vakıfbank 48 aya varan vade seçenekleri ve %1,00 faiz oranıyla arabanız kapınızda! 

Kredinizi; Aylık eşit taksitli, 3 ay ödemesiz dönemli aylık eşit taksitli, 3 ay ödemesiz dönemli 3 ayda bir eşit taksitli, 3 ayda bir taksitli, Son taksit balon ödemeli, Değişken taksitli olarak geri ödeyebilirsiniz. 

Kampanya Koşulları: Nihai fatura değeri 50.000.TL’yi aşan otomobillerde, bedelin 50.000.-TL'ye kadar olan kısmı için %70, 50.000.-TL’nin üstünde olan kısım için %50’sine kadar, Aylık %1,00 faiz oranıyla, Kredi tutarı üzerinden %0,5 Kredi Tahsis Ücreti, 48 aya varan vade seçenekleriyle, Kefilsiz! Üstelik Hayat Sigortası zorunluluğu da yok.

 ayrıntılı bilgi vakıfbank web sitesi ve vakıfbank şubelerinde
Mart ayında Türkiye pazarında satılmaya başlanacak olan Fabia, hiç olmadığı kadar fazla kişiselleştirme seçeneği sunuyor. 125 farklı renk kombinasyonu oluşturma imkanı, kullanıcıların hayal gücünü otomobillerine aktarmasını sağlıyor. 

Skoda markasının B segmentindeki temsilcisi Fabia, tasarımıyla dikkat çekerken kişiselleştirme özellikleriyle de farklılaşıyor. 15 farklı gövde rengi seçeneğine sahip Fabia‘da buna ek olarak kullanıcılar, tavan, A sütunu, ayna kapakları ve jantlarla 125 farklı renk kombinasyonu yaparak kendilerine özgü bir otomobil tasarlayabiliyorlar. 

VisionC konseptinin tasarım dilini kullanan üçüncü nesil Skoda Fabia, kişiselleştirme özellikleriyle de kullanıcıların beğenisini kazanıyor. Çek üretici, Fabia’nın bu özelliğinin altını çizmek için Fabia Street Art modelini yaptı. Portekizli grafiti sanatçısı Armando Gomes, Fabia üzerinde yaptığı çalışmayla çok renkli ve eşsiz bir işe imza attı. 

Fabia’nın duygusal zenginliğini ifade eden sokak sanatına sahip otomobili, birkaç aşamada yapıldı. Sanatçı, otomobilin kıvrımlarından faydalanarak ortaya şaşırtıcı bir iş çıkardı. Dünyanın en önemli grafiti sanaçtısı olan Armando Gomes, aynı zamanda tasarımcı, ilüstratör ve film yapımcısı olarak da çalışıyor. 

Markanın 2015’teki hedeflerinde önemli role sahip olan Fabia, Skoda’nın değişen tasarım dilini de simgeliyor. Tamamen yeni Fabia, Mart ayında Türkiye pazarında satılmaya başlanıyor.
Yeni Fiat Doblò Bursa’dan ABD’ye 6.500 kilometre yol kat ederken, Avrupa ve Amerika’da izleyeceği rotada otomobilseverlerle bir araya geliyor. 

Tofaş’ın Bursa fabrikasında üretilip dünyada yaklaşık 80 ülkeye ihraç edilen Yeni Fiat Doblò çok özel bir projeyle Avrupa ve Amerika’daki otomobilseverlerle buluşuyor. 

Bursa’dan yola çıkan Yeni Fiat Doblò, karayoluyla Avrupa’da 7 şehir ve ABD’de 7 eyaleti ziyaret ederek, Fiat Chrysler Automobiles’in (FCA) Detroit- Auburn Hills’deki merkezine ulaşacak. 

AutoBest Jüri Üyesi, deneyimli gazeteci Okan Altan tarafından gerçekleştirilen seyahatte, Yeni Fiat Doblò toplam 6.500 kilometre yol kat edecek. ABD ve Kanada pazarlarında RAM markası altında ProMaster City ismiyle satışa sunulan aracın yolculuğu boyunca geçtiği şehirlerden izlenimler, FCA Italy SpA’in Londra’daki merkezinden detaylar ile Okan Altan’ın yol boyunca gerçekleştirdiği röportajlar www.dobloamerikaya.com adresindeki web sitesinden otomobil tutkunları ve seyahat meraklılarıyla paylaşılıyor.

Web sitesinde ayrıca Yeni Fiat Doblò’nun ziyaret ettiği şehirler tanıtılırken, gezilecek yerler, tarihi mekanlar ve çeşitli lezzet durakları hakkkında da bilgiler veriliyor. 19 Ocak tarihinde Bursa’daki Tofaş fabrikasından yola çıkan Doblò, Avrupa’da Türkiye dahil 7 günde 7 ülke gezecek ve sırasıyla Belgrad, Zagrep, Lübyana, Torino ve Paris’ten geçerek Londra’ya ulaşacak. 


7 günde 4.000 km yol yapacak Fiat Doblò, Londra’dan denizyoluyla ABD’ye ulaşacak. ABD’de ise Baltimore, Washington, Atlantic City, New York, Pittsburgh, Cleveland’ı ziyaret edecek olan PromasterCity, Amerika kıtasında da 2.500 kilometre yol kat edip son olarak Detroit’teki FCA Genel Merkezi’ne varacak.

 “Doblo Amerika’ya” projesiyle ilgili bilgi veren Fiat Pazarlama Müdürü Özgür Süslü, “Bildiğiniz gibi, hafif ticari araç pazarının en çok tercih edilen modeli Fiat Doblò’yu yenileyerek, RAM markası altında PromasterCity adıyla otomotivin kalbi ABD’ye ihraç etmeye başladık. 

Şubat ayının başında uluslararası basın test sürüşü gerçekleştirilecek olanYeni Fiat Doblò da eş zamanlı olarak Türkiye ile birlikte Avrupa pazarında satışa sunulacak. Doblò’yu ihraç edileceği pazarlarda daha yakından tanıtmak, dünya çapında eriştiği başarısının altını çizmek ve bir anlamda gücü ve dayanıklılığını ortaya koymak amacıyla, Bursa’dan ABD’ye yolculuğunu sembolize eden bu projeyi geliştirdik. 

Yeni Fiat Doblò, değerli gazeteci Okan Altan’ın deneyimiyle farklı iklim koşullarında Avrupa ve Amerika’da toplan 6.500 kilometre yol kat ederek, varış noktası olan FCA’in Detroit’teki merkezine ulaşacak. Projeye özel hazırladığımız www.dobloamerikaya.com web sitesinden takip edilen Yeni Fiat Doblò’nun yol hikâyesinin, otomobil ve seyahatseverlerin büyük ilgisini çekeceğini inanıyoruz.” dedi. (arabam)

Merhum Vehbi Koç'un ‘Türk insanını otomobil sahibi yapma' vizyonuyla 1968 yılında temelini attığı Tofaş, sektörün gelişiminde hep öncü oldu ve önemli roller üstlendi. Tofaş, bugün uluslararası pazarlara sunduğu araçlarla, Türkiye'yi küresel ölçekte başarıyla temsil ediyor. 

Bursa'nın 2., Türkiye'nin ise 6. büyük sanayi kuruluşu olan Tofaş, yılda 400 bin araçlık üretim kapasitesine ve 6.300 çalışana sahip. 350 bin m2'si kapalı toplam 1 milyon metrekare alan üzerinde faaliyet gösteren Tofaş, Türkiye'nin hem binek otomobili hem de hafif ticari araç üreten tek otomotiv şirketi. 

Fiat Chrysler Automobiles'in küresel stratejisinde kilit bir rol üstlenen Tofaş, ürettiği araçları Singapur'dan Latin Amerika'ya, yani dünyanın bir ucundan diğerine ihraç etmesi, aslında Türkiye ekonomisine ve sektöre yarattığı katma değerin artarak devam ettiğini bir kez daha gösteriyor. 

 Koç Holding ve Fiat Chrysler Automobiles'ın eşit hissedar olduğu Tofaş, günümüzde Fiat'ın Avrupa'daki ikinci büyük Ar-Ge merkezi olarak ulaştığı başarıyı tüm Doblò serileri ile kanıtladı. İlk yılında 100 bin adetle rekora imza atan Fiat Doblò üretiminin %90'ı 43 ülkeye ihraç edildi. 2001'de tüm Avrupa ülkelerine gönderilen Doblò, Tofaş'ın toplam ihracatının %83'ünü oluşturdu. 

Türkiye'de zorlu bir dönemde ülke ekonomisine önemli katkı sağladı. İhracat şampiyonu, yılın ticari aracı gibi başarılara imza atarken, Tofaş'ın en çok satan modellerinden biri oldu. Bugüne kadar 1,4 milyon adet Doblò üretildi, bu araçların 1 milyon adedi, dünyanın 80'den fazla ülkesine ihraç edildi. 

 Fiat Auto'nun dünyada ilk kez bir modelinin üretimini İtalya dışında tek bir ülkede gerçekleştirme kararıyla, Doblò'nun üretimine 2000 yılının Eylül ayında başlanmıştı. 

 Fikri ve sınai mülkiyet hakları Tofaş'a ait olan proje sürecinde, Tofaş Ar-Ge Merkezi büyük sorumluluklar üstlendi. Tofaş Bursa Fabrikası'nda, Minicargo projesi kapsamında Fiat, Citroen, Peugeot markalarının, Yeni Doblò projesi kapsamında ise Fiat, Opel ve Vauxhall markalarının üretimi sürüyor. 

 Dünya ile rekabet edebilen Tofaş, 2013 yılında içinde Amerika projesinin de yer aldığı 360 milyon dolarlık yatırımla, pazara sunulduğu 2000 yılından bugüne, ihracat şampiyonu olmasının yanında defalarca uluslararası platformlarda yılın ticari aracı ödülü ve çevre ödülü almış olan Doblò'nun 4'üncü kez yenilenmesi için artık çalışmalarını tamamladı... 

 Süregelen yatırımlarının haricinde sadece yeni üreteceği modelleri için 1.4 Milyar dolara ulaşan toplam yatırımla Tofaş, öncelikle Doblò'nun yeniledi. 

Ve şimdi ise; Türk otomotiv sanayisinde önemli bir başarıya daha imza atıyor, Türkiye'nin küresel ticari araç üretim üssü haline gelmesinde kilit rol üstlenen Doblò modelinin ABD ve Kanada ihracatına başlıyor. Otomotivin beşiği, sektörün ana oyuncusu Amerika'ya araç geliştirip ihraç etmeye başlayan Tofaş, Doblò Amerika modelini Bursa Fabrikası'ndan 3 Aralık 2014 tarihinde yapılan törenle uğurladı. 

 Koç Holding, Fiat-Chrysler Automobiles ve Tofaş üst düzey yöneticileri ile çok sayıda davetlinin hazır bulunduğu törenle Kuzey Amerika'ya yolcu edilen Fiat Doblò, Amerika'da “Ram” markası altında “ProMaster City” ismiyle satışa sunulacak. Doblò'nun Amerika pazarı için üretilip ihracatının başlaması, gerek Tofaş, gerekse Koç Grubu ve Fiat Chrysler Automobiles için önemli bir fırsatı ifade ediyor.

 Doblò bir anlamda Tofaş'ın bugünkü ve gelecekteki gücünü temsil ederken; Amerika pazarına ihracat, şirket tarihinde bir kilometre taşı olmasının yanı sıra Tofaş'ın ‘Dünya Klasında Üretim' standartlarındaki yetkinliklerini de gösteriyor. Tofaş'ın mühendis ve işçilerinin emekleriyle, şimdiye kadar ürettilmiş en güçlü, en sağlam ve en verimli Doblò olan Yeni Doblò'da yerlilik oranını da, motor ve şanzıman haricinde %76'lara ulaştırıldı. 

Dünyanın en zorlu ve büyük pazarlarından Kuzey Amerika'ya 2021 yılına kadar 175 bin araç gönderecek olan Tofaş, şimdi ise bu yeni Doblò'yu “Doblo Amerika'ya” isimli bir dayanıklılık sürüşüne çıkarıyor... 

Bursa'dan İstanbul'a, Sofya'dan Belgrad'a, Ljubljana'dan Torino'ya, Paris'ten Londra'ya karadan, kış koşullarında, neredeyse hiç durmadan devam edecek olan yeni Doblò sürüşü, ABD'de ise Doblò Amerika modellerinin Kuzey Amerika'ya ayak bastığı Baltimore limanından Washington DC'ye, Atlantic City'den New York'a ve sonra Pittsburgh ile Cleveland üzerinden Detroit'e Fiat Chrysler Automobiles'in Auburn Hills Merkezine ulaşacak. 

7 ülke, 7 eyalet ve 7 binden fazla kilometre yolun geçilerek yeni Doblo'nun Amerika serüveni, www.DobloAmerikaya.com isimli özel bir internet sitesi üzerinden takip edilecek... 

 14 yıldır sağlamlığını, kullanışlılığını, ekonomisini ve performansını tüm kullanıcılarına yaşatmış olan Doblò, yeni nesline geçerken, “Doblo Amerika'ya” yolculuğuyla bir kez daha tüm kabiliyet ve niteliklerini sergilemiş olacak.

Toyota, 2014 yılında tüm dünyadaki satışlarını bir önceki yıla göre yüzde 2,5 oranında artırarak 10 milyon 230 bin adete yükseltti. 


2013 yılında 9 milyon 980 bin araç satışı gerçekleştiren Toyota, 10 milyon barajını da 2014 yılında aşmış oldu. 

Toyota bu global satış rakamıyla, üç yıldır arka arkaya satışlarını artırma başarısını da gösterdi. Bu başarıda; Toyota’nın insana saygı ve sürekli iyileştirme kavramını temel anlayış olarak benimseyerek “Müşterilerine verdiği önem ve en iyiyi sunma” hedefi doğrultusunda çok daha iyi otomobiller üretme felsefesi etkin rol oynadı. 

Hibrit Otomobil Satışları da Arttı Toyota’nın 1997 yılında ilk seri üretim hibrit otomobilini piyasaya sunmasının ardından 2014 yılı sonuna kadar geçen süre içinde hibrit otomobil satışları da yaklaşık 7 milyon 339 bine ulaştı. 

Bugün itibari ile 90 ülkede 27 farklı hibrit binek otomobil ve 1 adet Plug-in Hybrid modele sahip olan Toyota, 2015 yılı sonuna kadar 15 yeni hibrit aracın daha lansmanını planlıyor.
DMA, tamamen Türk mühendisler tarafından geliştirilen elektrikli taksiyi İstanbul’da yollara çıkardı. 

Elektrik motoru sayesinde hem çevreyi koruyan, hem de sunduğu konfor ile büyük ilgi gören DMA Taksi, taksiciler için oldukça ekonomik bir seçenek olarak dikkat çekiyor. 

İstanbul’daki tüm taksilerin elektrikli olması halinde yılda 1 milyar TL’lik yakıt tasarrufu sağlanabileceğini belirten DMA Yönetim Kurulu Başkanı Önder Yol, DMA Taksi’nin Türkiye’deki elektrikli araç kullanım oranına önemli ölçüde etki edeceğini söyledi. 

DMA Taksi, dizel veya LPG fark etmeksizin, içten yanmalı motorlar ile çalışan tüm araçlara göre 10 kattan daha fazla yakıt ekonomisi sağlarken, bakım ihtiyacını da neredeyse ortadan kaldırıyor. Tek şarj ile yaklaşık 400 kilometrelik bir menzile sahip ilk ve tek yerli elektrikli aracı üreten Derindere Motorlu Araçlar – DMA, Türkiye’de yine bir ilke imza atarak, elektrikli taksiyi de yollara çıkardı. 

Türkiye’nin ilk ve tek elektrikli taksisi olma özelliğine sahip olan DMA Taksi, İstanbulluların kullanımına sunuldu. Elektrik motoru sayesinde sunduğu ‘sıfır emisyon’ ile çevreyi kirletmeyen DMA Taksi, sessiz, kokusuz ve titreşimsiz motoru ile aynı zamanda yolcularına bugüne kadar hiç yaşamadıkları bir konfor sunuyor. 

DMA Taksi deneyimini yaşayan yolcuların, taksi seçimlerine daha da dikkat eder hale geldiğini söyleyen DMA Yönetim Kurulu Başkanı Önder Yol, “Toplu taşımacılıkta konfora önem veren çevreci taksi yolcuları, DMA Taksi’yi tercih ediyor. Öte yandan sağladığı bakım ve yakıt tasarrufunun yanı sıra ikinci el alım garantisi ile taksicilerden de büyük bir ilgi görüyoruz” dedi. 

Önder Yol ayrıca, DMA Taksinin sağladığı bakım ve yakıt avantajı ile yaklaşık iki yılda kendisini amorti ettiğini ifade etti. “1 Milyar TL yakıt tasarrufu sağlanabilir” DMA Taksi’nin, dizel veya LPG fark etmeksizin, içten yanmalı motorlar ile çalışan tüm araçlara göre 10 kattan daha fazla yakıt ekonomisi sunduğuna dikkat çeken Önder Yol şöyle konuştu: “Sadece İstanbul’da yaklaşık 20 bin taksi faaliyet gösteriyor. 

Bu taksilerin tamamı elektrikli olması halinde yılda yaklaşık 1 milyar TL’lik yakıt tasarrufu sağlanabilir. Uzun vadeli bir hedef olsa da dünyanın gittiği yoldan ilerlememiz gerektiğini düşünüyoruz. Elektrikli araç kullanımının her alanda yaygınlaştırılması için gerekli teşvikleri verilmesi gerektiğine inanıyoruz. 

Biz DMA olarak dünyanın geleceği olan elektrikli araç ve yan sanayinin ülkemizde oluşmasına, gelişmesine ve büyümesine önemli katkılar sağlamayı hedefliyoruz. Türkiye’nin geleceğine yön verecek olan bu girişimin hızla yaygınlaşması için daha çok desteğe ihtiyacımız var. Dünyadaki örneklere baktığımız zaman artık Türkiye’nin de bu konuda bir yol haritasına ihtiyacı olduğunu görüyoruz. 

Mesela Almanya 2020’de 1 milyon, Çin ise 4 milyon elektrikli araç kullanımını hedefliyor. İngiltere’de 2020 sonrası elektrikli olmayan araçların şehir merkezine 50 kilometre mesafeden fazla yaklaşamayacakları söyleniyor. Öte yandan yine İngiltere’de 2018’den itibaren sadece elektrikli motora sahip taksiler çalışma ruhsatı alabilecekler. 

İskandinav ülkeleri de bu sektördeki tüm vergileri sıfırladığı gibi üretilen elektrikli araç başına 10 bin Euro da destek sağlıyor. Biz ülkedeki elektrikli araç üretiminin geleceği için önemli bir adım attık. DMA Taksi de bu yolun önemli kilometre taşlarından birini temsil ediyor. 

DMA Elektrikli taksilerin kullanımı arttıkça ülkenin bu alandaki bilincinin de doğru orantılı bir biçimde artacağını öngörüyoruz.” Günde 150 TL’lik yakıt yerine 12 TL’lik elektrik DMA Taksi’nin şoförü Mert Al, DMA Taksi’nin diğer taksiler ile kıyaslanamayacak kadar ekonomik olduğunu belirtirken, yolculara sunduğu ayrıcalıklı konfor ile de müşteri memnuniyetinin arttığını söyledi. 

Elektrikli taksi kullanan ilk şoför olan Al, “Normalde taksilerde 2 şoför çalışır. Gündüzleri en az 60 TL ve geceleri yine en az 80 TL olmak üzere günde ortalama 150 TL yakıt almak zorunda kalırlar. Bu tüketim çoğu zaman ayda 4 bin 500 TL’yi aşar. Ben ise günü yine yaklaşık, 10 - 12 TL’lik bir elektrik kullanımı ile bitirebiliyorum. Taksi işletmecilerinin en önemli maliyet kalemleri arasında yağ ve bakım yer almaktadır. DMA Taksi ’de içten yanmalı bir motor görev yapmadığı için bakım gerektiren herhangi bir parça da bulunmuyor. 

Bunlar bir taksici için gerçekten çok önemli avantajlar” diye konuştu. Şarj konusunda da sıkıntı yaşamadığını belirten Mert Al, “Şehir içinde, günde 500 – 600 kilometre yol yapıyorum. Aracı da hem evimde hem de taksi durağımda şarj edebiliyorum. Mecidiyeköy, Fulya, Levent Taksim gibi belli başlı yerlerde şarj istasyonları olduğu için de herhangi bir sorun yaşamıyorum. 

Zaten İstanbul’da artık birçok noktada şarj istasyonu bulunuyor. İstanbul trafiğinde tam şarj ile 370 kilometreye kadar ulaştım” şeklinde konuştu. Tek şarj ile 400 kilometre Tek şarj ile yaklaşık 400 kilometrelik bir menzil sunan ilk ve tek yerli elektrikli taksi olan DMA Taksi ‘de, 53 kwh’lık lithium-ion piller kullanılıyor. 

Entegre hızlı şarj ünitesi sayesinde, şehir şebekesindeki 380V’luk elektrik ile 15 dakikalık şarjda 40 kilometrelik menzile ulaşabilen DMA Taksi’nin tamamen boşalan pillerini de sadece 2,5 saatte doldurabiliyor. Trafikte yapılan dur-kalk esnasında ortaya çıkan geri kazanım enerjisi de pillere aktarılarak ekonomi sağlanıyor. DMA Taksi, 5-8 Şubat 2015 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek “TaxiWorld” fuarında da görücüye çıkacak.
Şehir içinde kullanmak ve şehir dışında dolaşmak için mükemmel olan bu kompakt crossover, benzersiz ve şık KODO tasarımı ile yenilikçi SKYACTIV Teknolojisini, yaşam tarzınıza uyacak şekilde konfor ve kullanışlılık ile birleştiriyor. 

Nereye giderseniz gidin, kendinizi otomobille bir hissetmenizi sağlayan ideal sürüş konumunu, direksiyon hakimiyetini ve kontrolü çok seveceksiniz. Yenilikçi MZD-Connect ile tüm müzik, telefon, uydu navigasyon ve otomobil ayarlarınızın kontrolü parmaklarınızın ucunda ve çok kolay. 

Ödüllü SKYACTIV Teknolojisi sayesinde, otomobilin olağanüstü performansından ödün vermeksizin yakıt verimliliğinin ve düşük emisyonların sunduğu avantajlardan yararlanacaksınız. 

Cesur, yalın ama dolu dizgin olan dinamik yepyeni Mazda CX-3 alışılmışa meydan okuyor ve sürüş deneyiminde son nokta için yeni bir standart belirliyor.  Dünyanın en yüksek sıkıştırma oranları, yeni şanzımanlar ve hafif tasarımlar bu uygulamanın sonuçları. Yeni nesil mazda otomobilleri, mümkün olabilecek en üst düzeyde tasarruflu araçlardır. Ayrıca, tam da bir Mazda'dan bekleyeceğiniz gibi, yaşattıkları sürüş deneyimi heyecan verici boyutlarda olmaya devam edecek
Opel ADAM, ünlü Alman otomobil dergisi “Auto Motor und Sport” okuyucuları tarafından “Best Cars of 2015” ödülüne layık görüldü. 

Opel’in kişiselleştirme şampiyonu ADAM, Almanya’da “Auto Motor und Sport” dergisi okuyucuları tarafından küçük sınıf segmentinde “Best Cars of 2015” ödülünü alarak başarılarına bir yenisini daha ekledi. 

Çekişmeli geçen oylamada Opel ADAM, katılımcı oylarının yüzde 29.8’ini almayı başardı. Opel’in yeni tasarım dilini yansıtan ADAM Avrupa’daki satış başarılarının yanı sıra farklı ödüllerle de bunu pekiştiriyor. 

ADAM’ın sportif versiyonu S ve 3 kapılı mini crossover Swing Top kumaş tavana sahip Opel ADAM ROCKS yeni nesil motorları ve tasarımı ile dikkat çekiyor. Auto Motor and Sport Dergisi tarafından düzenlenen oylamada, 15 ülkeden 112 bin okuyucu ve Avrupa genelinde 130 bin otomobil sever oy katılım göstererek Opel ADAM’ı birinci seçti.
Ekspres taşımacılık şirketi TNT, Türkiye ile Avrupa arasında gelişen ticaret sebebiyle İstanbul’a günlük tarifeli karayolu seferleri başlattı. 

Yeni karayolu rotası İstanbul’u Sofya’ya (Bulgaristan), oradan da TNT Avrupa Karayolu Ağı sayesinde Avrupa’nın diğer ülkelerine bağlıyor. TNT, aciliyeti olmayan gönderiler için ekonomik ve güvenilir çözümler sunarak İstanbul ve tüm Avrupa’yı birbirine tarifeli karayolu seferleriyle bağlayan tek ekspres taşımacılık şirketi olma özelliğini elinde tutuyor. 

İstanbul’dan diğer büyük Avrupa şehirlerine aktarım süresi, varış ülkesine olan mesafeye göre, 4 ile 7 gün arasında değişiyor. Türkiye’de TNT operasyonlarını, İstanbul’u Ankara, İzmir, Adana ve Bursa gibi önemli iş merkezlerine bağlayan 26 aktarma merkezi ve deposunun yanısıra 328 araçlık filosuyla gerçekleştiriyor. 

Türkiye ekonomisi, 2010’dan beri iç talep ve ticari faaliyetlerdeki gelişmelerin desteklenmesiyle yıllık ortalama %6 büyüme gösterdi. 2015’te de bu büyümenin %3 olması bekleniyor . 

Avrupa Birliği ülkeleri, Türkiye’nin bir numaralı ithalat ve ihracat iş ortağı. (Dünya Bankası, 2014) TNT, aynı zamanda Avrupa’nın güneydoğusundaki etkinliğini artırmak amacıyla Sofya ve Kosova’nın başkenti Priştina arasında haftada iki, karayolu seferleri başlattı. 

Bu hizmet müşterilere, paketli gönderilerin yanısıra 500kg’a kadar paletli gönderi de yapma imkanı sunuyor. Gönderiler Sofya’dan çıkış yaptıktan 1 iş günü sonra, Priştina’ya ulaşıyor. Bu gelişmeler, TNT’nin Outlook stratejisi kapsamında, Avrupa’daki karayolu operasyonunun erişim, hız ve etkinliğini artırmak için hayata geçirdiği son iyileştirmelerin bir sonucu olarak ortaya çıkmakta. 

TNT Uluslararası Avrupa Genel Müdürü Ian Clough “TNT, Avrupa’daki en güçlü, en hızlı, en geniş karayolu ağına sahip. Son eklenen rotalarla Avrupa’nın güneydoğusunda hızla büyüyen pazarlara daha fazla erişim ve Avrupa Birliği ülkelerine çok daha yakın temas sağlayarak operasyonel gücümüzü artırıyoruz” dedi.
Premium küçük otomobil segmentinde MINI, eğlenceli sürüşün yanı sıra aktif güvenlik alanında da lider. 

Bu durum, özellikle yeni sürücü destek sistemleri sayesinde bağımsız güvenlik testi kurumu Euro NCAP (Yeni Otomobil değerlendirme Programı) tarafından onaylandı. 

MINI, şehir içi fren fonksiyonunu içeren yaya uyarı sistemi ile 2014'te Euro NCAP Advanced ödülünü kazanmıştı. 

Sistem, MINI 3 Kapı ve MINI 5 Kapı için Sürüş Asistanı opsiyonunun bir parçasını oluştururken, güvenlik uzmanları tarafından şehir içi trafikte kaza riskini azaltan, çığır açıcı bir yenilik olarak değerlendiriliyor. 

Avrupa hükümetleri, otomobil kulüpleri ve sigorta şirketlerinin sponsorluğunu yaptığı Euro NCAP Advanced ödülü 2010'dan beri verilmekte ve güvenlik ile yolcu koruması alanındaki önemli ilerlemeler sağlayan ileri gelişmeleri ödüllendirmektedir. 


Ödül, özellikle tüm Avrupa'da kabul gören Euro NCAP çarpışma testi gerekliliklerinin ötesine geçerek, yeni bir çığır açan yeni sistemlere odaklanıyor. 

MINI, şehir içi fren fonksiyonunu içeren yaya uyarı sistemini, premium küçük otomobil segmentindeki orijinal modelin yeni neslinin pazar lansmanı sırasında, özel donanım özellikleri programı kapsamında tanıttı. 

Tüm MINI 3 Kapı ve MINI 5 Kapı modelleri için sunulan Sürüş Asistanı opsiyonunda, aktif cruise control, uzun huzme asistanı, yol işareti algılama ve şehir içi fren fonksiyonuna sahip çarpışma uyarısı gibi özellikler bir araya getirildi. Bu işlevsel farklılık, MINI'yi sürerken konforu ve güvenliği önemli ölçüde artırması sayesinde Sürüş Asistanını son derece cazip bir seçenek haline getiriyor. Euro NCAP ödülü kazanan şehir içi fren fonksiyonuna sahip yaya uyarı sistemi, 10 ila 60 km/sa hız aralığında aktiftir. 

Dikiz aynasının ön cam tarafına yerleştirilen bir kamera sayesinde sistem görüntüyü analiz eder ve bir yayaya çarpma riski bulunan durumlarda sürücüyü uyarır. Sürücüye ilk olarak gösterge panelinde bir grafik sembol aracılığıyla görsel bir uyarı verilirken, ikinci uyarı seviyesinde derhal tepki gösterilmesi amacıyla buna bir de sesli sinyal eklenir. 

Aynı zamanda, orta seviyede hız kesme kuvvetinde otomatik bir frenleme manevrası başlatılır. Bu öğe, çarpışma riskini kendi başına önemli ölçüde azaltır. Sürücü, aynı zamanda kazanın önlenmesi açısından katkısı tartışmasız bir tedbir uyarısı olan ilk frenleme etkisini de hisseder. 

Şehir içi fren fonksiyonuna sahip yaya uyarısının etkinliği yoğun testlere tabi tutulmuş ve bağımsız Euro NCAP test laboratuvarı tarafından onaylanmıştır. Bu etkinlik düzeyi, 2014 Euro NCAP Advanced ödülü için seçilen sistemin temelini oluşturur.
BMW, giriş seviyesi modeli 1 serisini kapsamlı bir şekilde makyajladı. 

Operasyon öncesinde markanın diğer modellerine kıyasla daha farklı bir tasarıma sahip olan kompakt otomobil, yapılan değişikliklerle birlikte Bavyeralı üreticinin diğer modellerine daha benzer bir tasarıma sahip olmakla kalmadı, ayrıca yeni motorlara da kavuştu.

Eski otomobile göre tamamen yenilenen ön tasarım artık daha büyük hava girişlerine, 2 serisini andıran çift böbrek ızgaraya ve yine 2 serisine benzer farlara kavuşan 1serisi, standart olarak LED gündüz farları ile birlikte sunulurken, tamamen LED farlar, uzun far asistanına sahip adaptif LED farlar ve LED sis farlarıysa opsiyonel olarak alınabilecek. 
Makyajlı 1 serisinin arka kısmı da tamamen yenilerek bir kısmı bagaj kapağının üzerinde yer alan iki parçalı stoplara kavuşmuş. Stoplar farklı tasarımlarının yanı sıra, L şeklinde grafiklere ve LED teknolojisine de sahip. 

 Makyajlı 1 serisinin kabininde ise yeni döşeme seçeneklerine, standart olarak sunulan 6.5 inçlik ana ekrana ve tanıdık bir şekilde el freninin yanına yerleştirilmiş iDrive kumandasına yer verilmiş. 

Daha kapsamlı navigasyon sistemi ile birlikte daha büyük bir kumandaya ve 8.8 inçlik ekrana kavuşan otomobilde, tuşlar ve düğmeler de krom detaylar ile elden geçirilmiş. Radyo ve klima sisteminin tuşlarında ise parlak siyah detaylara yer verilmiş. Makyajlı BMW 1 serisinin kaputunun altında da, özellikle küçük hacimli motorlar adına büyük bir değişiklik yer alıyor. 

Makyaj öncesi baz modelde 116i olarak sunulan 136 bg’lik 1.6 litre dört silindirli benzinli ünite, yerini BMW’nin 1.5 litre üç silindirli motorunun 109 bg güç ve 180 Nm tork üreten versiyonuna bırakırken, 136 bg gücündeki 1.6 litrelik dört silindirli motora sahip otomobil ise artık 118i adı ile anılıyor. 

Makyaj öncesi otomobilde 118i model adıyla sunulan ve 1.6 litre dört silindirli motorun 170 bg’lik versiyonuna sahip olan otomobil ise artık 177 bg güç ile 250 Nm tork üretiyor ve 120i adını taşıyor. 125i ise 2 litre motoru ile birlikte sunulmaya devam ediliyor.

Dizel motor seçeneklerinde de giriş seviyesi olarak sunulan 116d ve 116d Efficient Dynamics’in 1.6-litre hacimli dört silindirli motoru, yerini 116 bg güç ve 270 Nm tork üreten 1.5-litre hacimli üç silindirli motora bırakıyor. 118d ve 120d opsiyonel xDrive dört tekerlekten çekiş sistemiyle, 125d ise sadece arkadan itişli olarak ve 2-litrelik dizelle sunulmaya devam ediyor. 

BMW 1 serisi gamının zirvesinde yer alan M135i ve M135i xDrive artık 326 bg güç üretirken, standart 6-ileri manuel şanzımanla 0-100 km/s sprintini 5.1 sn’de tamamlıyor. Otomobil opsiyonel 8-ileri Steptronic şanzımanla aynı hıza 4.9 sn’de ulaşırken, xDrive versiyonu ise bu hıza çıkmak için sadece 4.7 saniyeye ihtiyaç duyuyor.haber7

Kia Sportage’ın yenilenmiş versiyonu soğuk iklim testleri sırasında görüntülendi. 

Kia’nın kompakt SUV’u Sportage 2016 yılı için yenileniyor. Yeni bir ön yüzde kavuşan Sportage’ın farları rezive edilirken, arka kapılarının boyutları biraz dah büyütülmüş. 

Kaputun altında 1.2 ve 1.6 lt turbo beslemeli benzinli motorlar ile birlikte 2.0 lt dizel motor görev yapacak.akşam
Ford Motor, iç kapı kolunda yaşanan 2 güvenlik arızasını gidermek üzere 205 bin aracı servislere geri çağırdı. 

Geri çağırma kararından 2010-2013 döneminde üretilen Taurus, Lincoln MKS modelleri etkilendi.Haber7
En çok tercih edilen binek otomobil markalarından Opel, düzenlediği çekilişle şanslı kullanıcısını Opel Astra sahibi yaptı. 

Opel, 12-21 Aralık tarihleri arasını kapsayan kampanyada, Opel showroomlarına gelerek ilgilendiği model ile test sürüşü yapan otomobil severlere 2014 Model 1.4 litre 140 beygirlik Sport donanımlı altı ileri otomatik şanzıman seçenekli Opel’in en çok tercih edilen modeli Astra kazanma şansı sundu. 

Yapılan resmi çekilişin ardından oturaklı yapısı, kaliteli malzemeleri ve tasarımı ile segmentinin en başarılı “Red Dot Tasarım Ödül”lü Astra’nın yeni sahibini buldu. Talihli Dursun Gürel, Bursa ‘dan test sürüşü yaparak çekilişe katıldı ve aracına Opel’in Neskar Bayiliğinde düzenlenen törenle kavuştu.
Navigasyon lideri TomTom, kurumsal müşterilerin mevcut ürün ve hizmetlerine kolayca entegre edebilecekleri yeni bir harita geri bildirim sistemi olan API’yi tanıttı. 

API yazılımı ile kullanıcılar harita geri bildirimlerini kendi tablet, akıllı telefon, dizüstü bilgisayar veya navigasyon cihazı üzerinden hızla paylaşabiliyor. Böylece en güncel yol bilgileri kullanıcıların haritalarına yansıyor TomTom (TOM2) kurumsal müşterilerin mevcut ürün ve hizmetlerine kolayca entegre edebilecekleri yeni bir harita geribildirim aracı olan API’yi tanıtıyor. 

API son kullanıcıların harita geri bildirimlerini kendi akıllı telefon, tablet, dizüstü bilgisayar üzerinden ya da yerleşik navigasyon ünitesi üzerinden hızla paylaşmasını sağlayarak yüksek kaliteli haritalara katkıda bulunuyor. 

TomTom Haritalar Genel Müdürü Charles Cautley konuyla ilgili şunları söylüyor: “Yeni harita geri bildirim sistemi API ile kullanıcılara nerede olurlarsa olsunlar harita geri bildirimlerini herhangi bir bağlı cihaz üzerinden paylaşmaları için fırsat veriyoruz. 

API sayesinde TomTom, gerçek dünyada yollarda gerçekleşen değişikliklerin çok hızlı bir şekilde müşterilerin haritalarına yansımasını sağlıyor.’’ TomTom akıllı haritalama konusunda bir dünya lideridir ve harita değişikliklerini belirleyen kitle kaynak kullanımında öncüdür. 

Harita geri bildirim sistemi API’nin MultiNet-R lansmanı ile birlikte olması, TomTom’un artık müşterilerine piyasadaki diğer tüm haritalama markalarından daha hızlı, yüksek kaliteli, gerçek zamanlı harita güncellemeleri sunduğunu gösteriyor.
Hazırlanan çalışma ile birlikte ‘’en uzak mesafe’’ ibaresi ‘’giriş-çıkış yapılan mesafe’’ olarak değiştirilecek, 7 günlük süre ise 15 güne çıkartılacak. 

Otoyol ve köprü geçişlerinde kartı olmayan ya da olup da bakiyesi yetersiz veya arızalı olan binlerce araç sahibi Karayolları Genel Müdürlüğü’nden kendisine gelen tebligatlarda veya internet üzerinden yaptıkları sorgulamalarda karşılarında gördükleri rakamlar ile adeta neye uğradığını şaşırdı. 

100 BİN TL’YİN AŞAN BORÇLAR DAHİ VAR! 
Çünkü çoğu araç sürücü yaptığı uygunsuz geçiş sonrasında kendilerine geçiş ücretinin 10 katı oranında ceza geleceğini sanıyordu. Ancak öyle olmadı. Yapılan kaçak geçişlerde ceza oranları sanılanın aksine ‘’En uzak mesafe’’ göz önünde bulundurularak belirlendi. Hal böyle olunca da araç sahiplerinin aklındaki rakam yaklaşık 80 kat birden artış göstermiş oldu. 

Öyle ki kaçak geçiş işini abartan kimi araç sahiplerine 100 bin TL’nin üzerinde borç dahi çıkartıldı. Ortaya çıkan yüklü miktarlar karşısında ne yapacağını karar kara düşünen araç sahiplerinin birçoğunun ise cezasını ödemek için aracını satmak zorunda kaldığı öğrenildi. Yaşanan gelişmeler ve gelen çok sayıda şikâyet üzerine harekete Ak Partili vekiller harekete geçti. 

EN UZAK MESAFEYE GİRİŞ-ÇIKIŞ YAPILAN MESAFE AYARI 
Meclis’e sunulan kanun teklifinde otoyol ve köprü geçiş ücretlerinde yaşanan mağduriyetin sona erdirilmesi için düzenleme talep edildi. 

Verilen teklifte, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün mevzuatında yer alan "o güzergâhın en uzun mesafesine" ibaresi "geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafe" olarak değiştirilmesi istendi. 

 7 GÜNLÜK SÜRE 15 GÜNE ÇIKACAK 
Yine aynı teklif kapsamında, kesilen cezalarla ilgili olarak öngörülen ücret toplama sistemi için uygulamada 7 günlük sürenin de yetersiz olduğu belirtilerek bu sürenin de 15 güne çıkartılması istendi. Böylece cezalı duruma düşen araç sahiplerine tebligata düşmeden cezalarını daha uzun bir süre içerisinde ödeme imkânı tanınmış olacak. 

OTOYOL GEÇİŞ ÜCRETLERİNE ELEŞTİRİ 
 Öte yandan verilen teklifte Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan otoyolların geçiş ücretlerine de değinildi. Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan otoyolların kullanımda olan otoyol geçiş ücretlerinden yüksek olduğu belirtilip, bu kadar yüksek bir meblağın uygulamada getireceği sorunların fazla olacağına dikkat çekildi. 

CEZASINI ÖDEMEYEN ARAÇ ÜLKEDEN ÇIKAMAYACAK Çalışma kapsamında otoyollardan ve köprülerden ücretsiz bir şekilde giriş-çıkış yapan yabancı plakalı araçlara da düzenleme getiriliyor. Sürücüsünün Türk Vatandaşı olup olmadığına bakılmaksızın yabancı plakalı araçların ücretsiz geçişleri için kesilen cezaların gümrük sahalarındaki giriş-çıkış kapılarında sürücüsü bilgilendirilmek suretiyle tahsil edilmesi amaçlanıyor. Tahsilat gerçekleşmeden söz konusu yabancı plakalı aracın ülkeyi terk etmesine izin verilmeyecek.haber7
2015 Dünya Ralli Şampiyonası’nın (WRC) ilk yarışı Monte Carlo’da 22-25 Ocak’ta gerçekleştirildi. 5 gün süren yarışlardan rekabet Citroën DS3 WRC ile Sébastien Loeb ve geçen yılın WRC şampiyonu Volkswagen Polo R WRC ile Sébastien Ogier arasında yaşandı

Yarışta oldukça heyecanı anlar yaşandı. MICHELIN Pilot Alpin PA4 CLs ile donatılan Volkswagen takımının pilotu Ogier, Michelin lastikleri sayesinde buzlu zeminde oldukça başarılı bir performans sergiledi. Çivisiz lastikle yarışan Citroën DS3 WRC pilotu Sébastien Loeb ise aynı zeminde geçirdiği kaza ile rekabetten çekildi. 

Loeb’nün yarıştan çekilmesiyle Volkswagen ile yarışan Ogier pilotluğundaki Volkswagen Polo R WRC takımı birinci olurken; gene Volskwagen takımında yarışan Jari-Matti Latvala ve Andreas Mikkelsen de ikincilik ve üçünlük kürsüsünde kendilerine yer buldu. 

 FIA WRC’de takımlara sundukları lastiklerle çok değişken yol ve hava koşullarında sergilenen zorlu performanslara destek sunduklarını belirten Michelin Ralli Programları Yöneticisi Jaques Morelli, “Monte Carlo ile birlikte FIA WRC’deki 277. Zaferimizi kazandık. 

WRC2 yarışlarında da Michelin lastiği kullanan partnerlerimiz birincilik ve ikincilik kürsüsünde yer aldılar. Partnerlerimizin elde ettiği bu başarılar, Michelin olarak bize büyük bir mutluluk yaşatıyor.” dedi.
Land Rover Discovery Sport, Euro NCAP'in en yüksek puanı olan beş yıldız ile ödüllendirildi. 

Yeni yaya hava yastığı özelliği, bir yayaya çarpıldığının tespit edilmesinden itibaren 60 milisaniye içinde motor kapağının üst arka yüzeyinden devreye giriyor ve yayaların ciddi şekilde yaralanma riskini azaltıyor. 

Land Rover tarafından ilk kez sunulan diğer yenilik ise çarpışma tehdidi yaratabilecek nesneleri algılamak üzere dikiz aynasının yanına monte edilmiş bir dijital stereo kamera aracılığıyla çarpışmanın kaçınılmaz olması durumunda görsel ve işitsel uyarılar sunarak otomatik olarak frenleri etkinleştiren Bağımsız Acil Durum Fren sistemi. 5+2 koltuklu modeller dahil olmak üzere tüm modellerdeki bütün koltuklar, küçük çocuklar ve her yaştan yolcunun yüksek standartlarda korunması açısından değerlendirilir. 

Üçüncü sırada bile, standart gelişmiş bir koruma için geri sarılabilir ön gergi elemanları takılıdır. Land Rover Programlar Müdürü Murray Dietsch konu hakkında şunları söylüyor: "Araç güvenlik ekibi, Discovery Sport'un küçük SUV segmentinde daha önce görülmemiş seviyede güvenlik sağlaması amacıyla yorulmadan çalıştı. 

Denenmiş ve kendini kanıtlamış Land Rover güvenlik sistemlerimize ek olarak, yeni yaya hava yastığı ve yenilikçi Bağımsız Acil Durum Freni gibi bazı son teknoloji öğeleri de araca ekledik. 

Tüm ürünlerimiz yasal ve tüketici test standartlarının çok ilerisinde yer alan; şirket içinde geçerli en katı güvenlik standartlarına göre test edilmiştir. Bir aile otomobili olarak, bu araç tasarlanırken en temel önceliğimiz güvenlikti. Bundan ödün vermemek bizim için gurur kaynağı." 

 Discovery Sport aynı zamanda Dinamik Denge Kontrolü, Elektronik Çekiş Kontrolü, , Kilitlenme Önleyici Fren sistemi, Ters Trafik Algılama, Acil Durum Freni Işıkları, Şeritten Ayrılma Uyarısı ve Emniyet Kemeri Hatırlatıcı gibi eksiksiz aktif ve pasif güvenlik sistemlerini içeriyor. Opsiyonel özellikler arasında Yaklaşan Araç algılama özellikli Kör Nokta Monitörü, Aktif Hız Sınırlama, Ters Trafik Algılama ve Trafik Işığı Tanıma da yer alır. 

Yeni kompakt SUV, araç ağırlığının 4,5 katını destekleyecek tavanla birlikte sert, yüksek dayanıklılığa sahip çelik ve bor gövdeye sahiptir. Discovery Sport aynı zamanda sürücü ve yolcu hava yastıkları, sürücü diz hava yastığı ve yan perde ve göğüs kafesi hava yastıkları dahil olmak üzere kapsamlı bir yolcu güvenlik paketine sahiptir.
Chevrolet, efsane modeli Corvette’in yeni nesil yüksek performanslı versiyonunu tanıttı. 650 beygir güç üreten araç, hem markanın hem ABD’den en güçlü seri üretim modeli olacak. 

ABD’li otomotiv devi Chevrolet, sporcu modeli Corvette’in yeni nesil yüksek performans versiyonunu tanıttı. Markanın Z06 ismini verdiği bu versiyon, sektörde 62 yılı geride bırakan aracı, dünyanın en güçlü seri üretim Amerikan otomobili haline getiriyor. 

İlk kez açılabilir metal tavanlı versiyona da (cabrio) kavuşan yeni Z06, süperşarjı güçlü motoru ve yeni şanzımanıyla dikkat çekiyor. Aerodinamik özellikleri zirveye taşınan araç, tampon altlarında ve bagaj üstündeki sporlerleriyle birlikte yüksek hızlarda da stabil bir sürüş vadediyor. 

Aracın alüminyum yapısı, önceki jenerasyona göre yüzde 20 sertleştirilmiş. ÖNDE 19 ARKADA 20 İNÇ n Opsiyonel olarak sunulan Z07 paketiyle birlikte aracın ön lastikleri 285/30 ZR 19, arkadakilerse 335/25 ZR 20 ölçüleriyle sunuluyor. Lastikler bu kadar geniş olunca, aracın genişliği de mecburen artırılmış. 

Araç, standart versiyonlara göre önde 56, arkadaysa 80 milimetre genişletilmiş. Yüksek performansı dizginleme göreviyse Brembo’lara verilmiş. Araçta görev yapan LT4 kod adlı motor, 6.2 litre hacminde. Arkadan itişli otomobilin standart versiyona göre gücü yüzde 37, torkuysa yüzde 40 artırılmış. 

Süperşarjla beslenen V8 ünite, 650 beygir güç ve 881 nm tork üretiyor. Standart olarak 7 ileri manuel şanzımanla sunulan araç, opsiyon listesindeki 6 ileri otomatik vitesten vazgeçilmiş. Bu şanzımanın yerine, yeni 8 ileri çift kavramalı otomatik vites kullanılıyor.Bugün
Skoda Genel Müdürü Tolga Senyücel,”Suberb’in en büyük pazarı olacağız” dedi. Yeni modellerle birlikte tüm dünyada hızlı bir yükseliş trendine giren Skoda, ülkemiz pazarında da büyümesini sürdürüyor. 

Skoda, Türkiye’de 2014’te yüzde 11 civarında daralan otomobil pazarında yüzde 13.28 oranında büyürken, premium markalar sonrasında en çok büyüyen dördüncü marka oldu. Skoda’nın satışları 14 bin 537 adet olarak gerçekleşirken, pazar payı 0.6 puan artarak, yüzde 2.48’e çıktı. 

 TEBRİK MEKTUBU MOTİVE ETTİ 
Skoda yönetimi, daralan pazarda büyümeyi başaran Türkiye Distribütörü Yüce Auto’yu yazdığı bir mektupla kutladı. 2014’ün Skoda için Türkiye’de son 20 yılın en başarılı yılı olduğunun vurgulandığı mektup, Skoda Satış ve Pazarlama’dan sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Werner Eichhorn’dan geldi. Yüce Auto Genel Müdürü Tolga Senyücel, Skoda’nın en yetkili isminden gelen teşekkür mektubunun önemli olduğunu ve kendilerini motive ettiğini söyledi. 

 İKİ YENİ ÜRÜN 
Satışlarını yükseltip, 2015’te yüzde 3 pazar payı hedeflediklerini söyleyen Senyücel, iki yeni ürün tanıtımı yapacaklarını vurguladı. Mart ayının ikinci yarısında yenilenen Fabia’yı satışa sunacaklarını ifade eden Senyücel, “B segmentinde yer alan Fabia, Octavia’dan sonra ürün gamı içerisinde en çok bilinen modelimiz. 

Yeni Fabia, toplam satışlarımız içinde yüzde 15 civarında bir paya sahip olacak” dedi. Yeni Superb modelini ağustosta satışa sunacaklarını anlatan Senyücel, “Superb bizim için önemli bir model. 2014’te Skoda satışlarında Superb’in payı yüzde 25’e, Octavia’nın payı ise yüzde 45.'u ulaştı" dedi. 

SUPERB REKOR KIRACAK 
Superb’in Avrupa’da en çok satılan birinci pazarı Rusya, ikinci pazarıysa Türkiye. Rusya'daki ekonomik kriz sonrasında satışlar düşerken, 2015’te 4 bin adedin üzerindeki satışla Türkiye'nin en çok Superb satılan ülke olması bekleniyor. 

Şık Combi geliyor Skoda ürün yelpazesindeki en önemli modellerden Fabia, yeni versiyonunda iddiasını daha da yükseltiyor. Yeni nesil Fabia Combi, mayıstan itibaren satışa sunulacak. Güçleri 75-110 beyir arasında değişen üç benzinli ve üç dizel motor bulunacak.haber7
Sektör yetkilileri, Euro’nun bu seviyelerde kalması halinde 2015 modellerin fiyatlarının yüzde 3-5 arasında düşebileceğini belirtiyor.. 

 Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) geçtiğimiz haftaki tahvil alım hamlesi Euro kurunda hızlı değer kaybına yol açtı. 1 Ocak'ta 2.82 TL olan Euro kuru bugün yüzde 7.5'lık düşüşle 2.61 TL'ye kadar geriledi. Euro'daki düşüş geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında ise yüzde 18.5'u buldu. 

Bundan yola çıkarak ağırlıklı olarak Euro'yla satılan Türkiye'deki otomobillerin fiyatlarında da düşüş bekleniyor. Hatta bu beklenti nedeniyle ikinci el fiyatlarında hızlı düşüş yaşanıyor. Bazı otomotiv sektörü yetkilileri, firmaların elindeki stok nedeniyle Euro'daki düşüşün şu an fiyatlara yansımadığını belirterek, "Stoklar eski maliyetli. 

Henüz 2015 model araçlar gelmedi. Ancak şubat ayında satışa sunulacak 2015 model fiyatlarında yüzde 3 ila 5 arasında düşüşler olabilir" yorumunu yapıyor. Yetkililer, bu durumun otomotiv sektörü için yeni bir şey olduğunu belirterek, geçmişte Euro'nun hep hızlı çıktığını ama böyle hızlı bir düşüşün bir ilk olduğunun altını çiziyor. 

İKİNCİ EL DÜŞÜYOR 
Bu kurun fiyatlara er ya da geç yansıyacağını kaydeden Çelik Motor Genel Müdürü Bora Koçak, "Fiyatlarda indirim kiminde çok kiminde daha az olacaktır. 2015 modeller henüz gelmedi. Şubat ayıyla birlikte gelecek araçlarda fiyatlarda düşüş olabilir. Ancak asıl ikinci el fiyatları çakılıyor. 

Bu alan sıfır araçları takip ediyor. Fiyatlar düşecek beklentisiyle ikinci el fiyatları inmeye başladı bile" açıklamasını yapıyor. Doğuş Otomotiv CEO'SU Ali Bilaloğlu ise Euro kurunun TL karşısında ne kadar düşük kalacağına ilişkin gelişmelerin takip edildiğini belirterek, "Nasıl Euro arttığı zaman fiyatlar hemen artmazsa düştüğü zamanda bu hemen fiyatlara yansımaz. Süreci yakından takip ediyoruz" dedi. 

KALICI OLURSA DÜŞER 
Toyota Türkiye CEO'su Ali Haydar Bozkurt ise Euro kurundaki bu seviyelerin kalıcı olması halinde önümüzdeki aylarda fiyatların biraz aşağıya gelebileceğini belirtti. Bozkurt, "Otomotiv sektöründe kur hareketleri genelde 2-3 ay sonra fiyatlara yansıyor. Ani iniş çıkışlar genelde etkili olmuyor. Ancak kalıcı olunca etkisini gösteriyor. 

Verilen siparişler 2-3 ayda geldiği için bu bu şekilde yansıyor. Şu andaki stoklar da ağırlıklı ekim-aralık kurlarından stoklara girmişti. Eğer kur böyle kalmayı başarırsa mart başından itibaren fiyatlara etkisi olur" dedi.(Hürriyet)
Jaguar Land Rover, İngiltere'nin önde gelen Premium lüks araç üreticisi Jaguar Land Rover, 2014'te yine eşsiz bir satış performansı gerçekleştirdi. 

Her iki marka için toplamda 462,678 araç satılarak, bir önceki seneye oranla %9'luk bir artış sergilendi. Aynı zamanda bu başarı, firmanın beş yıl üst üste satışını arttırdığı yıl olarak kayıtlara geçmiş oldu. Land Rover 2014 senesini tüm dünyada yükselen satış adetleri ile geri bıraktı. 

2013 senesine göre %9'luk adet artışı ile 2014 yılını 381.108 adet ile kapattı. 2014 senesi marka için en çok Range Rover, Range Rover Sport ve Range Rover Evoque satılan yıl oldu. 

Satışların yanı sıra Jaguar Land Rover firması hem araçları hem de kurumsal çalışmaları adına 100'ün üzerinde uluslararası ödüle layık görüldü. Uluslararası Ticaret firması alanında kazanılan "Queen's Award" ödülü firmanın 170 ülke ile gerçekleştridiği ticaretin başarısını ve markanın prestijini bir kez daha göstermiş oldu. Jaguar Land Rover' ın 2014 senesindeki global performansına bakıldığında ise, her satış bölgesinde dengeli bir artış dağılımı yaşandı

Çin'de 122,010 adet ile %28 artış; "Denizaşırı" marketlerde 96,505 adet ile %1 artış; Avrupa'da 86,310 adet ile %3 artış; Birleşik Krallık'ta 82,872 adet ile %7 artış ve Kuzey Amerika'da 74,981 adet ile %2 artış gerçekleşti. Satış rakamlarının başarısının yanı sıra 2014 senesi 5'e çıkartılan tesis sayısı sayesinde üretim açısından da önemli ilklere imza attı. 

İngiltere'de bulunan Castle Bromwich, Halewood ve Solihull tesislerindeki artan yatırımlara ek olarak yine İngiltere'nin West Midlands bölgesinde kurulan "Motor Üretim Merkezi" ve Çin'deki pazar ihtiyacını karşılamak adına Çin'de açılan Land Rover'ın ilk "Denizaşırı" üretim tesisi 2014'ten başlayarak önümüzdeki seneler için de büyük önem taşıyor.
Renault, C segmentindeki ilk crossover modeli KADJAR’ın lansmanı ile crossover dünyasındaki atılımını sürdürüyor. 

KADJAR, prömiyeri öncesi, sosyal medya aracılığı ile tüm dünyaya tanıtılıyor. Yeni Crossover’a yeni isim KADJAR ismi, KAD- ve -JAR hecelerinin bir oyunu. KAD ilhamını güçlü ve etkili arazi araçlardan alıyor. 

JAR “çevikliği” ve “atılımı” simgeliyor. KADJAR ismi egzotik bir ses çağrıştırırken, maceraya ve yepyeni ufukları keşfetmeye davet ediyor. ‘K’ harfi modelin sağlamlığını ve gücünü vurgularken KADJAR, Renault’nun Crossover dünyasında, Captur ve Koleos modellerinin yanında kendinden emin olarak yerini alıyor. 

#KADJAR: Renault dünyasını keşfetmeye davet eden sosyal medya kampanyası Renault, KADJAR dünyasını tanıtmak amacıyla 26 Ocak 2015’ten itibaren sosyal medyada* oldukça aktif olacak. 

2 Şubat tarihinde Renault, KADJAR’ın yüzünün gözler önüne serilmesini beklerken her gün yeni fotoğraflar ve videolar sosyal medyada paylaşacak.

Yeni nesil Fabia Combi, işlevselliği, pratikliği ve sahip olduğu teknolojik donanımlarıyla sınıfının standartlarını yeniden belirlemeye geliyor.

530 litrelik bagaj hacmi, 17 pratik özelliği, şık tasarımı ve yeni nesil teknolojik donanımlarıyla iddialı olan Fabia Combi, mayıs ayında Türkiye’de satışa sunulacak. Yatırımlarının yanı sıra model atağıyla da büyümeye devam eden Çek üretici Skoda, 2015’e de hızlı başladı. 

Geçen yılın sonlarına doğru yeni Fabia Hatchback’i tanıtan Skoda’nın, 2015’teki ilk yeniliği ise üçüncü nesil Fabia Combi oldu. 



Duygulara hitap eden şık ve etkileyici tasarımı, geniş bagaj hacmiyle sınıfına bir kez daha yeni standartlar getirmeyi hedefleyen Fabia Combi, üstün konfor ve güvenlik donanımlarının yanı sıra düşük tüketimli motor seçenekleriyle de iddiasını artıracak. 
Yeni nesil Fabia Combi, mayıs ayından itibaren Türkiye’de de satışa sunulacak.“Fabia bizim için büyük öneme sahip“ Yüce Auto Skoda Genel Müdürü Tolga Senyücel, yeni Fabia Combi’nin, kompakt station wagon otomobillerin tanımını değişterecek özelliklere sahip olduğunun altını çizerek, 2015‘in hayli hareketli geçeceğini söyledi. 
Yeni Fabia Combi’nin de, Fabia Hatchback gibi markanın Türkiye’deki iddiasını artıracak modellerden biri olduğunu vurgulayan Senyücel, “Yeni nesil Fabia ile B sınıfına yeniden ve güçlü bir dönüş yapacağız. Yeni Fabia ailesiyle birlikte 2015’teki hedeflerimizi bu yıldan daha yukarıya çektik. 

Ayrıca Fabia kendi içimizde yüzde 15’lik bir paya sahip olacak“ dedi. Model sayılarının giderek arttığını ve bu sayede daha geniş bir müşteri kitlesine hitap etme şansına sahip olacaklarına da değinen Senyücel, “Bu yıl da bizim açımızdan çok hareketli geçecek. 

Yeni sunacağımız Fabia HB ve Fabia Combi modelleriyle ürün yelpazemizdeki eksiklerimizi tamamlayacağız. Ağustos’ta ise tamamen yenilenen Superb Türkiye’de satışa sunulacak“ dedi. 2000 yılından bu yana tüm dünyada 1.1 milyon adetten fazla satışa ulaşarak başarısını kanıtlayan Skoda Fabia Combi, üçüncü nesliyle bunu bir adım öteye taşımayı hedefliyor. 

Geniş hacim ve fonksiyonelliği, mükemmel bir tasarımın yanı sıra teknolojik donanımlarla da bir arada sunan yeni nesil Fabia Combi, Skoda markasının en iyi değerlerini üzerinde barındıracak şekilde geliştirildi. Sınıfının en geniş bagaj hacmi Dış boyutlarında oldukça kompakt olan yeni Fabia Combi, bununla birlikte iç mekan ölçüleriyle sınıfına yeni standartlar getirecek kadar geniş bir otomobil. 

Yolculara ayrılan bölüm 21 mm genişlerken, uzunluğu da 8 mm artırıldı. Bagajdaki 530 litrelik yükleme hacmi ise, arka koltukların yatırılmasıyla 1.395 litreye çıkarılabiliyor. 25 litre artırılan bu değerler, sınıfının en geniş bagaj hacmi anlamına geliyor. 

Daha çekici bir tasarım Dış tasarım, otomobilin inanılmaz derecede fonksiyonel olan yapısına mükemmel katkı sağlıyor. Hatchback kardeşi gibi Skoda’nın VisionC konseptinden alınan tasarım unsurları sayesinde, sportif ve dinamik hatlara sahip olan yeni Fabia Combi, bu anlamda da fark yaratıyor. 

 Bununla beraber HB kardeşinden farklılaşan panoramik cam tavan özelliği 2,0 m2’ye var yüzeyiyle aracın tavanın büyük bir bölümünü kaplıyor. Cam tavanın üzerine yerleştirilen gümüş tavan rayları bu şıklığı bir adım öteye taşıyor. Aracın içerisinde kesintisiz iletişim Skoda Fabia Combi, bu sınıfta devrim olarak nitelenebilecek ve kesintisiz iletişim sağlayacak yeni bir eğlence sistemiyle sunuluyor. 

Tüketiciler, aralarında Amundsen radyo navigasyon sisteminin de bulunduğu dört farklı eğlence ve bilgi sisteminden birini seçebilecek. “MirrorLink” teknolojisi sayesinde yeni Fabia Combi, akıllı telefonlara bağlanabiliyor ve sürücülerin telefonlarındaki bazı uygulamaları ekranda görmesi ve kullanmasına da olanak sağlıyor. 

Bolero ve Amundsen eğlence sistemlerinde bulunan bu özellik, yakın zamanda Apple cihazları (Apple CarPlay ile) ve Android akıllı telefonları (Android Auto sayesinde) da bu imkandan yararlanabilecek. 

Daha çevreci motor seçenekleri Önceki modele göre yüzde 17’ye varan yakıt tasarrufu sağlanan yeni Fabia Combi, daha fazla çevre dostu bir otomobil haline getirildi. Önümüzdeki aylarda satışa sunulacak Fabia Combi Grenline versiyonunda yakıt tüketimi 100 km’de sadece 3.1 litre düzeyinde.

Tüm bunlar, gerek aracın aerodinamik unsurlarındaki geliştirme gerekse de ağırlığın 60 kg kadar düşürülmesiyle başarıldı. Güçleri 75-110 beygir arasında değişen üç benzinli ve üç dizel motor seçeneğinin bulunduğu Fabia Combi’de, Start-Stop ve fren enerjisini geri kazanım sistemleri de bulunuyor. 

Yeni Fabia Combi, önde ve arkada daha geniş iz açıklığına sahip (ön 30 mm, arka 31 mm arttı) ve aks aralığındaki 5 mm artış Fabia’ya büyük avantajlar sağladı. Fabia’da ilk kez kullanılan elektro-mekanik direksiyon ise, daha önceki elektro-hidrolik direksiyona göre ağırlık ve yakıt tasarrufunu beraberinde getiriyor.

Değişen dünyanın gerekliliklerini her zaman yakından takip eden, kullanıcı trendlerine göre başarılı iletişim çalışmaları gerçekleştiren Ford Otosan, bu yıl yaptığı dijital çalışmalarla özellikle yurt dışındaki yarışmalardan aldığı ödüllerle başarısını taçlandırdı. 

Ford Otosan 2014 yılında, 13’ü dijital pazarlama alanında olmak üzere toplamda 19 ödüle ulaştı. Üstelik bu ödüllerden 2’sini Londra ve New York’taki uluslararası yarışmalardan kazandı. 2015’te Ford Otosan çıtayı yükseltmeyi ve daha birçok başarılı çalışma yapmayı planlıyor. 

Ödül alan çalışmalar; Tourneo Courier Lansmanı - ODD 2014 Gladyatörleri, Yılın Jüri Özel Ödülü: ODD Gladyatör Ödülü Courierball - ODD 2014 Gladyatörleri, Yılın PR/Etkinlik Uygulaması: ODD Gladyatör Ödülü - Felis, Yaratıcılık - Etkinlik, Deneyim Yönetimi: Başarı Ödülü - Felis, Halkla İlişkiler - Otomotiv, Otomotiv Yan Sanayi ve Hizmletleri: Başarı Ödülü - DPİD, Etkinlik Pazarlaması Kategorisi - Lansman Etkinlikleri: İkincilik Ödülü Ford Courier Trafik Yoğunluğu Projesi - Smarties EMEA Londra, Enabling Technologies Awards: Gold - Smarties Turkey, Brand Awareness: Silver Ford Focus Timeline - IAB Mixx Awards New York, IAB Rising Stars Mobile Rich Media Display: Silver Mixx - Smarties Turkey, Video - Rich Media: Silver Sosyal Hayat Geçidi - Mixx Awards, Dijital Mecra Entegrasyonu: Bronz Mixx - Mixx Awards, Rich Media Display Reklamları: Bronz Mixx 

Ford İkinci El Lansmanı - Mixx Awards, Marka Farkındalığı ve Konumlandırma: Bronz Mixx Acemi Spiker - Mixx Awards, Sosyal Medya İletişimi: Altın Mixx - Kristal Elma, Oyun ve İnteraksiyonlar – Browser İçi / Sosyal Medya: Bronz Elma - Kristal Elma, Yaratıcı Sosyal Medya İletişimi: Bronz Elma - W3 Awards, Sosyal İçerik: Gümüş - Felis, En İyi Sosyal Medya Uygulaması: Başarı Ödülü MyKey iPad İlanı - Felis, En İyi Mobil Proje: Başarı Ödülü Ford Emniyet Kemeri Radyo - Kristal Elma, Radyo: Gümüş Elma
Filoların yakıttan sonraki ikinci en büyük maliyetinin lastik yönetimi olduğunu belirten Pirelli, karkas kullanımında çoklu ömür yaklaşımını en verimli şekilde sunabilmek amacıyla, “Filo Çözümleri” çatısı altında sunduğu Novateck kaplama hizmetini yeniden yapılandırıyor. 

Uluslararası, bölgesel ve yol dışı kullanım koşullarında hizmet veren kullanıcıların ihtiyaçları için en uygun ürün yelpazesine sahip olan Pirelli, filolara üstün kaplama ve daha uzun ömür garanti eden kaplama teknolojisi Novateck ‘te yeniden yapılanmaya gidiyor. 

Kaplama teknolojisi Novateck ile karkaslar Pirelli orijinal desenleriyle kaplanarak birden fazla kullanıma ulaşabilirken, güvenlik, performans ve kalitesinden de ödün vermiyor. 

 Novateck Sertifikalı Kaplamacı Ağı Genişliyor Pirelli, Türkiye çapında kalite ölçütlerine uygun kaplamacıları yetkilendirerek ağını genişletiyor. 2014 yılı sonunda Türkiye genelinde 7 olan kaplamacı sayısını 13’e çıkartmayı hedefleyen Pirelli, sertifikalı kaplamacılarda kalitesel kontrol ve müdahalelerle hem kaplamaya uygun karkas seçiminde hem de kaplama prosesinin tüm aşamalarının özenli bir şekilde uygulanmasını sağlıyor. 

Filolalara kullanım koşullarına uygun daha fazla seçenek sunmak amacıyla ürün gamını da genişleten Pirelli, kaplama fabrikalarında ve kaplama bayilerinde çalışan kişilerin eğitimlerini artırarak kaplama konusunda bilgi ve yetkinliği artırmayı hedefliyor. 

 Filolara büyük kampanya Sadece teknolojileriyle değil, gerçekleştirdiği kampanyalarla dikkat çeken Pirelli, filolara özel kampanya sunuyor. Bu kampanya kapsamında , belli bir sure için, Pirelli’den 8 adet ağır vasıta lastiği alan filolara 1 adet kaplama ücretsiz olarak sağlanıyor. Ayrıca, bu kampanyaya ek olarak kaplama bayileri de getirdikleri her bir Pirelli karkası için bir katkı payı kazanıyor.
Toyota Türkiye Genel Müdürü ve CEO'su Orhan Özer, Türkiye'de 1.9 milyar dolarlık mevcut yatırıma yeni modeller için 500 milyon dolarlık ilave yatırım daha yapacaklarını açıkladı. 

Orhan Özer, Belarus'un Ankara Büyükelçisi Andrei Savinykh ile birlikte Antalya İşadamları Derneği'nin Ramada Otel'de düzenlediği 'Tecrübe Paylaşım' toplantısına katıldı. 

Özer, Toyota Türkiye olarak üretimin yüzde 88'ini 53 ülkeye ihracat yaptıklarını açıkladı. 2014 ylında 2 milyar dolar civarında ihracat yaptıklarını anlatan Özer, 500 milyon dolarlık yani bir yatırım daha yapacaklarını söyledi. Bununla ilgili teşvik belgesini geçen Aralık ayında aldıklarını bildiren Özer, şöyle dedi: "Şirketimiz bugün itibarıyla Türkiye'de 1 milyar 900 milyon olarlık yatırım yapmış durumdadır. 

Yeni yatırım ve toplam yatırım teşviğimizle birlikte önümüzdeki iki üç yıl içinde 500 milyon dolarlık ilave yatırım daha yapılacak. Ve yatırım tutarımız 2,4 milyar dolara yükselecek. 

Ümit ediyoruz gelecek iki yıl içinde 2 milyar dolarlık ihracatı 4 milyar doların üzerine çıkaracağız." 2003 yılına ait verilere göre Türkiye'de satılan araçların yüzde 78'inin ithal araç olduğunu, bu oranın yüzde 73'e düştüğünü açıklayan Özer, buna karşılık Türkiye'de otomotiv sektörünüm 2004 yılından itibaren dış ticaret fazlası verdiğini söyledi. 

 2014 yılında Türkiye'nin küresel otomotiv üretiminde dünya 15'incisi olduğunu, 2013 yılında 17'inci olduğunu belirten Özer, "Avrupa'da ise, 5'inci sıradayız. 2013'te 6'ıncıydık. Bugün üretim faaliyetleini sürdüren tüm otomotiv fabrikaları kaliteleri ve rekabetçilikleriyle kendi markaları içinde birer yıldız konumundadır. 

Toyota Türkiye de Japonya hariç dünyadaki fabrikalarla birincilik için yarışıyor" dedi. Türkiye'nin otomotiv ihracatında bölgesel bir üs konumunda olduğunu açıklayan Orhan Özer, daralmakta olan iç pazara rağmen geçen yıl yüzde 4 artış meydana geldiğini ve 1 milyon 170 bin araç üretildiğini söyledi. 

KENDİ OTOMOBİLİNİ YAPMALI 
Toyota Türkiye'nin 1 milyon metrekarelik bir alanda kurulu olduğunu, 3 bin 500 çalışanıyla bugüne kadar 21 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştirdiğini de anlatan Özer, üretimde çalışanlarlın önerilerini de dikkate aldıklarını söyledi. Geçen yıl 3 bin 500 çalışandan 15 bin öneri aldıklarını bildiren Özer, Türkiye'de yerli otomotiv üretimine bir Türk vatandaşı olarak sıcak baktığını açıkladı. 

Özer, şöyle konuştu: "Türkiye'nin yerli aracı yapabilecek her türlü teknik becerisi ve gücü vardır. Ben kişisel olarak yapması gerektiğine de inanıyorum. Fakat iş o kadar kolay da değil. Çok büyük bir yatırım gerektiriyor. Bir modelin sadece kalıplarının bedeli 150 milyon euro. Ayrıca halkın kendi aracına da pozitif ayrımcı bakması lazım." 

"BABAYİĞİT DESTEK GÖRECEKTİR" 
Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş. Genel Müdürü ve CEO'su Orhan Özer, "Yerli araç üretecek bir baba yiğit aranıyor" sözünü de değerlendirirken, şöyle konuştu: "Baba yiğit çok doğru kavram. Hem yiğit olacak hem de parası olacak; baba olacak. 

Öyle bir kişi çıktığında eminim ki çok büyük destek görecektir. Öyle bir kişinin çıkmasına da gerek yok aslında. Elinde çok büyük fonlar olan kuruluşlar var. Yarı resmi kuruluşlar. Bu fonlar aktarılabilir. Halka açık bir şirket kurulabilr. Başka şirketlerin katılımı sağlanabilir. 

Konsorsiyum halinde bir yatırım yapılabilir." Özer, 2015 yılının ekonomik açıdan iyi geçeceğini umduğunu, 2014 yılında ithalatı azaltmak amacıyla otomotivde özel tüketim vergilerinin artırılmasını da değerlendirdi. 

ÖTV artışı nedeniyle satışların kısmen düştüğünü anlatan Özer, "Otomotivin yüzde 78'i ithal ediliyorsa, bence devlet çok doğrusunu yaptı ve onun vergisini artırdı, pazarı küçülttü. Bence az bile yaptı" dedi. 

HİBRİT ARAÇLAR ÇÖZÜM OLABİLİR 
Elektirikli arabalarla ilgili soruya ise "Sorun pilde" diye karşılık veren Özer, Sakarya'dan çıkan birinin pilli araçla İstanbul'a gidip dönmesinin çok zor olduğunu anlattı. 

Hibrit araçların bir çözüm olabileceğini açıklayan Özer, "Hibrit araçlarda hem elekterik motoru var, hem de normal motor var. Pil bitmek üzereyken normal motor devreye giriyor. 

Hem sizi götürmeye devam ediyor, hem de aküyü şarj ediyor. Bunu Toyota 1996'dan beri üretip satıyor. Toyota'nın 6 milyondan fazla satılan hibrit aracı var. Yeni bir enerji bulununcaya kadar" diye konuştu. haberturk
2014 yılı toplam otomotiv pazarı, ÖTV artışı ve döviz kurlarındaki dalgalanmanın da etkisiyle bir önceki yıla göre %11,6 oranında daralırken, kullanıcıların alım güçlerine daha uygun olan ikinci el araçlara yönelmesiyle ikinci el pazarının bir önceki yıla göre yaklaşık %11 oranında arttığı tahmin ediliyor. 

İkinci ele kurumsallığı getiren DOD, 2014 yılında gerçekleştirdiği 21 bin adetlik satış ile “en fazla ikinci el araç satan kurumsal firma” olarak liderliğini sürdürdü. 

 İkinci el otomotiv pazarının 2014 yılında yaklaşık 3 milyon 850 binlik rakamlarla kapandığını öngördüklerini belirten DOD Satış ve Pazarlama Müdürü Gökhan İncekara “2014 yılının son çeyreğinde her ne kadar markaların düzenledikleri kampanyalar ile 0 araç pazarı hareketlenmiş gibi görülse de ikinci el pazarında satışlar 2013 verilerinin üstünde bir seyirle devam etti. DOD olarak bu dönemde 21 bin adetlik satış ile ikinci el pazarında liderliğimizi 2014 yılında da sürdürdük” açıklamasında bulundu. 

2. elde tercih 1.6 ve altı dizel motorlar İncekara, ikinci el pazarında genel tercihleri de değerlendirirken “Satışlarımızın yüzde 62’sini dizel motorlu araçlar oluştururken, yüzde 79’luk bir oranda 1.6 ve altı motor hacmi tercih edildi. Yine aynı dönemde manuel şanzıman tercihi yüzde 58 oranında gerçekleşti. 

Bu dönemde sıfır araçlarda da olduğu gibi %51 oranıyla en çok sedan araçlar tercih edildi.” dedi. DOD Satış ve Pazarlama Müdürü Gökhan İncekara, 2015 yılında ikinci el pazarında %7 artış beklediklerini belirtti.