PowerX’in geliştirdiği akü takviye seti küçük boyutuyla dikkat çekiyor. 

Bir cep telefonu boyutundaki cihaz, tam şarjla ortalama 20 kez boşalan bir aküyü çalıştırabiliyor. 7800 mAh gücündeki bu cihaz, aynı zamanda taşınabilir şarj cihazı veya SOS uyarı ışığı olarak da kullanılıyor. 
281 gram ağırlığındaki cihazla birlikte akü takviye kablosu, araç şarj adaptörü, çok uçlu USB data / şarj kablosu, 12V adaptör ve taşıma çantası gibi aksesuarlar da geliyor.Zaman

SEAT’ın çok yönlülüğü, konfor ve sürüş dinamikleriyle MPV sınıfındaki iddialı modeli Alhambra yenilendi. 

Yeni Alhambra, TSI motoruyla yakıt tasarrufu sağlarken, yeni nesil bilgi-eğlence sistemleri, konfor öğeleri ve sürüş asistan sistemleriyle sınıfındaki iddiasını güçlendiriyor. SEAT, ürün gamında başlattığı atılımına yeni nesil Alhambra'yla devam ediyor. 

Bu akıllı ve çok yönlü otomobil, yeni motoru sayesinde hem daha verimli, hem de daha dinamik. Alhambra, yenilenen konfor ve güvenlik sistemlerinin yanı sıra bilgi-eğlence sistemleriyle sınıfında öne çıkıyor. 

Türkiye’de 2015 senesinin ikinci yarısında satışa sunulması planlanan Yeni Alhambra, 1.4 TSI 150 hp DSG motor seçeneğiyle alınabilecek. İnovasyon, sürüş keyfi, kullanım ve güvenlik öğelerinin temel alındığı yeni nesil Alhambra aktif bir yaşam tarzı için ideal model haline geliyor. 

Yeni teknolojilerle geliştirilen verimlilik Düşük yakıt tüketimi ve emisyon değerleriyle, verimliliği artan Alhambra, sahip olduğu yeni teknolojiler sayesinde, dinamik sürüş keyfi ile mükemmel konforun en iyi birleşimini sunuyor. Yeni Euro 6 motora sahip Alhambra, DSG çift kavramalı otomatik şanzımanla sunuluyor. 

Sürücü destek sistemleriyle daha güvenli İkincil çarpışma fren sistemi, yeni Alhambra'da standart donanım olarak yer alıyor. Gerçekleşen bir kazanın ardından sürücünün otomobile müdahale etmediği durumlarda, bu sistem ikinci bir çarpışmayı önlemek amacıyla otomatik olarak fren yapıyor. 

Anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi de yeni Alhambra’da standart olarak yer alıyor. Yeni olarak sunulan opsiyonel özellikler arasında şerit değiştirirken kör noktada bulunan araçlarla ilgili uyarı veren Kör Nokta Tespit Sistemi ile güvenli sürüş sağlayan Şerit Değiştirme Asistanı bulunuyor. 
Yeni nesil SEAT Easy Connect bilgi-eğlence sistemlerine sahip Alhambra, masaj yapma özelliğine sahip koltuklarıyla uzun mesafeli yolculuklarda konfor düzeyini artırıyor. Tasarımda ince dokunuşlar Alhambra'nın tasarımı da zarif ve teknolojik dokunuşlarla yenilendi. 

LED teknolojisine sahip yeni arka stop lambaları, yeni jant tasarımları ve ön ızgaraya eklenen yeni marka logosuyla SEAT DNA’sı ön plana çıkarıldı. İç mekanda yeni döşeme renkleri kullanılırken, direksiyonun tasarımında SEAT Leon'dan ilham alındı ve kontrol düğmeleri yeniden tasarlandı.

2015 yılını “Otomobil Yılı” ilan eden Ford, İstanbul Autoshow’da performanstan lüks segmente uzanan geniş bir ürün yelpazesi ile müşterilerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 

Ford, 2015 “Otomobil Yılı” yeniliklerini 22-31 Mayıs 2015 tarihleri arasında Beylikdüzü’ndeki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek İstanbul Autoshow 2015’te sergileyecek. 50 yıllık Amerikan spor otomobil efsanesi Mustang, Avrupa yollarına çıkmaya hazırlanırken, Autoshow’da Türkiye prömiyeri gerçekleşecek. 
Yeni binek araçlarıyla beğeni kazanan Ford, pazara sunacağı yeni C-MAX ve S-MAX modellerini de ilk defa Autoshow kapsamında sergileyecek. Focus ST ve Fiesta ST perfomans araçlarının da rüzgarının eseceği Ford standında, EcoSport ve Edge SUV segmentinde tanıtımı gerçekleşecek yeni modeller olacak. 

Ford standında ayrıca Ford’un lüks araç segmentine kattığı yeni konsepti olan Vignale araçları Autoshow ile Türkiye’de ilk kez görücüye çıkacak. Ford Otosan basın toplantısı 21 Mayıs saat 10.30’da Ford standında gerçekleştirilecek.


Goodyear, bu yıl aralarında Türkiye’nin de bulunduğu toplam 19 Avrupa ülkesinde, yaşları 16-25 arasında değişen 6800 acemi sürücünün ebeveyniyle yaptığı geniş çaplı anketle çarpıcı sonuçlar elde etti. 

Ailelerin, çocuklarının sürüş öğrenimini nasıl desteklediklerini ve sürücü olarak yol güvenliği davranışları açısından çocukları üzerinde oluşturdukları etkiyi anlamayı hedefleyen anketin verileriyle yayınlanan Yol Güvenliği Beyaz Bülteni’nin sonuçlarından biri de baba olan sürücülerin, direksiyon başında annelere göre daha fazla risk aldığı yönünde. 

Araştırmaya göre Türkiye’deki sürücü babaların kadınlara göre hız cezası alması daha sık görülüyor. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin genelinde erkeklerin %24’ü, kadınların ise %18’i ceza alırken, Türkiye’de bu oran erkeklerde %28, kadınlarda ise %6 olarak görülüyor. Bunun yanı sıra Avusturya, Finlandiya, Danimarka ve Rusya’da genç ve acemi sürücülerin babaları, hız konusunda annelere oranla 2 kat daha fazla ceza alıyor. 

Goodyear’ın acemi sürücüler ve sürüş eğitmenleriyle yaptığı daha önceki araştırmaları da, genç erkeklerin, kadınlara oranla araç sürerken hızlanmaya daha eğilimli olduklarını ortaya koymuştu (erkekler %70; kadınlar %62). Bununla ilgili olarak, AB dahilindeki sürüş eğitmenlerinin %52’si, batı kültürünün hızlı araç kullanımını bir erkeklik göstergesi olarak yücelttiğini belirterek, konunun önemine dikkat çekmişlerdi. 

Goodyear EMEA Tüketici Lastikleri Başkan Yardımcısı Olivier Rousseau araştırmayla ilgili olarak, “Anketimize göre, tüm yaş gruplarındaki erkek sürücüler, kadınlara göre daha fazla riski göze alıyorlar. Erkek çocuklar ve genç erkekler, erken yaşlarda babalarını taklit ediyorlar. 

Bu nedenle, özellikle genç erkek sürücüleri hedefleyen kampanyalar, risk bilincinin artmasına ve yollarda güvenliğin desteklenmesine katkıda bulunabilir” yorumunda bulundu. Erkek sürücüler kadınlara göre direksiyon başında daha rahat! Araştırmaya göre lastik bakımı konusunda da cinsiyetler arasında oldukça büyük farklılıklar bulunuyor. 

Kadınların %20’si patlak lastiği değiştirme konusunda kendilerine güvenmezken, bu oran erkeklerde sadece %2. Ayrıca erkekler, kötü hava koşullarında kadınlara oranla sürüşlerine daha fazla güveniyorlar (erkeklerde %24, kadınlarda %13). Goodyear’ın ailelerin yol güvenliği konusundaki alışkanlık ve davranışları hakkındaki yeni bulguları içeren Yol Güvenliği Beyaz Bülteni, 2012 ve 2013’te gençlerin sürüş ve yol güvenliği alışkanlıkları ve sürüş eğitmenleri ile yaptığı araştırmaların üzerine kurulmuştu. 

Goodyear, bu üç grup üzerinde yol güvenliği odaklı araştırmaları, birçok profesyonel ortakla sürdürürken, aileler, sürüş eğitmenleri ve okulların iş birliği ile genç ve acemi sürücülerin yolda daha güvenli sürüşlerini geliştirmek adına yapılan çalışmaları desteklemektedir.
WRX STI’dan esinlenilen ön tasarımıyla spor otomobil hissi veren yenilikçi Sport Tourer Levorg, İstanbul Auto Show’da gün yüzüne çıkacak ve yılın ikinci yarısında Türkiye yollarında olacak. 

Markanın standında sergilenecek diğer yıldız modelleri arasında; yeni turbo dizel Forester, EyeSight sürüş teknolojili Outback, crossover XV ile performans tutkunlarının tercihi BRZ bulunuyor. Avrupa ve Türkiye’de yılın ikinci yarısı eş zamanlı olarak satışa sunulacak Levorg, kalbinde yüksek torka sahip 1.6 litrelik direkt enjeksiyonlu boxer turbo motor taşıyor. 
Geçtiğimiz Mart ayında 2.0 litrelik turbo dizel motora sahip “Premium” ve “Limited” versiyonlarıyla bayilerde yerini alan Outback de Subaru’nun bir diğer kozu. 

EyeSight sürüş destek teknolojisi ve artan sürüş kalitesi ile dikkat çeken araç, 147 HP gücünde boxer dizel motor ve simetrik sürekli dört tekerlekten çekiş teknolojisine sahip.automagg

Peugeot 308, mükemmellik değerleri ile, lansmanından bu yana dünya genelinde 280.000 otomobil tutkununun beğenisini kazandı.  


EMP2 (Efficient Modular Platform 2) modüler platform sayesinde, motor seçenekleri fark etmeksizin Peugeot 308’in özellikleri en üst düzeyde yer alıyor. Peugeot Sport aynı temel üzerinde yeni bir elektrikli benzinli hybrid motor geliştirdi. 

500 beygir motor gücü ve dört çekiş özelliği ile Peugeot 308 R Hybrid, segmentinin sınırlarını olağanüstü performansı ile zorluyor. Peugeot 308 R Hybrid, mavi-siyah renk degradesinin yanı sıra dört ayrı bireysel koltuk ile benzersiz bir tasarım sergiliyor. Dikkat çekici ve dinamik bir karakter Peugeot 308 R Hybrid, saf performans arayışına mükemmel bir boyut getiriyor:

Dikkat çekici kompaktlık, dört köşeye atılmış tekerlekler, mükemmel bir denge. Bu hedefe ulaşmak için, Peugeot 308 hatchback ve onun Emp2 platformuna dayanma avantajını kullanıyor. İlk bakışta göze çarpan 308’in zarif tasarımı ve sportif görünümü radikal bir ifadeye dönüşmek üzere ilk kez Quartz konsepti ile tanıştığımız tasarım kodlarını benimsiyor. 
80 mm genişletilmiş tekerlek izleri üzerine oturan 235/35 R19 lastiklerle yere adeta yapışan Peugeot 308 R Hybrid geniş hava girişli kaputun örttüğü etkileyici ön yüzü ve köşeli kenarlı ve düz yüzeyli mineral tamponu ile asfaltı adeta yutuyor. Damalı desenli ön ızgara 500 hp güç üreten yenilikçi çekiş ünitesini hava ile besliyor. 

Mekanik bileşenler etrafında sıkıca çizilen profili çizgileri ışığı yakalıyor ve bakışları aracı keşfetmeye doğru yönlendiriyor. Peugeot 308 R Hybrid floresan pigmentler ve cam partiküllerin entegrasyonu ile etkileyici şekilde yoğun bir mavi renkle giyiniyor. Bu renk hem hibrid motor ve hem de tarihsel olarak Fransız yarış araçlarına özgü olan rengi çağrıştırıyor. 

Arka kapılarda, bu mavi renk Peugeot’nun en ekstrem modellerinin simgesi olan çift renkli tasarımın farklı bir yorumunu oluşturacak şekilde mat siyah ile eşleşiyor. 
Arkada, Peugeot 308 R Hybrid’in radikal tasarımı son derece yalın bir şekilde kendini gösteriyor. Bagaj kapağının üstündeki dar spoyler aerodinamik yapıyı pekiştiryor. Öte yandan, tampon sıcak havayı dışarı çekerek akü sıcaklığını kontrol altında tutmaya yardımcı olan iki hava deliği içeriyor. 

Hava girişleri ve kasa altları üzerine tatbik edilen beyaz seramik görünümlü dokunuşlar otomobilin dinamik karakterini vurguluyor. Peugeot i-Cockpit Açılan kapılar geniş orta konsol ve dört koltuk ile biçimlendirilen etkileyici bir iç mekânı gözler önüne seriyor. Seçilen malzeme ve renkler Peugeot 308 R Hybrid modelinin öncelikli amacı yüksek performansı açıkça ortaya koyuyor. 

Böylece, üst giydirme aksamı ve tavan kaplaması antrasit gri renkleriyle ayırt ediliyor. Koltuklar paslı görüntü verilmiş açık kahverengi deri ile döşendi. Gerçek spor geleneğindeki kırmızı dokunuşlar, sayaç çerçeveleri, direksiyon simidi merkezi ve orta konsol başta olmak üzere iç mekânı boydan boya beziyorlar. 

Peugeot 308 R Hybrid’te ilk kez şimdiye kadar genellikle sadece konsept otomobillere ayrılan malzemeler kullanıldı. Ön panel, dijital dokuma tekniği kullanılarak üretilen bir kumaş ile kaplandı. Bu yenilikçi malzeme aracı hafifletmek için köpük benzeri malzemelere gerek kalmadan yumuşak dokunuşlu büyük, karmaşık parçaların üretilmesini sağlıyor. 
Bu dijital kumaş siyah deri ve kahverengi eskitilmiş deri ile birlikte kapı panellerinde kullanılıyor. Peugeot i-Cockpit’in yenilikçi mimarisi sayesinde, sürücü güç aktarım ünitesinin sağladığı 500 hp gücü tam güvenlik içinde kontrol ediyor. Delikli deri kaplı ve 308 R Hybrid logosu taşıyan kompakt direksiyon simidi viraj alırken hassas ve keskin bir konumlandırma sağlıyor. 

El altındaki vites değiştirme paletleri sürücünün altı-ileri şanzımana parmak ucu ile kumanda etmesine olanak veriyor. Head-up gösterge paneli yoldan gözlerini ayırmadan, ilgili tüm sürüş bilgilerini sürücüye aktarıyor. Öte yandan, merkez konsol üzerindeki iki düğme sürücünün mekaniği kontrol altında tutmasına olanak sağlıyor. Bunlardan ilki güçlü motoru harekete geçirirken, ikincisi dört farklı sürüş moduna erişim sağlıyor. 

Üst düzey performans Peugeot 308 R Hybrid’i n geliştirilmesi Peugeot Sport’a teslim edildi. Bu projede gerçek bir meydan okuma yaratıldı : üst düzey performanslı elektrikli benzinli hibrid güç ünitesi geliştirmek, onu EMP platformu üzerine entegre etmek ve performans açısından bugüne kadar ulaşılmamış yeni sınırlar belirlemek. 

Meydan okumaya yaraşır düzeyde şaşırtıcı bir sonuç elde edildi. Dört tekerlekten çekiş ve 500 hp güç ile Peugeot 308 R Hybrid’in azami hızı elektronik olarak 250 km/h ile sınırlandırıldı, 0 - 100 km/h hızlanmasını sadece 4.0 saniyede tamamlıyor ve 1000 m mesafeyi 22.0 saniyede kat ediyor. Tüm bunlara rağmen, CO2 emisyonu sadece 70 g / km. 

Peugeot 308 R Hybrid, önde % 60 ön ve arkada 40% ağırlık dağılımıyla mükemmel bir denge sergiliyor ve sadece 3,1 kg / hp’lik bir ağırlık/güç oranı elde ediyor. Peugeot Sport sistematik olarak teknik uzmanlığına ve her bileşenin özelliklerinin yanı sıra ideal konumunu tanımlamak için başarılı yarış siciline çağrıda bulunuyor. Motor böylece birbirlerinden bağımsız olarak aracı yürüten üç farklı güç kaynağını bira araya getiriyor: 

- Bu motor büyüklüğü için dünyanın en yüksek özgün güç değerini sunan 4-silindirli benzinli 1.6L THP 270 S &S motor, - 6-vitesli şanzıman ile bağlantılı 85 kW / 115 hp gücüne sahip bir elektrik motoru, - Arka aksta aynı özelliklere sahip bir ikinci elektrik motoru. Kusursuz dinamik sürüş özelliği kazandırmak üzere, aracın kütleleri bir araya toplanarak mümkün olduğunca alçak düzeyde yerleştirildi. 

Mükemmel güç/kompaktlık orana sahip 3 kWh Lityum-İyon batarya arka koltukların altına yakıt tankının yerine konuldu. Buna karşılık, 50 L yakıt tankı arka bagaj içine elektrik motorunun ve iki transformatörün üzerine monte edildi. Mükemmellik arayışında olan Peugeot Sport mühendisleri yakıt deposunun alt tasarımını teknik bileşenlere çakışacak şekilde tamamen yeniden gözden geçirdiler. 

Böylece aracın yüksekliği performansına katkıda bulunacak şekilde birkaç milimetre alçaltıldı. Orta konsolda yer alan kumanda düğmesi dört farklı sürüş modundan birini seçmek için kullanılıyor: - En performanslı Hot Lap modu toplamda 500 hp ve 730 Nm maksimum torka ulaşacak şekilde üç güç kaynağının tam potansiyelini harekete geçiriyor. 

- Track modu esas olarak benzinli motor ve arka elektrik motoru ile 400 hp ve 530 Nm sunuyor. Bu modda öndeki elektrik motoru hızlanırken ilave güçlendirici olarak hizmet veriyor (boost). - Road modu ise 300 hp güç ve 400 Nm tork ile özel olarak yol kullanımı için tasarlandı. 

Benzinli motor tam potansiyelini sağlarken, arka elektrik motoru hızlanma sırasında ona destek oluyor. Ön elektrik motoru bu modda kullanılmıyor. - ZEV modu Peugeot 308 R Hybrid‘i yürütmek için öncelikle arkadaki elektrikli motora çağrıda bulunuyor. Ön elektrik motoru gaz pedalına sürücü tarafından uygulanan basınca bağlı olarak devreye giriyor. 

 Dört tekerlekten çekiş sistemi sayesinde, Peugeot 308 R Hybrid özellikle viraj çıkışında müthiş bir sürüş özelliği gösteriyor. Fren sistemi, önde dört pistonlu kaliperlerin kavradığı 380 mm çapındaki havalandırmalı diskler ve arkada 290 mm'lik disklerle otomobilin performansına yaraşır düzeyde görev yapıyor. Ancak, her zaman frenaj aşamasında sadece diskler kullanılmıyor. 

Nitekim Peugeot Sport güç ünitesini 250 km/h itibaren tüm hız aralığı boyunca elektrik motorlarını kullanarak aracı yavaşlatmak üzere tasarladı. Bu fren sistemi, diskleri ve balataları korumanın yanı sıra, üç farklı akü şarj yönteminden birini oluşturuyor. İkinci yöntemde benzinli motor ile bir jeneratör gibi hareket eden ön elektrikli motor kullanılıyor. 

Üçüncü çözüm ise sadece 45 dakika içinde aküye maksimum kapasitesini veren hızlı şarj terminalidir. Peugeot 308 R Hybrid, Peugeot mühendislerinin ve tasarımcılarının yetenekleri ile Peugeot 308’in mükemmelliğini parlak bir şekilde üzerinde topluyor. Bir Peugeot her zaman sıra dışı duygular verir.

Toyota seri üretimine başladığı hidrojen yakıt hücreli otomobili Mirai için özel bir showroom açtı. 

Japonya’da geçtiğimiz Aralık ayında satışa sunulduktan sonra büyük ilgi gören Mirai için yapılan ve otomobilin özellikleriyle örtüşen ilk showroom, Tokyo’da hizmete başladı. 

 Bir hidrojen yakıt istasyonunu da bünyesinde barındıran bu yeni showroom, hidrojen yakıtlı otomobillerin yaygınlaşması için büyük öneme sahip bir tanıtım merkezi olacak. 
Performans anlamında içten yanmalı motorların tüm beklentilerini fazlasıyla karşılayan Mirai’nin, bu özel Showroom’da test sürüşü de yapılabiliyor. Burada aynı zamanda hidrojen teknolojisinin kullanım faydalarını ve geleceğini gösteren videolar da müşterilere gösterilerek bu konuda farkındalık artırılacak. 

Yakıt dolum süresinin sadece 3 dakika olduğu Mirai, sürüş esnasında hidrojen ve oksijenin reaksiyonu sonucu sadece su buharı salıyor. Böylece çevreye hiç zarar vermiyor ve çevre dostu bir sürüş sağlanıyor. Mirai, hidrojen yakıtlı araçların gelecekte yaygın biçimde kullanılacağının sinyallerini verecek şekilde başarılı bir hızlanma ve sürüş performansına da sahip bulunuyor.

Türkiye’de Mercedes otomobil satışlarının yaklaşık yüzde 25’ini tek başına gerçekleştiren Koluman, 2015 yılında hedeflerini büyüttü. 

Bu yılı yatırımlara ayıran Koluman, bir yandan bayilerinin kapasitesini artırmayı planlarken, diğer yandan da holding bünyesindeki üretim faaliyetlerini genişleterek dışa açılmayı hedefliyor. 

Koluman Motorlu Araçlar A.Ş. Otomobil Satış ve Pazarlama Direktörü Altuğ Erciş, 5 yıl öncesine göre Premium segmentte satışların iki kat arttığına da dikkat çekerek “Bu segmentte markalar Türkiye’deki vergi sistemine uygun motor hacimli araçlardan oluşan ürün gamını sunmaya başladılar ve üretim kapasitelerini artırdılar. 

Bu durum satışlara direkt olarak yansıdı” diye konuştu. Türkiye’deki Mercedes marka algısının değiştiğine de dikkat çeken Erciş şunları söyledi; “Şu an gençlere hitap eden, sportifliğe önem veren yeni jenerasyonun talep ettiği, yüksek teknoloji ve güvenlik unsurlarını barındıran otomobilleri müşterilerimize sunuyoruz. 

Türkiye Mercedes Dünya satışlarında ilk 20 arasında ve 17’nci sırada bulunuyor. Ülkemizdeki vergi sisteminden dolayı üretici firmalar satışlarını arttırabilmek için kendi karlılıklarından ciddi fedakarlıkta bulunuyorlar. Daimler A.G. için de bu geçerli. 

Türkiye genç nüfusa sahip çok önemli bir pazar ve bu pazarda premium segment içerisinde liderlik hedefleri de var. Lüks pazarın oranı toplam pazar içerisinde gün geçtikçe yükseliyor. Şu an yüzde 10 olan oran yakın gelecekte yüzde 15’lere çıkacaktır.” Halen İstanbul, Ankara, Mersin ve Gaziantep olmak üzere dört ana bölgede otomotiv perakendeciliğini sürdüren Koluman Motorlu Araçlar, bu yıl genişlemeyi de gündemine aldı. 
Mevcut bayiliklerini fiziksel anlamda genişletmeyi planlayan Koluman, aynı zamanda müşteri memnuniyetine yönelik çalışmalarını da hızlandıracak. Şirket, bu kapsamda bayilerinin teknolojik altyapılarını da geliştirerek, müşteri memnuniyetini artırmayı hedefleyen Koluman, yapay zeka altyapı uygulamaları üzerine çalışmalar yapıyor. 

Yeni hedef Rusya pazarı 
Otomotiv perakendeciliğinin yanı sıra holding bünyesinde üretim faaliyetlerini yürüten Koluman Otomotiv Endüstri A.Ş, 2015’te üretim kapasitesini arttırmaya yönelik yatırımlar da planlıyor. Tataristan’da çok yakın zamanda kamyon üst yapı ekipmanları ile ilgili bir montaj fabrikası kurmaya yönelik çalışmalar yapan Koluman, böylelikle Rusya pazarında etkin bir oyuncu haline gelmeyi öngörüyor. 

Aynı zamanda Mercedes-Benz'in Türkiye'de yeniden yapılanmasında görev alan ve marka ile ortaklığı bulunan Koluman, inşaat ve mühendislik, pazarlama ve dış ticaret alanlarını kapsayan geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Geçen yıl toplamda 5.235 yeni otomobil,1.100 adet 2.el Mercedes otomobil satışı gerçekleştiren Koluman, 2015 yılında bu performansını sürdürmeyi de hedefliyor.

Dünyanın en büyük uluslararası lastik ve orijinal ekipman tedarikçilerinden Continental, kış lastiği uygulamasının sona ermesiyle birlikte lastiklerini değiştiren sürücüleri, Continental Lastik Oteli’ne davet ediyor. Continental Lastik Oteli’nde lastikler, uygun saklama koşullarında ve sigortalı olarak bir sonraki değişim dönemine kadar güvenle saklanıyor. 

Özellikle mevsim geçişlerinde, kışın hava koşullarının zorlaştığı dönemler ve 1 Nisan’da yaz lastiğine geçiş döneminde yaşanan yoğunluğun önüne geçmek için özel web tabanlı bir uygulama geliştirdiklerini açıklayan Continental Satış Direktörü Teoman Görgün Continental Lastik Oteli’ni “Servislerde son sistem makinelerle lastikler sökülerek, detaylıca inceleniyor. 

Sonuçlar raporlanarak, araç sahibi ile paylaşılıyor. Çözüm önerileri sunuluyor. Raporlanan sonuçlar arşivlenerek, lastiğin servis ömrü boyunca karşılaştığı sorunlar ve uygulanan hizmetler de uzun dönemde gözlemlenebiliyor. 

Özel sistem ile etiketlenen lastikler, özel paketlerle uygun koşullarda ve güvenli bir ortamda saklanıyor. Bu sayede hem sürücüler lastiklerini güvenle bir sonraki mevsime kadar saklayabiliyor hem de Continental’in üst düzey servis ve montaj hizmetinden yararlanabiliyor.” sözleriyle detaylandırdı. 

 Lastik saklama sırasında nelere dikkat edilmeli? 
• Lastikler jantları ile birlikte üst üste yatık şekilde depolanmalı. 
• Jantsız depolanmaları durumunda dik bir şekilde ve yan yana dizilmelerine dikkat edilmeli. 
• Işık almayan, kuru ve ılık bir ortam tercih edilmeli. 
• Yere temas etmeden saklanmasına dikkat edilmeli.

BP ve Turkcell işbirliğindeki kampanyada 21 Nisan – 31 Mayıs 2015 tarihleri arasında BP’den 400 TL ve üzeri akaryakıt ya da otogaz alan Turkcell aboneleri 25 TL’lik hediye akaryakıt kazanacak 

BP ve Turkcell işbirliği ile başlatılan ve 21 Nisan – 31 Mayıs tarihleri arasında geçerli olan yeni kampanyada, Turkcell yaşı kesintisiz 1 yılın üzerinde olan bireysel Turkcell müşterileri, BP Club üyesi BP istasyonlarından yapacakları toplam 300 TL’lik akaryakıt ve/veya otogaz alışverişlerinde 25 TL yakıt hediye kazanacaklar. 

Kampanyadan faydalanmak için “AVANTAJ” yazıp 2222’ye gönderilmesi ve gelecek katılım SMS’ine “HEDIYE” yazıp boşluk bırakarak 16 haneli BP Club Card numarasının yazılarak ücretsiz olarak cevap verilmesi yeterli olacak. 

Sarı Kutu abonesi olmayan Turkcell'liler için program katılım bedeli ise tek seferlik KDV ve ÖİV dahil 0,40 TL olacak. Katılımı onaylanan müşterilerin kampanyaya kayıt yaptırdıkları BP Club Card ile kampanyaya katılan BP Club üyesi BP istasyonlarından kampanya süresince yapacakları akaryakıt ve/veya otogaz alımlarının toplam tutarı 400TL’ye ulaştığında, ilgili kartlarına 25TL değerinde BP Club puan otomatik olarak yüklenecek.

Kampanya kapsamındaki metro turizm biletleri Bandırma-Balıkesir İzmir ve İzmir- Balıkesir Bandırma hattıdır.

Kampanya kapsamında Yenikapı-Bandırma,Bandırma-Yenikapı ido bileti tüm sezon boyunca 27 TL dir.İDO ve Metro güçlerini birleştirdi İstanbul – İzmir 6.5 saate iniyor 

Dünyanın en çok yolcu taşıyan firması İDO ve Metro Turizm, İstanbul – İzmir arasında halen karayolu ile 9 saat süren yolculuğu 6.5 saate indirecek anlaşmaya imza atıyor. Anlaşma ile entegre biletler hem Metro’dan hem de İDO’dan alınabilecek. 

Biletini alan yolcu Yenikapı iskelesinden İDO Feribotu ile Bandırma’ya gidecek, Bandırma’da beklemekte olan Metro otobüsüne binerek yolculuğuna hiç ara vermeden devam edecek. Böylece 9 saat süren yolculuk 6.5 saatte tamamlanacak. 

 İDO DIŞ HAT BİLETLERİ METRO’DAN 
Ayrıca anlaşma çerçevesinde İDO’nun dış hat biletleri, Metro Travel Acentelerinde de satılacak. Bu uygulama ile yolcular bilet almak niçin feribot iskelesine gitmek zorunda kalmayacak. 

Deniz yolculuklarında konforlu, hızlı, güvenli ve avantajlı seyahatin adresi İDO ile kara yolculuklarında Türkiye’nin en büyüğü Metro arasında imzalanan anlaşmayla, İDO dış hat biletleri artık İDO gişeleri, çağrı merkezi ve www.ido.com.tr internet sitesinin yanı sıra Metro Travel acentelerinden de satın alınabilecek. 

SEFER İPTALİNDE METRO DEVREYE GİRECEK 
Anlaşma ile olumsuz hava koşullarından kaynaklanan İDO’nun sefer iptallerine de çözüm getirildi. İDO’nun herhangi bir sefer iptalinde Metro Turizm devreye girecek. Bu durumlarda yolcular belirlenen feribot saatinde Metro Travel otobüsleriyle Bandırma’dan İstanbul’a, ya da İstanbul’dan Bandırma’ya karayoluyla taşınacak. Böylece sefer iptallerinde vatandaşlar yolculuğunu ertelemek zorunda kalmayacak. 

İKİ YAKAYA DA HİZMET GİDECEK 
Entegre taşımacılık hizmetinin sunulacağı İDO’nun tarifeli feribot ve deniz otobüsü seferlerine ilişkin hatlar ise şunlar: Kadıköy-Yenikapı-Bursa deniz otobüsü hattı, Bostancı-Yenikapı-Bandırma deniz otobüsü hattı, Yenikapı-Bursa feribot hattı, Yenikapı-Bandırma feribot hattı, Yenikapı-Yalova feribot hattı ve Pendik-Yalova feribot hattı.


Çin'de, Alman otomotiv devi Mercedes'e 57 milyon dolar para cezası verildiği bildirildi 

China Daily gazetesinin haberine göre, Mercedes şirketine, Çin'in doğusunda bulunan Ciangsu eyaletindeki Mercedes yetkili satış bayilerine otomotiv ve yedek parçalarının satışında anti-tekel yasalarını ihlal etmekten 350 milyon yüen (yaklaşık 57,1 milyon ABD doları) ceza kesildiği belirtildi. 

Yetkililer, Mercedes'i ülkedeki pazar hakimiyetini ve sınırlı rekabeti kötüye kullanmakla suçlarken, Mercedes ile işbirliği içinde olan yetkili satış bayilerine de 7,87 milyon yüen (yaklaşık 1,26 milyon ABD doları) ceza verildiği ifade edildi. 

Mercedes'in yazılı açıklamasında, yöneltilen suçlamalara itiraz edilmediği ve para cezasını ödeneceği kaydedildi.sabah
Küresel anlamda liderliği hedefleyen ve çalışmalarını bu yönde şekillendiren Volkswagen, 2015 in ilk 2 ayında Toyota’yı geçerek liderlik koltuğuna oturdu. 

Ocak ve Şubat aylarında Toyota’dan %10 daha fazla araç sattı. Global hedefleri kapsamında birçok markayı kendi bünyesine katan VW bu markalar ile birlikte toplamda 1 milyon 368 bin 847 araç satarken Toyota ve al markaları bu rakamdan 129 bin adet daha düşük satış yaptı. 

Aslında liderlik için kıyasıya yarışta olan iki markanın da satışları geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre azaldı. Ancak Almanların düşüşü %0,8 de kalırken Latin Amerika başta olmak üzere önemli pazarlarında azalan talep nedeniyle Japonlar %5,1 gerileme kaydetti.
Toyota markası olarak satışlar halen tavanda olsa da bağlı markalar satış rakamlarını daha ileri taşıyamıyor gibi görünüyor. Benzeri bir rekabet te üçüncü ve dördüncü sıralarda yaşanıyor. Satışlarını %1 arttıran General Motors 1 milyon 70 bin rakamına ulaşırken dördüncü sıradaki Hyundai arayı hızla kapatıyor. 

2015 yılında 950 bin adet satış yapan Güney Koreliler bu pazarda ne denli önemli bir oyuncu olduklarını gün geçtikçe daha da ciddi anlamda ortaya koyuyorlar. Beşinci sıradaki Ford, Nissan’ı yeniden kar eden bir marka haline getiren Fransız-Japon ortaklığı Carlos Ghosn ile beraber yürüttüğü çalışmalar sayesinde %4,5 luk bir artışla 804 bin adede ulaştı. 

Diğer markalardan Fiat-Chrysler Ortaklığı %1.9, Suzuki %4.9, PSA Peugeot Citroen %5.6 düşüş yaşadılar. Satışlarını arttıran Honda %3.7 lik ve Renault-Nissan %4.7 lik bir ivme yakaladılar.Haber7


Üçüncü nesil Kia Sorento, yenilenen yüzü ile satışa sunuldu. 2014 Paris Motor Show’da prömiyeri gerçekleştirilen Yeni Sorento Avrupa’dan kısa bir süre sonra Türkiye’de de vitrinlerdeki yerini aldı. 

Kia Carnival/Sedona modelleri ile aynı platformu kullanan Sorento beş veya yedi koltuklu kombinasyonlara sahip. Ancak Tükiye’de sadece Exclusive versiyonu satışta olduğundan, şimdilik sadece yedi koltuklu versiyonu mevcut. 

Alçaltılan yeni kasasıyla eskisine göre yol tutuşu iyileştirilen 2015 Kia Sorento, %14 sertleştirilen platformu sayesinde Amerika’da uygulanan IIHS testlerinden oldukça tatmin edici sonuçlar elde etmiş. 
Önceki kasasıyla özellikle en zorlu “Small Overlap” testinden zayıf not alan Sorento, 2016 model yeni kasasıyla tüm çarpışmalarda “iyi” derecesini elde etmeyi başarmış. Dünyada farklı pazarlarda otomatik ve manuel şanzıman seçenekleri ile satışta olan araç, Türkiye’ye sadece 6 ileri otomatik şanzımanla geliyor. 

2 Litre CRDI motorla 182 hp güç üreten aracın 402 kgm torku var. 1844 kg lık boş ağırlığa sahip olan Yeni Kia Sorento şehir içinde 8,1 litre, şehir dışında 6 litre olmak üzere ortalama 6,7 lt/100km yakıt tüketiyor. 177 g/km emisyon değerine sahip olan araç 0-100 arasını 10,4 saniyede alıyor ve 200 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. 

Görsel olarak oldukça iyileştirilen Sorento’nun iç mekanında deri döşemeler, 10 yöne ayarlanabilen sürücü ve 8 yöne ayarlanabilen yolcu koltukları, soğutmalı ve aydınlatmalı torpido, Flex Steering direksiyon sistemi, 19” krom kaplama jantlar, akıllı cruise control, 7” süpervizyon ön gösterge paneli ve 4,3” renkli ve dokunmatik gösterge paneli, ISG(dur kalk sistemi) gibi donanım ve lüks öğeleri bulunuyor. Bayilerde satışına başlanan Sorento Exclusive, 199 bin 990 TL lik anahtar teslim satış fiyatından tavsiye ediliyor.


Markanın motor yarışlarındaki efsanevi başarısından ilham alan MINI Tasarım Ekibi, PlayStation®3’e özel Gran Turismo®6 oyunu için, MINI ruhunu maksimum yarış performansını mümkün kılacak şekilde uyarladı. 


MINI Tasarım Başkanı Anders Warming, konuyla ilgili şunları söyledi, "MINI, motor yarışında kendi adına son derece heyecan verici başarılar elde etti. MINI Clubman Vision Grand Turismo, tüm bunları Gran Turismo 6'daki sanal yarış pistine yansıtıyor. 

Yoldaki go-kart görüntüsü oyunda da cazibesini koruyor". MINI Clubman Vision Gran Turismo'nun 395 bg motoru sayesinde otomobil, 0'dan 100 km/sa'e sadece 3,5 saniyede hızlanıyor. Sıralı 6 ileri şanzıman, motor gücünü 4-çeker sürüş sistemine aktararak sürekli optimum güç aktarımı sağlarken, vites geçişleri direksiyona bağlı vites kolları ile gerçekleştiriliyor. 

Tamamen ayarlanabilir ön ve arka amortisörler, yol ile en uygun teması sağlıyor. Maksimum hız, vites oranına bağlı olarak (her yarış pisti için ayrı) saatte 290 km'ye kadar ulaşıyor. MINI Clubman Vision Gran Turismo'nun tasarımı, motor yarışı özelliklerinden ödün vermeden hazırlandı. 

MINI Dış Tasarım Başkanı Christopher Weil konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "MINI Clubman Vision Gran Turismo, tüm MINI marka tasarım özelliklerini en sportif ve heyecan verici biçimde bir araya getiriyor. Bunun gibi bir MINI daha önce hiç görülmedi". Ön kısımda saf motor yarışı kabiliyeti. 

MINI Clubman Vision Gran Turismo'nun motor yarışlarında 0'dan 100km/sa'e tavizsiz hızlanması daha ilk bakışta göze çarpıyor; otomobilin alçak ön tasarımına büyük hava girişleri ve kusursuz hava kanalı yüzeyleri hakim. Geniş orta hava girişi, zeminin üzerine kadar aşağıya erişerek, MINI Clubman Vision Gran Turismo'yu görsel olarak sanal yol yüzeyiyle neredeyse birleştiriyor. 

Ön hava bölücüler, yüksek performanslı motoru ve frenleri soğutacak şekilde hava akışını düzenliyor. Geniş çamurluk davlumbazlarıyla iz genişliği, hızlı viraj dönüşlerinde çevik kullanım vaat ediyor. Aynı zamanda, hava kanalı bileşenlerinin yatay şekilde hizalanması, iz genişliğini ön plana çıkaran belirgin hatlar sayesinde ön kısmın oldukça alçak görünmesini sağlıyor. 
Otomobilin ön rüzgârlığının ve düz alt gövdesinin tamamen karbondan üretilmiş olması yalnızca hava direncini azaltmakla kalmıyor; aynı zamanda en iyi tur zamanının yakalanması için toplam ağırlığı da azaltıyor. Ön kısımda bilinen tüm MINI tasarım simgeleri, son derece dinamik bir tasarımı da gözler önüne seriyor. Eliptik farlar, eski uzun mesafe yarışlarından bilinen, siyah bir "X" görünümü taşıyor. 

Eski yarışlarda farlar, far camının taş darbesi veya çarpışma sonucunda parçalanmasını ve dolayısıyla pistte cam kırıkları olmasını önlemek için maskelenirdi. Dört ayrı LED lamba bileşeninin elips içinde siyah bir X ile ayrılması suretiyle modern bir yorum katılan MINI Clubman Vision Gran Turismo, böylece bu bileşeni tekrarlıyor. 

Aralıksız altıgen radyatör ızgarası, otomobilin iz genişliğini ön plana çıkaracak şekilde düz ve sportif bir tasarıma sahip ve en üst kalitede siyah krom çerçeveyle kaplı. Geçtiğimiz sene markanın elde ettiği görkemli ralli başarılarına dair diğer göndermeler; dikey cam silecekleri, küçük ek farlar ile motor kapağı, tavan ve arka kısımlardaki vurgu şeritlerinden oluşuyor. Yandan görünümde maksimum sportif kabiliyet. 

Yandan görünüm, tamamen yeni bir dinamik güçle uygulanan MINI tarzını gözler önüne seriyor. Otomobil, yola düz ve geniş bir siluetle “oturuyor”. Üst kısma hakim olan karakteristik kıvrımlar, MINI Clubman Vision Gran Turismo'nun bir MINI olduğunun anında fark edilmesini sağlıyor. 

İnce uzun tavan ve aralıksız alçak pencereler, sanal MINI'yi daha uzun gösteriyor. Yükselen omuz çizgisi ile, otomobile hafif bir kama şekli veriyor. Dar pencere grafiğinin altındaki hacimli şekil, hemen göze çarpan bir özellik. Neredeyse zemine kadar eğilen güçlü gövde, optimize edilmiş aerodinamiklere ve sanal anlamda mükemmel yol tutuşuna işaret ediyor. 

İnce ve uzun kapılar, yapılı ve sıkıca modellendirilmiş yüzeylere gömülü. Hassas çizgiler, sabit 4-eker sistemine bir gönderme olarak önde ve arkada geniş çamurluk davlumbazlarını ön plana çıkarıyor. Hatların dinamizmi ve netliği, yol yönünde artıyor. Bu da, yüzeylere daha atletik bir hava vermesinin yanında, yan kısımların üç boyutlu yapısını gözler önüne seriyor. 

Dikkat çekici yan eşik, ışığı üzerinde toplayarak otomobilin yüksekliğini görsel olarak azaltıyor ve tamamen düz gövdesini vurgulayan bir hat çiziyor. Tekerlekler, gövdede dışa yakın olarak başarıyla yerleştirilmiş ve böylece meşhur go-kart tarzı yol hakimiyeti sağlıyor. 

22 inç iki renkli jantlar, sportif havaya şık bir stil kazandırırken; motor kapağındaki çıtçıtlar, küçük sürgülü pencere ve çabuk açılan dolum kapakları otomobilin yan görünümünü mükemmel şekilde tamamlıyor. Geniş omuzlar ve güçlü arka çamurluk davlumbazları. Oyuncular ve rakiplerin en hayran kalacağı kısım ise arka tasarım. Geniş çamurluk davlumbazları ve belirgin omuz kısmı, kendinden emin bir duruş sergiliyor. 

Aralarındaki üç boyutlu yüzey tasarımı da arka görünüme canlılık veriyor. Çift arka spoyler yüksek hızlarda aşağı yönlü kuvvet sağlarken, MINI Clubman Vision Gran Turismo'nun çarpıcı ayrık kapılarına net bir grafik vurgusu kazandırıyor. MINI'nin tipik özelliklerinden biri olarak, LED teknolojisine sahip arka farlar, bağımsız bileşenler şeklinde tasarlanmış. 

Entegre stop lambaları ve sürüş farları ile birlikte bunlar, şerit grafiğiyle çevrelenmiş bir bant biçiminde filigran tasarımına sahip. Lambaların yatay şekilde hizalanması, otomobilin geniş duruşunun yanı sıra, arka kısmın dinamizmini de vurguluyor. Ön ve yan kısımlarda olduğu gibi, otomobilin alt kısmı da çok belirgin ve dinamik bir tasarıma sahip. 

Aerodinamik açıklıklar akıcı şekilde modellendirilen yüzeyleri keserek, karakter ve enerji kazandırıyor. Otomobilde biçim, işlevi takip ediyor; hava çıkışları ve karbondan kanal yüzeyleri, ideal etkiyi verebilecek şekilde kusursuzca yerleştirilmiş. Daha da aşağıda, tamamen kapalı ve düz alt gövdesi, otomobilin hassas aerodinamiklerini daha da geliştiriyor. Üstten görünümde güç ve karakter. Oyunda üstten görünüme de sıkça rastlanıyor. 

Atletik bir siluet, MINI Clubman Vision Gran Turismo'nun gücünü ve yarış geçmişini gözler önüne seriyor. Ön kısım, iz genişliği ve filigran ile rüzgâra karşı koyarken, arkada son derece detaylı gövdeyle neredeyse birleşiyor. Arka kısımdaki kaslı uzantı, aynı zamanda arka aksa doğru ilerleyen bir genişlik kazandırıyor. 

Bu, akıcı bir genel görünüm ve bağımsız bir bütünlük izlenimi oluşturan belirgin hatlar ve motor kapağı çizgileri sayesinde şekilleniyor. Gövdenin aralıksız ana çizgisi, çevreden her zaman fark edilebiliyor. Beş farklı renk, çeşitlilik sağlıyor. MINI Clubman Vision Gran Turismo, gerçek bir MINI gibi kişiselleştirme seçenekleri sunuyor. 

Toplamda beş ayrı renk seçeneği sayesinde oyuncular, MINI Clubman Vision Gran Turismo'yu oyun sırasında görsel olarak kendi kişisel tercihlerine uyarlayabiliyor. MINI Tasarım Ekibi bu noktada kontrastlar ile oynayarak, belirgin şekilde uyumsuz olan renkleri her şeye rağmen büyüleyici bir etkileşim oluşturacak şekilde cesurca bir araya getiriyor. 

Ana unsur her zaman, klasik İngiliz yarış geleneğinin modern bir yorumunu sunan ve teknik olarak havalı bir renk tonu olan Cyber Silver ve hafif bir nane yeşili ilavesi ile sağlanıyor. Bu gövde rengi, otomobili güçlü bir şekilde vurgulayan yüzeylerin tam derinliğini ortaya çıkararak, ışık açısına göre farklı görünümler sağlıyor. 

Gövde rengine kontrast olarak, motor kapağı ile tavan arasında ve doğrudan tavanda ilerleyen şeritlerin yanı sıra, motor kapağı şeritleri boyunca ince çizgiler olarak bilinen vurgu şeritleri de yer alıyor. Standart versiyonda tavan, Radiant Orange ve Curry renginde vurgu şeritlerinin eşlik ettiği Reflector Blue rengiyle kendinden emin bir ifade sergiliyor. 

Diğer versiyonlarda tavan, Mirage Black veya Space Green renklerle mevcut. Böylelikle tavan rengine bağlı olarak, motor kapağı şeritleri ve ince çizgiler Radiant Yellow, Radiant Green veya Radiant Orange renklerde etkileyici modern kontrastlar sunuyor. 

BMW Group'un oyun faaliyetlerine katılımı. Gran Turismo serisinin 15. yıldönümünü kutlamak amacıyla, üreticisi ve Polyphony Digital Inc. Başkanı Kazunori Yamauchi, lider otomobil üreticilerini başarılı Gran Turismo serilerine katkıda bulunmaya davet etti. 

Tasarım departmanlarına geleceğe dönük düşünerek, çığır açıcı konsept modellerini oyun topluluğuyla paylaşmaları çağrısında bulunuldu. Sanal otomobiller, PlayStation 3 için yeni Gran Turismo 6 oyununun en yeni sürümüne çevrimiçi güncellemeler halinde entegre ediliyor. 

BMW Group Tasarım Başkanı Adrian Von Hooydonk konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: "MINI Clubman Vision Gran Turismo, aslında Gran Turismo 6 için yapılan ikinci işbirliğidir. Kazunori-San ile birlikte çalışma fırsatı yakaladığımız için çok memnunum; çünkü kendisi de otomobil tasarımı ve performansı konusuyla bizim BMW Group'ta ilgilendiğimiz kadar çok ilgileniyor". 

BMW Group, oyun alanında uzun yıllardır faaliyet gösteriyor. Şirket, MINI Clubman Vision Grand Turismo gibi konseptlerin yanı sıra, klasik ve güncel BMW Group otomobillerini geniş bir kitleye sadece görüntüler ve tanıtım filmleri biçiminde pasif bir şekilde sunmaya değil, aynı zamanda bunları interaktif bir şekilde hayata geçirebilmeye de önem veriyor. 

 MINI Clubman Vision Grand Turismo, mevcut Gran Turismo'nun bir güncellemesi olarak oyundaki yerini alacak. Gran Turismo 6. Gran Turismo, ilki 1998 yılında piyasaya sürülen, ödüllü bir yarış simülasyonu oyunu serisidir. Sony PlayStation® için özel olarak üretilen oyun, dünyadaki en başarılı serilerden biridir. Sony Computer Entertainment tarafından sağlanan bilgilere göre, oyunun 100'ü aşkın ülkede 72 milyondan fazla kopyası satılmıştır. 

PlayStation 3 için Gran Turismo 6'nın en son sürümü, 2013 yılının Aralık ayında piyasaya sunuldu ve oyunda gerçekçi şekilde reprodüksiyonu yapılmış 39 yarış pisti ve orijinal HD grafiklerle reprodükte edilmiş 1200'den fazla otomobil bulunmaktadır.

Şanghay Otomobil Fuarı'nda görücüye çıkan Chevrolet FNR konsepti, fütüristik bir kapsül tasarıma sahip. Kendi kendine sürücüsüz olarak gidebilen otomobilin farlar ve arka lambaları kristalden oluşuyor. 


Şanghay Otomobil Fuarı'nda görücüye çıkan Chevrolet FNR konsepti, fütüristik bir kapsül tasarıma sahip. Kendi kendine sürücüsüz olarak gidebilen otomobilin farlar ve arka lambaları kristalden oluşuyor.
Elektrikli otomobilin kapıları Dragonfly olarak adlandırılan bir şekilde açılıyor. Manyetik tekerleri sayesinde araç, elektrik ihtiyacının belli bir kısmını kendisi üretebiliyor. Aynı zamanda Chevrolet FNR kablosuz şarj olabilme yeteneğine de sahip. Ayrıca otomobilde göz tarama ve radar gibi birçok sensör de bulunuyor.milliyet

Peugeot, mobil ve kaliteli yemek hizmetine yönelik deneyimlerin yenilikçi bir yaklaşımı olan Foodtruck ürününü Paris’in tarihi yerlerinden Carreau du Temple meydanında tanıttı. 

Peugeot global marka tasarım atölyesi Peugeot Design Lab tarafından hayal edilen ve tasarlanan, Le Bistrot du Lion adı verilen Peugeot Foodtruck 2015 Milano Tasarım Haftası’nda yerini aldı ve «Gezegeni beslemek, yaşam için enerji » temasını konu alan Milano Evrensel Fuarındaki Fransa Evine konuk oldu. 

Peugeot tarihi, gastronomi ve otomobilin yeri olan Fransa’da iki asır önce başlaması her iki sektörde bilgi birikimindeki hassasiyet, simya ve yeniliğe dayanıyor. 1810’dan itibaren evlerde kullanılan Peugeot el değirmenlerini testere şeritlerine dönüştüryor. 

Sanayi macerası hızla gelişirken, 1840’da ilk Peugeot kahve değirmeninin, daha sonra da 1874’de mekanizması ömür boyu garantili olan ilk Peugeot karabiber değirmeninin doğuşuna neden oluyor. 1882’de, Peugeot’nun ulaşım aracı olan Grand Bi bisikleti gün yüzüne çıkıyor ve kısa bir süre sonra onu başka vizyon ürünü olan ilk Peugeot otomobili takip ediyor. 

O tarihten beri, Peugeot’nun ürettiği 65 milyondan fazla araç tüm dünya yollarına çıktı. Ürettiği otomobiller, bisikletler, scooter’lar gibi bireysel ulaşım araçlarının tasarım ve üretiminde olduğu gibi, sofra eşyalarının üretiminde de her zaman aktif olan Peugeot, dünya üzerindeki tek marka olma özelliğini koruyor. 

Yaratıcılık ve tasarımla dopdolu bu iki yüz yıllık bilgi ve deneyim birikimi, bugün Peugeot’nun eşsiz vizyonunun ürünü olan, yaşam konforu ve keyfine yönelik yenilikçi mobil restoran Foodtruck konseptini yaratmak üzere bir araya geldi. 

Heyecan verici bir tarif için en iyi malzemeler Peugeot Design Lab sorumlusu Cathal Loughnane: “Kullanıcılar her zaman tasarımlarımızın merkezindedir. Peugeot Foodtruck tasarımında, yemek yapan kişiler kadar hizmet alacak kişiler de düşünüldü. 

Peugeot Foodtruck aracının içi ve dışı arasında hiçbir sınır olmadan şefin hazırlıklarını ve hazırladığı lezzetleri herkes izleyebiliyor. Aynı zamanda ürünün dönüşüm şekilleri yenilikçi yönlerle gösteriliyor. Öncesinde, Peugeot Foodtruck yolda seyir halindeyken, tüm Peugeot tasarım kodlarına sahip kompakt bir van olarak tasarlandı. 

Sonrasında ise, Peugeot Foodtruck park halindeyken, bugüne kadar hiç görülmemiş bir alan düzeni ve işlevsellik anlayışı içinde Le Bistrot du Lion ismi verilen bir restorana dönüşüyor. Kompak tasarımıyla Peugeot Foodtruck şehiriçi kullanımı ile mükkemel uyum gösteriyor. 

Varış yerine geldiğinde, Peugeot Foodtruck kanatlarını açıyor ve gerçek bir amfi tiyatroya dönüşmek üzere büyüklüğünü iki katına çıkarıyor. Peugeot Foodtruck 30’dan fazla misafirin dışarıda ve Bistro du Lion’un yakınında rahatça yemek gereçleri, bar taburesi ve Umbrosa şemsiyeleri gibi gerekli tüm malzemeleri barındırıyor. 

Ayrıca tüm bu faaliyet çevreye saygılı bir şekilde yapılıyor, çünkü Bistrot du Lion yemek sonrasında çevrede hiçbir atık veya iz kalmamasına titizlikle özen gösteriyor. Midesine düşkün olanlar, 46 inçlik ekran üzerindeki görüntüler ve Fransa’da akustik teknolojinin lideri Focal ses sistemi sayesinde şefin hiçbir hareketini kaçırmayacaklar.

İlk kez Fransız DJ’ler Adriano ve The Reflex tarafından kullanılan hoparlörler Bistro du Lion’un mix masasına bağlandığında, ocakta pişen yemeklerin en küçük çıtırtılarını en hassas şekilde duyuruyor ve güçlü bir canlı ses yayını sunuyor. 

Peugeot Foodtruck’un tam anlamıyla işlevsel ve her türlü tip onayı ve hijyen standartlarına uygun olduğundan emin olmak için, Peugeot Design Lab, yemek vanlarında uzman olan Euromag’dan destek aldı. 

Araç içinde kullanılan yemek hazırlama ve pişirme malzemeleri tamamen profesyonel kalitede olup, tüm şeflerin hayal gücü ve yeteneklerini karşılamak üzere ve gastronomik, füzyon, moleküler mutfak gibi her tür mutfak için çok işlevli şekilde tasarlandı. 

Araçta dört ızgara ve indüksiyon ocağı ile bir fritöz var. Bir tahliye sistemi hava kalitesini sağlarken 400 litrelik derin dondurucu da yiyeceklerin tazeliğini koruyor. 350 litrelik buzdolabı içecekleri serinde tutarken Rocket Espresso markalı profesyonel bir kahve makinesi de nefis espressolar sunuyor.

Volkswagen, yeni Passat’ın daha önce manuel şanzımanlı sunduğu benzinli versiyonların DSG şanzımanlı seçeneklerinin satışına başladı. 

1.4 lt’lik 125 HP TSI motor ve yedi ileri DSG seçeneği, 84 bin 100 TL’den başlayan fiyatlarla sunulurken, DSG şanzımanlı 150 HP’lik 1.4 lt TSI seçeneğinin başlangıç fiyatı ise 102 bin 900 TL. Yeni Passat’ın 1.4 litrelik TSI DSG şanzımanlı 125 HP güç üreten sedan karoseri versiyonu, Trendline, Comfortline ve Highline donanım seviyeleriyle alınabiliyor. 

Sedan seçeneğinde ayrıca, aynı motorun 150 HP güç üreten, ACT’li (aktif silindir yönetimi) versiyonu ise Comfortline ve Highline donanım seviyesinde sunuluyor. 
DSG şanzıman, ailenin 1.4 litrelik TSI Variant modellerinde de yer alıyor. Yeni Passat’ın 125 HP güç üreten seçeneği, 100km/s hıza 9.7 saniyede ulaşırken, 100 km’de ortalama 5.1 lt yakıt tüketimi ve km’de 117 g CO2 salımı değerine sahip. 

Benzinli seçeneklerin bir diğeri olan 150PS güce sahip versiyonda ise araç 100km/s hıza 8.4 saniyede ulaşabiliyor. Ortalama yakıt tüketimi değeri 5.1 lt/100km olan bu versiyonun CO2 emisyonu değeri ise 118g/km. Yeni Passat’ın benzinli versiyonlarının 150PS güç üreten seçeneklerinde sunulan aktif silindir yönetimi (ACT), Volkswagen’in verimlilik konusundaki iddiasını ortaya koyuyor. 

250 Nm maksimum torkunun 100 Nm ve daha düşüğü talep edildiğinde ve 1250-4000 d/d aralığında, 130 km/s’in altında ilerlendiği sırada dört silindirin ikisi hissettirmeden devre dışı bırakılabiliyor.automagg

Şangay'da gün yüzüne çıkacak modelin üretim versiyonu da yakında gün yüzüne çıkacak.İkinci jenerasyon GLK(yeni ismiyle GLC) üzerine inşa edilen modelin, gelecek yıl üretimine başlanması planlanıyor. 

47300 mm uzunluğa 2830mm dingil mesafesine sahip GLC Coupe konseptinde 21 inç'lik hafif alaşım jantlara yer veriliyor. LED farların yer aldığı konseptte güneş ışığı rengi kullanılıyor. Ayrıca otomobilin mat metal kaplamaları da dikkat çeken tasarım detayları arasında yer alıyor. 
Coupe formundan ötürü 1600 mm'lik bir yüksekliğe sahip GLC Coupe'nin kendine özgü kapı kolları şık görünümü pekiştiriyor. Mercedes-Benz'in konsepti arka tarafta da sportifliği hissettiriyor. Dört çıkışlı paslanmaz çelikten egzoz sistemi ve LED stoplarlar, büyük kardeş GLE Coupe'den alınıyor. 

Aracın kaputunun altında 3.0 litrelik V6 bi turbo motor 367 HP güç ve 520 Nm tork üretiyor. GLC Coupe konsepti 9 kademeli otomatik şanzıman ve 4MATIC dört tekerlekten çekiş sistemiyle gücünü yere aktarıyor.Haber7


Volkswagen Ticari Araç, turizm ve özel yolcu taşımacılığında fark yaratacak modeli yeni Crafter Premium’u pazara sundu. Özel yolcu taşımacılığı için tasarlanan Crafter Premium’da rahat bir yolculuk için her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. 
İç mekânda tamamen deri kaplı siyah ve gri renk seçenekleriyle sunulan genişletilmiş koltuklarıyla, üst düzey konfor ve ergonomi sunarken aynı zamanda standartların üstünde bir oturma alanı sağlıyor. 
Yeni Crafter Premium’un yolcu bölümündeki tüm koltuklarda USB girişi, içecek ve telefon koyma yeri standart olarak bulunuyor. 9+1 masalı, 9+1 bagajlı, 10+1 masalı ve 10+1 bagajlı olarak dört farklı konfigürasyonla pazara sunulan Crafter Premium, Alcantara iç kaplaması ve ahşap görünümlü yer kaplamasıyla da fark yaratıyor. 
Crafter Premium’da dikiz aynasına entegre geri görüş kamerası ve uzaktan kumandalı 19 inç ekran da standart olarak sunuluyor. Masalı modellerde bulunan şık ahşap masalarda bardaklık ve telefon koyma bölümleri seyahat sırasında konfor sunarken bagajlı modellerin geniş bagaj alanı yolcular için rahatlık sağlıyor. 

137 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulan ve gümüş ile siyah renkleri bulunan Crafter Premium, dış tasarımında karartılmış camları, boyalı tamponu ve krom ön ızgarasıyla da dikkat çekiyor.automagg

Yeni Renault Espace, bağımsız bir pasif güvenlik değerlendirme kuruluşu olan Euro NCAP’ten beş yıldız aldı. 
Bu skor, Ocak 2015’te yürürlüğe giren daha sıkı kriterlere rağmen elde edildi. Bu açıdan yeni Espace pasif güvenlik alanında Renault’nun sahip olduğu uzmanlığı gözler önüne seriyor. 


Yeni Renault Espace yüzde 81’lik bir toplam skor elde etti ve Euro NCAP’ten beş yıldız alan 16. Renault modeli oldu. Yeni Renault Espace, aktif güvenliğe büyük katkı sağlayan çok çeşitli sürücü uyarısı ve yolcu koruma teknolojileri sayesinde güven veren bir sürüş performansı sunuyor. 

YETİŞKİN KORUMA KRİTERLERİ 
Yeni Renault Espace, kendini pazarın en üst sırasına yerleştirecek bir yetişkin yolcu koruma skoru elde etti (38 puan üzerinden 31,4 puan). Herhangi bir kafa kafaya çarpışma durumunda yeni Renault Espace’da bulunan yolcular, darbeye ve yolcunun konumuna uygun biçimde devreye giren iki ön hava yastığı ile koruma altına alınıyor. 

Yolcular aynı zamanda koltuklara entegre yükseltilerle emniyet kemerinin altından kaymaya karşı korunuyor. Ayrıca darbenin şiddetine göre kendini ayarlayan adaptif yük sınırlayıcılı ön gergiler de yolcu güvenliğini üst düzeye çıkarıyor. 

Motor alt çerçevesi de değişken direnç değerlerine sahip ezilme bölgeleri sayesinde kafa kafaya çarpışmalarda önemli bir koruyucu rol oynuyor. Yandan darbe durumunda ise ön yolcular iki adet en son nesil yan kasık/göğüs/omuz ve iki perde hava yastığıyla çifte koruma altına alınıyor. 

ÇOCUK KORUMA KRİTERLERİ 
Yeni Renault Espace, çocuk koruma alanında 49 puanın 44’ünü alarak bir kez daha pazarın en üst sırasında yer aldı. Yeni Renault Espace, emniyet kemerinin altından kaymayı engelleyen teknolojiyi ikinci koltuk sırasında da sunan nadir D-segmenti otomobillerinden bir tanesidir. Arkada oturan yolcular da perde hava yastıklarıyla ve yük sınırlayıcılı ön gergi sistemiyle korunuyor. 
UZUN ZAMANDIR SÜREGELEN GÜVENLİK ANLAYIŞI Renault, 15 yıldan bu yana, Euro Ncap kriterlerinin ötesinde, güvenlik konusu çalışmalarının merkezinde yer alıyor. 

Örneğin Fransız üretici emniyet kemerinin altından kaymayı engelleyen sistemi 2000’li yıllarda sunan ilk otomobil üreticilerinden biridir. Kafa kafaya çarpışmalarda yolcuların emniyet kemerlerinin altından kaymalarını engelleyecek biçimde tasarlan bu sistem, Euro NCAP’in 2015 başında revize ettiği değerlendirme protokolü sonucunda kuruluşun derecelendirme kriterleri arasındaki yerini aldı. 

ÜST DÜZEY AKTİF GÜVENLİK İLE BİRLİKTE PASİF GÜVENLİK 
Renault mühendisleri, yeni Renault Espace’ı hem yolculuğu eğlenceye dönüştürecek hem de sürüşü emniyetli, güvenli ve yalın hale getirecek biçimde tasarladı. 

Konu, sürüş yardımcıları olunca yeni Renault Espace sunduğu özelliklerle D-segmentinde en iyiler arasında yer alıyor: - Sürüşü mümkün olduğunca güvenli hale getirmek amacıyla yeni Renault Espace şu sistemlerle donatıldı: 

Otomobilin hızını öndeki araçla yeterli mesafeyi koruyacak biçimde otomatik olarak ayarlayan Adaptif Cruise Control sistemi. ,Kafa kafaya çarpışmayı engellemek için fren yapılması gerektiğinde sürücüyü görsel ve sesli olarak uyaran Aktif Acil Fren Sistemi. Sistem frenleri otomatik olarak da devreye sokabilmektedir. 

 - Yeni Espace’da dört adet ileri uyarı sistemi de bulunuyor: 
Şerit Takip Sistemi (görsel ve sesli uyarılar) , Sürücülerin öndeki trafik ile uygun mesafeyi korumalarına yardımcı olan Güvenli Mesafe Uyarısı, Sürücülerin hız sınırını aşmaları durumunda görsel uyarı veren hız uyarıcılı Karayolu İşareti Tanıma sistemi,  Otomobilin kör noktalarında başka bir araç bulunması halinde sürücüleri görsel olarak uyaran Kör Nokta Uyarı sistemi.
 - Bunlarla birlikte yeni Renault Espace sürücüler için hayatı kolaylaştıran ve onları sürüşe odaklayan özellikler sunuyor: 
Baş üstü gösterge ,Sürücü müdahalesine gerek kalmaksızın kısa/uzun farlar arasında geçiş yapan otomatik far sistemi.,  Easy Park Assist (Park Asistanı), park sensörleri (ön, arka ve yan) ve geri görüş kamerası da içeren park yardımcıları. 

Son olarak, yeni Renault Espace’daki aktif güvenlik seviyesi D segmentinde eşsiz olan bir dizi teknoloji ile artırıldı: aktif amortisörlü 4Control şasi. Tüm bu sistemler yeni crossover’a şehir içinde Clio’nun çevikliğini ve virajlı yollarda sıra dışı hakimiyet ve denge gibi özellikler kazandırıyor. 

EURO NCAP’TAN BEŞ YILDIZ ALAN RENAULT MODELLERİ 
- 2001: Laguna II - 2002: Vel Satis ve Mégane II - 2003: Espace IV ve Scénic II - 2004: Modus ve Mégane Coupé Cabriolet - 2005: Clio III - 2008: Yeni Laguna, Koleos ve yeni Mégane - 2009: Yeni Scénic - 2012: Yen Clio - 2013: ZOE ve Captur