bulduk. 4.2 metre uzunluğundaki aracın iç hacmi oldukça ferah. 351 litrelik bagaj hacmi de yeterli seviyede. Türkiye’de en fazla tercih edileceğini düşündü-ğümüz dizel ünite, 6 ileri kısa oranlı şanzımanla büyük uyum içerisinde. Performans olarak beklentileri karşılayan araç, yol tutuş yeteneğiyle de sınıf ortala-malarının üzerinde. Bunda sert süspansiyon sisteminin payı büyük. Markanın başarılı 4X4 çekiş sistemiyse, aracı diğer modellerden ayıran en önemli özelliği. Bugün
Türkiye Kalite Derneği (KalDer)’in 2006 yılından bu yana ölçümlediği “Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi”nde OPET, üst üste 9’uncu kez sektöründe “Müşteri Memnuniyeti En Yüksek Şirket” seçildi. 

OPET Genel Müdürü Cüneyt Ağca “ Müşteri talep ve beklentilerinin sürekli değiştiği günümüzde Türk halkının OPET’ten memnuniyeti dokuz yıldan bu yana değişmeden devam ediyor. Bu büyük başarıya, müşteri deneyimlerinden yola çıkarak yaptığımız analizler ve yarattığımız güven duygusu ile ulaştık. Farklılaşma stratejilerimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımız ile yolumuza devam edeceğiz. 

Amacımız tüketicinin en çok memnun kaldığı bir akaryakıt dağıtım şirketi olarak her alanda yükselişimizi sürdürmek” dedi. KalDer tarafından dokuz yıldır ölçümlenen Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi (TMME) araştırmasında, akaryakıt sektöründe birinci yine değişmedi. OPET, akaryakıt sektöründe 80 puan ile üst üste dokuzuncu kez “Müşteri Memnuniyeti En Yüksek Şirket” seçildi. 

Müşteri memnuniyetinde birinciliği kalıcı hale getiren OPET’in Genel Müdürü Cüneyt Ağca “Tüketicinin en çok memnun kaldığı marka olarak her alanda yükselişimizi sürdürmek için çalışıyoruz. Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi'nde sektör ortalamasının üzerinde puan alarak, üst üste dokuzuncu kez müşterilerini en fazla memnun eden marka olmaktan ve sürdürülebilir başarımızdan ötürü çok mutluyuz” dedi. 

Sektörün genç markalarından biri olarak “müşteri”yi tüm çalışmalarının odak noktasına koyduklarını dile getiren Ağca, “Günümüzde müşteriyi elde tutmak ve mutlu etmek için özel çabalar gerekli. İhtiyaçları anlayarak hayatı kolaylaştırmak üzere sunduğumuz hizmetlere, ürünümüzdeki kaliteye, sosyal sorumluluk projelerimize, kişiselleştirilmiş öneri ve özel kampanya kurgularına devam edeceğiz” diye konuştu. 

Ağca sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da müşteri memnuniyetimizi en üst seviyede tutmak, sektörümüzde tüketicinin en çok memnun kaldığı marka olmayı sürdürmek için çalışacağız. ‘Kusursuza Yolculuk’ başlığı altında çağrı merkezi ve on-line hizmetlerimizi yine koşulsuz müşteri memnuniyeti anlayışımız ile sürdüreceğiz.” OPET geçtiğimiz yıl müşteri memnuniyetinde liderliğin yanı sıra üst üste elde ettiği birincilikleri için “ Sürdürülen Başarı” ve “Üstün Başarı” ödüllerine de layık bulunmuştu. Araştırma 81 ilde 7 bin 621 tüketiciyle görüşülerek yapıldı 

KalDer Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi 2014 yılı 2’nci çeyrek ölçümlemesi, 81 ilde 7 bin 621 tüketici ile bilgisayar destekli telefon anketi (CATI) yapılarak özel ekonometrik analiz modeli ile belirlendi. Endeks sonuçları, 14 Temmuz- 23 Ağustos 2014 tarihleri arasında, TMME ortak girişim kurucuları, Türkiye Kalite Derneği ve KA Araştırma Limited tarafından 29 markanın ve diğer kategorilerinin müşteri memnuniyeti verilerinin, ACSI/Fornell Modeli ile özel olarak analizinden elde edildi. 

 Türkiye’deki akaryakıt istasyonu müşterileri, Amerika’dakilerden daha memnun Sektör geneline bakıldığında, Türkiye’deki akaryakıt istasyonları müşterilerinin Amerika’daki akaryakıt istasyonları müşterilerinden 2 puan daha yüksek memnuniyet düzeyine sahip oldukları gözlemlendi. 

Türkiye’de geçtiğimiz iki yıl boyunca 77 puanda seyreden akaryakıt istasyonları sektörü, 2014 yılı Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi 2’nci çeyrek sonuçlarına göre dengeli seyrine devam ederek müşteri memnuniyeti düzeyini 77 puanda tuttu. 

Gelişmiş ve gelişmekte olan 20’yi aşkın ülkede yürütülen ulusal müşteri memnuniyeti endekslerinin Türkiye uygulaması olan TMME, 2005 yılından beri değişik sektörleri ve bu sektörlerdeki kurumları kapsayacak şekilde, her üç aylık dönemde yapılıyor. 

Tüketicilerin satın aldıkları ürün ve hizmetlerden memnuniyetini sayısal olarak gözler önüne seren TMME, ülke genelinde de müşteri memnuniyeti bilincinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunuyor. Çalışma, müşteri beklentileri, algılanan kalite, algılanan değer ile müşteri memnuniyeti arasındaki nedensel ilişkiyi, diğer taraftan da müşteri memnuniyeti ile müşteri şikayetleri ve müşteri bağlılığı arasındaki sonuç ilişkisini gösteriyor. 

Müşteri beklentilerini tarafsız bir gözle aktaran TMME, müşteri memnuniyetinin zaman içindeki eğilimlerinin izlenmesi, müşteri bağlılığı, buna bağlı olarak karlılık ve rekabet edebilirlik hakkında önemli bilgiler veriyor.
Dünyanın en büyük lastik üreticilerinden Michelin yüksek performans lastikleri segmentindeki yeni ürünleri; Latitude Sport 3 ve Pilot Sport Cup 2 lastiklerini İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirdiği etkinliklerle müşterileriyle buluşturdu. 

İstanbul’da İstinye Park AVM’de, İzmir’de ise Forum Bornova AVM’de düzenlenen etkinliklerde, ürünlerle ilgili bilgiler tüketicilere aktarıldı. 

Takipçileriyle lastiklerini daha yakından tanıtmak için bir araya gelen Michelin, stantlarında fotoğraflarını #michelinyuksekperformans hashtagiyle sosyal paylaşım ağı Instagram’a yükleyen ziyaretçilerine özel bir sürpriz hazırladı. Michelin ziyaretçileri, Instagram’a yükledikleri fotoğraflarını “presstagram”lardan anında alarak alandan ayrıldı.
Opel, ailesinin en yeni üyesi “KARL” ile ürün yelpazesini genişletiyor. 

Yeni model “KARL” A segmentinde yer alacak. 2015 yılının yaz aylarında piyasaya çıkacak 5 kapılı “KARL”, ismini Opel kurucusu Adam Opel’in oğlundan alıyor. 

Yer almadığı mini segmentine ADAM modeli ile adım atan Opel, bu segmentte ürün yelpazesini yeni modeli “KARL” ile genişletiyor. ADAM 3.70 metre uzunluğa sahip iken Yeni model Karl 3.68 metrelik kompakt uzunluğuna sahip olup beş yolcu kapasitesi ile geniş bir alan sunacak. 

Opel, “Drive2022” stratejisinde 2018 yılına kadar 27 yeni modeli ve 17 yeni motoru piyasaya sunacak. Opel’in kurucusu Adam Opel’in oğlunun ismini taşıyan “Karl”, markanın tasarım dilinin yanında felsefesini de yansıtacak. Karl, tasarımı ile otomobil severlerin kalbini, teknolojisi, kaliteli ürün yapısı ile beynine hitap edecek.
Tüm müşterilerine lastik ve lastikle ilişkili hizmetlerin yanında, hafif araç bakımı konusunda da uzman çözümler sunan Euromaster, MICHELIN Energy Saver otomobil lastiklerinde indirim kampanyası başlattı. 


Sonbahara girerken lastiklerini yenilemek isteyen sürücüleri servis noktalarına davet eden Euromaster, düzenlediği kampanya kapsamında MICHELIN 195/65 R 15 91H Energy Saver GRNX ebat lastikleri lastik başına KDV dahil 159 TL’den satışa sunuyor. 

‘11 Nokta Kontrolü’ de ücretsiz 15 Eylül – 11 Ekim tarihleri arasında geçerli olacak lastik kampanyası kapsamında kampanyaya katılan Euromaster Servis Noktaları’na gelen tüketiciler, ayrıca sökme-takma, balans, rot ayarı gibi servis ve işçilik hizmetlerine de uygun fiyatlarla ulaşabiliyor. 

Ayrıca kampanya süresi boyunca tüketiciler, sadece Euromaster Servis Noktaları’nda ücretsiz sunulan ‘11 Nokta Kontrolü’ hizmetinden yararlanma fırsatını da yakalıyor. 11 Nokta Kontrolü aracın lastiklerinin yanı sıra, farlar, silecek, egzoz, frenler, fren hidroliği, akü, sıvılar, klima, amortisörler ve öz düzen kontrollerinden oluşuyor. 

Kampanyadan faydalanmak isteyen sürücüler, kampanyaya dahil olan kendilerine en yakın Euromaster Servis Noktası’nı www.euromaster.com.tr adresinden kolayca öğrenebiliyor.
Temsa Motorlu Araçlar distribütörlüğünü yaptığı Mitsubishi araçlarla ile ilgili marka konumlandırmasını ve marka özünü yeniledi. 

2016 yılına kadar otomobil ürün gamını yenileme hedefinde olan Temsa Motorlu Araçlar, ilk adımı marka konumlandırmasıyla esansını yenileyerek atıyor. 

Temsa Motorlu Araçlar, marka vaadinde “Sağlam, Dayanıklı ve Geleceği Önemseyen”i benimserken, marka konumlandırmasını “Mitsubishi Motors, sürdürülebilir sürüş keyfi için dayanıklı ve güvenilir araçlar üretir” olarak belirledi. 

Yenilenme süreci doğrultusunda da Temsa Motorlu Araçlar Mitsubishi Markasının her anlamda öncü olduğunu yansıtan “Gelecekten Önde” logosunu kullanmaya başladı.
Toyota, Eylül ayından itibaren satışa sunduğu Yeni Yaris ve Ekim ayından itibaren satışa sunacağı Yeni Yaris Hybrid ile B segmentinde iddiasını artırıyor.  
Yeni Yaris tasarımı, teknolojisi ve donanım zenginliği ile öne çıkarken, Yaris Hybrid, şarj etme ihtiyacı duyulmayan teknolojisiyle şehirler için ideal bir otomobil olarak dikkat çekiyor. 
Yeni Yaris, Türkiye’de 38 bin 900 TL’den başlayan fiyatları ile satışa sunulurken, Yaris Hybrid 58 bin 500 TL’lik özel lansman fiyatı ile, dizel modeller ile aynı fiyat seviyelerinde Toyota Showroomları’ndaki yerini alacak. 

Avrupa’da 2014 yılı için 180 bin, 2015 yılı için de 200 bin satış hedefi olan Yeni Yaris’in hibrit versiyonu Yaris Hybrid’in de Avrupa’da 2015 yılı toplam Yaris satışları içinde yüzde 37 oranında bir pay alması bekleniyor. 

Yeni Yaris; dış tasarımında yeni tasarım ön ızgara, yenilenen ön alt ızgara, daha da güçlü bir görünüm veren yeni arka tampon ve LED far sistemleri ile daha atak ve cesur bir duruşa sahip. 

Yüksek manevra kabiliyetine sahip Yeni Yaris 3.950 mm’lik uzunluk ve 4,7 m’lik dönüş yarıçapı ile şehir yaşamı için ideal bir otomobil. Müşteri geri bildirimleri de dikkate alınarak geliştirilen Yaris’in amortisörleri ve direksiyon sisteminde yapılan iyileştirmeler sonucu yol tutuş ve sürüş konforu artırıldı. 

Bunun yanısıra geniş iç mekanı ve eğlenceli multimedya çözümleri ile gençlerin gönlünü fethetmeye hazırlanıyor. Yeni Yaris, yüksek performansı düşük yakıt tüketimi ve CO2 salımı ile birleştiren Toyota Optimal Drive teknolojisinin en son versiyonuna ve 69 hp maksimum güce sahip 1,0 lt VVT-i, 99 hp gücünde 1,33 lt Dual VVT-i ve 90 hp gücünde 1,4 D-4D dizel olmak üzere 3 farklı motor seçeneği sunuyor. 

 İdeal Şehir Otomobili: Yaris Hybrid 1,5 lt. hibrit motora sahip Yeni Yaris Hybrid ise düşük CO2 emisyon oranı ile daha da çevreci ve 3,6 lt/100km. birleşik yakıt tüketimi ile de daha ekonomik bir sürüş sağlıyor. Hibrit teknolojisinin öncüsü Toyota, B segmentindeki ilk hibrit modeli Yaris Hybrid’i 2012 yılında pazara sundu ve 2013 yılında tüm Avrupa’da 49 bin 774 satış adedi ile büyük bir başarıya imza attı. 

Kompakt ve çevik boyutlarının yanısıra, sessiz ve çevre dostu motoruyla Yaris Hybrid, kullanıcılarına benzersiz bir sürüş keyfi sunarak, trafikte stresi yenmenin en ideal çözümü olarak öne çıkıyor. 

Sürüş esnasında yakıt tüketimi ve motor verimliliğini takip edilmesini sağlayan “hibrit enerji göstergesi” ile de çevre duyarlılığı üst düzeyde olan kullanıcılara rahat ve güven veren bir sürüş dinamiği sağlıyor. Yeni Yaris Hybrid’de, ayrıca hibrit motor sayesinde şehir içi yakıt tüketimi değerleri, şehir dışı yakıt tüketimi değerlerinden daha düşük gerçekleşiyor.
MÜSİAD Otomotiv Sektör Kurulu Başkanı Cengiz Arslan, yerli otomobil üretiminin Türkiye'nin en önemli ideallerinden birisi olduğunu belirterek, büyüyen Türkiye'nin prestijine yakışan yerli bir otomobil markasına da sahip olması gerektiğini söyledi. 

Türkiye'nin geçmişte yaşanan bazı sorunlar ve ihmaller nedeniyle fosil yakıtlı otomobil üretiminde rakiplerinin gerisinde kaldığını ifade eden Arslan, elektrikli otomobil konusunda rekabetin yeni başladığını, bundan dolayı Türkiye'nin bu konuda söz sahibi olma şansının bulunduğunu dile getirdi. 

Arslan, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olma hedefi bulunan Türkiye'nin yerli bir otomobil üretmesi gerektiğini belirterek, "Türkiye artık, kendine güven dahil her unsuru bünyesinde en üst düzeyde bulunduran bir ülke. Kazakistan 'Atilla' ismiyle kendi yerlisinin prototipini yapabiliyorsa, Türkiye de kendi 'babayiğitini" rahatlıkla yapabilir" diye konuştu. 

Yerli otomobil projesinin, bu işe gönül vermiş birkaç üreticiden ziyade devlet politikası ve desteğiyle hayata geçebileceğini vurgulayan Arslan, şunları kaydetti: "MÜSİAD olarak yerli otomobilin üretilmesini başından beri destekliyoruz. 

Bunun için de üyelerimizi her zaman yüreklendirdik. Zaman çok hızlı akıyor, yerli otomobil konusunda bir an önce somut adımların atılmasından yanayız. Bunun için de gelecek günlerde bir dizi eylem planını hayata geçireceğiz. 

Bunlardan ilki sosyal tarafların da katılımıyla 18 Ekim'de Kocaeli'de bir otomotiv şurası düzenleyeceğiz. Şurada, bilim adamından, bürokratına, üreticisinden pazarlamacısına akıl ve yürek birliği yaparak yerli otomobil için neler yapılabileceğini masaya yatıracağız. Buradan çıkacak sonuçla siyasilerden bu konuda daha kararlı adımlar atmasını isteyeceğiz." 

"ETOX TECRÜBESİNDEN YARARLANILMALI" 
Arslan, yerli otomobil konusunda yapılan her çalışmayı ve gayreti takdirle karşıladıklarını belirterek, "Bu konuda uzun yıllardan beri para ve emek harcayanlardan biri de Malkoçlar AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Malkoç. Kendisi 'Etox' marka ürünleriyle yerli otomobil konusunda önemli bir deneyime ulaştı. Kısıtlı imkanlarla sağlanan bu başarının takdir edilmesi ve elde edilen tecrübeden de bir şekilde yararlanılması lazım" dedi.haber7
Eylül ayında Ford’un ticari modelleri 30.000 TL için yüzde 0 faizli kredi ile 24 aya varan avantajlarla, binek modeller ise 30.000 TL’ye 30 ay taksit fırsatları ile Ford tutkunları ile buluşuyor. 

Ford ağır ticari modellerinde ise 12 ay vadeyle yüzde 0 faiz imkanı Eylül’de de devam ediyor. Ford Eylül ayı kampanyası ile müşterilerine ticari araçlarda 24 aya uzanan yüzde 0 faiz imkanı, binek modellerde 30.000 TL’ye kadar, 30 ay taksitle, yüzde 0.65’lik faiz oranları sunmaya devam ediyor. 

Transit Courier ve Tourneo Courier’nin yanısıra, Yeni Connect’e de 18.000 TL’ye, 18 ay taksitle, yüzde 0 faiz imkanı ile sahip olmak mümkün. Ford’un ağır ticari modellerinde ise 0 faiz avantajları devam ediyor. Tüm binek modellerde 30 ay taksitle 30.000 TL kredi Ford’un tüm binek modellerinde 30.000 TL’ye, 30 ay vadeli yüzde 0.65 faiz fırsatı Eylül ayında da devam ediyor. 

Yüzde 5 peşin alım indirimine sahip Fiesta Trend 1.25i modelinin tavsiye edilen anahtar teslim fiyatı 38.095 TL’den başlarken, Fiesta Trend X 40.160 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyat ile satışa sunuluyor. Yüzde 3 peşin alım indirimi ile müşterilere sunulan Focus’un tavsiye edilen anahtar teslim fiyatı ise Trend X 1.6i 125PS 5K versiyonunda 51.700 TL’den başlıyor. 

Yeni Connect ve tüm ticari araçlarda yüzde 0 faiz avantajı Eylül kampanyasıyla, ticaretin makam araçları Transit Custom ve Tourneo Custom, yüzde 0 faiz, 24 ay vade, 30.000 TL’lik kredi imkanıyla sunuluyor. Yeni Transit’in T330S 125PS Pick-Up versiyonu da aynı koşullarla Ford tutkunlarını bekliyor. 

Transit Courier ve Tourneo Courier ile tüm Yeni Transit, Yeni Connect ve Ranger araçlar ise, Eylül’de yüzde 0 faiz, 18 ay taksit, 18.000 TL’lik kredi imkanıyla müşterilere sunuluyor. 2.El Ford’da da 15.000 TL’lik kredi desteği var Ford yetkili satıcıları bünyesindeki ikinci el araçlarda uygulanan kredi seçenekleri sayesinde müşterilere yeni alternatifler sunuluyor. 

İkinci el binek veya ticari araç modellerinde 15.000 TL için, 18 ay, yuzde 0.89 faiz oranı Ford müşterilerini bekliyor. Sohbahar fırsatları fark yaratıyor 

Müşteri talepleri doğrultusunda her ihtiyaca yönelik olarak 25 ana modelde 1.000 üzerinde versiyonla sunulabilen Ford ağır ticari modellerinden Yeni 3236M 8x4 hafif mikser ile standart klima donanımına sahip 1846T ve 1838T Çekici modelleri, sonbaharın en çekici fırsatını sunuyor. 

Bu modeller 100.000 TL’ye, 12 ay, yüzde 0 faizli kredi kampanyasıyla Ford çekiciler yeni sahipleriyle buluşuyor. ADR opsiyonlu 1846T Çekici ve 8X2 (3232C/S, 3238C/S) yol kamyonu modellerinde “ADR Bizden” kampanyası Eylül sonuna kadar devam ediyor. Ford çekici ve kamyon modelleri, Türkiye çapında yaygın Ford Trucks yetkili satıcılarında müşterilerini bekliyor. 

Ford Trucks bayilerinde 2’nci elde yüzde 0 faiz fırsatı Ford Trucks bayilerinde bulunan her marka ve model 2’nci el çekici ve kamyonlara ise 50.000 TL, 12 ay yüzde 0 faizli kredi imkanı ile sahip olmak mümkün. Kampanya kapsamındaki 2’nci el çekici ve kamyonları www.fordtrucks2el.com sitesinden incelemek mümkün.
Alpine A450b, Haziran ayındaki Le Mans 24 Saat Yarışında elde ettiği LM P2 podyum zaferini takiben 2014 Avrupa Le Mans Serisi (ELMS) 4’üncü turu için Fransa’ya dönüyor. 

Avusturya’da elde ettikleri zaferin sevincini yaşayan Paul-Loup Chatin, Nelson Panciatici ve Oliver Webb sondan bir önceki yarış olan Paul Ricard pistindeki kapışma öncesi geçici sıralamanın en tepesinde yer alıyor.  

Fransa’nın güneyindeki pist, geçen sene Signatech-Alpine’in Avrupa Le Mans Serisi tacını taktığı yer. Üstelik Alpine-Renault, 1974 yılında söz konusu pistte Avrupa 2 litre Şampiyonası zaferini ilk kez elde etti! 

Signatech-Alpine Silverstone’da dördüncü, İmola’da üçüncü ve Red Bull Ring’de birinci geldikten sonra bir sonraki hafta sonu 1,8 km’lik kötü şöhretli Mistral düzlüğüne sahip Paul Ricard pistinde düzenlenecek olan yarış öncesinde kendinden emin. 

Alpine A450b, peş peşe iki uluslararası ünvan elde etme şansını yükseltmek amacıyla sezon finali öncesi, yaz boyunca bir takım iyileştirme çalışmalarından geçti. “Son iki yarış öncesi zafere çok yakınız” diye duygularını dile getiriyor 

Signatech-Alpine Takım Müdürü Philippe Sinault. “Hedefimiz her zaman birinci gelmek oldu. Şu an puan tablosunun en tepesindeyiz; yani gayet iyi durumdayız.” “Red Bull Ring’de kazanmamıza rağmen bu bizim için kusursuz bir yarış olmadı” diye bir itirafta bulunan Sinault şöyle devam etti: “Takım yaz boyunca çok sıkı çalışarak Alpine A450b’yi daha da rekabetçi hale getirmek elinden geleni yaptı. 

Hem motor hem de aero-paketi elden geçirildi ve geliştirildi. Herkes büyük bir gayretle çalıştı ve bu bizim için çok önemli zira Fransa’daki bu programa büyük destek söz konusu. Le Castellet’te galip gelebilmek için kendimizi geliştirmeye devam etmek bizim elimizde olan bir şey. Çünkü ardından önümüzdeki ay Estoril’de [Portekiz] unvan için mücadele edebiliriz.

” Marsilya’da büyüyen Nelson Panciatici, 2013 senesinde Signatech-Alpine ile Avrupa unvanı elde ettiği Le Castellet ile ilgili güzel anılara sahip: “Alpine’in yarışlara dönüşüne şahitlik eden sıradışı bir sezon adına müthiş bir fırsat ve iyi bir ödül oldu. 

Alpine A450b’nin direksiyonuna geçmek için sabırsızlanıyorum. İki aylık yaz tatili hiç bitmeyecekmiş gibi geldi. Paul Ricard’da stratejik oyunlar oynamamız söz konusu değil. Niyetimiz kazanmak çünkü şampiyonluk çok yakın. Rakiplerimize puan kaptırmak istemiyoruz. 

Yukarı yönlü bir trend yakaladık ve takım, sıradışı işler yapıyor.” Paul-Loup Chatin de geçen yıl Alpine’nin genç sürücüsü iken Paul Ricard pistinde unvanlar elde etti (LM PC sınıfında): “En iyi bildiğim pistlerden bir tanesi. Bu çok iyi bir şey çünkü bu yılki Avrupa Le Mans serisinin belki de en önemli yarışı olacak. Sıralamanın en tepesinde olmak çok güzel ancak puan farkları çok az. 

İki yarış kalmışken her hangi bir hatayı kaldıramayız. Estoril’e hazırlanmak amacıyla bu yarışta kazanmak için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.” Signatech-Alpine ile dayanıklılık yarışlarına bu sezon yeni başlayan Oliver Webb, LM P2 prototipinin direksiyonunda bu Fransız pisti hakkında çok az deneyime sahip. 

Formula Renault 2.0 ve Formula Renault 3.5’de geçirdiği günler sayesinde pist hakkında iyi bilgiye sahip: “Deneme yapmak için çok iyi bir yer. Her hangi bir şeye zarar verme korkusu olmadan sınırları zorlayabiliyorsunuz. Orada yarışmak çok farklı durumlar ortaya çıkarabiliyor; öyle ki, bazı sürücüler belirli özgürlüklerini kullanabiliyor. Bunun sonuç üzerinde etkisi olmamasını diliyorum. 

Aracın içinde kendimi gayet iyi hissediyorum ve elde ettiğimiz son sonuçlar ümit verici. Alpine’in ana vatanı olan Fransız topraklarında yarışmak da çok hoş. Şampiyonada takımlar birbirlerine çok yakın. Final yarışı öncesinde arayı açmak istiyoruz ancak rakiplerimiz de çok güçlü!” Yarış tüm Avrupa’da Motors TV’de ve internette www.europeanlemansseries.com adresinden canlı yayınlanacak.
Resmi Gazete’de yayınlandıktan yürürlüğe giren ve kamuoyunda Torba Yasa olarak adlandırılan 6552 sayılı kanun düzenlemesine göre, araç muayenesini 1 yıl geciktirmiş bir otomobil sahibi, 100 TL gecikme cezası yerine yaklaşık olarak 18 TL ödeyecek. 

10 yıldır muayeneye gelmeyen bir traktörün ödeyeceği gecikme cezası ise, 510 TL yerine, yaklaşık olarak 62 TL’ye inecek. Düzenleme, yürürlüğe girmesinden itibaren 31 Aralık 2014 tarihine kadar geçerli olacak. TÜVTÜRK, milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren ve ülkemizdeki trafik güvenliğine büyük katkısı olacak kanun düzenlemesiyle ilgili merak edilen noktaları kamuoyuyla paylaştı 

TBMM Genel Kurulu’nda onaylandıktan sonra Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ve kamuoyunda Torba Yasa olarak adlandırılan 6552 sayılı kanun düzenlemesiyle araç muayenesini zamanında yaptırmamış araç sahiplerinin gecikme cezaları için yeniden yapılandırma imkânı tanındı. 

Araç muayenesini zamanında yaptırmamış araç sahipleri, geç kaldıkları her ay için muayene bedelinin yüzde 5’i oranında ceza ödemek durumundaydı. Gecikmelerle ilgili kanun düzenlemesine göre araç muayenesini zamanında yaptırmamış araç sahipleri, yılsonuna kadar muayeneye geldikleri takdirde ceza bedeli, aylık yüzde 5 yerine, aylık enflasyon oranında belirlenecek. 

MTV, trafik ceza gecikmeleri için de yeniden yapılandırma imkânı geldi Yasalara göre araç muayene işleminin gerçekleştirilmesi için, araç sahiplerinin Motorlu Taşıtlar Vergisi, Trafik Cezası veya otoyol geçişleri borcu da bulunmaması gerekiyor. 

Kanun düzenlemesiyle, sadece araç muayene gecikme ücretlerine değil, bu diğer borçların gecikmelerine de önemli indirim imkanı getirildi. 

Böylece bu borçları nedeniyle uzun süre aracını muayeneye ettiremeyen araç sahipleri için önemli bir fırsat doğdu. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2013 rakamlarına göre, Türkiye’de 5 milyonu aşkın araç, yasalarla zorunlu olmasına rağmen muayeneye gelmiyor. Bu rakamın yarısının uzun süredir muayenesiz oldukları tahmin ediliyor. Geçerli muayenesi olmayan araçların, kanun düzenlemesinin getirdiği imkânla muayene sistemine dâhil edilmesinin trafik güvenliğine de önemli katkısı olması bekleniyor. 

Kemal Ören: “İkinci el satışlar için de kolaylık sağlayacak” 2014 yılının başında yürürlüğe giren bir yönetmelikle artık muayenesi olmayan araçların ikinci el satışlarının yapılamadığını hatırlatan TÜVTÜRK Genel Müdürü Kemal Ören, “Uzun süredir araçlarının muayenesini yaptırmamış araç sahipleri, araçlarını satmak istediklerinde, yüksek gecikme cezasıyla karşılaşabiliyordu. Bu düzenleme onlar için de büyük bir fırsat yaratıyor. 

Yılsonuna kadar muayenelerini yaptırırlarsa, araçlarını satarken mutlaka ödemek zorunda kalacakları cezaları indirimli olarak ödeyebilecekler” dedi. Düzenlemenin, Motorlu Taşıtlar Vergisi ve diğer borçları da kapsamasıyla ilgili olarak da bilgi veren Ören “Araç muayenesinin gerçekleştirilebilmesi için aracın MTV, trafik cezası veya otoyol geçiş borcu olmaması gerekiyor. 

Yeni kanun ile yüksek tutarlı vergi borcu olan araç sahipleri, bu borçlarının gecikmelerini yeniden yapılandırabilecek. Böylece hem vergi ve diğer cezalarını indirimli olarak ödeyip, hem de araç muayene gecikme cezası indiriminden faydalanabilecekler” dedi. 

“Traktör ve motosikletler de dahil tüm muayenesiz araç sahipleri yararlanabilecek” TÜVTÜRK Genel Müdürü Kemal Ören, “Muayenesiz araçlar sadece sürücüleri veya yolcuları için değil, trafikteki herkes için de tehlike yaratıyor. Şu anda trafikteki her dört aracın biri muayenesiz… Bu oran, motosikletler ve traktörlerde çok daha yüksek. 

6 yılda ülkemizdeki 1,5 milyon traktörden sadece 500 bini muayeneye geldi. Trafikte 1 milyon traktör ve 1,7 milyon motosiklet muayenesiz olarak dolaşıyor. Bu araçlar, hepimiz için büyük bir risk oluşturuyor. Getirilen yeni indirim imkânından özellikle traktör ve motosiklet sahiplerinin yararlanmasını bekliyoruz” diye konuştu. 

Traktörler için Motorlu Taşıtlar Vergisi yükümlülüğü olmadığı için traktörler sadece araç muayene gecikme ve trafik cezası gecikmeleriyle ilgili olarak yapılandırma kapsamına dâhiller. 

 6552 SAYILI KANUN DÜZENLEMESİ GECİKME İNDİRİMLERİ İLE İLGİLİ NELER GETİRİYOR?  Araç Muayene gecikme cezası düzenlemesi her araç cinsi için geçerli mi? Kanun düzenlemesi, kanunun yayımlandığı tarih itibari ile geçerli bir muayenesi olmayan, tüm araç cinslerini kapsıyor. Bu durum MTV, Trafik idari para cezaları, köprü ve oto yollardan usulsüz geçişler nedeniyle kesilen cezaların tamamı için de geçerli.

Düzenleme araç muayenede ne kadar bir ceza indirimi getiriyor? Araç sahiplerine ne kolaylık getiriyor? Kanun düzenlemesi ile gecikilen her ay için muayene ücretinin yüzde 5’i olarak hesaplanan muayene gecikme ücreti; bunun yerine kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE (Yurt içi Üretici Fiyat Endeksi) aylık değişim oranları, kanununun yayımlandığı tarihten araç muayenelerinin yapıldığı tarihe kadar geçen her ay içinse aylık yüzde 1 oranı esas alınarak hesaplanacak. 

Gecikme ücretleri oluştuğu dönem ve uzunluğu itibariyle değişmekle birlikte yaklaşık olarak ortalamada eski tutarın YEDİDE BİRİ (1/7) olarak düşünülebilir. 

Örneğin, • 1 yıl gecikmiş bir otomobil 100 TL civarında bir gecikme yerine 18 TL ödeyecek yani 82 TL indirim var. Bu indirim rakamı otobüs için 109 TL... • 4 yıl gecikmiş bir minibüs 400 TL yerine 50 TL, Kamyon 535 TL yerine 68 TL, Traktör 203 yerine sadece 25 TL ödeyecek. • 10 yıl gecikmiş bir minibüs 991 TL yerine 120 TL, otobüs/kamyon ise 1.340 TL yerine 169 TL ödeyecek. 

Yani 1.000 TL üzerinde bir indirim söz konusu... • 10 yıldır muayene yaptırmamış bir traktör 510 TL yerine 62 TL ödeyecek, 450 TL civarında bir indirim... Araç muayeneleri ile gecikmeleri ile ilgili düzenleme 2005 yılında çıktığı için 10 yılın üzerinde geciken bir araç yok... (Rakamlar yaklaşıktır, KDV dahildir, her araç için gecikme ayına göre farklı rakamlar oluşacaktır. ) 

Aracımın muayene süresi henüz gelmedi, bu nedenle gecikme ücreti yok, ancak bu yıl Motorlu Taşıtlar Vergisi ve trafik cezası borcum var. Bu kanun düzenlemesinin bana katkısı olacak mı? Yasalara göre Motorlu Taşıtlar Vergisi borcu veya trafik idari para cezası, köprü ve oto yollardan usulsüz geçişler nedeniyle kesilen cezalara dair borç olduğu durumlarda, araç muayene işlemi yapılamıyor. Kanun düzenlemesi bu borçların gecikmelerinin yeniden yapılanmasını da getiriyor. 

Motorlu Taşıt Vergisi ve Trafik Cezaları için gelen indirim nasıl hesaplanıyor? 30 Nisan 2014 tarihi itibariyle kesinleşen motorlu taşıtlar vergisi (2014 yılı için tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi ikinci taksiti hariç) ve bu vergiye bağlı vergi cezalarının tamamı ödenecek. Gecikme faizi/gecikme zammı yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutar, yapılanma kapsamında ödenecek. Gecikme faizi ve gecikme zamlarının tahsilinden ise vazgeçilecek. 

 Trafik idari para cezaları, köprü ve oto yollardan usulsüz geçişler nedeniyle kesilen cezaların tamamı; bu cezalara uygulanan aylık yüzde 5 oranındaki faizler yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutar, yapılanma kapsamında ödenecek. 

Aylık yüzde 5 oranında hesaplanan faizlerin tahsilinden ise vazgeçilecek. Yasa kapsamında yapılandırılan motorlu taşıtlar vergisi ve trafik para cezaları peşin ödenebileceği gibi 6, 12 ve 18 eşit taksitte de ödenebilecek. Ayrıca, 31 Aralık 2013 tarihinden önce verilmiş olan ve tutarı 120 liranın altında kalan trafik idari para cezalarının ilgililerine tebliğ edilmesinden, tebliğ edilmiş olanların ise tahsilinden vazgeçilecek. 

Düzenleme ne kadar geçerli olacak? Yasa çıktıktan sonra gecikenlerin durumu ne olacak? Düzenleme, yasalaşıp yürürlüğe girdiği tarihten, 31 Aralık 2014 günü mesai bitimine kadar geçerli olacak. Kanun çıktıktan sonra muayene süresi dolan araçlar, geciktikleri takdirde, her geciktikleri ay için yüzde 5 ceza ödemeye devam edecek. 

“Aracımı Haziran 2013’te muayeneye götürmem gerekiyordu, ama götürmedim. Şimdi ne kadar ceza ödeyeceğim?” Kanun düzenlemesine göre, yasanın yürürlüğe girdiği Eylül ayı içinde aracınızı muayeneye götürürseniz, araç muayene gecikme ücreti, geçmişte geciktiğiniz her ay için, o ayların aylık Yİ-ÜFE değişim oranı temel alınarak hesaplanacak. Eğer aracınızı muayeneye yasanın çıktığı ayda değil de 2014 yılı içinde takip eden aylarda götürürseniz, gecikmeniz Eylül ayına kadar Yİ-ÜFE oranından, yasanın çıktığı tarihten sonra gecikmiş her ay içinse aylık yüzde 1 oranı ile hesaplanacak... 

Aracımın muayene süresi Kasım 2014’te doluyor. Aralık veya Ocak ayında götürdüğümde ne kadar gecikme ücreti ödeyeceğim? Kanun düzenlemesi, geçmişe dönük gecikme ücretlerinin indirimli olarak ödenmesini sağlıyor. Aracınızın muayenesi, düzenlemenin çıktığı tarihten sonra doluyorsa, geciktiğiniz her ay için yüzde 5’lik gecikme ücreti vermeye devam edeceksiniz. 

Bu kanun hükmünden yararlanmak isteyen araç sahiplerinin ek olarak yapmaları gereken bir şey var mı? Araç muayenesi için öncelikle Motorlu Taşıtlar Vergisi, trafik cezası veya otoyol geçiş cezaları için borçlarını kanun kapsamında yapılandırmış olmaları veya borçlarının bulunmaması gerekiyor. Bu tür borçları olmayan araç sahiplerinin, belirledikleri gün ve saat için, www.tuvturk.com.tr internet adresinden ve 0 850 222 88 88 numaralı çağrı merkezinden ücretsiz randevu alarak, muayene istasyonlarına gelmeleri yeterli olacak. 

Araç sahipleri, muayeneye gelmeden önce TÜVTÜRK randevu aşamasında veya öncesinde borç sorgulaması yapabilirler. Borcu olan araç sahipleri www.gib.gov.tr sitesinden online olarak borçlarını ödeyerek muayeneye gelebilirler. Araç muayene gecikme ücretleri ise istasyonlarda tahsil edilmektedir. 

Daha fazla bilgi için T.C. Maliye Bakanlığı’nın Vergi İletişim Merkezi 444 0 189 no.lu bilgilendirme hattı aranabilir. 9- Araç muayenesi ile ilgili düzenlemeden ne kadar araç yararlanabilir? Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2013 yılı verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 5,1 milyon muayenesiz araç bulunmaktadır. Hesaplamalara göre ülkemizde toplam araçların yüzde 28’i muayene süresi gelip de araç muayenesine gelmemektedir. Yani yaklaşık her 4 araçtan 1’i muayenesizdir.