Toyota, 7-19 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek Cenevre Uluslararası Otomobil Fuarı’nda 2017 model yeni Yaris’i ve onun sportif versiyonu olan Yaris GRMN’yi beğenilere sunacak.

Toyota standında aynı zamanda “i-TRIL Concept” dünya lansmanı da gerçekleştirilecek. Toyota fuarda Toyota Gazoo Racing yarış otomobilleriyle de yer alacak. 

 Yaris Yenilendi Kapsamlı bir şekilde yenilenen Yaris, Toyota’nın B segmenti hatchback sınıfındaki başarısını daha da ileriye taşımaya hazırlanıyor. 

Yeni Yaris, daha dinamik bir dış tasarım ve yenilenmiş bir kabinle piyasaya sunulacak. Yaris model yelpazesi içerisinde bulunan Yaris GRMN ise, otomobilin sporcu yanını temsil edecek. 

Toyota’nın 2017’de Dünya Ralli Şampiyonası’na geri dönmesinden ilham alan Yaris GRMN, kompresör beslemeli 210 beygir gücündeki 1.8 litre hacmindeki motoru ile segmentine yeni bir bakış açısı getirecek.

i-TRIL Konsept Dünya Prömiyeri Cenevre’de Toyota’nın dikkat çekmesi beklenen bir diğer modeli konsept i-TRIL olacak. 

Toyota Avrupa ile birlikte şirketin Nice’deki ED² tasarım stüdyolarıyla birlikte gerçekleştirdiği bu elektrikli konsept araç, Toyota’nın daha iyi ve daha çevreci otomobiller üretme felsefesinin bir göstergesi olarak niteleniyor. 
1 + 2 oturma pozisyonuna sahip konsept araçta, aktif eğim teknolojisi ve otonom özellikler yer alıyor. Toyota i-TRIL Concept diğer elektrikli araçlara ve motosikletlere alternatif olarak düşük hızda bile sürüş keyfi isteyenlere odaklanıyor. 

 Toyota standında, Toyota Gazoo Racing yarış araçlarının da tamamı sergilenecek. FIA Dünya Ralli Şampiyonası (WRC), FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası (WEC) ve Dakar’da yarışan araçlar, Toyota’nın daha iyi otomobiller üretme hedefinde önemli bir rol üstleniyor.

Motosiklet tutkunlarının büyük heyecan ve merakla beklediği Bajaj “Dominar 400’ün” Avrupa lansmanı Motobike İstanbul’da gerçekleştirildi. 

Fuarın en yenilikçi modellerinden biri olan Bajaj Dominar 400, performansı, şık tasarımı, gelişmiş teknolojisi ve yüksek güvenlik özellikleriyle süper sport segmentine yeni bir soluk getirecek. 

 Sport segmenti ile Türkiye toplam pazarında yüzde 67’lik bir pazar payına ulaşan Bajaj, yoğun bir rekabetin yaşandığı süper sport segmentinde de Dominar 400 ile iddiasını ortaya koyacak. 

 Türkiye distribütörlüğü Kuralkan Motorlu Araçlar Üretim Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından yürütülen Bajaj’ın en yeni modeli “Dominar 400” 2017 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye’deki 130 Bajaj bayisinde satışa sunulacak. 

Bajaj, 26 Şubat’a kadar sürecek olan Motobike İstanbul’da ayrıca Euro4 normuna uygun RS200, NS200, NS160 ve V15 modellerini de sergileyecek. 

 Super Sport’un Yeni Yıldızı Türkiye pazarında farklı tasarımı ve gelişmiş teknolojik özellikleri ile öne çıkmaya hazırlanan Dominar 400’ün, su soğutmalı 35 HP gücündeki 375cc’lik motoru; 6500d/d 35nm tork üretiyor. 

6 vitesli şanzıman ile 4 valf ve 3 bujisi bulunan Dominar 400 aynı zamanda ön ve arka ABS fren sistemiyle de güvenliği ön planda tuttuğunu gösteriyor. 

 Bu sınıfın en yeni modelinde gösterge paneli tamamen dijital hale getirilirken, benzin deposu üzerinde yer alan dijital gösterge ile de dikkat çekiyor. 

Naked motorun hareket kabiliyetini, adventure spor segmentinin de konforunu sunan Dominar 400, markanın teknoloji, tasarım ve performans açısından ulaştığı noktayı da gözler önüne seriyor. 

Sağlamlıktan ödün vermeden hafiflik elde etmek için alüminyum parçalar kullanılan Dominar 400, agresif hatları ve önde çift farı ile dikkat çekici bir tasarıma sahip. Mercekli farlar ve led gündüz farlarının bulunan modelde 2 ayrı parça olarak tasarlanan stop lambaları dizayn açısından göz alıcı bir bütünlük sağlıyor. 

Dominar 400, ay beyazı, gece yarısı mavisi ve mürdüm renk seçenekleri ile satışa sunulacak. Tüm Modeller Euro4’e Uygun Tüm ürün gamı Euro4 standartlarına uygun olan tek marka olan Bajaj motosikletlerinde, ABS fren sistemi veya KFS (Kombine Fren Sistemi) standart olarak bulunuyor. 

Euro4 standartları gereği tüm modellerde enjeksiyon sistemi ile yakıt tasarrufu sağlanırken, yakıt buharı kontrol sistemi ile de havanın daha az kirlenmesinin önüne geçiliyor. Euro4’un bir başka özelliği de bu standartların uzun kilometreler boyunca garanti altında olması. 

 “Hedef Liderlik” Kuralkan Motorlu Araçlar Satış ve Pazarlama Müdürü Ekrem Ata, Dominar 400 için gerçekleştirilen Avrupa lansmanında yaptığı konuşmada, Bajaj kalitesini super sport segmentine de taşıyacaklarını belirterek “Dominar 400 bu segmente yeni bir soluk getirecek. Her yönüyle motorseverlerin taleplerini karşılayan bir motosiklet olan Dominar 400 ile liderliği hedefliyoruz” dedi. 

 Bajaj olarak sport sınıfında Pulsar NS 200 ve Pulsar RS 200 ile kısa sürede yüzde 67’lik pazar payı elde ettiklerinin de altını çizen Ata, süper sport segmentinde kıyasıya bir rekabet yaşandığını da kaydederek şunları söyledi; “Super sport segmenti hızlı bir şekilde büyüyor ve bu segmentte kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. 

Son 3 yılın değerlendirmesine baktığımızda pazar payları 2013 yılında yüzde 2,35 iken 2016 yılında bu oran yüzde 8,35 seviyesine çıktı. Hem şehir içi, hem şehirlerarası kullanımda çok uygun bir aralık olan 400 cc ile çok iddialıyız. 

Dominar 400 uzun zamandır merakla beklenen bir modelimizdi. Özellikle güç ve tork değerlerinde çok ideal. Farklı bir tasarıma sahip Dominar 400’ün bir başka dikkat çekici özelliği de çeviklik ile sürüş konforunu bir arada sunması.” 

Dominar 400 Teknik Özellikler 
 MOTOR cc: 373,3 TİP: Sıvı soğutmalı, GÜÇ: 35 PS, 8000 RPM, TORK: 35 Nm 6500 RPM AĞIRLIK: 182 kg. LASTİK EBAT: Ön: 110/70-17, Arka: 150/60-17 VİTES SAYISI: 6 FREN SİSTEM: Ön ve Arka ABS disk TİP: Advanter& Naked

Dacia, Cenevre Otomobil Fuarı’nda Stepway ailesinin yeni üyesi Logan MCV Stepway’in ilk gösterimini gerçekleştiriyor. 

Yeni Logan MCV Stepway kaslı bir yapıya sahip ve ilhamını crossover’dan alan son derece iddialı kişiliği ile ön plana çıkıyor. 573 litre bagaj hacmi segmentinin en genişi. 

Ayrıca Dacia, Cenevre Otomobil Fuarı’nda Stepway ailesinin her üyesi ve Duster için yepyeni limited-edition versiyonlarını lanse ediyor. Bu limited-edition versiyonlar en yüksek ekipman seviyesine sahip ve iki özel renk ile hemen göze çarpıyor. 

Dacia, Yeni Sandero, Logan ve Logan MCV modellerini yepyeni ve inovatif benzinli SCe 75 motoru ile donatıyor. Dacia, Oyak Renaut Fabrikaları’nda üretilen yepyeni SCe 75 benzinli motoru pazara sunan ilk Renault Grubu markası. 

Bu 75-beygirlik, 97 Nm tork üreten üç silindirli, 1.0 litre motor, CO2 emisyonlarını yaklaşık yüzde 10 düşürüyor ve selefi olan 1.2 16V 75bg motordan daha az yakıt tüketiyor. 

 Renault Grubu markası olan Dacia, son 12 yıldır 4 milyondan fazla araç satışı gerçekleştirdi. 2016 yılında Dacia modellerinin satılmakta olduğu 44 pazarda Marka, 584 bin 219 adetlik satış gerçekleştirdi. 

Bu da bir önceki yıla göre yüzde 6 artış anlamına geliyor. Dacia Türkiye, gerçekleştirdiği satış performansı ile 2016 yılını Romanya ve Fas gibi markanın çok güçlü olduğu ülkeleri geride bırakarak dünya sıralamasında 4. sırada tamamladı. 

 Yeni Logan MCV Stepway: Stepway ailesinin en yeni üyesi Dacia’nın en büyük başarı hikayelerinden biri olma özelliğini taşıyan Stepway ailesi, Sandero, Lodgy ve Dokker’ın ardından Yeni Logan MCV Stepway ile büyümeye devam ediyor. 

Yeni Logan MCV Stepway kaslı bir yapıya sahip ve ilhamını crossover stilinden alan son derece iddialı kişiliği ile ön plana çıkıyor. Cömert boyutlarıyla rekabetçi bir fiyata çok geniş bir yükleme alanı sunuyor. 

573 litre ile segmentindeki en geniş bagaj hacmini sunuyor. Yeni Logan MCV Stepway yepyeni aydınlatma imzası, yeni iç mekan ambiyansı, ek saklama çözümleri ve güncellenmiş ekipman özellikleriyle modern bir duruş sergiliyor. 

Yeni Logan MCV Stepway dayanıklılığı, göz alıcı donanımları ve cömert özellikleriyle Stepway ailesinin en yeni üyesi. Araca daha kolay erişim için yerden yüksekliği 174 mm’ye çıkarıldı; yani Logan MCV’den 50mm daha fazla. 
Ayrıca araç, yüksek sürüş pozisyonu sayesinde sıra dışı bir görüş imkanı sunuyor. Yeni Logan MCV Stepway’in ön kısmında çift renkli tampon, krom koruma ile birlikte sis lambaları yer alıyor. Yeni Logan MCV Stepway, Dacia’nın geçen sene Paris Otomobil Fuarı’nda gözler önüne serilen yeni far tasarımını da bünyesinde barındırıyor. 

Ayrıca yeni iç mekan tasarımı, ilave saklama çözümleri ve güncellenmiş ekipman özellikleriyle modern bir duruş sergiliyor. Yeni Logan MCV Stepway iki renk seçeneği ile sunuluyor. 

Logan MCV Stepway’in iç tasarımı statü sahibi bir görünüme sahip. Direksiyondaki, hava çıkışlarındaki, gösterge tablosu, orta konsoldaki ve kapı kollarındaki, ayrıca vites kolundaki saten görünümlü krom detaylar modellerin bu özelliğini vurguluyor. Direksiyonda korna merkezde yer alıyor. 

Direksiyona entegre edilen kumanda düğmeleri sayesinde ise son derece kullanıcı dostu ve konforlu bir sürüş keyfi elde ediliyor. Yeni Logan MCV Stepway arka park sensörü, yokuş kalkış desteği ve versiyona bağlı olarak geri görüş kamerasını da donanımları arasında müşterilerine sunuyor. 

 Aracın iç mekan özellikleri gündelik kullanımı kolaylaştıracak biçimde düşünüldü. Kapılarda yer alan elektrikli ön ve arka cam tuşlarına erişmek artık çok kolay. Daha da fazla konfor sunması bakımından sürücü tarafından tek dokunuş özelliği yer alıyor.
Türkiye’nin en çok tercih edilen navigasyon uygulaması Yandex Navigasyon ve Haritalar, kapsamlı yeniliklerle kullanıcı deneyimini iyileştiriyor.

Kısa süre önceİstanbul haritasını yenileyen Yandex Navigasyon Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Kocaeli haritalarını da güncelledi. Bu harita güncellemeleriyle 23 binden fazla noktada 39 bine yakın değişiklik yapıldı. 

Kullanıcılar ayrıca yeni eklenen “şerit yönlendirmesi” özelliği sayesinde trafikte rotaları için hangi şeridin doğru olduğunu görebiliyor ve çıkışları kaçırmadan güvenli bir sürüş imkânına sahip oluyor. 

Güncelleme kapsamında park yerleri özelliği İstanbul’dan sonra Ankara’da da devreye alındı. Yandex Navigasyon kullanıcıların hayatını kolaylaştırmak içintrafikteki problemleri çözen yenilikleri uygulamaya koymaya devam ediyor. 

Yollardaki tüm değişimleri eş zamanlı olarak haritasına yansıtanYandex Navigasyon,kısa süre önce İstanbul haritasında yaptığı büyük güncellemeyi Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Kocaeliharitaları için de gerçekleştirdi. 23 binden fazla noktada 39 bine yakın güncelleme Yandex haritada toplam 23115 noktada 38628 değişiklik yaptı. 

Büyük bir bölümü İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli büyükşehirlerini kapsayan güncelleme ile birlikte haritaya 6959 yeni yol bilgisi eklenirken, 5119 yol ise kapatıldı. 2583 noktada hız limiti güncellenirken, 666 yolda değişiklik yapıldı. 501 caddenin ismi değişirken, 256 köprü ve tünel bilgisi haritada yerini aldı. 

En doğru şeride yönlendirecek 
Yandex Navigasyon yeni eklenen şerit yönlendirmesi özelliğiyle seyir halindeyken rotanız için en doğru şeritte, güvenli bir şekilde ilerlemenize de yardımcı olacak. 

Bu yeni özellikle birlikte İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli’ndeki toplam 1424 karışık kavşak ve yol için güvenli şerit bilgileri haritaya eklendi. 

İstanbul'da 695, Ankara'da 390, İzmir'de 108, Antalya'da 85, Bursa'da 109, Kocaeli'nde ise 37 yolda şerit yönlendirmesi bilgisi var.Yandex Navigasyon, “şerit yönlendirmesi” özelliğiyle trafiğin düzenli akışına katkı sağlayacak. 

Park yerleri özelliği Ankara’ya da geldi 
Yandex Navigasyon, harita güncellemesiyle birlikte sürücülere varış noktalarına en yakın otoparkları gösteren “park yerleri” özelliğini İstanbul'dan sonra Ankara'da da devreye aldı. Ankara'daki toplam 445 park alanı bilgisi haritaya eklendi. 

Türkiye'de bir ilk olan bu özellik sayesinde YandexNavigasyon’da varış noktasına yaklaşırken arayüze eklenen “P” butonuna tıklayan kullanıcılar harita üzerinde açık ya da kapalı otopark seçeneklerini ve otoparkların ücretsiz mi ya da ücretli mi olduğunu görebilecek.

Hyundai’nin 2017 Cenevre Otomobil Fuarı’ndadünya lansmanını yapacağı Yeni i30 Wagon’un resmi fotoğrafları yayımlandı. 

Hyundai i30 Wagon, modern çizgilerini sportif ve dinamik hatlarla birleştirerek station wagon modellere farklı bir bakış açısı getiriyor. Hyundai’nin Cenevre Otomobil Fuarı’nda dünya lansmanını gerçekleştireceği Yeni i30 Wagon’un resmi fotoğrafları uzun bir bekleyişten sonra nihayet yayımlandı. 

Özellikle aileler tarafından tercih edilmesi beklenen yeni otomobilin modern ve sportif çizgileri aslında genç kullanıcılara da göz kırpıyor. 


Klasik ve geleneksel station wagon modellerin aksine, daha zarif ve çok yönlü kullanım yapısıyla dikkat çeken otomobil, LED gündüz ve normal farları, aşağıya doğru kıvrılan motor kaputu ve yeni basamaklı ızgarasıyla güçlü bir ön bölüme sahip. 

 Segmentinin en büyük bagaj hacmine sahip modellerinden biri olan Yeni i30 Wagon, 602 litreyle (maksimum 1.650 lt) çok yönlü kullanım özelliği sunuyor.
Şık bagaj tasarımı, beş kapılı kardeşiyle benzerlik gösterse de aslında C sütunundan itibaren tamamen farklı bir model olduğunu ilk bakışta belli ediyor. 

Hyundai i30 Wagon’un toplam uzunluğu 4,585 mm (5 kapılı versiyon: 4,340 mm), yüksekliği 1,465 mm (tavan rafı ile 1,475 mm) vegenişliği de 1,795 mm.

Aracın dingil mesafesi 2,650 mm olarak verilirken bu rakam beş kapılı versiyonla aynı. Hyundai, Yeni Nesil i30 Wagon için en son aktif güvenlik ve bağlantı özelliklerini sunarak teknolojiyi en iyi şekilde kullanmış oluyor. 

Hyundai i30 Wagon, Acil Fren Destek Sistemi (AEB),Yorgunluk Tespit Sistemi (DAA), Uzun Far Asistanı (HBA), Kör Nokta Uyarı Sistemi (BSD), Akıllı Hız Sabitleyici (ASCC), Arka Çapraz Trafik Uyarısı (RCTA) ve Şeritten Ayrılma Uyarı Sistemi (LDWS)ile birlikte sınıfının en iyi standart etkin güvenlik donanımlarını sunuyor. 

Hyundai i30 Wagon, sınıfında ilk kez geliştirilen kablosuz şarj teknolojisi ile bir adım öne çıkıyor. Yeni otomobilde sunulan bu sistem sayesinde akıllı telefonlar, 8 inç dokunmantik ekranlı multimedya sistemi ile kablosuz olarak şarj edilebiliyor. 

Yeni i30’un beş kapılı versiyonunda da sunulan bu sistemle beraber ayrıca Apple CarPlay, Android Auto ve LIVE Services gibi dijital teknolojiler de aracın yenilikçi özelliklerinden bazılarını oluşturuyor. 

Hyundai i30 Wagon’un motor seçenekleri de beş kapılı versiyonla aynı. Verimliliği ve tepkiyi artıran küçültülmüş turbo şarjlı motorlardan oluşan seçenekler ise özellikle düşük yakıt tüketimi için geliştirildi. 

İki yeni benzinli motorla beraber( 1.4 lt T-GDI ve 1.4 lt MPI)bir adet de 1.6 litrelik turbo dizel motor bulunuyor. 136 beygir gücüne sahip bu dizel motor6 ileri manuelin yanı sıra Hyundai’nin 7 ileri çift kavramalı şanzımanı DCT ile de satışa sunulacak.
Anadolu Sigorta, Sigorta Usulsüzlüğünü SOBE’yle Yakalıyor

Anadolu Sigorta, sigorta sektörünün en önemli sorunlarından birisi olan, hasar alanındaki suistimallerle mücadele kapsamında ‘Suistimal Önleme ve Bertaraf Etme’ (SOBE) projesini hayata geçirdi.SOBE, oto hasar dosyalarına yönelik bireysel ve organize hasar suistimallerinin tespit edilip engellenmesinin önünü açacak. 

Sigorta suistimalleri ile mücadele dünyada olduğu gibi ülkemizde de sigorta sektörünün en önemli gündem maddelerinden birisi olmuştur. Zaman içerisinde çeşitlenerek artan sigorta suistimalleri gelişmiş ülkelerde vergi kaçakçılığından sonra en yaygın ekonomik suç olarak değerlendirilmektedir. 

Sigorta suistimalleri sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl 80 milyar dolar zarara neden oluyor. Türkiye’de ise ödenen hasar tazminatlarının yaklaşık yüzde 12’lik bölümünün suiistimal hasar talepleri olduğu tahmin edilirken, bu sahtekârlıkların yıllık faturasının 2 milyar liraya ulaştığı düşünülüyor. 

Bu suiistimaller, yalnızca sigorta şirketlerine zarar vermekle kalmıyor, hasar maliyetlerini yükseltip, sigorta primlerinin artmasına da sebep oluyor. 

Türkiye sigorta sektörünün köklü kuruluşu Anadolu Sigorta, bu amaçla, sigorta suiistimallerini büyük oranda azaltmayı hedefleyen ve içeriği itibariyle sektörde bir ilk olan SOBE isimli projesini hayata geçirdi. 

Bu projeyle Anadolu Sigorta, sigorta usulsüzlüğünün tespiti ve önlenmesine dönük teknik ve analitik değerlendirme yöntemlerine dayanan önemli bir adımı atmış oldu. Proje, alanında lider olan Hollanda menşeili yazılım firması FRISS ile ortak çalışma sonucunda 6 ayda gerçekleştirilmiştir. 

Bu proje sayesinde suiistimal gerçekleştiren sigortalılar çok daha etkin bir şekilde tespit edilirken, suistimal yapmayan sigortalılarımız da yüksek kalitedeki hasar hizmetini en hızlı ve etkin bir şekilde alabilmenin ayrıcalığını yaşayacaklar.  

Hasarlar Üç Adımda Kontrol Ediliyor 
SOBE kapsamında, hasar bildiriminin gerçeğe uygunluğu farklı yöntemle kontrol ediliyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Fatih Gören; SOBE’nin, içeriğindeki ileri istatistiki modeller sayesinde, sürekli yenilenen iş kuralları ile suistimal riskini doğru ve zamanında tespit edebildiğini söylerken, bu noktada elde edilen sonuçların, ileriki dönemlerde sadece hasar alanında değil, müşteri seçimi ve fiyatlama noktasında da kullanılabileceğini vurguladı. 

 Anadolu Sigorta’nın dijital dönüşüm stratejisinin önemli bir parçası olan bu proje kapsamında sistem, ‘öğrenebilen’ bir algoritma ile karşılaşılan vakalara göre kendini yeni suistimal alanlarına karşı güncellemiş oluyor. 

SOBE’nin orta vadede, uzun zaman ve emek gereken kontrollerin otomatik gerçekleştirilebilmesine imkan verdiğini vurgulayan Fatih Gören, bu sayede, dürüst sigortalıların daha hızlı bir hasar inceleme sürecinden geçip, ödemelerinin daha hızlı yapılmasının sağlanacağını ifade etti. 

Süreç sonunda usulsüzlük yaptığı tespit edilen kişiler kara listeye alınırken, bu bilgi, başka sigorta şirketlerini uyarmak amacıyla Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi’ne (SİSBİS) de iletilecek. Anadolu Sigorta böylece sahtekârlıkların önlenmesi sürecinde, sektörün gelişimine de katkı sağlıyor olacak.

auto motor &sport dergisinin 1976 yılından bu yana düzenlediği “Yılın En İyi Otomobilleri – Best Cars Ödülleri” bu yıl ilk defa Türkiye’de gerçekleştirildi. 

20 Şubat 2017 Pazartesi günü Dedeman İstanbul’da düzenlenen törende, 378 model arasından 11 kategoride belirlenen yılın en iyi otomobili ödülleri sahiplerini buldu. 

auto motor & sport dergisinin düzenlediği ve okuyucuların oylarıyla yılın en iyi otomobillerinin seçildiği “Best Cars 2017 Ödülleri” bu yıl ilk defa İstanbul’da düzenlendi. 

Generali Sigorta ve Avis’in ana sponsorluğunda gerçekleşen törene Dedeman İstanbul Oteli ev sahipliği yaptı. Best Cars 2017’nin asıl kazananı eğitim oldu Güncel modellerin auto motor & sport okurları tarafından oylanarak yılın en iyi otomobilinin seçildiği Best Cars anketi bu yıl 41’inci kez gerçekleştirildi. 

Türkiye’deki auto motor &sport okuyucuların ilk defa katılacağı ankette 378 model 11 farklı kategoride değerlendirildi. Jüri Özel ödülünü Toyota C-HR ve Fiat Egea aldı. Best Cars 2017 bu sene en iyi otomobillerin yanında sosyal sorumluluk tarafıyla da dikkat çekti. 

Best Cars 2017’ye dahil olan tüm katılımcılar Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nda eğitim gören 10-18 yaş arasındaki öğrencilerin eğitimine destek vermek üzere okul eşyaları getirdi. Katılımcılar toplanan okul eşyalarıyla öğrencilerin yardımcı oldu. 

Gecenin kazanan otomobilleri ise şöyle; 
Yılın En iyi Minik Sınıf Otomobili: Hyundai i10 Yılın En iyi Küçük Sınıf Otomobili: BMW i3 Yılın En iyi Kompakt Sınıf Otomobili: Hyundai i30 Yılın En iyi Orta Sınıf Otomobili: Alfa Romeo Giuila Yılın En iyi Üst Orta Sınıf Otomobili: Mercedes E Serisi Yılın En iyi Üst Sınıf Otomobili: BMW 7 Serisi Yılın En iyi Spor Otomobili: Honda NSX Yılın En iyi Cabrio Otomobili: Mazda MX-5 Yılın En iyi Kompakt SUV Otomobili: Hyundai Tucson Yılın En iyi Büyük SUV Otomobili: Volvo XC90 Yılın En iyi Aile Otomobili: BMW 2 Serisi Active Tourer

Renault Sport Formula1 Takımı İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen etkinlikle uluslararası medyanın ve takım ortaklarının önünde R.S.17’yi tanıttı. 

Aralarında BP, Castrol ve MAPFRE’nin de yer aldığı yeni ortakları da ön plana çıkaran söz konusu lansman aynı zamanda Renault Sport marka kimliğini de ilk kez gözler önüne serdi. 

Bu yeni marka kimliği Renault Sport Racing ve Renault Sport Cars arasında daha güçlü bir bağ oluşturmak üzere tasarlandı. Gücünü Renault Sport Racing’eait R.E.17 motordan alan R.S.17 modelinde R.S.16’dan alınıp aktarılan her hangi bir parça bulunmuyor. 

Ekip, Formula 1’in en son yönetmeliklerini tam anlamıyla karşılayabilmek için her şeye sıfırdan başladı. Söz konusu araç Enstone, İngiltereve Viry-Châtillon, Fransa’da Renault Sport Racing tarafındansıfırdan tasarlanan ilk Formula 1 otomobili olma özelliğini taşıyor. 

Aracın lansman etkinliğinde Renault Grubu Satış ve Pazarlama Başkan Yardımcısı Thierry Koskas; Başkan Jérôme Stoll veRenault Sport Racing İdari Direktörü Cyril Abiteboul ile birlikte Renault Sport Formula 1 Takımının üst düzey yönetimi, sürücüler ve Renault Sport Racing Özel Danışmanı Alain Prost da hazır bulundu. 

R.S.17 modelini, yarış sürücüleri Nico Hülkenberg ve Jolyon Palmertanıttı. Üçüncü ve yedek sürücü Sergey Sirotkin de ismi duyurulanlar arasındaydı.  

Araç #RS17Launch etiketiyle lanse edildi. 
2017 Renault Sport Akademisi’nin kadrosu da her biri 2017 boyunca Renault Sport Racing tarafından desteklenecek olan Jack Aitken, Max Fewtrell, Jarno Opmeer ve Sun Yue Yang isimleriyle teyit edildi. Jack GP3 Serilerinde; Max, Jarno ve Sun ise 30 araçlık tarihi Formula Renault Eurocup’ta mücadele edecek.  

Jérôme Stoll, Renault Sport Racing Başkanı: 
“R.S.17 modeli Enstone ve Viry’nin bir arada planlayıp en başından itibaren geliştirdikleri ilk otomobil olma özelliğini taşıyor. Bu etkileşimin ortaya çıkardığı meyveler de bizi oldukça memnun etti. 

R.S. 17 son derece güzel bir otomobil. Otomobilin bize verdiği heyecanın yanı sıra BP ve Castrol markalarıyla birlikte gibi son derece önemli yeni ortaklarımız da oldu. 2017’ye ilişkin performans hedeflerimiz son derece açık. 

Performans ve sonuçlar açısından kesin ve elle tutulur bir adım atmak niyetindeyiz. Üreticiler Şampiyonasında amacımız beşincilik.” 

Cyril Abiteboul, Renault Sport Racing İdari Direktörü: 
 “2017 senesi için tam da istediğimiz gibi ileriye doğru bir adım atmak için tüm şartlar uygun. R.S.17 modeli birbirine entegre iki tesisimizin uzun çalışması sonucu ortaya çıktı ve bizler de onunla gurur duyabiliriz. Takımın her seviyesinde güçlü bir kadroya sahibiz; Nico ve Sergey’in de 2017’de Jolyon’a katılmasından çok memnunuz. 

Bununla birlikte padokun en güçlü sezon öncesi sponsorluk kampanyasının bir sonucu olarak da BP, Castrol, MAPFRE ve SMP Racing gibi son derece güçlü ortaklara kavuştuk. En hızlı büyüyen F1 takımıyız ve artık performansımızı pistte kanıtlama zamanı geldi. Hedefimiz her turda puan elde etmek...”

Geçtiğimiz yıl Ekim ayında lansmanı yapılan Yeni Civic Sedan modelinin en güçlüsü RS versiyonun tanıtımı 20 Şubat tarihinde gerçekleşti. 

Civic sedanın diğer versiyonları gibi RS, Honda’nın Şekerpınar fabrikasında üretiliyor. 25 Şubat’ta Honda bayilerindeki yerini alacak olan Yeni Civic RS, 109 bin 900 TL’den satışa sunulacak. 

Satışa sunulduğu andan itibaren büyük beğeni ile karşılanan yeni Civic Sedan, yakalamış olduğu ivmeyi ailenin en güçlü üyesi Civic RS ile artırarak devam ettiriyor. Yeni Civic RS performansı, yakıt verimliğini, güvenliği, iç mekan kalitesini ve prestiji bir araya getiriyor. 

Sahip olduğu motor teknolojisi ve sunduğu güç ile yeni Civic RS segmentine de yepyeni bir boyut kazandırıyor. 1.5L VTEC turbo 182 beygir motor 7 ileri CVT şanzıman ile sunuluyor. Müşterileri tarafından büyük merakla beklenen Civic RS, 25 Şubat tarihinden itibaren 109 bin 900 TL fiyatıyla Honda bayilerindeki yerini alacak. 
L
Yeni Civic RS’in İstanbul’da yapılan ilk tanıtımında konuşan Honda Türkiye Başkan Yardımcısı İsmail Sümer, Honda Türkiye’nin özellikle yeni Civic sedan ile yakaladığı satış ivmesi ve Aralık ayındaki 4 bin 392 adet satışla, Honda’nın Avrupa pazarındaki Aralık ayı satış lideri konumuna ulaştığını belirtti. 

İsmail Sümer konuşması şu şekilde sürdürdü: “Müşterilerimiz tarafından büyük bir beğeni ile karşılanan yeni Civic sedan, 2016 yılında satışta olduğu yaklaşık 2 buçuk ay içerisinde 6 bin 623 adet satışa ulaştı. 

Benzinli ve LPG’li motor seçenekleri ile geniş bir müşteri kitlesine hitap eden Civic sedan, bugün sizlere tanıttığımız RS modeli ile müşterilerimizin algısını apayrı bir yere taşıyacak. Civic RS sahip olduğu vtec turbo motor sayesinde son derece sportif bir dört kapılı sedan olarak yollara çıkıyor. 

Bugüne kadar üretilen en sportif Civic olan RS modeli dinamizm, performans, yakıt verimliliği, genişlik, güvenlik, iç mekan kalitesi ve prestij söz konusu olduğunda kompakt sınıfa tamamen yeni standartlar getiriyor. Ardında 40 yıllık köklü ve başarılı bir geçmişi olan Civic, bu yeni ve sıradışı modeli ile segment üstü bir konuma yerleşiyor.”

Elde edilen büyük zaferden 50 yıl sonra, Rauno Aaltonen, Klasik Mini ile Monte Carlo Rally Historique 2017'nin başlangıç çizgisinde yerini alıyor. 

Finlandiyalı "Ralli Profesörü", 20. kez düzenlenen efsanevi yarışta bir kez daha liderlik bayrağını elinde tutuyor. 1967 yılındaki muhteşem zaferinin izinde, Fransa'nın Maritime Alplerinde yarışacak. 

Kazanan otomobil oldukça küçük olsa da, alkışlar son derece güçlüydü. Finlandiyalı sürücü Rauno Aaltonen, bir BMW Competition Departement Mini Cooper S ile 20 Ocak 1967 yılında düzenlenen 36. Monte Carlo Rallisi'nin şampiyonu olarak bitiş çizgisine ulaştığında, rahatlama, gurur ve tatmin duygusu büyük bir coşkuya karışmıştı. Bu, 1964 ve 1965 yılındaki zaferlerin ardından Mini'nin Monaco'da elde ettiği üçüncü başarıydı. 

Ayrıca bu zaferin son derece sembolik bir gücü de vardı. Bir önceki yıl, küçük İngiliz otomobilinin sürücüsü, üst üste üçüncü yarışta da zafer elde edeceğine inanıyordu; ancak Mini, yarış yetkilileri tarafından alınan ve bugün bile sürücü ve hayranların anlamakta zorlandığı bir karardan dolayı diskalifiye edilmişti. 

Yarışı izlemeye giden seyircilerin, son derece güçlü Devlere karşı savaşan Davud'a karşı hissettiği empati, elde edilen sonucun ardından büyük ölçüde artmıştı. Aaltonen'in sürüş becerileri sayesinde ise Klasik Mini artık karşı atağa geçmişti. Bugüne kadar Monte Carlo Rallisinde elde edilen üç şampiyonluk, markanın keyfini çıkardığı örnek niteliğindeki sportif saygınlığın belirleyici unsuru olmuştur. 

Söz konusu başarılar, Oxford'daki MINI tesisinde gerçekleştirilen üretim yıl dönümünde ve yeni MINI John Cooper Works Countryman modelinin lansmanında hatırlatıldı. Modern dünyanın en üst düzey dayanıklılık test alanı olan Dakar Rallisi için geliştirilmiş MINI John Cooper Works Rally de hala üç "Monte" yarışı kazanan modelin başarısını yansıtmaya devam ediyor. 

Bu otomobile karşı duyulan bitmeyen hayranlık, Klasik Mini'nin bir motor sporları efsanesi haline dönüştüğü zaferin 50. yıl dönümünde de devam ediyor. Rauno Aaltonen, bu önemli günü en sevdiği şeyi yaparak kutlamaya karar verdi. Aaltonen, bir Klasik Mini'nin kokpitindeki yerini alacak ve yaklaşık 1250 km yol kat ederek Monaco'ya doğru zorlu bir yolculuğa çıkacak. 

Ünlü yarışçı bu esnada küçük İngiliz otomobilini, Fransa'nın Maritime Alpleri'ndeki dik dağ yollarında yokuş yukarı ve aşağı sürerek buzlu yüzeyler üzerinde mükemmel fren noktasını bulmaya çalışacak. Burası, bugün ortalama bir sürücünün, model otomobillerle ikinci veya üçüncü fren noktasını bile belirleyemeyeceği bir yerdir. 

Kısacası, 79. yaş gününden yalnızca birkaç hafta sonra Aaltonen, Monte Carlo Rally Historique 2017'de yarışacak. Kendisi büyük zaferinden 50 yıl sonra yeniden yarışı kazanmayı ve Monaco'daki Herkül Limanı'nda bir kez daha podyuma çıkmayı hayal ettiğini paylaşıyor. Klasik Mini yola çıkmaya hazır, takım başlangıç çizgisinde ve "yol kılavuzu" tamamlandı. 

Aaltonen'ın sportif iddiası, BMW Group Classic'in hayal gücünü de etkiledi. BMW Group Classic, 20.si gerçekleştirilen bu geleneksel yarışa, özel bir MINI CLASSIC Rallye Takımı göndererek 1950, 1960 ve 1970'li yıllarda yaşanan "Monte" zaferi günlerini anıyor. 

Takım, Finlandiyalı sürücü için en ideal otomobil olarak bir Mini Cooper S otomobili hazırladı. Bu otomobil, daha önce 1965 yılında Monte Carlo Rallisi'nde yarışmıştı; şimdi ise İsveç Söderqvist Engineering Şirketi tarafından tamamen yeniden tasarlandı. 

Otomobil, şirket tarafından yarış standartlarına uygun hale getirildi. Şirketin CEO'su Hans-Åke Söderqvist ve oğlunun yanı sıra 1984 Rally Dünya Şampiyonu İsveçli sürücü Stig Blomqvist ile 50 yıldan uzun süredir Klasik Mini yarış motorları gelişimi ve üretimi sürecine dahil olan İngiliz Swiftune Engineering Şirketi'nden Phil Anning de servis ekibinde yer alıyor. 

Bagajda on çift tırnaklı jant bulunacak. Bunlar, Finlandiya'da Klasik Mini'nin 10 inçlik jantları için özel olarak üretilmiş ve ardından titizlikle elde kaplanmıştır. Tıpkı takım ve Klasik Mini gibi, Aaltonen de son derece özenli hazırlıklar yaptı. Finlandiyalı sürücü, kapsamlı bir "Yol Kılavuzu" hazırlamak için Aralık ayında tüm rotayı yeni bir MINI Cooper S Clubman ile keşfe çıktı. 

Döndüğü her viraj ve çıktığı her yokuşta 1967 yılındaki zaferine ait hatıraları canlanıyor olsa da deneyimli sürücü, yalnızca anılarına güvenemezdi. Özenli yaklaşımı, onlarca yıl önce kendisine "Ralli Profesörü" lakabını kazandırmıştı; bu nedenle rotaya ilişkin her türlü önemli bilgiyi not etti. 

Aaltonen'ın yanında son derece deneyimli bir de yardımcı pilotu bulunuyordu. İsveçli Hans Sylvan (72), navigasyon ve zamanlamadan sorumlu yardımcı pilot görevini üstlendi. Sylvan da Monte'de birçok kez yarıştı ve Stig Blomqvist ile yıllar boyunca başarılı bir kariyere imza attı. Bad Homburg'dan Monaco'ya ısınma turu. "Monte", onlarca yıldır kendi türünün en muhteşem ve zorlu yarış müsabakası olarak takdirle karşılanıyor. 

Yarışın başlangıcında, dağ geçitlerinde buzlu yollar olduğu, aniden bastıran kar fırtınalarının beklendiği ve yüksek dağ geçidi Col de Turini'de "Uzun Bıçaklar Gecesi'nin" yaşandığı gibi maraton etaplarına ilişkin sayısız efsaneler anlatılır. 1998 yılında, Automobile Club de Monaco organizatörleri, etkinliğin bu efsanevi tarafını kutlamak için tarihi otomobillerin yeni modellerini yarattı. 

Ralli, her zaman gerçek yarıştan iki hafta kadar sonra gerçekleştirilir ve ilk bacak bir star rallisi olarak uygulanarak orijinal ralliyi taklit eder. Bu yıl, yedi Avrupa ülkesi star noktası olacak. 27 Ocak 2017, Cuma günü, Aaltonen ve Sylvan Bad Homberg'den Monaco'ya doğru yola çıkacak. 

Buradan, yarışın ilk bacağı olarak Valence'ye geçecekler. Daha sonra, yarış gidiş - dönüş olarak gerçekleştirilecek ve Monte Carlo'ya geri dönülecek. Son gece sürüşü 31 Ocak'ta gerçekleştirilecek. Yalnızca, 1955 ve 1980 yılları arasında Monte Carlo Rallisi'nin başlangıç çizgisinde yer alabilen tipte otomobillerin katılmasına izin veriliyor. 

Sürücüler için herhangi bir kısıtlama getirilmedi; ancak, elbette daha önce benzer bir yarış deneyimine sahip olmak avantaj olacaktır. Yine de başlangıç alanındaki hiçbir yarışçının, "Monte'ye" ilişkin olarak Rauno Aaltonen kadar kapsamlı, çeşitli ve elbette başarıya ulaştıracak bilgiye sahip olması mümkün değil. Tutkulu başlangıç, klas bir zaferle taçlandı.

1961 yılının sonunda, Finlandiyalı yarışçı ülkesinde ulusal ralli şampiyonu olduktan sonra, zorlu "Monte'nin" de üstesinden gelmek için bir otomobil aramaya başladı. British Motor Corporation'ın ekibiyle karşılaşması kendisi için büyük bir şans oldu. 

Aaltonen, yarışa, bir önceki daha güçsüz modele göre daha en başından çok daha rekabetçi olduğunu ispat eden Mini Cooper ile çıktı; ancak bu umut vaat eden işbirliği neredeyse trajik bir sonla noktalandı. Otomobil, bitiş çizgisinden üç kilometre önce ikinci sırada yer alıyordu; ancak yolun dışına çıkınca takla attı ve ardından yanmaya başladı. Aaltonen ve yardımcı pilotu Geoff Mabbs, otomobilden ancak son dakikada çıkabildi. 

Bu dramatik açılış yarışının ardından, Aaltonen Mini Cooper ile başlangıç çizgisine 1963 yılında geri döndü. Bu sefer, Monte Carlo Rallisi'ni kendi sınıfında birinci, genel klasmanda ise üçüncü olarak tamamladı. Bir sonraki yıl, İrlandalı sürücü Paddy Hopkirk, Klasik Mini ile ilk zaferini elde etti. Aaltonen ise yedinci sırada yer aldı. 

Aaltonen ve Hopkirk'e, Finlandiyalı sürücü Timo Mäkinen'in de katılmasıyla, 1964 yılında "Monte'de" "Üç Silahşörler" çağı başladı. 1965 yılında Mäkinen, Klasik Mini ile hiçbir penaltı puanı almadan ikincilik elde etti; ancak Aaltonen mola vermek zorunda kaldıktan sonra sıralamalarda yer alamadı. 

Aaltonen yıla başarılı bir başlangıç yapamamış olsa da Finlandiya'da ulusal şampiyon unvanını alarak Avrupa Ralli Şampiyonası'nda genel klasmanda birinci olarak başarılarını sürdürdü. Başarılı üçlü "Üç Silahşörler". "Üç Silahşörler", 1966 yılındaki Monte Carlo Rallisi'nde en güçlü çıkışını yaptı. Timo Mäkinen, Rauno Aaltonen ve Paddy Hopkirk, başlangıç çizgisinden itibaren yarışa hakimdi. Yarışın sonunda ise bu üçlü, sırasıyla birinci, ikinci ve üçüncü olarak derece aldı. 

Ancak Klasik Mini için bu üçlü zaferin keyfi son derece kısa sürdü. Sürücüler, Fransız yarış yetkilileri tarafından farlarının resmi yönetmeliklere uyumlu olmadığı gerekçesiyle diskalifiye edildi. Bir yıl sonra bu karar karşısındaki şaşkınlık yerini sarsılmaz bir kararlılığa bırakmıştı. 1967 yılında, üçüncü "Silahşör'ün" Monte Carlo Rallisi'nde sahneye çıkma vakti gelmişti. 

Aaltonen, daha önce 1964 yılında zafer elde eden otomobilde Paddy Hopkirk'in yanında oturan yardımcı pilot Henry Liddon ile birlikte BMC Ekibinin en hızlı çifti oldu ve “Uzun Bıçaklar Gecesi'nin” başlangıcında son derece umut vaat eden bir pozisyondaydı. 

Yarışın karda, Col de Turini'de yapılması kararlaştırıldı. Aaltonen, hızlı viraj dönme esnasında yine "Monte'de" elde ettiği sonucu aldı. Bu durum, dağ inişi son derece maceralı bir hale gelince Mini Cooper S'in kazara yoldan çıkması nedeniyle gerçekleşti. Otomobil çalılıklara çarptı; ancak ekip, son derece şaşırtıcı bir biçimde kendisini yeniden yolda buldu. 

Aaltonen ve Liddon derin bir nefes alarak başarılı bir biçimde bitiş çizgisine ulaştı. Rauno Aaltonen, 50 yıl sonra bu yarışın yeni versiyonunda çok daha iyi düşünülmüş bir yaklaşım sergileyerek yer almak istiyor. 

Monte Carlo Rally Historique, bir güvenilirlik rallisi olarak yaratıldı. Bu da düşük ve aşırı yüksek hızların penaltı puanlarıyla cezalandırılabileceği anlamına geliyor. Aaltonen ve Sylvan ise yarışa "Düşük Ortalama Hız" kategorisinde başlayacak. 

Dolayısıyla alışılmış yöntemlerine ve hassasiyetlerine güveniyorlar. Ayrıca son derece özel bir detaydan da açıkça belli olduğu gibi zafer kazanmaya çıkıyorlar. Klasik Mini'lerinin başlangıç numarası 177; yani otomobilleri, 1967'de kazanan otomobile şans getiren numarayla aynı numarayı taşıyor.
RenaultTrucks’ın satış sonrası yarışması RTEC 2017başladı. 49 ülkeden 5,285 kişinin katıldığı yarışmada takımlar, Nisan ayına kadar teorik testlerde yarışacaklar.

İlk iki teorik etabın arkasından Mayıs 2017’de en iyi ekipler, Fransa Lyon’daki Uluslararası Büyük Final’de uygulamalı yarışmalarda karşı karşıya gelecekler. 

Türkiye’den 252 yarışmacıdan oluşan 67takımın katıldığı RTEC, satış sonrası ekiplerinin uzmanlıklarını sergileyecek. Renault Trucks’ın uluslararası dağıtım ve servis ağına yönelik düzenlediği satış sonrası yarışması RTEC 2017’nin(Road to Excellence Championship)ikinci ayağı başladı. 

49 ülkeden 5,285 yarışmacının katılımı ile oluşan 1,421 ekip, “Renault Trucks En İyi Satış Sonrası Ekibi” ünvanını kazanmak üzere yarışmak için kayıt yaptırdı. RTEC, Renault Trucks ağının uzmanlığını dünyadaki en iyi satış sonrası ekiplerinin birbirleriyle rekabet etmesi ile sergiliyor.
Bu yarışma, ekip yarışmaları ve sonuçlarının ötesinde katılımcıların Renault Trucks müşterilerine mümkün olan en iyi hizmeti sunmaları için takım ruhlarını güçlendirmeleri, tecrübelerini diğer ülkelerle kıyaslamaları, uzmanlıklarını paylaşmaları ve becerilerini geliştirmeleri adına da bir fırsat yaratıyor. 

Renault Trucks Satış Sonrası Kıdemli Başkan Yardımcısı GillesClément konu ile ilgili olarak;“RTEC, dünyadaki Renault Trucks ekiplerinin kalitesini ve teknik uzmanlığını sergiliyor. Bu sene ikincisini düzenlediğimiz yarışma, geçen seneye oranla 2.5 kat fazla yarışmacının katılımı ile başladı” dedi. 

Yarışma, iki teorik bölüm ve araçlar üzerinde yapılan son uygulamalı etap olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Renault Trucks satış sonrası ekipleri, teknik becerilerini, Renault Trucks araç ve prosedür bilgilerini, müşteri ilişkileri yönetimlerini test etmek ve geliştirmek için hazırlanmış iki ayrı testi cevaplayacak. 

Bu teorik testlerin ardından, en iyi 24 ekip Mayıs 2017’de düzenlenecek uluslararası büyük finale katılmaları için Lyon’a davet edilecek. Bu son finalde katılımcılar, Renault Truckseğitim atölyesinde, gerçek koşullarda uygulamalı testlerde yarışacaklar.

20 Ocak - 20 Mart 2017 tarihleri arasında Borusan Otomotiv Yetkili Servisleri’ne gelin, 13 nokta kontrolünüzü ücretsiz yaptırın. 

Üstelik parça değişimlerinde %20 avantajdan yararlanın. 

Boya ve kaporta korozyonu Araç alt kısmı Akü durum Lastik ve jantlar Fren balatası ve diskler Dizel Egzoz sıvısı Direksiyon ısıtma fonksiyonları Silecekler ve yağmur sensörü Isıtma ve havalandırma sistemi 

Aydınlatma sistemi Motor kayış ve gergi bilyaları Diyagnoz cihazı ile araç arıza kaydı Sıvı kontrolleri (Fren hidroliği, motor yağı, hidrolik direksiyon yağı, antifriz, silecek suyu) Bu avantajdan yararlanmak için land rover sitesindeki formu doldurunuz.

2017 model araçların satışına başlayan KIA, Şubat ayı kampanya fiyatlarını açıkladı. 

28 Şubat 2017 tarihine kadar geçerli olan kampanya boyunca bütün KIA modelleri için %0 faiz imkanı sunulurken, KIA müşterileri beğendikleri KIA modelini 15.000 TL peşinat, 15 ay vade ve %0 faiz imkanıyla satın alabilecek. 

2017 yılı için ürün gamındaki modellerin donanım paketlerini güncelleyen KIA; cee’d modelini 89.900 TL’den, Yeni Cerato’yu 68.900 TL’den, Sportage modeli de 89.900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuyor. 

 Soul 99.900 TL, Sorento ise 297.900 TL’lik fiyatıyla dikkat çekiyor. KIA ayrıca, Şubat sonu itibariyle yeni Picanto ve Mart ayında ise yeni Rio’yu otomobil severlerle buluşturacak.  

Yeni KIA Picanto Şubat sonunda geliyor… 
KIA’nın küresel çapta en çok satan modellerinden biri olan küçük sınıftaki Picanto’nun üçüncü jenerasyonu Şubat ayı sonunda Türk tüketicisiyle buluşuyor. 

Genç ve enerjik tasarımıyla dikkat çeken yeni nesil KIA Picanto iç ve dış tasarıma yönelik birçok kişiselleştirme imkanı sunuyor. Kullanım kolaylığını beraberinde getiren kompakt boyutlarını koruyan KIA Picanto, canlı renk alternatifleriyle çekici ve dinamik bir duruş sergiliyor. 

Modern ve zarif bir iç tasarıma sahip olan yeni KIA Picanto, bünyesinde barındırdığı konfor ve güvenlik teknolojileriyle modern çağın gereklerini yerine getiriyor. 

 Yeni KIA Rio Mart ayında Avrupa ile eş zamanlı olarak Türkiye’de… 
KIA’nın B segmentindeki temsilcisi Rio 4. nesli ile Mart ayında Türk tüketicisiyle buluşacak. Yeni Rio, KIA’nın Almanya, Kaliforniya ve Kore’deki tasarım merkezlerinin yakın işbirliği ile geliştirildi. 

Modern ve yenilikçi bir tasarıma sahip olan yeni nesil KIA Rio, artan uzunluğu (15 mm) ve azalan yüksekliği (5 mm) ile önceki nesil ile kıyaslandığında çok daha dinamik bir duruş sergiliyor. 

2580 mm ile önceki nesil ile kıyaslandığında 10 mm daha uzun olan dingil mesafesi daha geniş ve ferah bir yaşam alanını beraberinde getiriyor. Yeni nesil KIA modelleri gibi yeni Rio da pratik bir kullanım sunarken bünyesinde barındırdığı teknolojilerle ileri seviyede konfor ve güvenlik vaat ediyor. 

KIA cee’d 89.900 TL başlayan fiyatıyla satışta… 
Cesur ve şık tasarımı ile dünyada ve Türkiye’de otomobil severlerin ilgi odağı olan KIA cee’d 89.900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuyor. 

Herkesin sahip olmak isteyeceği etkileyici bir tasarıma sahip olan olan KIA cee’d; 7 inç büyüklüğündeki multimedya & Navigasyon ekranı, anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, elektrikli park freni ile etkili çözümler sunuyor. KIA cee’d, yüzde 35’e varan yakıt tasarrufu, 1.6 L dizel motor, 7 ileri DCT şanzıman gibi özellikleri ile dikkat çekiyor. 

KIA Cerato’da 68.900 TL’den başlayan fiyatlar… 
Modern tasarımı ve teknolojileri ile otomobil severleri kendine hayran bırakan Yeni KIA Cerato, yeni sürüş modu seçme sistemi ve geri görüş kamerasıyla sürücülere güven sağlıyor. 

Isıtmalı koltuklar ve panoramik sunroof özellikleriyle keyifli bir sürüş vadeden Cerato, düşük yakıt tüketimi sağlayan 1.6 litrelik dizel motor seçeneği ile de göz dolduruyor. 68.900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulan Cerato, güven ve konfor arayanlar için kaçırılmaz bir fırsat…  

KIA Soul 99.900 TL… 
Kalabalıklar arasında olsa bile özel tasarımı ile kendini belli eden KIA Soul; anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, değişken direksiyon modu, yokuş kalkış destek sistemi, arka park sensörü ve diğer üstün özellikleri ile güven ve konfor sunuyor… 

SUV segmentine yepyeni bir soluk getiren ve sıradışı tasarımı ile çok konuşulan KIA Soul, 99.900 TL’lik fiyatıyla satışa sunuyor. 1.6L CRDI dizel motoru ile yüzde 20’ye varan yakıt tasarrufu sağlayan KIA Soul’e sahip olmak isteyenlere duyurulur. 

KIA Sportage ise 89.900 TL’den başlan fiyatlarla satışa sunuluyor… 
Dördüncü nesli ile kompakt SUV sınıfını yeniden tanımlayan KIA Sportage, tasarımı, yeni 1.6 litre T-GDI motoru seçeneği ile keyif ve konfor dolu sürüş deneyimleri yaşatıyor. Sürücü ve yolculara maksimum düzeyde konfor sunan iç kabini ve üstün yol tutuş özellikleri ile KIA Sportage, sofistike duruşu, üstün performansı, ileri güvenlik teknolojileri, “Red Dot”, “IF” ve “Good Design” uluslararası tasarım ödülleri ile göz dolduruyor. 

Otonom Acil Frenleme Sistemi, Şeritten Ayrılma Uyarısı Sistemi, Şerit Takibi Destek Sistemi, Yüksek Aydınlatma Asistanı, Şerit Değiştirme Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarıcısı sistemleri ileri düzeyde emniyetli bir sürüş vaad eden Sportage, KIA’nın öne çıkan iddialı modelleri arasında yer alıyor. 

KIA Sorento 297.900 TL’den başlayan fiyatı ile KIA showroom’larında… 
SUV segmentinde akla ilk gelen modeller arasında bulunan KIA Sorento, etkileyici tasarımı, üstün donanım özellikleri, yüksek teknolojisi ve konforu ile yolda ve arazide efsaneler yaratmaya devam ediyor. 

IF Tasarım ödüllü KIA Sorento; Yeni “Şerit Takip Sistemi”, “Kör Nokta Uyarı Sistemi”, “Çevre Görüş Sistemi” ve Yeni Navigasyon sistemi özellikleri ile daha güvenli ve akıllı bir sürüş deneyimi sunuyor. 

Akıllı park sistemi, akıllı hız sabitleme sistemi, ısıtmalı ve soğutmalı koltukları, anahtarı kullanmadan algısal teknoloji ile açılan akıllı bagaj kapağı gibi özelliklerine güvenlik alanında yenilerini ekleyen Sorento, SUV segmentindeki konumunu daha da güçlendiriyor. Sorento, efsaneleri yaşamak isteyenleri KIA showroom’larına bekliyor…
Ünlü yönetmen Sinan Çetin’in oğlu Rüzgar Çetin’in onlarca kazaya karışmasına rağmen en son 1 polis memurunun ölmesine neden olan kazada kullandığı otomobilin en düşük primle sigortalı olduğu ortaya çıkınca sigortacılar da şaşırmıştı. 

O gün sigortacılar arasında başlayan araçlar yerine sürücülerin sigortalanması görüşüne artık devlet de destek vermeye başladı. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, trafik sigortasında yeni model üzerinde çalıştıklarını söyledi. 

Şimşek “Trafik sigortası zorunlu bir sigorta. Sizin karşı tarafa vereceğiniz zararı karşılamak için düzenlenmiş. Dolayısıyla arabadan çok aslında şoförün sigortalandırılması lazım. Arabanın sigortası var, deneyimsiz şoföre al sür diyorsunuz. Primleri yükselten bu tür faktörler var. 

Hazine’ye söyledim çalışıyorlar. İngiltere’de sürücünün sigortalandığı bir sistem. Sadece taşıt değil sürücünün de risklerini göze alan sistem. Bu muhtemelen kaza ve zarar sayısını azaltır, primleri aşağı çeker” açıklaması yaptı. 

Edindiğimiz bilgilere göre Şimşek’in talimatının ardından çalışmaya başlayan Hazine, şu anda 16 milyon olan ve tüm araçların bile sigortalanması durumunda 21 milyona çıkma potansiyeli bulunan trafik sigortasında araçlar yerine kişilerin sigortalanması ile sigortalı sayısını 35 milyona çıkarmayı hedefliyor. 

CEZA PUANI PRİMİ BELİRLEYECEK 
35 milyon ehliyet sahibine trafik sigortası yerine sorumluluk sigortası yapılacak. Böylece sigorta tabanı genişleyecek, şirketler daha düşük primler ile aynı maliyetleri karşılayacak ve kâr edebilecek. Sürücülerin primlerini ise Emniyet Genel Müdürlüğü’nde bulunan ceza puanları belirleyecek. 

Yani hayatında kırmızı ışıkta geçmemiş sürücü ile bir sürü ihlale ve kazaya karışmış ehliyet sahibi aynı primi ödemeyecek. Sorumluluk sigortası olmayan araç kullanamayacak. Eğer kullanırsa araç bağlanacak. 

5 BİN LİRAYA KADAR ÇIKACAK 
Uzmanlar yeni sistem ile hiç ceza puanı olmayan sürücülerin sorumluluk sigortasının 400 liraya kadar düşebileceğini ifade ediyor. Defalarca kaza yapmış kişilerin ise sigortası 5 bin liraya kadar çıkacak. 

Böylece kazalar ve sigorta şirketlerinin hasar maliyetleri azalacak ve bu da sigorta primlerini düşürecek. Trafik sigortasından sorumluluk sigortasına geçişin en erkan 2018 başında başlaması bekleniyor. 

3 yıl boyunca da hem trafik sigortası yani araçlar hem de kişilerin sorumluluk sigortası kabul edilecek. 3 yıl sonunda ise sadece 35 milyon ehliyet sahibinin sorumluluk sigortası kabul edilecek. Habertürk
Aktif büyüklüğü 21 milyar TL’yi aşan araç kiralama sektörü, 2017 yılına umutla bakıyor. 

Özellikle yılın ikinci yarısında beklenen yabancı turist artışı ile ivme yakalamayı umut eden sektörün oyuncuları şimdiden yeni yatırım hazırlıkları yapıyor. Araç kiralama sektörünün öncüsü Hertz ise zincirin en iddialı halkası… 

Araç kiralama sektörü 2016 yılının ilk dokuz ayında Türkiye’de satılan yeni otomobillerin yüzde 20,2’sini yani yaklaşık 99 bin aracı filosuna kattı. Bir önceki yıla göre yüzde 10,5 büyüme kaydeden sektörün parkındaki araç sayısı 306 bin 400 adedi aştı. 

Ortalama 7 milyar TL’lik yeni araç yatırımı yapan Türkiye operasyonel kiralama sektörünün aktif büyüklüğü ise 21 milyar TL’yi aştı. 

Yıla umutla başlayan sektörün, özellikle ikinci yarı itibariyle artması beklenen yabancı turistlerle, bireysel kiralama alanında da önemli bir ivme kazanacağı öngörülüyor. 

Nitekim araç kiralama şirketleri de yaptıkları yeni yatırımlarla sektörün büyüyeceğinin sinyallerini veriyor. 2017 yılında hem kurumsal hem de bireysel tüketicilerin kiralama sektörüne olan ilgisinin artacağını anlatan dünyanın ilk araç kiralama şirketi Hertz’in Türkiye Müdürü Nur Hidayetoğlu, “Kurumlar da şahıslar da hem ekonomik olması hem de sağladığı konfor nedeniyle kiralama alternatifine yöneliyor. 

Bu sene sektörün, yabancı turist sayısındaki artışla daha da hareketleneceğini düşünüyoruz. Hertz Türkiye olarak yeni araç yatırımlarımız devam ediyor. 2017 yılında filomuza 3 bin adet yeni araç eklenmiş olacak. 2017 yılı için minimum yüzde 15 lik bir büyüme hedefiyle çalışmalarımıza yön verdik” dedi. 

Hertz, Türkiye’de yeni şubeler açacak Şu anda yurt içinde 25 farklı ilde 40 şube ile hizmetlerini sürdüren Hertz Türkiye’nin yurt dışında ise Kuzey Irak, Erbil’de iki şubesi bulunduğunu anlatan Hidayetoğlu, “Şube sayımızı özellikle Anadolu’da arttırmak istiyoruz. 

Mevcut ofis ağımıza ilave en az 10 yeni şube açmayı hedefliyoruz. Üzerinde durduğumuz noktalar arasında havalimanları da bulunuyor. Araştırmalarımıza göre günlük kiralamaların yüzde 80’i havalimanlarında gerçekleşiyor. Şu anda öncelikli olarak Denizli ve Ağrı Havalimanları gündemimizde. 

Şehir merkezlerinde şube açmayı hedeflediğimiz öncelikli bölgeler ise Eskişehir, Kocaeli ve Mersin” dedi. 2017 yılında teknoloji ve otomasyon konusunda da çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini anlatan Hidayetoğlu, “Gerek teknolojik gerekse dijital dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek bu alanlarda yatırım yapıyoruz. 

Özellikle araç kiralama hizmetinin teslim ve iade süreçlerinde müşterilerimize vakit kaybettirmeyecek hızlı ve pratik çözümler üzerine çalışıyoruz. Yakın zamanda müşterilerimiz tüm işlemlerini online yapıp, havaalanında bankoya bile uğramadan aracına binip yola çıkabilecek” dedi.

Türkiye’de akaryakıt sektöründe bir ilk olan Total Mobil Ödeme sistemi ile Total, BKM Express işbirliği ile gerçekleştirdiği kampanyaya müşterilerden gelen yoğun talep üzerine 20 Şubat – 31 Mart 2017 tarihleri arasında da devam ediyor.

Total Mobil Ödeme üyesi Total akaryakıt istasyonlarından Total Mobil Ödeme ile 75 TL ve üzeri akaryakıt alışverişi yapan Club Total müşterileri anında 25 TL indirim kazanıyor. 

 Kampanyadan yararlanmak için Club Total Card sahiplerinin Total Uygulaması’nı akıllı telefonlarına indirmiş olması ve BKM Express üyesi olması gerekmektedir. 
Ardından Club Total menüsü üzerinden yakıt alımı yaptığı aracın plakasını Total Uygulaması’na tanımlaması yeterli olacak. 19 Aralık tarihinden beri, TOTAL Mobil Ödeme üzerinden 55.000 adet işlem yapıldı. 

30 bin kişi de Total Uygulaması’nı cep telefonuna indirdi. Yaklaşık 150 istasyonu ile TOTAL Mobil Ödeme, Türkiye çapında yaygınlaşmaya devam ediyor.

Dünya’nın önde gelen madeni yağ üreticilerinden Motul, Messe Frankfurt tarafından organize edilecek ve 23 – 26 Şubat 2017 tarihleri arasında düzenlenecek olan Motobike Istanbul fuarında yeni standı ile motosiklet severlerin karşısına çıkacak. 

Fuar Istanbul Fuar merkezi IFM’de olacak. Motosiklet Tutkunlarını Eğlenceli Aktiviteler Bekliyor Motobike Expo 2016’da fuarın en çok ziyaret edilen standlarından biri olan Motul, geçtiğimiz sene yakaladığı başarıyı bu yıl da sürdürmeyi amaçlıyor. 

Bu yöndeki çalışmalarına hız veren Motul, Motobike Istanbul 2017 fuarında ziyaretçiler için keyifli zaman geçirmelerini sağlayacak aktivitelere yer verecek. 

Moto GP’ye Gitme Şansı Motul Standında Motul’un sponsor olduğu dünyanın en önemli motosiklet yarışı Moto GP’nin Almanya ayağına Türkiye’den bir kişi Motul’un misafiri olarak yarışı yerinde izleyecek. 

Ziyaretçiler, sadece Motul standındaki formu doldurarak sahip olacakları şans ile Sachsenring Pisti’nde yapılacak büyük yarışa gitme şansı yakalayacak. 

Motul standı 11.salon C08 numarada yer alacak. Motul Hakkında Her Şey Motosikletini sevenlerin tek tercihi Motul, fuarda motosiklet yağları ve bakım ürünleri MC Care serisini sergileyecek. 

Geçtiğimiz sene yoğun ilgi gören Motul standında, bu yıl da fuar ziyaretçileri Motul yetkililerinden ürünler ve satış kanalları hakkında bilgi alabilecekler.