Dünyada hızla büyüyen SUV rekabetine Alfa Romeo da katılıyor. İtalyan marka ilk SUV modeli Stelvio ile iddialı geliyor 


İtalyan Alfa Romeo da, SUV modasını takip ediyor. Markanın ilk SUV modeli Stelvio'nun üretimi yıl sonunda başlayacak. Stelvio, 2017'nin son çeyreğinde ise Türkiye'de satışa sunulacak. 

Alfa Romeo Marka Direktörü Türker Gürtekin, markanın 107'inci yılı olan 2017'nin büyük yeniliklere gebe olduğunu söyledi. Gürtekin, 2017'nin ilk çeyreğinde yeni Guila'yı ardından Stelvio'yu satışa sunacaklarını ifade etti. 

2016 satış hedeflerinin 800 adetler civarında olduğunu söyleyen Gürtekin, sözlerine şöyle devam etti: "2016 bizim için aslında zor bir yıl oldu. 

Markayı yeni bir yere konumladık, tek bir modelle Giulietta ile savaştık. Arkadan biraz 4C'nin desteği geldi ama daha çok imaj desteği oldu. 
4C bizim zaten az sayıda, özel kotalar ile sattığımız çok özel bir koleksiyon modeli. Ancak önümüzdeki yıl Gulia'nın modellerimiz arasına katılmasıyla, Stelvio'nun gelmesiyle ve Giulietta'nın yeni pozisyonuyla tekrar 1000'li adetleri yakalamayı planlıyoruz." 

TÜRK TÜKETİCİLER DUYGUSAL DEĞİL 
Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu, Türkiye'de müşterilerin rasyonel olduğunu, duygusal olarak otomobil alan kitlenin az olduğunu söyledi. 

Türkiye'de duygusal müşterilerin çoğalması gerektiğini ifade eden Eroldu, "Alfa Romeo yeni modelleriyle daha fazla duygulara hitap eden bir marka olacak" dedi.Sabah

Opel’in ilk kez 2012 yılında satışa sunduğu B SUV modeli Mokka, yenilendi. yenilenmesinin ardından X takısını alan yeni versiyon aynı zamanda markada yeni bir dönemi de temsil ediyor. 

Ekim ayından itibaren Türkiye pazarına sunulması planlanan yeni Mokka X, klasik gövde tipi ile sportif, havalı, son moda SUV ve Crossover gövde tipi arasındaki geçişi simgeliyor. 

MOTOR SEÇENEKLERİ 
Yeni Mokka X Cenevre Motor Show’daki tanıtımını takiben 40 bin adet sipariş aldığı belirtiliyor. 

Opel Mokka X, Türkiye'de; Enjoy, Design ve Excellence donanım seviyeleriyle satışa sunulması planlanıyor. Ayrıca 1.4 ila 1.6 litre arasında benzinli ve dizel motor yelpazesine sahip. 

YENİ OPEL MOKKA X'İN FİYATI 
Opel Mokka X’in fiyatı, benzinli modellerde 73 bin 600 TL’den, dizel modellerde ise 88 bin 600 TL’den başlıyor. 4x4 çekiş sisteminde fiyat farkı benzinli modellerde 10 bin TL, dizel modellerde ise 6 bin TL. Akşam

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulundu. 

Arslan, "Mahmutbey adeta İstanbul’un dışında bir yerken şimdi kavşak haline geldi. Karayolu tabiriyle şişe başı konumu var. Trafik geliyor ve toplanıyor. 

Biz İzmir - Seferihisar’da serbest geçiş dediğimiz, araçların direkt takip edildiği, araçların duraksamadığı bir sistem kurduk. Mahmutbey gişeleri için de süreci başlattık. 

2 ay içinde Mahmutbey gişelerini serbest geçiş haline getireceğiz. Tam 2 aylık bir süremiz var. Serbest geçiş haline getirince yüzde 30 trafiğin rahatlamasını bekliyoruz.'' dedi. 

ÜCRETSİZ GEÇİŞ YOK 
Sistemle ilgili bilgi veren Arslan, şunları söyledi: ''OGS – HGS ayrımı olmadığından şoförler zikzak da yapmayacak. Bu yüzde 30 rahatlama sağlayacak. Ekim ayının sonunda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Etiler katılımı var, orayı da 30 Ekim’de devreye sokuyoruz. 

Mahmutbey gişelerinin tamamen ücretsiz olması yönünde talepler geliyor, ama mesafe çok uzun. Otoyol yapıyorsunuz, oraya para yatırıyorsunuz. Yeni yatırımları yapabilmeniz için ücretli geçiş gerekli." Habertürk
Türkiye’nin kendi sınıfında en çok tercih edilen modellerinden biri olan SEAT Leon, şimdi Türkiye’ye özel sınırlı sayıda üretilen bir versiyon ile sunuluyor. 

SEAT’ın Euroleague Basketball sponsorluğu çerçevesinde geliştirilen Leon Euroleague Edition‘dan sadece 500 adet satışa sunulacak. 

Basketbolda Avrupa’nın kulüpler düzeyinde en önemli organizasyonlarından biri olan uluslararası basketbol ligi Euroleague Basketball sponsorluğunu, 2016-2017 sezonunda da devam ettirecek olan SEAT Türkiye, sadece Türkiye’ye özel ve sınırlı sayıda üretilen Leon Euroleague Edition modelini satışa sunuyor. 
Sportif donanım 150 HP gücündeki 1.4 EcoTSI ACT DSG motor seçeneği ile sunulacak olan Leon Euroleague Edition’da, FR donanım seviyesinde standart olarak yer alan Full LED farlar, sunroof ve SEAT Sürüş Profili gibi özelliklere ek olarak SEAT Sport 18’’ alüminyum alaşımlı siyah jantlar, geri görüş kamerası, SEAT Ses Sistemi, siyah yan aynalar, Media System Plus, bagaj kapağı ve kapı eşiğinde Euroleague logoları bulunuyor. 

ODD’nin 2016 Ocak – Ağustos verisine göre C Hatchback segmentinin en çok tercih edilen ikinci modeli olan Leon ailesi verimliliğiyle öne çıkıyor. 

Leon Euroleague Edition 1.4 TSI ACT 150 HP DSG, 100 kilometrede ortalama 4.9 litre yakıt tüketiyor. Bu değerleriyle dizel araçlarla karşılaştırılabilecek yakıt verimliliğe sahip otomobil, performansıyla da dikkat çekiyor. 

Araç, 0’dan 100 kilometre hıza 8 saniyede ulaşabilirken, saatte azami 215 kilometreye çıkabiliyor. Sadece 500 adet üretilecek Leon Euroleague Edition’ın tavsiye edilen anahtar teslim liste fiyatı ise 84 bin 250 TL.  

SEAT ve Basketbol 
‘Sportif’ marka konumlandırmasına paralel olarak, tüm dünyada sporun birçok dalına destek verme stratejisini belirleyen İspanyol marka, Türkiye’de basketbola Darüşşafaka Doğuş Basketbol Takımı ve Euroleague Basketball sponsorluğu ile devam ediyor. 

TBF Türkiye Basketbol Ligi’nde mücadele eden Darüşşafaka Doğuş Basketbol Takımı’na 2014 yılında sponsor olan ve desteğini bu sezon da devam ettiren SEAT Türkiye, basketbola verdiği desteğini 2015-2016 sezonunda başladığı Euroleague Basketball sporsorluğu ile sürdürmüştü. 

Euroleague Basketball yönetimi ile yapılan anlaşma gereği, SEAT Türkiye, 2015-2017 seneleri arasında iki sezon boyunca, Euroleague’in sponsorları arasında yer alıyor. SEAT, her hafta seçilecek Haftanın Maçı’nın (Game of the Week) ve Türkiye’de oynanan maçların sponsorluğunu yapıyor.

Geçen yıl mart ayında, tamamen elektrikli Renault Zoe’ye çok az bir menzil artışı eklenmişti. Fransız kaynaklara göre bu otomobilin resmi tanıtımı Paris Otomobil Fuarı’nda yapılacak. 

Şu anki EV modeli 241 kilometre (gerçek kullanımda 145 km) menzil sağlayabilen 22 saatlik bir batarya paketine sahip. 

Yenilenmiş Zoe, LG’den yeni bir batarya paketine ve daha küçük ama daha etkili bir motora sahip olacak. Bu yenilenme sayesinde otomobil, normal koşullar altında 320 kilometre menzile sahip olacak. 
Renault, Fransa’da herhangi bir devlet indirimi uygulanmamış haliyle Zoe için 22.400 Euro (yaklaşık 74,000 TL) istiyor. Ayrıca müşteriler aracın bataryalarını satın alamıyorlar, aylık 49 Euro’ya (162 TL) kiralayabiliyorlar. 

Buna rağmen otomobil, geçen yıl 18 bin 469 satış rakamı ve teslimatlardaki yüzde 67 artışla geçtiğimiz yıl Avrupa’nın en çok satan elektrikli aracıydı. Bu sonuçların yüzde 20’si kıtayı, yüzde 55’i de Fransa’yı temsil ediyor.Automagg

Ford yeni SUV modelini sadece 3 yetkili bayisinde 99.000 $ fiyat etiketi ile satışa sundu. Yeni Ford Edge, şimdilik tek motor ve donanım seçeneğine sahip olarak satılıyor. 

4808 mm uzunluğunda ve 1928 mm genişliğine sahip iri cüsseli Yeni Edge, markanın SUV çizgilerini barındıran bir model. Çift egzoz çıkışı ile daha sportif görünen Yeni Edge, sürüşe duyarlı direksiyon sistemi ve farları ile öne çıkıyor. 

Anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, akıllı bagaj kapağı gibi markanın yeni nesil teknolojilerinden tanıdığımız özelliklerin yanısıra otomatik park ve kör nokta uyarı sistemi gibi dış donanım özelliklerine de sahip. 

İç mekanda 602 litrelik devasa bir bagaj hacmi sunan 5 koltuklu Ford Edge'te ses kontrollü 8 inçlik 2. nesil Sync multimedya sistemi bulunuyor. Telefon, müzik, havalandırma ve navigasyon kontrollerini sesle yapılabilmesini imkan veren bu sistemde ayrıca 180 derecelik ön görüşe sahip bir kamera da izlenebiliyor. 

10 farklı kasa ve 3 farklı deri döşeme rengi ile tercih edilebilen Yeni Ford Edge, Aktif Gürültü Kontrol Sistemi teknolojisi ile öne çıkıyor. Kabin içinde istenmeyen sesleri "Beyaz Gürültü" adı verilen ve insan kulağının algılayamayacağı bir ses ile önleyebiliyor. 

Arka koltuklarda ısıtma ve hava yastıklı emniyet kemeri özelliği sunan Yeni Edge'te isteğe göre ambiyans aydınlatma rengi de değiştirilebiliyor. Hava yastığının açılması durumunda 112 Acil'i otomatik arayabilen akıllı güvenlik sistemi de güvenlik donanımları arasında. 

4 tekerden çekişli AWD özelliğine sahip 2.0 litrelik TDCi dizel motor çift turbo ünitesine sahip. 210 hp güç ve 450 Nm tork üretebilen motora 6 ileri çift kavramalı PowerShift otomatik şanzıman eşlik ediyor. 

Otomatik vitese direksiyonun arkasında bulunan kulakçıklardan da müdahale edebilmek mümkün. Yeni Ford Edge'de start&stop sistemi standart olarak yer alıyor.arabalar
Hyundai’nin İzmit’te üreterek 40’tan fazla ülkeye ihraç ettiği Yeni i10, kompakt sınıfın şık temsilcisi Yeni i30 ve markanın en yeni performans konsept otomobili RN30, 2016 Paris Otomobil Fuarı’nda sahne alarak otomobil tutkunlarıyla bir araya gelecek. 

Hyundai’nin A segmentindeki başarılı oyuncusu i10 geçirdiği makyaj operasyonuyla beraber daha estetik ve daha şık bir görünüm kazandı. 

Bu şık modelle beraber kompakt C segmentinin iddialı seçeneği Yeni i30da tamamen yenilenerek ilk kez otomobil tutkunlarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 

Baştan aşağıya yenilenen i30, yeni motor seçenekleriyle ve artan konfor öğeleriyle öne çıkıyor.Hyundai’nin fuarda sergileyeceği güncel ürün gamının yanı sıra bir de özel bir konsept modeli dikkat çekecek. 

Geniş ve ferah iç mekanı, yüksek teknoloji ürünü sağlam gövdesi ve üst düzey donanım seviyesiyle satışa sunulacak olan Yeni i10, kullanıcılarıyla daha duygusal bir bağ oluşturmayı hedefliyor. 

Türkiye’de olduğu kadar Avrupa’da da segmentinin en iddialı modeli olan i10, markanın bölgedeki imajına da son derece önemli bir katkıda bulunuyor. Avrupalı müşterilerin beklentilerine göre Avrupa’da üretilen Hyundai i30, nihayet üçüncü jenerasyonuna kavuştu. 
Yeni tip ızgarası ve tamamen farklı bir tasarım anlayışıyla dizayn edilen otomobil, aynı zamanda daha düşük hacimli turbo benzinli motorları, geliştirilmiş multimedya ve güvenlik özellikleriyle de öne çıkıyor. 

Yeni Nesil Hyundai i30, teknoloji odaklı çözümleri, daha fazla kişisellik içeren özellikleri ve yeni donanım seviyesiyle C segmentine yepyeni bir bakış açısı getiriyor. 

Her yaştan kullanıcı kitlesine hitap edecek olan yeni otomobil, özellikle çekici tasarımı ve daha modern yapısıyla markanın imajına da katkıda bulunmaya hazırlanıyor. Mevcut donanımların üzerine eklenen teknolojik yeniliklerle çağa ayak uyduran Yeni i30, aktif güvenlik paketleriyle iddiasını artırıyor. 

Yeni nesil Hyundai i30 baz alınarak hazırlanan yüksek performanslı RN30 konsept model ise, Hyundai Motorsport (HMSG), Hyundai Motor Avrupa Teknik Merkezi (HMETC) ve Hyundai Motor Performans Geliştirme ve Yüksek Performanslı Araç Bölümü (N Division) yakın işbirliği ile geliştirildi.Oldukça çarpıcı bir konsepti olan Hyundai RN30, aerodinamik tasarımı ve heyecan verici yüksek performanslı motoruyla güncel i30’dan farklı olduğunu ilk bakışta hissettiriyor.

Citroën, “Be Different, Feel Good - Farklı Ol, İyi Hisset” sloganı doğrultusunda tasarladığı modellerini, evsahibi olduğu Paris Otomobil Fuarı’nda sergiliyor. 

Fuar için üst segment hibrit konsept CXPERIENCE, yeni yarış modeli C3 WRC ve özellikle Yeni C3 modeli ile 3 dünya lansmanı gerçekleştiriyor. Citroën’in basın toplantısı 29 Eylül Perşembe günü, Salon 1, C Kanadı, 320 numaralı stantta saat 09:45’te gerçekleştirilecek. 

“Citroën Advanced Comfort” programı kapsamında C4 Cactus ve yeni C4 Picasso’nun da prömiyerlerinin gerçekleştirileceği Paris Otomobil Fuarı’nda, aralarında elektrikli E-Mehari, VIP minibüs Jumpy SpaceTourer ve grip kontrol özelliğine sahip C4 Cactus Rip Curl gibi 2016’da satışa sunulan diğer modeller de sergilenecek. 

Citroën, Ekim ayında kapılarını halka açacak olan Paris Otomobil Fuarı’nda Yeni C3, Yeni C4 Picasso, CXPERIENCE Concept, Yeni C3 WRC, “Citroën Advanced Comfort” programı kapsamındaki C4 Cactus, Jumpy SpaceTourer ile C4 Cactus Rip Curl ve E-Mehari modellerini sergileyecek.  



Paris Otomobil Fuarı’nın yıldızı: CXPERIENCE 

4.85 metre uzunluğunda, 2 metre genişliğinde ve 1.37 metre yüksekliğindeki CXPERIENCE Concept, markanın en önemli iddialarının başında gelen ve kullanıcılarına rakiplerinde bulunmayan bir konfor sunacağını söz veren, “Citroën Advanced Comfort” programı kapsamındaki tüm özellikleri taşıyor. 

Markanın gelecekte üreteceği üst segment binek otomobille ilgili ön bilgileri alabilmek adına CXPERIENCE Concept büyük bir öneme sahip. 

22 inçlik 5 kollu alaşım jantları ve geriye doğru açılan arka kapılarıyla Paris Otomobil Fuarı’nın yıldızlarından biri olacağını şimdiden belli eden aracın gövdesinde yer alan adaptif hava kanalları ile aerodinamik bir yapı sunuluyor. Ayrıca düşük yakıt tüketimi ve iyileştirilmiş yol tutuşu sağlandı. 

CXPERIENCE Concept’in iç mekanı birbirinin devamı niteliğinde birleştirilmiş hatlar, Limon Sarısı, el işi havası taşıyan döşemeler ve Ceviz Ağacı’ndan kaplamalarla dizayn edildi. 4 kişilik otomobile birbirinin tersi yönünde, 90 dereceye yakın açılan kapılardan giriş yapılıyor. 

Tavana kadar uzanan kapılar kapatıldığında, yolculara, limon sarısı rengin enerjisiyle birlikte krom detaylar, koyu renkli deri zemin kaplaması, ceviz ağacından oyulan ahşap yüzeyler eşlik ediyor. 

Panoramik cam tavan ise muhteşem bir aydınlık etkisi sağlıyor. Citroën CXPERIENCE Concept, plug-in hibrid bir güç yapısına sahip. 150 ve 200 HP arasında güç üreten benzinli motor 80 kW’lik elektrikli bir motor ile destekleniyor.
Tamamen elektrikli olarak da ilerleyebilen araç bu sayede 60 kilometrelik menzili 0 emisyon ile aşabiliyor. Benzinli ve elektrik motorun beraber kullanımında toplam sistem gücü 300 HP’yi buluyor. 

Standart bir şarj ünitesinde 4.5 saatte tamamen pilleri doldurulabilen CXPERIENCE Concept, 6.6 kW’lik şarj istasyonlarında 2.5 saatten az bir sürede tamamen şarj edilebiliyor. 8 kademeli otomatik şanzıman ise benzinli motor ile elektrikli motorun arasında yer alıyor.  

Citroën, Yeni C3 WRC Concept ile ralli parkurlarına dönmeye hazırlanıyor 
Dünya Ralli Şampiyonası’nı rekor bir sayı olan 96 adet zaferle 8 kez kazanan Citroën Racing ekibi, Paris Otomobil Fuarı’nda yeni araçları C3 WRC’nin üstündeki perdeyi kaldırıyor. 

İlk olarak Ocak 2017’deki Monte Carlo Rallisi’nde parkurlara çıkacak olan C3 WRC Concept, Citroën Tasarım Merkezi ve Citroën Racing’in ortak çalışması sonucunda, yeni C3 üzerinden geliştirildi. 

Yeni C3 modelinden 55 mm daha geniş olan C3 WRC Concept’te seri üretim modeldeki enerjik detaylar yarış versiyonuna da aktarıldı. Logoyu da kapsayan krom ön bölüm, LED gündüz farlarına kadar uzanıyor. 

İki renk tonuna sahip olan C3 WRC Concept’in karbon görünümlü yan aynalarında, ön tamponun hava girişlerinde, fren kaliperlerinde, yan marşpiyelerde, C sütununda ve arka soğutma kanallarında, seri üretim yeni C3’te de kullanılan sarı renge yer verilerek enerjik izlenim arttırıldı. 


FIA’nın yeni Dünya Ralli Şampiyonası regülasyonlarına uygun olarak geliştirilen C3 WRC yaklaşık 380 HP gücünde olacak. Çok özel ön ve arka tamponlarında çok gelişmiş aerodinamik özellikleri barındıran aracın genişliği kurallar çerçevesinde 1875 mm’de sınırlı tutuldu. 

Arka tavan spoyleri, olabildiğince geriye doğru uzatılarak daha etkin bir yere basma kuvveti uygulanıyor. C3 WRC, C3 WRC Concept’e göre 25 kg daha hafif olacak ve araçlarda artık kullanılmasına izin verilen Elektronik Diferansiyel Kontrolü bulunacak.  

Yeni Citroën C3: Otomobil dünyasının yeni sosyal fenomeni Citroën’in küçük sınıfta 3.5 milyonu aşkın satış adedini geride bırakan başarılı modeli C3, tamamen yenilenerek hem segmentinde hem de otomotiv sektöründe ilklere imza atmaya hazırlanıyor. 

Citroën Advanced Comfort programı dahilinde geliştirilen yeni C3’te, markanın öncülüğünü sürdürdüğü konfor algısı yeniden belirleniyor. 5 kapılı yeni Citroën C3, 3.99 metre uzunluğuyla kompakt ve pratik yapısını koruyor ve 10.7 metrelik dönüş yarıçapı ile de şehir hayatındaki kıvraklığını sürdürüyor. 

Citroën’in, C4 Picasso ve C4 Cactus’te kullanılan karakteristik iki seviyeli ön far tasarımı ile araç yukarıya doğru uzanıyor ve kaputun yüksekliği arttırılıyor. Kapsamlı kişiselleştirme özellikleri, aracın güçlü kişiliğini destekliyor. 

Çift gövde rengiyle tercih edilebilen yeni C3’ün tavanında 3, karoserde ise 9 alternatif renk mevcutken toplamda 36 kombinasyon gerçekleştirilebiliyor. Sis farlarının çerçeveleri, yan aynalar, C sütunları kaplamaları ve “Airbump” olarak adlandırılan gövde korumalarında da renk seçenekleri mevcut olacak. 

Anahtarsız giriş ve çalıştırma özellikli anahtarı da barındıran yeni C3’ün tüm fonksiyonlarına, ergonomik kullanım sunan 7 inçlik ekrandan erişilebiliyor. 

Gösterge paneli ve koltuk tasarımlarındaki genişliğin görsel algısı 1379 mm’lik (önceki modelden 2 cm daha fazla) omuz genişliği ile onaylanıyor. 

Arka koltuk yolcularına sunulan diz mesafesi de sınıfının en iyilerinden. Torpido gözü de sınıfının en genişi. Yeni C3’ün bagajı 300 litrelik bir hacme yaklaşıyor. Yeni Citroën C3, dünyada ilk kez sunulan ve ”Otomobil Dünyasının Yeni Sosyal Fenomeni” unvanını kazanacak bir teknolojiyi barındırıyor: 

Citroën ConnectedCam. Citroën C3, sosyal ağlarda günlük yolculuklarınızı paylaşabildiğiniz veya kaza gibi durumlarda kanıt niteliği sunmak için tasarlanan, dikiz aynasının arkasına yerleşimli bir HD kamera sistemi olan Citroën ConnectedCam gibi son teknolojiler ile donatıldı. 

Citroën C3’ün gelişmiş sürücü destek sistemleri ayrıca şunları içeriyor: Ses tanıma özellikli 3D navigasyon, geri vites kamerası, şerit değiştirme uyarısı ve kör nokta uyarısı. Tüm araç fonksiyonlarına kontrol merkezi olarak görev yapan 7” boyutundaki dokunmatik tabletten erişiliyor. 

Optimum tepki süresi kısa olduğu için tablet kapasitif ekran teknolojisi kullanıyor. Yeni C3’ün yüksek verimlilik sunan PureTech benzinli ve BlueHDi dizel motorları, EAT6 isimli en son nesil otomatik şanzımanın da desteğiyle performans bakımından bir adım ileri gitmeyi başarıyor. 

Manuel şanzımanlı PureTech 3 silindirli benzinli motor, 68 HP, 82 HP ve 110 HP (Stop&Start) seviyelerine sahipken BlueHDi 75 HP (Stop&Start) ve 100 HP (Stop&Start) dizel güç üniteleri ile satışa sunuluyor. En iyi sürüş performansı ve konforu için yeni C3 kısa bir süre içerisinde EAT6 otomatik şanzıman ile de piyasada yer alacak.  

Segmentinin en beğenilen MPV’si C4 Picasso yenilendi 
2013 yılında tanıtılan ikinci nesil C4 Picasso, 390.000’i aşkın kullanıcıya ulaşarak büyük bir başarıya imza atmasının ardından makyajlandı. 

Citroën Advanced Comfort programı kapsamında revize edilen C4 Picasso, hem tasarım hem de konfor anlamında, markanın bu alanlardaki öncü kimliğini ileriye taşıyan modellerden ilki. MPV segmentindeki C4 Picasso ve Grand C4 Picasso modelleri boyutlarına göre verimli iç mekan ve yükleme özelliklerini sunmaya devam ediyor. 

Ön yüzü tamamen yeniden tasarlanan C4 Picasso’nun 3D stop lambaları da yeniden tasarlanarak daha derin bir ifade sunulmaya başlandı, yeni 17 inç alaşım jantlar ve çift renkli gövde seçenekleri ile de kişiselleştirme özellikleri arttırıldı. C4 Picasso’nun iç mekanından 4 farklı kişiselleştirme paketi sunulmaya başlanıyor. 

Loft özellikli kabin, tüm yolcuların en iyi şekilde hissetmesi için hem renk hem de ışık zenginliğiyle segmentinde öncü rolünü sürdürüyor. 7 inçlik dokunmatik ekrandan yeni 3D CITROËN Connect Nav, navigasyon sistemi yönetilebiliyor. 12 inçlik ikinci ekran üzerinden de araç ile ilgili tüm bilgiler takip edilebiliyor. 

C4 Picasso modellerinde artık, Tabela Tanımlama ve Uyarı Sistemi, tamamen frenleme yapabilen Adaptif Cruise Control, Şeritten Çıkma Uyarısı, Aktif Güvenlik Fren Sistemi, Sürücü Dikkat Uyarısı ve Kör Nokta Uyarısı gibi sistemleri de en yeni nesilleriyle sunuluyor. 

C4 Picasso’da, düşük yakıt tüketimleriyle, Euro 6 emisyonlarını karşılayan PureTech ve BlueHDi motorlar kullanılıyor. “Citroën İleri Konfor (Advanced Comfort)” programının 4 hedefi bulunuyor 

Yaklaşık 100 yıllık tarihi boyunca konfor konseptleriyle otomotivdeki standartları belirleyen Citroën, “Advanced Comfort” programını ilk olarak C4 Cactus modeli üzerinden tanıttı. Konfor, tek bir kelimede tanımlanabilse de bu algının yaratımı çok fazla element barındıran komplike bir süreç. 

Darbe sönümleme, gövde stabilitesi, akustik kalitesi, koltuk ergonomisi, iç mekandaki ışık kalitesi, mekanın kendi ergonomisi, ergonomi ve modüler düzen gibi her türden parametre yolcuların deneyimlediği rahatlığa veya huzura katkıda bulunuyor. 

Sürekli gelişimi hedefleyen Citroën, markanın karakteristik özelliklerini oluşturan ve markanın araçlarını rakiplerinden ayıran unsur olan “konfor”u sunmaya her zaman devam edecek.  

VIP Minibüs Citroën Jumpy SpaceTourer 
Citroën’nin modern ve karakteristik özelliklere, 3 farklı gövde ve çeşitli iç tasarım seçeneklerine sahip yeni modeli “Jumpy SpaceTourer”, günümüz ailelerinin ve ticari şirketlerinin ihtiyaçlarına yeni çözümler sunmak için tasarlanmış özel bir model. 

Yeni platformu ile Jumpy SpaceTourer, dinamik yol tutuşu ve 5.1 lt/100 km’lik “Sınıfının En Düşük” yakıt tüketimi ile verimlilik sağlıyor. Pratik ve kullanıcı dostu “Jumpy SpaceTourer” üst düzey güvenlik özellikleri ile hayatı kolaylaştırıyor.  

Elektrikli Citroën E-Mehari 
Markanın tarihine bağlı kalıp, yüzünü geleceğe dönen Citroën E-Mehari, efsanevi kardeşi 1968 model Mehari’den izler taşırken, ondan daha da fazlasını vaat ediyor. Bollore Grup ile yapılan işbirliği sonrasında Citroën ruhuna tamamen sadık, sempatik ve renkli bir otomobil olan elektrikli E-Mehari; heyecanlı, özgür ve retro duruşuyla fark yaratıyor.
Infiniti, Paris Otomobil Fuarı’nda 20 yıldan uzun süren geliştirme çalışmaları sonucunda ortaya çıkardığı, dünyanın ilk değişken sıkıştırma oranına sahip ve şimdiye kadar yaratılmış en gelişmiş içten yanmalı 4 silindirli turbo beslemeli motoru VC-Turbo’yu ve cesur tasarımıyla markanın yakın gelecekte seri üretime aktaracağı SUV’sinden ipuçları taşıyan QX Sport Inspiration konseptini tanıtıyor. 

 Infiniti’nin basın toplantısı 29 Eylül Perşembe günü, Salon 5.2, B Kanadı, 509 numaralı stantta saat 12:30’da gerçekleştirilecek.  VC-Turbo motor, içten yanmalı güç aktarım mekanizması teknolojisinde devrim niteliğinde bir yenilik sunuyor. 

QX Sport Inspiration, Avrupa prömiyerine özel yeni detaylara sahip. Infiniti, dünyanın en önemli otomobil fuarlarından olan Paris Otomobil Fuarı’nda son dönemde hazırladığı yenilikleri sergiliyor. 


Infiniti, dünyanın ilk değişken kompresyon (Sıkıştırma) oranına sahip ve şimdiye kadar yaratılmış en gelişmiş içten yanmalı motor olan VC-Turbo’yu (Değişken Kompresyon-Turbo besleme) tanıtacak.

Infiniti, Paris’te ayrıca, SUV modellerindeki yeni nesil tasarım anlayışının yansıtıldığı QX Sport Inspiration’ı fuara özel bir versiyonla Avrupa ile buluşturacak. 

Dünyanın değişken oranlı sıkıştırma oranına sahip ilk motoru VC-Turbo VC-Turbo teknolojisi, içten yanmalı motor tarihinde yeni bir sayfa açıyor. 

20 yıldan uzun süren geliştirme çalışmaları sonucunda, Infiniti’nin 4 silindirli 2.0 litrelik turbo beslemeli benzinli VC-Turbo motoru, içten yanmalı güç aktarım mekanizması teknolojisinde büyük bir yenilik sunuyor. 


Sabit bir kompresyon (Sıkıştırma) oranıyla sınırlı kalmak zorunda olunmayan bu motor teknolojisi sayesinde, kompresyon oranı 8:1 (yüksek performans için) ve 14:1 (yüksek verimlilik için) arasında değişiklik gösteriyor. 

Kendini dönüştürebilme ve piston alanı yüksekliğini kusursuz şekilde azaltıp yükseltebilme yeteneğine sahip bu motorlar sayesinde sürüş durumunun gerektirdiklerine göre en yüksek seviyede oran otomatik olarak uygulanabiliyor. 

VC-Turbo teknolojisi, belirgin şekilde azaltılmış yakıt tüketimi, emisyonlar, ses ve titreşim seviyeleri gibi özellikleri de içeren birçok fayda sunmakla birlikte, karşılaştırılabilir geleneksel motorlardan daha kompakt ve hafif yapısıyla dikkat çekiyor. 

VC-Turbo ile ilgili istatistikler  VC-Turbo motor, 1998 yılında geliştirilmeye başlandı. 2018 yılında yollara çıkması öngörülüyor.  VC-Turbo için 100’den fazla motor prototipi yapıldı.  

3 milyon km’den fazla yol simülasyon testi gerçekleştirildi. 30.000 saatten fazla (Yaklaşık 5 milyon km’ye denk) motor test yataklarında denemeler yapıldı. Motorun sıkıştırma oranı 8:1 ile 14:1 arasında değişkenlik gösteriyor. 

Benzer güçteki V6 motorlara göre yüzde 27 daha düşük yakıt tüketimi. VC-Turbo motorda mühendisler 272 HP güç ve 390 Nm tork hedefliyorlar (Resmi veriler henüz açıklanmadı) VC-Turbo motor için 300’den fazla patent alındı. VQ kodlu V6 motorlara göre 25 kg daha hafif. 

Avrupa prömiyerine özel geliştirilen QX Sport Inspiration Infiniti’nin ilk olarak Nisan 2016’da Pekin Otomobil Fuarı’nda tanıttığı QX Sport Inspiration, Paris Otomobil Fuarı’na özel, geliştirilmiş bir versiyonuyla tanıtılıyor. 

Infiniti’nin gelecek nesil, seçkin orta boy SUV sınıfı araçlarıyla ilgili vizyonunu ortaya koyan QX Sport Inspiration, havada asılı duran A sütunları, “yeni ay kesimli” C sütunu, “insan bakışlı” farları ve yan aynaların yerine kullanılan kameralar gibi detaylarıyla dikkat çekiyor. 

Pekin’de sergilenen araçtan farklı olarak, daha keskin bir radyatör ızgarasını barındıran tasarıma ek olarak daha derin bakışlı farlar ve krom detaylar bu konseptte tercih ediliyor. 21 inç yerine 22 inçlik alaşım jantların sergileneceği QX Sport Inspiration’da bronz renkli jantlara aynı renkte fren kaliperleri de eklenerek fark yaratılıyor. 

285/45 R22 ölçüsündeki lastikleriyle de araç, Infiniti’nin gelecek nesil dinamik SUV’lerinin ne denli iddialı olduğunu şimdiden açığa vuruyor. Paris’te sergilenecek olan QX Sport Inspiration, “Sürücü Odaklı-Yolcuları Düşünen” iç mekan felsefesiyle tüm konuklarının ihtiyaçlarını eşit şekilde karşılıyor. 

Derin Kahverengi’nin yoğun olarak kullanıldığı kabinde, orta konsol üzerindeki infotainment sistemi Infiniti’nin yakın gelecekte seri üretim araçlardaki navigasyon, iletişim, ses ve güvenlik teknolojilerine dair ipuçlarını barındırıyor.
Dünyanın en iyi otomobillerini üretme felsefesiyle yola çıkan Lexus, 2016 Paris Motorshow'da geleceğin otomobillerini de sergiliyor. 

Lüks markanın yeni kompakt crossoverkonsept aracı UX Concept'in dünya prömiyeri Paris Motorshow’dagerçekleştirilecek. Bu araç, Lexus'un gelecekteki kompakt SUV vizyonunu ortaya koyacak. 

Bu araç tasarımının yanı sıra sürüş deneyimi açısından da marka için yepyeni bir adımı temsil ediyor. İleri teknolojiyle donatılan UX Concept, yolcularına eşsiz bir deneyim sunuyor. 
Üç boyutlu ekran teknolojisi,sürüş deneyiminin daha eğlenceli ve rahat olmasını sağlıyor. Sürücü göstergelerinin önünde yer alan hologram şeklindeki ekran görselliği arttırarak araç ile ilgili bilgilerin daha iyi görünebilmesini sağlıyor. 

UX Concept'de geleneksel aynaların yerini ise e-mirror adındaki kameralar alıyor ve böylece daha akıcı bir tasarım elde ediliyor. Aracın içerisinde yeralan tüm düğmeler elektrostatik özelliğine sahip. 

Ön direkte bulunan yeni müzik sistemi ise, genç Lexus kullanıcılarının yepyeni bir deneyim yaşamasını sağlıyor. Lexus’un Paris’te sergileyeceği modelleri arasında yeni IS, Lexus NX Sport Edition ve markanın yeni amiral gemisi coupe modeli LC yer alıyor.

Mercedes-Benz'in sevilen kompakt aracı A-Class önümüzdeki senelerde 4. nesiliyle yollara devam etmeye hazırlanıyor. Modelin yeni nesilinin test aracı kamuflajlı olarak kameralara yakalandı. 

3. nesil A-Class henüz 4 yıldır yollarda, ancak Mercedes-Benz aracın yeni nesili üzerinde çalışmalara çoktan başlamış durumda. 

Aslında Alman firmanın geçmişine baktığımızda karşımıza çıkan 6 yılda bir yeni model döngüsünü göz önüne alırsak yeni modelin 2018 yılında piyasaya sürülmesi olağan dışı değil. İki sene sonra yollara çıkacak modelin testlerinin gerçekleştirilmesi de beklenen şeyler arasında. 

İlk olarak Temmuz ayı sonunda Avrupa'nın güneyindeki bir bölgede kamuflajlı olarak kameralara yakalanan 4. nesil A-Class test aracı 22 Eylül tarihinde ise Almanya'nın ünlü Nurburgring pistinde görüntülendi. 

Ağır bir kamuflaja sahip olan araç bu haliyle final sürüme dair pek fazla bilgi yansıtmıyor. Yan profilden bakıldığında dingil açıklığının arttığı görülürken bu durum içerde daha fazla alan demek oluyor. 

Ancak etrafta dolaşan bir söylentiye göre yeni nesille birlikte A-Class, sıradan iç ve dış geliştirmelerin yanında Mercedes'in değerlendirmesine göre 2 farklı kasa tipinde gelebilir. 

5-kapılı hatchback modelin yanında 4-kapılı bir sedan modelin gelebileceği konuşuluyor. Her ne kadar bu konuda net bir bilgi olmasa da söylentilere göre sedan versiyon yalnızca Çin pazarına özel olacak. 

 İlerleyen zamanda hakkında daha fazla bilginin gün ışığına çıkmasının beklendiği modelin resmi duyurusunun 2017 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda yapılması bekleniyor.Donanımhaber

1989 yılından bu yana üretilen ve tüm dünyada göz alıcı şıklığı, kalitesi ve performansı ile “ayrıcalıklı” olmak isteyenlerin tercihi olan, Türkiye’de de yeni bir dönemin öncülüğünü üstlenen Lexus, tüm dünyada yükselişini sürdürüyor. 

Lexus, sportif sedan modeli IS ile tüm dünyada bir milyon adetlik satışa ulaştı. Avrupa pazarı için tasarlanan ilk Lexus olma özelliğini taşıyan IS, büyük bir satış başarısı yakalayarak kalitesini kanıtladı. 

Şu anda Avrupa pazarında satılan her beş Lexus'dan birini IS modeli temsil ediyor. 17 yıl önce 1999 yılında Lexustarafından yeni ve daha genç müşterileri markaya çekmek adına tasarlanan sedan IS, sportif ve keskin hatlara sahip tasarımıyla da büyük bir beğeni topladı. 
Lexus'un mükemmel kalitesini en iyi şekilde temsil eden IS, şu anda üçüncü jenerasyonuyla satılıyor. Ürün gamında hibritmotor seçeneğini de sunan IS, aynı zamanda 2.0 litre turbo motorlu versiyonuyla hem yakıt ekonomisi hem de yüksek güç sağlıyor. 

245 HP ve 350 Nmtork üreten IS, performanslı sürüşlere de en iyi şekilde yanıt veriyor. Arkadan itişli sürüşe sahip IS, hem konfor hem de performans beklentilerini karşılıyor. 

Türkiye'de de satışa sunulan LexusIS'e, 65 bin 675 eurodan başlayan fiyatlarla ulaşılabiliyor. 1 milyon adetlik satışı geriden bırakan Lexus IS, her geçen jenerasyonda satış adetlerini ve kalitesini artırmaya devam ediyor. 

Markanın dünya çapındaki çekirdek modellerinden biri olan IS, şu anda 70'den fazla ülkede satılıyor ve her ay 6 bin’den fazla satış adedine ulaşıyor.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, yerli otomobilde kapsayıcı bir iş modeli üzerinde çalıştıklarını ve sonuçlarına epey yaklaşıldığını belirti. 

Tübitak’taki değişimin yerli arabaya etki edip etmeyeceği sorusuna Bakan Özlü, “Yerli arabada iş modeli konusu üzerinde çalışıyoruz. İş modeli çok önemli. 

Kapsayıcı bir iş modeli üzerinde çalışıyoruz. Onun sonuçlarına da epey yaklaştık. Onu da Başbakanımıza arz edip ondan sonra belki başbakanımız kamuoyuyla paylaşmak isteyebilir” yanıtını verdi. 

 'BABAYİĞİT BEKLEMİYORUZ' 
Yerli otomobilde bu yılın sonuna kadar 30-40 araçlık bir test filosu üretileceği hatırlatılarak, ’babayiğit’in beklenip beklenmediği sorusu üzerine Bakan Özlü, şunları kaydetti: “’Babayiğidi beklemiyoruz. 

Oturup bir babayiğit gelsin, bu işi yapsın diye beklemiyoruz. Çalışıyoruz. Dünyanın her tarafında otomobil tasarımlarının hikayelerine bakın Volkswagen, Toyota, yabancı markalara bakın, bizim Türkiye’deki Tofaş’a, yerli markalara bakın hepsinde başlangıçta devletin bir desteği ve yönlendirmesi vardır. 
Zamanla devlet çekilmiştir. Burada devlet yönlendirmesi şarttır. Biz şunu diyemeyiz; ‘bir babayiğit çıksın yapsın gelsin’ bunu demeyeceğiz. 

'YERLİ OTOMOBİL DEĞİL' 
Bir de bizim küresel bir başarıyı hedeflememiz gerekiyor. Yerel bir otomobil değil, küresel bir başarı hedefi gerekiyor. Yerli otomobil demeyelim, yerli marka otomobil diyelim. 

Türkiye’de üretilen otomobiller var. Bu sene, İnşaallah, 1 milyon 500 bin rakamına ulaşmayı hedefliyoruz. Bu az bir rakam değil. Geçen sene 1 milyar dolarlık cirosu vardı sektörün. 

Bakan Özlü ayrıca, Türkiye’deki yetişmiş insan kaynağı, tasarım üretim mühendisleri ve yan sanayinin otomobil konusunda yeterli seviyede olduğunu söyledi.haber7

Yeni VW Crafter, 2017 yılının en iyi vanı seçildi. Volkswagen Ticari Araç Başkanı Dr. Eckhard Scholz, Hannover Ticari Araçlar Fuarı’nda ödülü kabul etti. 

Üç uzunluk ve üç yükseklik seviyesi olan Crafter, toplam 69 türeve sahip. Kasım 2016’da satışına başlayacak olan Crafter, otomatik şanzıman ve dört tekerlekten çekiş opsiyonlarına da sahip olacak. 

5986, 6836 ve 7391 mm’lik üç versiyonu bulunan araç, kamyonet gövdesi ile de satın alınabilecek. Ayrıca tek ve çift kabin versiyonları da bulunuyor. 

Crafter’ın motor seçeneklerinin hepsi 2.0 lt TDI’lardan oluşuyor. Bu motorun 102, 140 ve 177 HP’lik versiyonları mevcut.Automagg

Çek üretici Skoda, Paris Motor Show 2016’da yeni model atağının en önemli ve son üyesi olan Kodiaq’ı ilk kez dünya kamuoyuna tanıtıyor. 

Markanın 7 koltuklu ilk büyük SUV aracı olan Kodiaq, aynı zamanda Skoda için “SUV atağı”nın da startını veriyor. Skoda, bu yılki Paris Motor Show’da “SUV atağı”nı Kodiaq’la başlatıyor. 

Markanın 7 koltuklu ve büyük boyutlu ilk SUV modeli olan Kodiaq, dünya kamuoyunun önüne Paris’te çıkıyor. 4.70 m uzunluğu, 7 koltuğa kadar çıkabilen oturma kapasitesi ve sınıfının en büyük bagaj hacmiyle dikkatlari üzerinde toplayacak Skoda Kodiaq, kendine özgü tasarım karakteri, pratikliği ve sadece üst sınıf modellerde bulunan inovatif teknolojileriyle de adından söz ettirmeyi hedefliyor. 

Çek üretici, Kodiaq ile mevcut model yelpazesini 7’ye, versiyon sayısını da 40’ın üstüne çıkarıyor. Yine Kodiaq ile SUV atılımına start veren Skoda, “2025 Stratejisi”ne uygun olarak gelecek yıllarda yeni modellerle bu hızlı gelişen sınıfta da yerini sağlamlaştırmayı amaçlıyor. 

Skoda, böylelikle model yelpazesinin çekiciliğini artırmayı ve markaya yeni müşteri grupları eklemeyi de hedefliyor. Bu çerçevede Kodiaq, Skoda’nın, her sınıfta en iddialı donanımları sunma iddiasının da öncülüğünü yapmış olacak. 

Fuarın ilk basın gününde standını, 11 Kodiaq ile tamamen bu modele ayıracak olan Skoda, sonraki günlerde diğer modellerini de sergileyecek. Ayrıca Skoda’nın tasarım laboratuvarı “PRECIOSA”, yeni markanın tasarım dilinin farklı yönlerini ziyaretçilere tanıtıyor olacak.

VisionXkonsept çalışması, kamyon sürmenin geleceğini gösteriyor Taşıt grupları içerisinde otonom sürüş, sürücülerin üzerindeki yükü alacak, ekonomik verimliliği artıracak ve sürüşü daha güvenli hale getirecek 

Hibridizasyon ve bağlanabilirlik, genel maliyeti iyileştirmeye yardımcı oluyor Bosch, 66. IAA Ticari Araçlar Fuarı'nda ticari araçların geleceği konulu VisionXkonsept çalışmasının bir parçası olarak 40 tonluk bir kamyon şeklindeki akıllı cihazı sergileyecek. 

BoschGrubu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. MarkusHeyn, "Ağa bağlı, elektrikli ve otonom… İşte Bosch’unVisionX'te sunduğu kamyonların geleceği” dedi. 

VisionX'te öngörülen pek çok teknolojiden biride Platooning (Taşıt Grubu). Bu, uzun yolculuklarda sürücülerin hayatlarını kolaylaştırmanın yanı sıra önemli bir emniyet iyileştirmesi olacak. Ayrıca Platooning, önemli bir nakliye verimliliği artışı sağlayacak.  

Platooning: Otoyolda otonom grup sürüşü 
Gelecekte, kamyonları bir demiryolundaymış gibi daha emniyetli ve daha güvenilir hale getirmek üzere birçok desteksistemi otomasyonla birleşecek. 

Araçlar,güzergâhları üzerindeki durumlar, trafik sıkışıklığı, planlanan yoldan sapma ve destinasyonları üzerindeki boşaltma tesisleri başta olmak üzere ihtiyaç duydukları verileri,BoschIoTCloud'dan gerçek zamanlı olarak alacak. Bu, çalışmama sürelerini önlemelerini sağlayacak. 


Ayrıca, sürüşün bazı kısımları kamyon tarafından gerçekleştirilecek. Örneğin bir kamyon, otoyola çıktığında kamyonlardan oluşan bir tür yük treni olan bir taşıt grubuna katılacak. Bu taşıt grubunda kamyonlar birbirine elektronik olarak bağlı olacak ve öndeki aracı takip edecek. 

Konvoy üyeleri senkronize bir şekilde hızlanacak, fren yapacak ve yönetilecek. 

Böylece emniyetin artırılması ve sürücülerin üzerindeki yükün azaltılmasıyla otonom sürüş tamamen yeni bir seviyeye ulaşacak. Sürücü, uygun bir konvoyu tespit eden verileri alana kadar kamyonu sürecek. 

Aynısı, kamyonun otoyoldan çıkmak üzere taşıt grubundan ayrılması halinde de geçerli olacak. Bu noktada sürücü, yolculuğu manuel veya kısmen otonom modda tamamlamak üzere kontrolü ele alacak.  

Uzun yol güzergâhlarında sürücülerin hayatları kolaylaşacak BoschYönetim Kurulu Üyesi Dr. MarkusHeyn, "Kamyon otoyolda bir konvoya katıldığında, sürücüler kontrole hala tamamen sahipken bir sonraki güzergahlarını planlamaya başlayabiyecek. 

Kabindeki ekranlarda her türlü önemli bilgiye erişebilecekve ihtiyaç olduğunda direksiyonun kontrolünü yeniden ele alabilecekler. Gelecekte ağa bağlı ve otonom kamyonlar olacak ve biz, bunların geliştirilmesinde önemli bir role sahip olmak istiyoruz" dedi.  

Hibrit teknoloji ve konvoyla verimlilik artışı 
Verimliliği daha fazla artırmak, gelecekte en önemli odak noktası olmaya devam edecek. Bu nedenle BoschVisionXkonsept çalışması, ağır mal nakliyesi dünyasında özellikle ekonomik olan dizel motoru ele alıyor ve bunu, hidrolik pompası gibi yardımcı sistemler için elektrikli motorlarla bir araya getiriyor. 

Geleceğin kamyonları sadece bu hibrit teknolojiden değil; ayrıca koordine fren yapma, hızlanma ve yönetim sayesinde artırılmış güvenlik ve önemli bir ekonomik artı içeren konvoy oluşturmanın avantajlarından faydalanacak. 

Dr. Heyn, "Bir konvoyda, ticari araç sektörü açısından son derece önemli olan verimlilik artışı ile otonom sürüşün sağladığı emniyet artışını bir araya getirebilirsiniz. Grup halinde sürüş, yüzde 10'a varan yakıt tasarrufu sağlıyor. Bu, ticari araç endüstrisinde güçlü bir argüman" dedi.  

Ağa bağlı lojistik zincirinin bir parçası olarak VisionX 
Bosch'un yeni sistemleri, sevkiyat belgelerinin kabul edilmesi ve kamyonun yüklenmesinden kamyon destinasyonuna ulaştığında otomatik manevralar yapılmasına kadar pek çok şekilde sürücülerin hayatlarını kolaylaştıracak. Dr. Heyn, "Akıllı bir cihaz gibi mükemmel bir şekilde ağa bağlanan geleceğin kamyonu, uluslararası lojistik süreçlerinin önemli bir parçası olacak" dedi. 

Nakliye şirketleri ve müşteriler,BoschIoTCloud'a erişerek, istedikleri zaman kamyonun ve yükün nerede olduğunu takip edebilecek. Ayrıca sürücüler, yolculuğu daha az stresli bir hale getirerek güzergâhları üzerinde park yerleri bulabilecek ve rezervasyon yapabilecek. 

İnovasyon ayrıntılardadır 
Bir kamyonun yakıt tüketimi toplam sahip olma maliyetinde önemli bir rol oynasa da kamyonların boş kaldığı zaman uğranılan zararlar gibi diğer faktörler de önem taşıyor. BoschVisionXkonsept çalışması, gelecekte bu durumu optimize etmeye yönelik kapsamın büyüklüğünü gösteriyor. 

Örneğin kestirimci bakım, bir kamyonun teknik durumunu gerçek zamanlı olarak takip edebilir ve nakliye şirketine gerçekleştirilmesi gereken bakım çalışmalarının veya tamirlerin bilgisini verebilir. 

Bu, bir kamyonun programında verilecek olan araların ve bunun neticesinde çalışmama süresinin en azda tutulmasının ve nakliye verimliliğini daha da artırmanın en iyi yoludur.

Toyota, yeni nesil Prius ile “sıfır emisyon” hedefine doğru adım adım ilerliyor. 

Roma Üniversitesi tarafından farklı yaş ve farklı hibrit sürüş deneyimleri olan 20 sürücüyle bir araştırma gerçekleştirildi. 

Araştırmaya katılan sürücüler günün farklı saatlerinde belirlenmiş bir güzergah üzerindeki 37 kilometrelik mesafede yolculuk yaparak Toyota Prius’un verimliliğini ortaya koydular. 

Araştırma sonuçlarına göre 2,200 km’den fazla kat edilenmesafede, yolculuk süresinin yüzde 73,2’si ve gidilen mesafenin yüzde 62,5’i “sıfır emisyon” ile gerçekleşti. 

Açıklanan verilere, aracın hareket etmediği ve motorun otomatik olarak durdurulduğu süreler de dahil edildi.Bu mesafede gereken enerjinin yüzde 45’i de Prius’un elektrikli motoru tarafından üretildi. Enerji üretimindeki gücün üçte biri ise üretken fren sistemitarafından sağlandı. 

Dördüncü nesil Yeni Prius, yoğun iş yolculuklarında çalışma kabiliyeti ile ilgili yapılan akademik testte elektrik gücü ve sıfır egzoz emisyonu sayesinde üstün sonuçlar verdi. 

Roma Üniversitesi'ndeki ekibin yaptığı araştırmanın sonuçları, Toyota'nın en ünlü hibrit modelinin verimliliğini ne kadar artırdığını doğruladı. 

Gürültü, kirlilik ve hava kalitesinin son derece önemli olduğu bazı şehir içi bölgelerde ise sonuçlar çok daha başarılıydı. Güzergahın bu bölümlerinde Prius, yolculuk süresinin yüzde 79,4'ünde ve güzergahtaki mesafenin yüzde 76,3'ünde sıfır emisyon üretti. 

Toyota'nın en yeni Hybrid Synergy Drive motor ve şanzıman sistemleri ile gerçekleşen bu performans için araç gücününyaklaşık yüzde 45'ini elektrik motorundan aldı. Ayrıca elektrik gücü üretiminin yüzde 34,3'ü de üretken fren sistemi tarafından gerçekleştirildi. 

Böylece test araçlarının lastiklerini döndürmek için kullanılan elektrik gücünün üçte birinden fazlası yalnızca frenleyerek veya yavaşlayarak üretilmiş oldu. Toyota Motor Italy tarafından yaptırılan araştırmada,35 yaş altı ve üstü erkek ve kadınlardan oluşan 20 sürücülübir ekip çalıştı. 

Daha önce hibrit araç kullanan ve kullanmayanların oranı da yarı yarıyaydı. Tüm katılımcılar günün üç farklı saatinde (sabah, öğleden sonra ve akşam) 17 inç jantlı standart bir Prius Style ile Roma içinde 37 km'lik yolu gidip döndüler. 

Toyota'nın gelişmekte olan hibrit teknolojisindeki liderliği sayesinde, bugüne kadar dünyanın en çok satan hibrit otomobili olan Yeni Prius, önceki nesilleri ile karşılaştırıldığında, bugüne kadar görülmemiş bir emisyon ve yakıt tüketimi performansı artışı elde etti. 

Prius'un başarıları, verimliliğinin daha da etkileyici olmasıyla sınırlı değil. İlk seriüretim modelin piyasaya sürülmesinden 18 yıl sonra, günümüzde üretilen Yeni Prius sezgisel, sessiz ve tepki kabiliyeti yüksek bir şekilde kapsamlı bir "iyi sürüş deneyimi" sunacak şekilde tasarlandı ve geliştirildi. 

Gelişmiş tarzı ve gerçekten tatmin edici yol tutuşu ile ilk kez Toyota New Global Architecture tabanlı platform tarafından desteklenen Prius, 21. yüzyılda bir hibrit aracın neler sunacağı konusunda kalıcı, güvenilir kalite geçmişi ile standartları tekrar belirliyor.

Scania’nın yeni uzun yol serisi, 2017 Yılı Uluslararası Yılın Kamyonu ödülünü kazandı. 

Scania ödülünü 66.ncı IAA Ticari Taşıtlar Fuarı’nda aldı Scania’nın yeni S serisi, Avrupa çapında 25 dergiyi temsil eden 25 ticari taşıt gazetecisitarafından ‘2017 Yılının Uluslararası Kamyonu’ seçildi. 

Ödül, Scania’nın Başkanı ve CEO’suHenrikHenriksson’a Almanya’nın Hannover kentinde düzenlenen IAA Ticari Taşıtlar Fuarı’nın basıngününde verildi. Scania’nın yeni uzun yol kamyonu jüriden toplam 149 oy alma başarısı gösterdi. 
 Jüri,otomatik Opticruise şanzıman ile kısaltılmış vites geçişsüresi ve EGR’sizyüzde 100SCR ile sorunsuz çalışan motorları sayesinde yakıt tasarrufu sunan Scania’larınperformansını övgüye değer gördü. 

Olağanüstü konforunun ve rakipsiz iç mekânın yanı sıra S kabinler güvenlik önemlerini üst seviyeye çıkartan yan perde hava yastığı ile donatıldı. Bu özellik ağır vasıta segmentinde ilk kez Scania tarafından sunuluyor. 

Jürinin değerlendirmelerini özetleyen Uluslararası Yılın Kamyonu Jürisi Başkanı GianenricoGriffini ödülle ilgili “Yeni S serisi ile Scania, ağır yük segmentine uygun, hem bugünün hem de geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarını karşılayabilecek “teknoloji harikası” araç üretmiş” açıklamasında bulundu.