Audi yeni elektrikli otomobil konsepti Gran Turismo Audi e-tron Sportback’i tanıttı. Güçlü Audi tek şarjda 500 kilometre yol alabiliyor. 

Heyecan verici tasarıma sahip e-tron Sportback’te yan aynalar yerini ufak kameralara bırakmış. 

Hava sürtünmesini ve rüzgar sesini azaltan bu teknoloji sayesinde alışıldık yan aynalardaki kör nokta sorunu tümüyle ortadan kalkıyor. Audi, Çin’de gerçekleştirilen Auto Shanghai otomobil fuarında çok yönlü yeni konsept otomobilini vitrine çıkardı. 

Dört kapılı Gran Turismo Audi e-tron Sportback, gücünü 320 kW’lık bir elektrik motorundan alıyor. Otomobilin tasarım dili, klasik Audi çizgilerini bir dizi çığır açıcı detayla buluşturarak, teknolojiye ve elektrikli otomobil konseptine özel olarak tasarlanmış, çarpıcı bir mimari ortaya çıkarıyor.  

2. elektrikli Audi 
Audi e-tron Sportback, Audi’nin elektrik mobilite yolculuğunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. AUDI AG Yönetim Kurulu Başkanı Rupert Stadler, model hakkında şunları söylüyor: “2018 yılında yollara çıkacak olan Audi e-tron, rekabet dolu olan pazarında gündelik kullanıma uygun olarak geliştirilen ilk elektrikli otomobil. 

500 kilometreyi (310,7 mil) aşan menzili ve özel elektrikli sürüş deneyimiyle, bu sportif SUV önümüzdeki on yılın olmazsa olmaz ürünü halini alacak. Onu 2019 yılında ise elektrikli bir otomobil olarak ilk bakışta kendini gösteren, heyecan verici coupé versiyonu Audi e-tron Sportback izleyecek.” 

250 LED ile aydınlatma  
Konsept otomobilin aydınlatma teknolojisi, hem gündüz hem gece vakti göze çarpan bir yenilik. Otomobilin ön ve arkasında yer alan ve dijital olarak kumanda edilen Matrix LED üniteleri, harika bir aydınlatma sağlıyor. 

Miniscule Digital Matrix projektör adını verilen bu teknoloji otomobilin önündeki yolu kelimenin tam anlamıyla “işaretleyerek”, ışığı dış ortamla iletişim kurmak için kullanılabilecek esnek ve dinamik bir araca dönüştürüyor. 
Gündüz farlarının altında, tek çerçeveli ızgaranın iki tarafında bulunan ve her biri 250 LED’den oluşan iki geniş aydınlatma düzeneği, otomobil hareket halindeyken bile, sayısız dikkat çekici sinyal ve işaretler yardımıyla iletişim kurulmasını sağlıyor. 

100 Kilometreye 4.5 saniyede ulaşıyor 
Audi e-tron Sportback’in tahrik sistemi ise, gelecekteki tümüyle elektrikli bütün Audi modellerinde uygulanacağı gibi, biri ön, ikisi arka aksta olmak üzere toplamda üç elektrik motorundan oluşuyor ve bu sayede bu yüksek performanslı coupé otomobile, quattro dört tekerlekten çekiş sistemi kazandırıyor. 

320 kW (429 HP) güç üreten ve turbo yüklemeyle 370 kW’ye (496 HP) çıkaran sistem, otomobilin 0’dan saatte 100 kilometreye (saatte 62.1 mil) yalnızca 4,5 saniyede çıkmasını sağlıyor. 

Otomobilin 95 kilovat saat enerji kapasiteli bataryası sayesinde toplam menzili 500 kilometrenin (310,7 mil) üzerinde (NEDC). Daha önce e-tron quattro konseptinde de görüldüğü üzere, bu teknoloji konseptinin sıvı soğutmalı lityum-iyon bataryası, yolcu bölmesinin hemen altında, iki aksın arasında yer alıyor. 

Otomobilin ağırlık merkezini aşağıya çeken bataryanın bu konumu, ayrıca ön ve arka akslar arasındaki yük dağıtımını 52:48 seviyesine getirerek bu sportif SUV’ye, segmentteki rakiplerine kıyasla üstün bir sürüş dinamiği ve güvenlik kazandırıyor. 

Otomobilin bataryası, alternatif akım (AC) ve doğru akım (DC) için iki girişi bulunan Kombine Şarj Sistemi ile şarj ediliyor. Otomobilde yan aynaların yerini ufak kameralar alıyor. 

Hava sürtünmesini ve rüzgar sesini azaltan bu teknoloji sayesinde alışıldık yan aynalardaki kör nokta sorunu tümüyle ortadan kaldırıldığı gibi, aynaların sürücünün sağ ve sol çaprazında görüş açısını engellemesinin de önüne geçiliyor. 

Kameralardan elde edilen görüntüler, kapıların üzerinde yer alan ayrı ekranlar üzerinden sürücüye aktarılıyor. Audi, gelecekte seri üretim modellerinde kullanılacak bu teknolojiyi ilk kez görücüye çıkarıyor.

TEMSA’nın geliştirdiği Türkiye’nin ilk Akıllı Otobüsü Avenue IBUS, STM ile birlikte geliştirilen büyük veri teknolojisi odaklı V2SMART platformunun ilk ürünü Fleetics ile daha da akıllandı. 

IBUS “Fikirden Girişimciliğe Yolculuk için Hazır mısınız?” Projesi kapsamında deneyimlenmesi amacıyla Kocaeli Üniversitesi Teknopark’a teslim edildi. 

Türkiye’nin ilk Akıllı Otobüsü Avenue IBUS daha da geliştirilmiş teknolojisiyle deneyimlenmek üzere Kocaeli Üniversitesi Teknopark’a teslim edildi. 

Sabancı Center’da düzenlenen teslim törenine, TEMSA Genel Müdürü Dinçer Çelik, STM Genel Müdür Yardımcısı Ömer Korkut ve Kocaeli Üniversitesi Teknopark A.Ş Genel Müdürü Ahmet Balkaya ile ilgili kurumların yöneticileri katıldı. 

Avenue IBUS, Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) öğrencilerinin, Kocaeli Üniversitesi’ne 25 kilometre mesafedeki KOÜ Teknopark yerleşkesine seyahatlerinde farklı bir inovasyon deneyimi yaşatacak. 

Bu seyahatlerle birlikte; sahip olduğu teknolojilerle ‘Akıllı Şehirler’in ‘Akıllı Ulaşım’ çözümlerini eksiksiz karşılamak ve ulaşımı dijitalleştirmek için STM ile birlikte geliştirilen V2SMART platformunun ilk ürünü olan Fleetics de ilk kezAvenueIBUS’ta uygulamaya geçirilmiş olacak.

 "Türkiye'de İlk YerliBüyük VeriÜrünü Ulaşımla Buluşuyor" Minimum 50 seferle, 1000 öğrenci ve Teknopark çalışanlarının IBUS’u deneyimleyeceği süreçte,kullanıcı anketleriyle geri bildirimler alınacak. 

Ortaya çıkacak kullanıcı fikirleri de ‘Akıllı Şehir ve Ulaşım’ alanlarında TEMSA ve STM tarafından yeni girişimlere dönüştürülecek. Akıllı otobüs AvenueIBUS’tan sağlanacak veri akışının güvenliği ise; bu konuda uzmanlaşan ve siber tehditlere karşı Türkiye'nin ilk ve tek Siber Füzyon Merkezi’ni kurmuş olan STM tarafından sağlanacak. 

‘Kentlerdeki Ulaşımın Dijital Dönüşümüne Katkıda Bulunacak’ 
TEMSA Genel Müdürü Dinçer Çelik, teknolojideki gelişmeyle birlikte bireysel ve toplumsal ihtiyaçların değiştiğini ve çeşitlendiğini belirterek, “Bu değişimleri yalnızca gözlemleyen değil, bu değişimin etkili bir oyuncusu olmaya kararlı bir şirket olarak, ufkun ötesine odaklanmış durumdayız. TEMSA olarak bugün yalnızca araç üretmiyor, teknoloji üretiyor ve ihraç ediyoruz” dedi. 
AvenueIBus’ı günümüzün ve geleceğin akıllı şehirlerinde akıllı ulaşım için tasarladıklarını söyleyen Çelik, “AvenueIBUS’la kentlerdeki ulaşımın dijital dönüşümüne katkıda bulunmayı amaçladık. 

Bu kapsamda, projede işbirliği yaptığımız STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. ile birlikte; sahip olduğu teknolojilerle akıllı şehirlerin akıllı çözümlerini eksiksiz karşılayan ve ulaşımı dijitalleştiren V2SMART Platformu’nun ilk ürünü olan Fleetics’i de AVENUE IBUS’ta hayata geçirmiş bulunuyoruz. 

Kocaeli Üniversitesi Teknopark’a teslim ettiğimiz aracımızla; öğrencilerimize, üniversite ve teknopark çalışanlarına, üniversite yerleşkesi ile teknopark yerleşkesi arasındaki parkurda akıllı ulaşımı deneyimleme imkanı sunuyoruz. 

Onlardan gelecek geri bildirimler bizim için son derece kıymetli. Bu sayede kullanıcı fikirlerini akıllı ulaşım çözümlerimize entegre ederek, SMART MOBILITY programımızla hedeflediğimiz değer ve çözümlerimizin etkinliğinin artırılmasını amaçlıyoruz” dedi.  

‘Tamamen Yerli Bir Sistem Geliştirdik’ 
STM Genel Müdür Yardımcısı Ömer Korkut ise törende yaptığı konuşmada; geçen yıl 5 Eylül'de STM ve TEMSA arasında imzalanan protokolle ortak yeni teknolojiler geliştirilmesine start verildiğini hatırlatarak, “Bu işbirliği ile iki şirket, “Akıllı Araçlar, Büyük Veri Analitiği, Endüstri 4.0, Nesnelerin İnterneti (IoT), ve Siber Güvenlik" konularında işbirliği için uzun bir yola çıktı. 

Bu doğrultuda ortak yapılan yoğun Ar-Ge çalışmalarıyla7 aylık rekor sürede tamamen Milli bir sistem olarak geliştirilen Fleetics ürünü, Büyük Veri altyapıları ve Veri Bilimi teknikleri kullanılarak akıllı otobüslerden toplanan verilerin gerçek zamanlı ve offline yöntemler ile incelenmesini mümkün kılıyor. 

Fleetics; akıllı otobüslerin gerçek zamanlı performans takibi, yedek parçalarının yaşlanmalarına göre arıza yapmadan önceden tespitinin sağlanması noktasında veri sağlıyor. Ürünümüz ayrıca, şoför davranışlarının modellenmesi, kazaların önlenmesi, yakıt tasarrufu, rota optimizasyonu, yolcu güvenliğinin artırılması ve birçok alanda maliyetin azaltılması konularında modeller oluşturulmasına cevap veriyor.” diye konuştu.  

Öğrencilerin Fikirleri Hayata Geçirilecek 
Kocaeli Üniversitesi Teknopark A.Ş Genel Müdürü Ahmet Balkayadakonuşmasında şu görüşlere yer verdi: “Türkiye’nin ilk Akıllı Otobüsü Avenue IBUS KOÜ Teknopark’ta’ projesi kapsamında; 

Mayıs ayında 3’er saatlik programlar halindeki seferlerle Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) öğrencilerini Kocaeli Üniversitesi’nden 25 km mesafede olan KOÜ Teknopark’a getirmeyi ve 1.000 öğrencimize KOÜ Teknopark’ı tanıtmayı hedefliyoruz.

Öğrencilerimizi KOÜ Teknopark’ta; Kuluçka, Ön Kuluçka- Hobi – Spor merkezimizde ağırlayacağız. Hedefimiz öğrencilerimizden Kuluçka ve/veya Ön Kuluçka Merkezimize başvurular alabilmek, bazılarının da fikirlerini ve projelerini hayata geçirmeye başlatabilmektir.

Hayata geçirilmemiş fikir ve bilginin doğru ile yanlış arasında bir yerde olduğu inancı ile bizim gençlerimizi heyecanlandırmamız, cesaretlendirmemiz ve fikirlerini ileriye taşımalarına katkı sağlamamız gerektiğine inanıyoruz.”

Lüks midye üreticisi Véronique Gillardeau, Peugeot'un "Le Bistrot du Lion" gıda aracının tasarımından oldukça etkilendi. Guillardeau şirketinin başkan yardımcısı şehir merkezlerinde tadım seansları sunmak istiyordu. 

Peugeot Design Lab, kendisinin isteği üzerine son derece yenilikçi bir mobil midye barı tasarladı. 

Yeni bir Peugeot Expert’in arkasından kayarak çıkan seyyar bir tezgah ve bar ile donatılmış olan Gillardeau gıda aracı, midyelerin müşterilerle buluşmasına imkanı tanırken, standart bir gıda kamyonundan çok daha kullanışlı bir yapı vaat ediyor. 

Peugeot Design Lab ekibi, yeni ve daha kişisel bir müşteri deneyimi yaratmak amacıyla Gillardeau için mobil bir midye barı tasarladı. 

Midyeci ve tezgah, tıpkı sushi bar örneğinde olduğu gibi müşterilerle aynı hizada olup, müşterilerin hazırlanma aşamasını rahatlıkla görmesine imkan tanıyor. 

'Meilleur Ouvrier de France' tarafından eğitilen midyeci, Gillardeau® istiridyelerini hazırlarken ihtiyacı olan tüm alet edevat elinin altında olacak şekilde konumlandırılıyor. 

Özel olarak tasarlanan çalışma alanı sayesinde midyecinin çalışma alanı her daim temiz kalıyor. Peugeot Design Lab tarafından özel olarak tasarlanan ve akıllıca uygulanan mimari sayesinde mobil midye aracı hareket halindeyken kompakt boyutlarıyla rahat bir kullanım sunuyor. 

Araç sabit dururken midye tezgahı aracın arka kısmından çıkıyor ve son derece kullanışlı bir alan kullanıma sunuyor. Aracı kullanan kişi tezgahı gizlendiği yerden sadece birkaç dakika içinde zahmetsiz bir şekilde çıkartabiliyor. 

Proje için kullanılan yeni Peugeot Expert, midye tezgahı kapalıyken 4,96 metre uzunluğa ve 1,9 metre yüksekliğe sahip ve bu boyutlarla kapalı kat otoparklar da dahil herhangi bir yere rahatlıkla park edilebiliyor. Tasarımcılar evye, buzdolabı, depolama alanları, su ısıtıcısı ve katlanabilir tezgahı 5.8 m3 kullanılabilir alan içine sığacak şekilde tasarladı. 

Yeni Peugeot Expert’in arka kısmına Peugeot Design Lab tarafından entegre edilen seyyar midye tezgahı geleneksel olarak midye üreticileri tarafından kullanılan malzemelerden esinlenerek; paslanmaz çelik, taş tezgah ve ahşaptan üretildi. Gillardeau® midyeleri üç ila beş yıl arasında süren bir ekim döneminin sonucunda elde ediliyor. Midyeler bu süre içerisinde son derece dikkatli bakılıyor ve özenle saklanıyor. 

Kabukları lazer ile mühürlü olup özel üretimin ve ayrıcalığın garantisini temsil ediyor. Uzmanlar, etli, lezzet vaat eden kavisli formlarına bayılıyor. Kurucunun kızı Marcelle Gillardeau, yirminci yüzyılın ilk yıllarında enerji, istekle şirket için çok çalıştı.

Citroën, Kasım 2016’da Türkiye pazarında satışa sunduğu B segmenti hatchback modeli Yeni C3’ün ürün gamına şimdi de tam otomatik şanzıman seçeneğini ekliyor. 

Nisan sonu itibarıyla Citroën bayilerinde yerini alan, tam otomatik şanzımanlı yeni C3 1.6 VTİ 115 HP EAT6’nın fiyatları 69.300 TL’den başlıyor. 

Öncü tasarım kimliği, pozitif enerjisi ve trend belirleyen özellikleriyle otomobil dünyasına yeni bir soluk kazandıran üçüncü nesil Citroën C3, 1.6 litrelik benzinli motor ve tam otomatik EAT6 şanzıman seçeneğiyle ürün yelpazesini genişletiyor. 

Kasım 2016’da, 1.2 lt 82 HP PureTech, 1.6 lt BlueHDi 75 HP S&S ve 1.6 BlueHDi 100 HP S&S motor seçenekleriyle satışına başlanan yeni C3, seriye eklenen 1.6 VTi 115 HP EAT6 sayesinde, otomatik şanzımanlı B segmenti hatchback otomobil arayanlara hitap ediyor. 

Feel ve Shine donanım seçenekleriyle ithal edilen yeni Citroën C3 1.6 VTi 115 HP EAT6’nın fiyatları 69.300 TL’den başlıyor. Citroën C3 1.6 VTi 115 HP EAT6, 1.6 litrelik 4 silindirli benzinli bir motora sahip. 5750 d/d’de 115 HP güç ve 4000 d/d’de 150 Nm tork değerlerine sahip olan Citroën C3 1.6 VTi 115 HP EAT6, 188 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor ve 0-100 km/s hızlanmasını 11.3 saniyede tamamlıyor. 

Euro 6 emisyon standartlarını karşılayabilen çevreci özellikleriyle dikkat çeken Citroën C3 1.6 VTi 115 HP EAT6, ortalama 6.8 lt/100 km’lik yakıt tüketim değerleri sunuyor. 

Citroën C3 1.6 VTi 115 HP EAT6’da kullanılan, türünün en iyi örneklerinden biri olarak kabul edilen 6 ileri vitesli tam otomatik şanzıman, son dönemde markanın yeni nesil araçlarında da kullanılmaya başlandı. 

 Kişiselleştirme özellikleriyle benzersiz 
Yeni Citroën C3, kendi tarzını oluşturarak, dinamik, renkli ve çekici kişiliğiyle rakiplerinden ayrışıyor. İkinci nesil C3’ten daha uzun ve 4 cm daha alçak olan yeni Citroën C3, Airbump teknolojili karoser yapısı, siyah renkli çamurluklar ve segmentinin en geniş tekerlek yuvalarıyla Crossover benzeri iddialı bir dış görünüme sahip. 

Sürücü ve yolcu konforunu maksimumda vermeyi hedefleyen C3, tek bir araçta, birçok zevke ve ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor. Çift renkli gövde seçeneği ve üç farklı tavan rengi alternatifi sunan C3’te 9 farklı gövde rengi ve 3 farklı tavan rengiyle, 36 farklı kombinasyon bulunuyor. 

Sis farlarının çerçeveleri, yan aynalar, C sütunu kaplamaları ve “Airbump” adındaki gövde korumalarında da farklı renk seçenekleri sunuluyor. Kabinine adım atar atmaz hissedilen, titizlikle işlenmiş döşemeleri, ev konforundaki koltukları ve yüksek konumlu yatay kokpiti sayesinde C3, iç mekan ferahlığı anlamında segmentinde fark yaratıyor.  

Connected Cam ile güvenlik ve eğlence bir arada; Android’e de uyumlu 
Yeni Citroën C3’te sektörde bir ilk olan en önemli özellik; yolculuk süresince dikiz aynasına yerleşimli HD kamera vasıtasıyla çekilen fotoğrafları ve videoları paylaşmaya imkan tanıyan ve aynı zamanda kaza anlarını ya da yol koşullarını kayıt altına alabilen, bir nevi karakutu görevi de gören Citroën ConnectedCAM™ teknolojisinin kullanılması. 

Google Play Store veya Apple Store’dan indirilen uygulama sayesinde akıllı telefonunuz ConnectedCam ile bağlantılı hale geliyor ve istediğiniz zaman istediğiniz görüntüleri anında kaydediyor ya da sosyal medyada paylaşabiliyorsunuz. Citroën C3’ün gelişmiş sürücü destek sistemleri arasında şerit değiştirme uyarısı ve hız limit panolarını okuma özelliği de bulunuyor.  

Markanın imzası: Konfor 
Yeni C3 segmentinin en iyi hissettiren, en insancıl otomobili olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Citroën İleri Konfor (Citroën Advanced Comfort®) programı rehberliğinde hayata geçirilen yapı, Citroën markasının araç konforundaki liderliğini pekiştiriyor. 

Bu yenilikçi program; darbe sönümleme, gövde stabilitesi, akustik, koltuklar, iç mekan, ışık seviyesi, ergonomi ve modüler düzen gibi çok sayıda ve her türden parametreyle araç içinde yolculuk etmeyi ayrıcalıklı hale getiriyor. 

Konfor hissi, özel bir malzemeden üretilen ve vücut şeklini alan koltuklar, yolcu bölümünde optimum ışık seviyesi sağlayan panoramik cam tavan, ustaca tasarlanmış saklama alanları, segmentindeki en büyük torpido gözü gibi cömert unsurlarla başlıyor. 

Mobilya ve seyahat dünyasından esinlenilerek oluşturulan renk ve malzemelerin kullanımı, C3 kullanıcılarının araçlarının içerisinde kendi evlerindeymiş gibi hissetmelerini sağlıyor. C3’ün tüm fonksiyonlarına, kontrol merkezi olarak görev yapan, Mirror Screen teknolojisinin kullanıldığı 7 inçlik dokunmatik ekrandan erişilebiliyor. 

Yeni C3’te arka park sensörü, şerit ihlal ve uyarı sistemi, yokuş kalkış asistanı, sürücü yorgunluk uyarısı gibi önemli güvenlik teknolojileri kullanılıyor. 5 kapılı karosere sahip yeni C3, pratik olmasının yanı sıra 3.99 metrelik toplam uzunluğu ile de kompakt sınırlar içerisinde yer alıyor. 

10,7 metrelik dönüş yarıçapı ile de oldukça kıvrak olan yeni C3’ün bagajı 300 litrelik bir hacme yaklaşıyor, bu da pazardaki en yüksek değerlerden birisi.

Hyundai’nin zarif, keskin ve ilerici yeni B-SUV modeli Kona’nın nihayet ilk teaser fotoğrafı yayımlandı. Hyundai Kona, markanın B segmentindeki ilk SUV modeli olarak öne çıkıyor. 

Hyundai,önümüzdeki aylardadünya prömiyeriniyapacağı yeni SUV modeli Kona'nın ilk çizimlerini paylaştı. 

Başlı başına yepyeni bir model olan Kona, Hyundai'nin yeni tasarım kimliğini devam ettirirken, aynı zamanda ilerici karakterini de küçük SUV segmentinde eşsiz bir şekilde vurguluyor. 

Hyundai’nin yeni bir aile kimliği olan basamaklı ızgara, yeni araçta da karşımıza çıkarken,etkileyici ve güçlü yapısıyla segmentine farklı bir bakış açısı ve alternatif getiriyor. Yeni nesil ikiz tip far, LED farların üstünde konumlandırılmış LED gündüz sürüş farları ile görsel etkiyi arttırıyor. 
Yeni Kona, kompakt SUV segmenti için yeni standartlar belirleyecek. Çevik sürüş dinamikleri, müşteriler için daha iyi bir sürüş deneyimi sunarken ayrıca sürüş konforuna önem veren sürücüler için de daha iyi bir görüş açısı sunuluyor. 

Hyundai Kona, markanın B-SUV segmentine doğru, cesur bir hamlesini olarak nitelendiriliyor.Adını Hawaii'deki popüler tatil merkezi Kona’dan alan araç,aynı zamanda bölgenin yaşam biçimi özelliklerinin bir çoğunu yansıtıyor.

Hyundai bu yeni modeli ile, crossover ve SUV modellerini genişleterek, tüm ihtiyaçlara anında cevap verebiliyor. Hyundai, Kona’nın yanı sıra Creta, Tucson, Santa Fe ve Vera Cruz gibi oyuncularıyla, dünya üzerindeki bir çok SUV pazarında etkin rol oynamaya devam ediyor.
İstanbul Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürlüğü, boğaz köprülerinin devriye ve korumasında Türkiye’de üretilen Toyota C-HR Hybrid kullanacak. 

Boğaz köprülerindeki görevlerde Toyota Prius’lar da kullanılmaya devam ediyor. 

Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki devriye görevlerinde Türkiye’de üretilen Toyota C-HR Hybrid kullanılacak. 

Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. tarafından Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürlüğü’ne törenle teslim edilen Toyota C-HR Hybrid, çevikliği, performansı, çevreci özellikleriyle öne çıkarken yakıt tüketimiyle de dikkat çekiyor. 

Toyota C-HR Hybrid teslimi dolayısıyla düzenlenen törene Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürü Ercan Özmen ve Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. Satış Direktörü Selim Okutur katıldı. 

Toyota Prius’ların teslimat töreninden sonra bir açıklama yapan Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. Satış Direktörü Selim Okutur, köprülerin en sıkışık trafiğinde bile Toyota C-HR Hybrid’in hemen hiç yakıt harcamadan köprüleri geçerek devriye görevlerini yerine getirebileceğinin altını çizerek “Toyota C-HR Hybrid hem ekonomiye hem de çevreye büyük katkısı olacaktır. 

Amacımız hibrit teknolojisine dikkat çekmek ve farkındalık yaratmaktır. Çünkü önümüzdeki süreçte hibrit teknolojisi ile üretilen araçları çok daha sık görmeye başlayacağız” dedi. Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürü Ercan Özmen de, Polis Teşkilatı’nın yürüttüğü görevlerde Toyota marka araçların büyük beğeni ve güvenle kullanıldığını belirtti.

 “Dayanıklılığı ve düşük yakıt tüketimi ile ön plana çıkan Toyota ile işbirliği içinde olmaktan ve bu işbirliğini daima ileriye doğru taşımaktan dolayı mutluyuz. 

Daha önce Prius’ları kullanmış ve büyük tasarruf sağlamıştık” diyen Özmen “Şimdi de Toyota C-HR Hybrid köprülerimizin güvenliğinde bizleri en büyük yardımcısı olacaktır” şeklinde konuştu. 

Türkiye’de Üretilen İlk Hibrit “Toyota C-HR” Türkiye’de üretilen ilk hibrit otomobil olan Toyota C-HR Hybrid de, teknolojisi, donanım özellikleri, konforu, yakıt tasarrufu ve sürüş dinamikleriyle segmentinde bir adım öne çıkarken, 86 gr/km olarak gerçekleşen CO2 salım oranıyla da benzinli araçlardaki oranlarının çok altında kalıyor. 

Çevre dostu kimliği ile dikkat çeken C-HR’de hibrit bataryası ile elektrik üreten motor ve benzin ile çalışan motorun uyum içinde çalışmasıyla yakıt tüketimi de 100 km’de 3,9 litreye iniyor. 

 Hibrit araçlar için geçtiğimiz yıl ekim ayında getirilen ÖTV teşviği ile 1,8 lt motor hacmine sahip olan Toyota C-HR Hybrid şimdi çok daha ulaşılabilir bir fiyat avantajıyla satışa sunuluyor.

Mazda sizi benzersiz sürüş keyfine sahip Mazda otomobilleriyle tanıştırmak, Finans Mazda'nın %0'dan başlayan faiz oranlarıyla sunduğu kredi imkanları hakkında bilgi vermek, 

güzel melodiler eşliğinde birlikte hoşça vakit geçirmek ve sürpriz hediyeler kazanmak için sizi yenilenen mazda showroomlarına davet ediyor. 

29 Nisan - 21 Mayıs tarihleri arasında tüm Türkiye'deki showroomlarımızda düzenlenecek etkinlik günlerinin takvimini 
29 Nisan - Antalya Mepaz / Çorlu Ertuğrul 
6 Mayıs - Adana Mıçı / Trabzon Adnan 
7 Mayıs - Erzurum Yılmaz Yılmazlar / İstanbul Avrupa / Mersin Derya 
13 Mayıs - Ankara SK / İzmir Yeni 
14 Mayıs - İstanbul Merser / Konya Zeki Kaya / Muğla Gören 
20 Mayıs - Bursa İnallar / Gaziantep Akcanlar 
21 Mayıs - Diyarbakır Unatlar / İstanbul Musluoğlu / İzmit Haldız

Skoda tamamen yeni tasarıma sahip kompakt SUV modeline Karoq ismini verdi. Modelin ismi ve telaffuzu, Alaska’nın güney kıyılarındaki yerli halktan esinlenerek oluşturuldu. 

Büyük SUV modeli Kodiaq’ta olduğu gibi Karoq ismi için de, Kodiak Adası’nda yer alan Alutiiq kabilesinden ilham alındı. 

Böylece Skoda, markanın şu anki ve gelecekteki SUV modelleri arasında belirli bir terminoloji oluşturdu. Alutiiq kabilesi, otomobil için ‘KAA’RAQ’ kelimesini kullanıyor. 

‘RUQ‘ terimi ise, ‘ok‘ anlamına geliyor ve aynı zamanda Skoda logosunun ana unsurlarından birini temsil ediyor. Her iki kelimeyi birleştirerek KAROQ ismini oluşturan Çek marka, güçlü bir kombinasyon elde etmiş oldu. 
Skoda’nın 2025 hedefleri çerçevesinde, marka her geçen yıl ürün yelpazesini genişletmeye devam edecek. Ana odak noktalarından biri ise SUV modelleri olacak. 

Kodiaq modelinin tanıtılmasının ardından gelecek Karoq ise yeni bir adımı temsil ediyor. Yeni Skoda Karoq’un dünya prömiyeri, Mayıs ayında gerçekleştirilecek.

Yüksek işçiliği, kalitesi ve tasarımıyla öne çıkan Lexus modelleri, bir kez daha prestijli bir ödülün sahibi oldu. 

2017 yılı içerisinde Türkiye pazarında da satışa sunulacak olan süper coupeLC’nin iç mekanı da ödüllendirildi. 

Her yıl düzenli olarak Wards editörleri tarafından yapılan Otomobillerin En İyi İç Mekanları değerlendirmesinde, Lexus LC 500 ön plana çıktı. 
Değerlendirmede, estetik, tasarım uyumu, malzeme kalitesi, ergonomiler, güvenlik, konfor ve işçilik gibi kriterler dikkate alındı. LexusLC’nin kullanıcı odaklı kabini, fonksiyonelliği, konforu, sportifliği ve lüksü bir arada sunmasıyla beğeni topladı. 

Dış tasarımında birçok ödül elde eden LC’nin kabini de “En İyi İç Mekan” unvanıyla onurlandırıldı.Lexus’un beğeni toplayan ve premium markanın yeni tasarım dilini taşıyan LC, aynı zamanda TakumiUstaları’nın yüksek el işçiliğini de yansıtıyor.

Groupama Sigorta, Hyundai iş birliği ile hayata geçirdiğiHyundai Kasko ile Hyundai araç sahiplerine, olası hasar durumlarında araçlarının değerini koruyacak teminatlara sahip kapsamlı bir güvence sunuyor. 

Groupama Sigorta, Hyundai araç ve sahiplerini kapsamlı ve özel teminatlarla koruyabileceği yepyeni bir ürünü hayata geçiriyor. 

Hyundai iş birliği ile sunulan Hyundai Kasko ile Hyundai araç ve sahiplerine, olası hasar durumlarında araçlarının değeri korunacak şekilde kapsamlı teminatlara sahipözel bir güvence sunuluyor. 

Müşterilerin hasar sonrasında, Hyundai’nin güvenlik ve kalite standartlarına uygun olarak onarılmış ve ilk günkü sağlamlığına kavuşturulmuş otomobiller ile seyahat etmelerini sağlamak üzere hayata geçilen Hyundai Kasko, Groupama’nın yüksek kaliteli teminatlarını içeriyor. 

Hyundai Kasko; ana teminatlardan yanma, çarpma, çarpışma, çalınma ve benzeri pek çok riskin yanı sıra deprem, sel, toprak kayması, fırtına, dolu, yıldırım gibi doğal afetlerde devreye girerken; grev, lokavt, halk hareketleri, terör zararları gibi kamusal risklerde degüvence sağlıyor. Hyundai Kasko Sigortası ile Groupama Kasko avantajları Hyundai araç sahiplerine ulaşıyor! 
Groupama farkını ortaya koyan yüksek kaliteli teminatlariçeren Hyundai Kasko,pek çok avantajı da beraberinde getiriyor ve müşteri memnuniyetini ve güvencesini tam anlamıyla sağlıyor. 

Örneğin, aracınızın satın alma değerini tam 3 yıl boyunca koruyan Hyundai Kasko, 0 km aracınız çalınır veya pert olursa 2. yıl döneminde %20, 3. yıl döneminde ise %25 fazlasına kadar ödüyor. 

Sadece Groupama Sigorta tarafından sağlanan Prim Koruma Teminatı ile istemdışı işsizlik, geçici iş göremezlik veya hastane yatış durumlarında, priminiz karşılanıyor. 

Hasar durumunda isehızlı çözüm ve kaliteli hizmet anlayışıyla, Hyundai Kasko anlaşması olan Hyundai Yetkili Servislerinde hasarınız orijinal yedek parçalar ile eksiksiz karşılanıyor. Ve daha fazlası... 

Hyundai Kasko poliçe sahibi, Groupama Sigorta’nın uygulaması Kaskopilot’tan faydalanabilecek. Kaskopilot ile ne kadar iyi bir sürücü olduğunuzu öğrnemekle kalmayıp E-para da kazanabilirsiniz. 

Kazandığınız E-para’yı ise gönlünüzce harcayabilirsiniz. 0850 250 50 50 numaralı hat üzerinden araç asistans hizmetleri, mini hasarların onarımı ve bir çok artı hizmetten faydalanabilirsiniz.

SEAT S.A. tarihinin en yüksek adetli filo satışını Türkiye’de gerçekleştirdi. Doğuş Otomotiv - SEAT, Abdi İbrahim ile yaptığı anlaşmayla 1.750 adet Leon modelinin satışına imza attı. 

Garenta çatısı altında, uzun dönem kiralama ihtiyaçlarını karşılayan GarentaPRO markası ile gerçekleştirilen işbirliğinde Abdi İbrahim Tıbbi Tanıtım Temsilcileri artık SEAT Leon marka otomobilleri kullanacak. 

Doğuş Otomotiv - SEAT, Türk ilaç sektörünün lider kuruluşu Abdi İbrahim ile yaptığı anlaşmayla 1.750 adet Leon araç satışına imza atarak, marka tarihinde tek seferde yapılan en büyük filo satışını gerçekleştirdi. 

Geçtiğimiz yıllarda da farklı müşterilerle önemli anlaşmalar yapmış olan SEAT markası, GarentaPRO ve Abdi İbrahim ile yapılan işbirliği sonucu yeni bir başarıya imza attı. ODD verilerine göre 2016 yılında segmentinin en çok tercih edilen 2. otomobili olan SEAT Leon, Abdi İbrahim’in yeni otomobili oldu.  
Düşük yakıt tüketimi, yüksek performans 
Abdi İbrahim’in filosuna dahil ettiği SEAT Leon modeller, tasarım, dinamizm, keyif ve kullanım kolaylığı gibi unsurların birleşimi olan ve “Leon Formülü” olarak tanımlanan kavramın geldiği en üst noktayı temsil ederken, kullanıcılarına verimliliği ve performansı da bir arada sunuyor. 

Filoya katılan 1.750 Leon aracın tamamı 115 beygir gücünde, 1,6 TDI motora ve DSG şanzımana sahip. Bu motor, kullanıcılarına yüksek verimlilik sağlarken, aynı zamanda 4,1 litrelik düşük yakıt tüketimini de temin ediyor. 

İleri teknolojiler 
Şehir içi ve şehir dışı yoğun araç kullanımını daha kolay ve zevkli hale getiren Full Link teknolojisi sayesinde, araç kullanıcıları telefon ekranlarını yeni 8 inçlik multimedya ekrandan kontrol edebiliyorlar. 

Ayrıca bu büyük ekran, Yeni SEAT Leon'un Geri Görüş Kamerası teknolojisinden faydalanarak dar alanlara bile kolayca park etmeyi mümkün kılıyor. 

Abdi İbrahim’in tercih ettiği Leon araçlardaki bir diğer özellik de yine kullanım kolaylığı ilkesini esas alarak tasarlanmış olan Elektrikli Park Freni. Tek bir düğmeyle aktif hale gelen bu teknoloji sayesinde eğimli yollarda aracın geri kayması önleniyor. 

Yeni SEAT Leon araçlarda bulunan Yedi Hava Yastığı ve İkincil Çarpışma Freni özellikleriyle uzun saatler araç kullanmak durumunda olan Abdi İbrahim çalışanları için güvenli sürüş de sağlanmış oluyor.

Renault Yetkili Servislerinde, 13 Mayıs 2017 tarihine kadar geçerli tüm Renault ve Dacia araçları kapsayan “Önce Güvenlik Kampanyası” düzenleniyor. 

Bu kampanya ile Renault ve Dacia sahiplerine, yaza girerken araçlarının bakım onarımlarını yaptırmaları ve güvenle tatile çıkabilmeleri için fırsat sunuluyor. 
Kampanya kapsamında Renault Yetkili Servislerinde fren, silecek, aksesuar fix paketlerinde ve tampon onarımlarında yüzde 20 avantajlı fiyatlar bulunuyor. Ayrıca tüm Motrio yaz lastiklerinde 4 al 3 öde avantajı yer alıyor.

6 ay önce ResmiGazete’de yayınlanan ve bugün yürürlüğe giren Araçların İmal, Tadil ve Montajı (AİTM) Yönetmeliği ile birlikte, araçlara cam filmi taktırmak artık serbest oldu. 

Şimdiye dek yasak olan ve taktıranlara ceza kesilen uygulamanın son bulduğunu söyleyen Avukat Cevat Kazma, yönetmelikte ilgili maddede bazı şartların olduğunu açıkladı. Kimi süs, kimi güvenlik, kimisi de sağlık problemleri nedeniyle araçlarına cam filmi taktırıyordu. 

Ancak bu işlemi yaptıran araç sahiplerine, trafik kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle cezai yaptırımlar uygulanıyordu. Bugün yürürlüğe giren yönetmelikle birlikte, artık araçlara cam filmi takmak serbest hale geldi. Ancak yönetmelikte, hem araç sahipleri, hem cam filmi üreticileri hem de uygulamayı yapan işyerleri için bazı şartlar bulunuyor. 

Sadece standartlara uygun olarak üretilmiş ve onaylı cam filmlerinin kullanılmasının mümkün olacağını vurgulayan Avukat Cevat Kazma, araçların ön camlarına hiçbir şekilde cam filmi uygulaması yapılamayacağının altını çizdi. 
Yapılması halinde kesilecek ceza miktarının 189 TL olacağını ve itiraz edilemeyeceğini ifade etti. Cam filmi üreticileri ve uygulama yapan işyerleri için de bazı şartların olduğunu belirten Cevat Kazma, “Cam filmlerinin üretiminde PVC malzeme kullanımı yasak. 

Ayrıca uygulama yapılırken kullanılan yapıştırıcı malzemenin akrilik esaslı olması ve uygulamanın cam panellerin iç yüzüne yapılması zorunluluğu bulunuyor.” dedi. Bir çok kez dava konusu olmuştu! Trafik polisleri ile sürücüler arasında büyük soruna neden olan, ceza kesilir, kesilmez tartışmaları bir çok kez mahkemeye de taşınıyordu. 

Balıkesir’de bir sürücü, aracın ön camında film olmadığı ve görüşünü engellemediği için tarafına kesilen trafik cezasına itiraz etmiş ve Yargıtay tarafından haklı bulunmuştu. İstanbul’da da bir kadın sürücüye, cam filmi nedeniyle trafik cezası kesilmiş, kadın sürücü trafikte tacize uğradığını gerekçe göstererek cezanın iptal edilmesini sağlamıştı.

La Permanente müzesindeki enstalasyonla Velar'ın devrim yaratan SUV tasarımına ilham veren ve gerçek kaliteyi ortaya çıkarmak için karmaşık yapıdan kurtulma anlayışını yansıtan 'Reductionism' (Sadeleştirme) felsefesi sergilendi. 

Halka açık olan sergide, dünyada bir ilk gerçekleştirildi. Modern ve güzel bir şekilde tasarlanmış iç tasarımda sürdürülebilir ve premium kumaşlar kullanıldı. 

 Land Rover Renk ve Malzeme Baş Tasarımcısı Amy Frascella şunları söyledi: "Milano Tasarım Haftası, İtalyanca (Latin kökenli) bir sözcükten adını alan Velar'ı tanıtmak için harika bir fırsat sunuyor. 

Velar'ın renk ve malzeme tasarımını göz önünde bulundurduğumuzda, Kvadrat ile yaptığımız iş birliğinin ne kadar doğru bir seçim olduğunu görüyoruz. 

Kvadrat, Land Rover'ın değerlerini ve sürekli yenilik yapma, müşteri tercihlerini daha çok dikkate alma ve lüks malzemelerin geleceğini ilgili tasarım endüstrilerimizde şekillendirmeye yönelik isteğini paylaşmaktadır. 

Avrupa'nın önde gelen yüksek kaliteli kumaş üreticisi Kvadrat, deri döşemeye eşsiz ve lüks bir alternatif geliştirmek için Land Rover ile yakın bir işbirliği içinde çalıştı. 

Bu İngiliz yapımı, sürdürülebilir malzeme, Land Rover'ın premium görünüm, konfor ve dayanıklılık açısından önde gelen standartlarını karşılamak üzere tasarlandı. Çok sayıda doğal özelliğe sahip olan bu zengin yün ipliği, son derece dayanıklıdır ve tüm iklimlere uygundur; sıcak havalarda serinliği, soğuk havalarda ise sıcaklığı muhafaza eder. 

Sergi, ziyaretçilerini düzensizliğin düşünmeye sevk ettiği bir gerçekliğe davet ediyor. Bu yenilikçi konsept, pek çok duyuya hitap eden eşsiz Reductionism (Sadeleştirme) tasarım enstalasyonu ve Kvadrat tarafından üretilen bir malzemeden yapılmış bir 'ormanda' sergileniyor. 

Ziyaretçiler, yeni Range Rover Velar'ı görmek için bu enstalasyonun bulunduğu yerden geçiyor. BORN ve Land Rover, güzel ve işlevsel ürünlerin olağanüstü tasarımcılarının yaşama ve dünyaya bakma şeklimizi değiştirebileceği inancında birleşiyor. 

BORN, tasarımcıların yeni ürünlerini, kişisel profillerini, markalarını ve ekiplerini sergilediği bir pazar ağıdır. Bu pazar ağında tasarım meraklıları dünyanın dört bir yanından gelen, şık, ustaca tasarlanmış, öncü ürünleri keşfedebiliyor. BORN, Milano Tasarım Haftası'nda sadeleştirme felsefesinden yola çıkan beş eşsiz tasarım sunacak: 

Bunlar, İsviçreli Zenith El Primero tarafından üretilen Range Rover kronograf, laboratuvarlarda sürdürülebilir elmaslar kullanan Amerikalı tasarımcı Vanessa Stofenmacher tarafından tasarlanan takı, Lalique of France tarafından tasarlanan sıvı kristal ev eşyaları, İtalya merkezli Citco'dan sade siyah beyaz mermer banklar, Hong Kong'daki Native Union'dan John Brunner ve Igor Duc tarafından tasarlanan minimalist, zarif teknoloji aksesuarları olacak. 

BORN tarafından tanıtılan tasarımcılar, mükemmel yaratıcılık becerisini her yönüyle onurlandırmak üzere bir araya gelen dünya tasarım elitleri üyeleri için her yıl düzenlenen Land Rover BORN Ödülleri etkinliğine dahil olur. 

Ödüller, sekiz kategoride çekicilik, sürdürülebilirlik, yenilik ve anlamlılık sunan tasarımların sahiplerine verilir. Kayıtlar 8 Mart'ta başladı; yarışmayı #BornCollective etiketi ile takip edebilirsiniz. Kazananlar 26 Temmuz'da Norveç'te açıklanacak.

Üstün nitelikleri ile sektörde standartları yeni zirvesine taşıyan sınıfının lideri NEOPLAN Yeni Tourliner’ın Türkiye’deki ilk uzun yol test sürüşünü MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu yaptı.

MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Otobüs Satış Direktörü Can Cansu’nun da eşlik ettiği test sürüşünde Yeni Tourliner, Bekiroğlu’ndan tam not aldı. 

Antalya’da yapılan Lansman ile ilk kez Türkiye otobüs sektörü ile buluşan ve hayranlık uyandıran NEOPLAN Yeni Tourliner, MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu tarafından test edildi. 

24-25 Mart 2017 tarihlerinde gerçekleştirilen Türkiye Lansmanı’nda etkileyici şovda aracın tanıtımını da üstlenen Tuncay Bekiroğlu, NEOPLAN Yeni Tourliner’ın Türkiye yollarındaki ilk gerçek test sürüşünü de bizzat gerçekleştirdi. MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Otobüs Satış Direktörü Can Cansu’nun da eşlik ettiği Genel Müdür Tuncay Bekiroğlu test sürüşünü, TOPÇAM’a yapılan teslimat sırasında gerçekleştirdi. 

Tuncay Bekiroğlu, 420 kilometrelik yolda, Yeni Tourliner’ın tüm özelliklerini test etti Lansmanda sergilenen özel tasarım ve gold/sarı, yeşil, lacivert renklere sahip ilk üretim Yeni Tourliner’lar, 4 Nisan 2017 Salı sabahı TOPÇAM’a teslim edilmek üzere yola çıktı. MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu ise 2+1 oturma düzenine sahip otobüslerden yeşil renkli Yeni Tourliner’ın kaptan koltuğuna geçerek, konvoya öncülük etti. 

MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Otobüs Satış Direktörü Can Cansu’nun da eşlik ettiği Tuncay Bekiroğlu; Ankara Akyurt’taki MAN Üretim Tesisleri ile Tokat Otogar’ı arasındaki 420 kilometrelik yolda, ilk üretim Yeni Tourliner’ın Türkiye’deki ilk uzun yol test sürüşünü gerçekleştirdi. 

Tuncay Bekiroğlu, öğleden sonra saat 15:45’de 3 otobüslük konvoyun Tokat Otogarı’na ulaşmasıyla son bulan test sürüşünde, Yeni Tourliner’ın tek tek tüm özelliklerini bizzat denedi. 

Tuncay Bekiroğlu’nu sürücü koltuğunda görmek bizleri duygulandırdı, onurlandırdı Genel Müdür Bekiroğlu öncülüğündeki Yeni Tourliner konvoyu, Tokat Otogarı’nda TOPÇAM firması ortakları Erkut Dizman ve Olgun Dizman tarafından karşılandı. Tuncay Bekiroğlu’nu sürücü koltuğunda gördüğünde duygulandığını belirten Olgun Dizman, “Ben de Tuncay Bey gibi işime aşığım. 

MAN Kamyon ve Otobüs Tic. A.Ş. firmasının Genel Müdürü olarak bizlere olan sevgisi ve verdiği değeri gözler önüne serercesine Türkiye karayollarına ilk kez çıkan NEOPLAN Yeni Tourliner’ı bize teslim etmek üzere bizzat kullanarak, tüm yol boyunca özelliklerini test etmesi; bugünü, hayatımda asla unutmayacağım bir güne çevirdi” dedi. 

Her zaman gelişen teknolojileri ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Erkut Dizman ise “Yeni Tourliner’lar, sadece bugünün değil geleceğin de tüm taleplerine cevap veren bir otobüs. NEOPLAN Yeni Tourliner otobüslerini, Türkiye’de ilk kez yollara çıkartarak Tokat halkının ve yolcularımızın hizmetine sunmak bizim için ayrı bir gurur ve onur oldu. 

Ayrıca otobüsleri Tuncay Bey’in bizzat kullanarak getirmesi ise gerçekten de bizler için çok özel bir mutluluk ve onur kaynağı. Tuncay Bey’in bu jesti aynı zamanda; MAN ve TOPÇAM aileleri arasındaki ebedi dostluğunun ve güvenin bir göstergesi, teminatıdır” açıklamasında bulundu.  

Tokat’a bir müşteri teslimatına değil, yaşam boyu dostlarımızı ziyarete geldik 
TOPÇAM Turizm ile olan köklü ve güçlü işbirliklerine değinen Tuncay Bekiroğlu da “Tokat’a bir müşteri teslimatına değil, kardeşlerimizi, dostlarımızı ziyarete geldik. Ankara’da üretilen ilk 3 Yeni Tourliner’ı Tokat’ta sizlere, TOPÇAM Ailesine teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. 

MAN Ailesi için asıl olanın; yaşam boyu iş ortaklarında memnuniyet yaratmak, onlara fayda sağlamak olduğunu belirten Can Cansu da “MAN ve NEOPLAN olarak estetik ve yüksek nitelikli araçlarımızla olduğu kadar, Ar-Ge’mizle, sunduğumuz Satış Sonrası Hizmetler ve diğer tüm faaliyetlerimizde geleneksel olarak hep bu konuya odaklanıyoruz. TOPÇAM ile MAN arasındaki bu güzel işbirliğinin daha uzun yıllar devam edeceğine inanıyoruz” dedi.  

NEOPLAN Yeni Tourliner test sürüşünde, Tuncay Bekiroğlu’ndan tam not aldı… 
Test sürüşü sırasında NEOPLAN Yeni Tourliner’ın tüm özelliklerini tek tek deneyen, limitlerini zorlayan Tuncay Bekiroğlu, “Aslında henüz planlama aşamasından itibaren Yeni Tourliner’ın tüm özelliklerini detaylarıyla biliyoruz. 

Ancak buna rağmen Yeni Tourliner’ı bizzat kullanmak, sunduğu benzersiz avantajları sürüş sırasında bizzat yaşamak beni bile heyecanlandırdı, hayran bıraktı. Aracı yol boyunca limitlerinde test etmeme rağmen, 20.8/100 km’lik tüketim değeri çok çarpıcı” dedi.  

Yeni Tourliner şimdiden sınıfının lideri Kısa sürede pazarda da zirveye çıkacak 
İleri teknolojisi ve üstün nitelikleri ile NEOPLAN Yeni Tourliner’da geleceğin otobüsünü bugünden sunduklarını belirten Can Cansu ise test sürüşü tecrübesi sonrasında “Yeni Tourliner, gerçekten de her açıdan geliştirilmiş, tüm ihtiyaçları karşılayan bir araç. Hem yolcusunu, hem sürücüsünü hem de işletmecisini beklentilerinin de üzerinde mutlu edecek bir otobüs. Bu işin teorisi, katalogda yazılanlar ayrı, otobüsler esas değerlerini yollarda kazanır. 
Binen yolcuların, kullanan kaptanların, araç ve işletme sahiplerinin verdiği notlar ile o otobüsün pazardaki gerçek konumu ortaya çıkar. Yeni Tourliner’ın kataloğu çok güçlü; ama hem yolcu koltuğu, hem şoför koltuğu tecrübemizle ve yakıt tasarrufunu hesaplamak için kullandığımız basit matematik işlemi ile gürdük ki; tüm beklentileri fazlasıyla karşılıyor. 

Üstün nitelikleri ile sınıfında şimdiden elde ettiği liderliğini, kısa sürede yakalayacağı satış başarısı ile otobüs pazarına da taşıyacağına inanıyorum” dedi. Yıl 2017… Otobüs sektöründe yeni bir dönem başlıyor… Yeni Tourliner Türkiye yollarında… Artık ‘SÖZ’ Yeni Tourliner’da…  

Estetik ve dinamizmin mükemmel uyumu 
Etkileyici tasarımı ve üstün özellikleriyle daha ilk bakışta hayranlık uyandıran Yeni Tourliner, sınıfının üzerindeki estetik, konfor ve ekonomik değerleri ile sektörde yeni standartları belirliyor. Yeni Tourliner, sadece ekstra yüksek seyahat konforu ya da mükemmel iç ve dış tasarımı ile değil aynı zamanda ileri teknolojisi, sağladığı benzersiz ekonomik avantajlar ve güvenlik alanlarındaki yeniliklerle de NEOPLAN ailesinin gerçek bir üyesi olarak yollara çıktı. 

Olağanüstü konforu, efektif iç dizaynı, birinci sınıf işçiliği ile yolcuları etkileyerek, evlerinde hissetmelerini sağlayan Yeni Tourliner; açık, keskin ve göz alıcı hatlara sahip tasarımı ve bi-xenon farları ile estetik ile dinamizmin mükemmel uyumunu simgeliyor. Gerçekleştirilen etkileyici ve efektif tasarımı ile Yeni Tourliner’ın rüzgar direnci, orta boy bir otomobil olan Volkswagen Sharan’a eşdeğer boyutlara kadar düşürüldü.  

Performansta bonkör, yakıtta iyice cimrileşti 
Üstün nitelikleri ile standartları zirveye çıkaran Yeni Tourliner, sağladığı yakıt tasarrufu, uzun bakım aralıkları, uzayan parça ve motor ömürleri ile maliyetleri de rakipsiz bir şekilde düşürüyor. MAN TipMatic® – otomatikleştirilmiş 12 ileri Easy-Start şanzımanı ve çevreci 460 hp güç, 2300 Nm torka sahip yüksek performans Euro 6C motoru ile Yeni Tourliner, yakıt cimrisi unvanlı selefine göre yüzde 10 daha da fazla yakıt tasarrufu sağlıyor. 

Motor ve araçta yapılan geliştirmelerle, bakım ve onarım masraflarını önemli ölçüde azaltan NEOPLAN Yeni Tourliner, geliştirilmiş ve test edilip onaylanmış teknolojisi ile şimdi çok daha güçlü ve çok daha ekonomik. EfficientCruise & EfficientRoll işbirliği  

Sürüş konforu ve ekonomisi yaratıyor 
GPS desteği ile mevcut seyir kontrol sistemlerinin oldukça gelişmiş şekli olan EfficientCruise®, Yeni Tourliner’da yokuşlu yol şartlarında doğru vitesi belirliyor. 

Navigasyon sistemine benzer bir şekilde aracın güncel konumu, seyir yönü gibi detayları kayıtlı bir topografik harita üzerinden alan EfficientCruise®, yaptığı hesaplama ile mevcut rotanın yaklaşık 3 kilometre öncesini öngörüp, mevcut rotanın topografik yapısını (iniş – çıkış) analiz eder ve yolun durumuna göre aracın hızını ayarlayarak yakıt tasarrufu olanağı sağlıyor. 

Yeni Tourliner standartları arasında yer alan bir diğer ileri teknoloji Efficient Roll de, 60 km/h hızlarda %1 ile %3 arası eğimlerde, şanzımanı boş konuma otomatik alarak, aracın momentumundan daha fazla faydalanılmasına imkan vererek, yakıt tasarrufuna önemli katkı sağlıyor.  

Daha güvenli, daha büyük, daha hafif 
Yeni Tourliner’da standart olarak sunulan 4. Nesil Şerit Takip Asistanı (Lane Guard System IV (LGS IV), ön camda bulunan LGS modülüne entegre kamera ile şeritleri okuyor. 60 km/h hızın üzerinde aktive olan sistem sinyal vererek yapılan şerit değiştirmelerde aktive olmuyor. Aynı zamanda dar yollarda sistem otomatik olarak deaktif oluyor. 

Acil Fren Asistanı EBA 2 (Emergency Brake Assist) çarpmayı algıladığı durumlarda şoförü uyarıyor ve otomatik olarak frenleme yapıyor. Radar Sensörü, aracın önünde duran veya hareket eden bir cisim algıladığında şoförü görsel ve sesli olarak uyarılmasını sağlıyor. 

Tube in Tube Teknolojisi ile olası devrilme anında ECE-R.66’ya oranla %50 daha fazla enerji absorbe edebilen Yeni Tourliner, daha fazla yaşam alanı sağlıyor. 2017 yılının sonunda yürürlüğe girecek olan ECE-R.66.02 yasal yönergesinin yüksek taleplerini daha bugünden karşılayan Yeni Tourliner, yapılan bu geliştirmelere karşın selefine göre 60 kilo daha hafif. 

Bagaj hacmini artıran yeni yan duvar yapısı ve kullanıcı dostu hafifletilmiş yeni bagaj kapaklarının yanı sıra Yeni Tourliner’da tekerlek üstü trimler de toplamda 30 santim azaltılarak, daha hacimli bir bagaj bölmesi sunuyor. Yeni Tourliner’da daha kolay açılıp kapanması sağlanan bagaj kapakları da %15 oranında hafifletildi. 

Yeni Tourliner’da kabin içindeki eşya koyma gözleri de yeniden tasarlandı. Önceki nesline göre 26 cm genişletilerek daha büyük çantaların konulmasına imkan tanıyan Yeni Tourliner’daki eşya gözlerine ulaşım da çok kolaylaştırıldı.

Yılın ilk çeyreğinde sahibinden.com üzerinden verilen tüm ilanların yaklaşık yüzde 19’unu vasıta ilanları oluşturdu. sahibinden.com’da vasıta ilanına en çok bakan il İstanbul olurken alıcılar tercihlerini beyaz renkli otomobillerden yana kullandı. 
 sahibinden.com’un 2017 yılı ilk çeyrek sahibindex “Vasıta” verileri açıklandı. 

Verilere göre 1 Ocak 2017 - 31 Mart 2017 tarihleri arasında vasıta ilanlarının yüzde 68’ini otomobil ilanları oluşturdu. Otomobil ilanlarını, yüzde 12’lik oranla Minivan-Van-Panelvan, yüzde 7’lik oranla da ticari araç ilanları izledi. 
Verilere göre yılın ilk çeyreğinde en çok beyaz renkli, 2012 model, manuel vitesli, yakıt tipi benzin ve LPG olan sedan kasalı otomobiller tercih edildi. En çok vasıta ilanı bakan iller ise sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Bursa oldu. 

Ortalama 13 dakika 26 saniye süre ile vasıta bakan kullanıcılar, ilanları ararken sırasıyla masa üstü bilgisayar, cep telefonu ve tabletleri tercih etti.

SEAT dünyanın önde gelen geri dönüşüm şirketlerinden biri olan Aqualia ile işbirliği sonunda, atık sudan doğal biyogaz üretmeye başladı. 

Üretilen biyogaz, İspanya’da CNG’li modellerde yakıt olarak kullanılabiliyor. Otomotiv sektöründe, fosil yakıtlara alternatif yakıt üretimi araştırmaları devam ederken SEAT, atık sudan yüzde 100 doğal biyogaz üretme çalışmalarına başladı. 

Aqualia ve SEAT’ın ortak çalışmaları sonunda, İspanya’da satışa sunulan CNG’li SEAT modellerinde yakıt olarak kullanılabilen biyogaz üretildi. 
Benzinli bir otomobile göre yüzde 80 oranında atmosfere daha az karbon salgılayan biyogaz, atık sudan üretiliyor. Bir havuzda toplanan atık su, belli bir zaman dinlendirilmeye bırakılıyor. 

Havuzun altında biriken tortular, fermentasyon süreci sonunda biyogaza çevriliyor. Zenginleştirme ve saflaştırma çalışmasının ardından, biyogaz CNG’li SEAT modellerinde kullanılacak hale geliyor. 

SEAT’ın AR-GE çalışmalarına göre, 50 bin nüfuslu bir yerleşim biriminden 1 yılda toplanan atık sudan, bir otomobili 5 milyon kilometre yani dünyanın çevresinde 100 kez dönmesini sağlayacak biyogaz üretilebiliyor. 

Yine SEAT’ın öngörülerine göre, orta ölçekli bir atık su arıtma tesisi her gün 10 bin metreküp atık sudan, 1.000 metreküp biyogaz üreterek; 150 aracın günde 100 kilometre yol yapmasını sağlayabiliyor.