Fiat’ın yeni kompakt sedanı Ægea proje ismiyle, İstanbul Autoshow 2015 kapsamında görücüye çıkarak tüm dünyaya aynı anda tanıtıldı. 

Sedan konseptinde geliştirilen bu yepyeni araç, geniş iç hacim sunmanın yanı sıra şık stili ile göz dolduruyor. Projenin ismi, Türkiye’yi batıya bağlayan Ege Denizi’ne atıfta bulunuyor. 

FCA –Fiat Chrysler Automobiles- tarafından stratejik olarak her zaman büyük önem taşıyan Türkiye’ye bir övgü niteliği taşıyor. FCA Stil Merkezi tarafından tasarlanan ve Tofaş Ar-Ge ile birlikte geliştirilen yeni kompakt sedan, WCM - Dünya Klasında Üretim’de Altın Seviyeye ulaşan, dünyanın en iyi ve yenilikçi üretim tesislerinden biri olan Tofaş’ın Bursa’daki fabrikasında üretilecek. 


Kasım ayından itibaren Türkiye’de satışa sunulacak olan yeni Fiat kompakt sedan, EMEA bölgesindeki 40 ülkede de satışa sunulacak. Fiat’ın merakla beklenen yeni kompakt sedanının dünya ön gösterimi, 2015 İstanbul Autoshow’da gerçekleştirildi. 

FCA Stil Merkezi ve Tofaş Ar-Ge tarafından geliştirilen ve EMEA (Avrupa-Ortadoğu-Afrika) bölgesinde 40’tan fazla ülkede satılmak üzere üretilen yeni kompakt sedan, böylece ilk kez İstanbul’da görücüye çıkmış oldu. 

Fiat, ilk lansman için İstanbul Otomobil Fuarı’nı seçerek projeye verdiği Ægea ismiyle doğu ile batı arasında sembolik bir köprü kurarak, Türkiye pazarının FCA stratejilerindeki önemini vurgulamış oldu. 

Marka böylelikle1968 yılında Fiat Grubu ve Koç Holding arasında başlamış olan ortak girişimi de bir kez daha gururla taçlandırdı. Yeni kompakt sedan, EMEA bölgesinde varlığını güçlendirmek isteyen Fiat için anahtar niteliğinde stratejik bir rol üstleniyor. 

Otomobilin mükemmel konforu, geniş bagaj hacmi, motor gamı ve etkileyici stili sayesinde Fiat, Türkiye’de kompakt sedan sınıfındaki liderliğini daha da güçlendirecek. Göz alıcı tasarımı, zengin donanım seçenekleri, iddialı kabin genişliği ve yük kapasitesiyle de ön plana çıkan yeni kompakt sedan, İtalyan tarzı konfor, verimlilik ve teknolojinin muhteşem bir kombinasyonu olarak Fiat’ın bu hedefinde başrolü üstleniyor. 

 İtalyan tarzı İtalya’da bulunan FCA Stil Merkezi’nde tasarlanan ve FCA’in Avrupa’daki en önemli iki ürün geliştirme merkezinden biri olan Tofaş Ar-Ge ile birlikte geliştirilen Fiat’ın yeni kompakt sedanı, üç yıl süren geliştirme sürecinde projede çalışan 2000’den fazla kişiden oluşan bir ekip tarafından hayat buldu. 

 Sedan modellerin genellikle en baştan hatchback araçlara bagaj bölümü eklenerek tasarlanmasının aksine Fiat’ın bu yeni modeli, en başından itibaren “Sedan” formunda tasarlandığı için güçlü ve uyumlu hatlara sahip. Fiat’ın yeni sedanına yandan bakıldığında farlardan başlayıp arka aydınlatma grubuna uzanan belirgin biçimdeki hat ve cam yüzeyler, ferahlık ve geniş iç hacim duygusu vererek için dinamik bir görünümü garantiliyor. 

Arka bölümde göz alıcı tasarımlı aydınlatma grubu ve uyumla tasarlanmış bagaj bölümü İtalyan estetik anlayışını ortaya koyuyor. Ön bölümde ise kaslı görünüme sahip motor kaputunun tavana uzanan keskin çizgileri aracın güçlü karakterini ortaya koyuyor. Ön ızgara, aydınlatma grubu ile bütünleşik bir yapıya sahip. Krom kaplı detaylar, orijinal ve benzersiz bir grafik desenle Fiat logosunu destekliyor. 

Sınıfının zirvesinde iç hacim ve bagaj kapasitesi Yeni Fiat Ægea projesi, geniş iç hacim ve uyumlu çizgileri biraraya getirerek güzellik ve fonksiyonelliğin kusursuz birleşimini ortaya koyuyor. Yeni modelin 4.5 metrelik uzunluğu, 178 santim genişliği,148 santim yüksekliği ve 264 santimlik aks mesafesi aracın mükemmel iç genişliği hakında fikir veriyor. Tüm bu boyutlar 5 yetişkini konforla ağırlayabilen yaşam alanı ve 510 litreyi aşan bagaj hacmini aynı çatı altında buluşturuyor. 

Dayanıklı ve verimli motorlar Yeni Fiat Ægea projesi, dayanıklı, yakıt tüketimi bakımından tutumlu ve yüksek performanslı motor seçenekleri ile donatılacak. 95 - 120 HP arasında güce sahip, hem manuel hem de otomatik şanzımanla tercih edilebilecek iki Multijet II turbo dizel ve iki benzinli motor, yeni sedanının kaputu altında görev yapacak. 

Özellikle dizel motor seçenekleri 100 km’de ortalama 4 litrenin altında yakıt tüketimiyle son derece tutumlu bir performans ortaya koyuyor. Uconnect ™: teknolojide son nokta Yeni model, hem sürücünün hem de yolcuların hayatını kolaylaştıran sayısız yaratıcı çözüme sahip olmasıyla daha yollara çıkmadan dikkat çekmeyi başarıyor. 

5” renkli dokunmatik ekrana sahip Uconnect ™ multimedia sistemi; Bluetooth bağlantısı, müzik çalar, metin okuma ve ses tanıma özelliklerinin yanı sıra, iPod uyumlu AUX ve USB portları, ve direksiyondan kontrol özelliklerini sunuyor..ototeknikveri
Japon Otomotiv Üreticisi Suzuki, İstanbul Autoshow 2015’te en yeni modellerini sergiliyor. 

Otomobilseverlerin merakla bekledikleri yeni nesil Vitara Türkiye’de ilk kez görücüye çıkarken, A segmentindeki yeni otomobilimiz, Suzuki Celerio’da İstanbul Autoshow 2015’te katılımcılara tanıtılacak.

Suzuki’nin Swift, Swift Sport, Jimny ve S-Cross modelleri de fuarda sergilenen diğer otomobilleri olacak. Motosiklet tutkunlarını da unutmayan Suzuki, V-Strom ve Intruder modellerine standında yer verecek. Euro Ncap’tan 5 yıldız Yeni Vitara, 4x4 Allgrip teknolojisiyle 4 farklı sürüş keyfi yaşatıyor.

Allgrip sistemi normal sürüş koşullarına özel auto, virajlı yollara özel ve performansı arttırıcı spor, karlı yollara özel kar ve çamur, kum veya çok karlı yollar için ise kilit olmak üzere 4 farklı sürüş modu sunuyor. 

Euro Ncap’tan 5 yıldız alan Yeni Vitara’nın özellikleri arasında üstün yakıt tasarrufu, hafiflik, mekanik enerji kaybının azaltımı, daha iyi aerodinamik performans için arabanın şeklinin optimize edilmesi, otomatik motor start / stop sistemi gibi özelliklerin yanı sıra yeni nesil ALLGRIP 4x4 sürüş sistemi, Radar Fren Desteği ve Adaptive Cruise Control sistemi yer alıyor.Star gazetesi
Fransız markayı minik sınıfta temsil edecek Kwid, 4700 dolar yani Türk Lirası ile 12 bin TL’ye Hindistan’da satışa sunulacak. 



Model Avrupa pazarında ise Duster gibi Dacia markası altında satılacak. Bir crossover havasına sahip A segmenti temsilcisi, 3680 mm uzunluğu ve 1580 mm genişliğiyle ideal bir şehir otomobili olacak.
Renault’nun yeni marka kimliğine sahip otomobil profilden bakıldığında Dacia Sandero’yu andırırken, arkadan ise markanın B-segmenti crossover temsilcisi Captur’den izlere sahip. 

0.8 litrelik benzinli motor ve beş ileri manuel şanzımanla pazara adımını atacak otomobilin Hindistan fiyatı da bir o kadar da iddialı. 4700 USD başlangıç fiyatına sahip otomobil, bugünün kuru ile sadece 12 bin 248 TL’ye geliyor.Automagg
TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde 22-31 Mayıs’ta düzenlenen İstanbul Autoshow 2015’te, otomobil tutkunları “dünyanın yeni harikaları” ile buluşuyor ODD(Otomotiv Distribütörleri Derneği) ve TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. işbirliği ile 22-31 Mayıs 2015 tarihleri arasında, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Beylikdüzü’nde düzenlenen İstanbul Autoshow 2015’te, 60’ın üzerinde yeni model Türkiye’de ilk kez otomobil meraklılarıyla buluştu. 

Yeni modellerin ikisi ise dünyada ilk kez İstanbul Autoshow’da tanıtıldı. TÜYAP’ta, 14 salon ve toplam 120.000 metrekare kapalı alanda düzenlenen Autoshow 2015’te otomobil tutkunları dünyanın yeni harikaları olan son model otomobillerle biraraya geldi.

İstanbul Autoshow 2015’in açılışına katılan T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, hükümet olarak otomotiv sektöründe yerli üretime önem veren ve Ar-Ge yapan firmaları destekleyeceklerini belirterek Ar-Ge ve inovasyonun önemine değindi. Fikri Işık şunları söyledi. “Önümüzdeki dönemde seri üretimde esneklik ve çeşitlilik artacak ayrıca çevreci otomobiller de yaygınlaşacak. 

2020 yılında her 5 otomobilden birinin elektrikli otomobil olmasını öngörüyoruz. Yerli markaların yükselmesi için en önemli fazı gerçekleştirdik. TUBİTAK ile birlikte geleceğin teknolojilerini kurmak üzere çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Türk otomotiv sektörünün dünyada yaygınlaşan yeni trendde aktör olması ve öncü rolü üstlenmesi için gereken gayreti göstereceğiz. 

Yeni çıkan kanunla Ar-Ge merkezlerini destekliyoruz Türkiye’de halen 184 Ar-Ge merkezine ulaştık. Yerli üretimi destekleyerek üretimle birlikte tüketimi artırmaya varız. Türkiye de bilgi satmanın hesabını yapmalıdır.” İstanbul Autoshow 2015’in açılışı nedeniyle düzenlenen basın toplantısında konuşan ODD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar da, fuarın, Türkiye ve otomotiv sektörünün yurt içi ve yurt dışındaki itibarına ve bilinirliğine katkı sağlayacak en önemli etkinliklerden birisi olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

 “Fuar çalışmalarına 90’lı yıllarda başladık. O günlerden beri 1 milyon m²’de 8 milyon otomobil sever ziyaretçimizi gelecekle ve geleceğin bugüne yansımış güncel marka ve modelleriyle buluşturduk. Bu yıl da 2’si dünya lansmanı olmak üzere 37 ayrı marka ve 60’dan fazla yeni model huzurlarınızda. Bu çerçevede bu yılın konsepti de “Dünyanın yeni harikaları” oldu. Biliyorsunuz ki; bizler uzun vadeli plan ve yatırımlar yapan bir sektörüz ama piyasanın gereği hayatı 30 günlük safhalar halinde yaşıyoruz.

İstanbul Autoshow 2015 vesilesiyle o uzun vadeli plan ve yatırımlarla kurguladığımız gelecek yorumlarını beğeni ve görüşlerinize sunuyoruz.” 2015 yılının sektör için 2014’e oranla biraz daha iyi geçmesinin beklendiğini belirten Bayraktar, “2015 yılının ilk 4 ayına bakınca sanki pazarda yüksek bir büyüme trendi yakalanmış gibi görünmekle beraber, iyi analiz edildiğinde 2013’ten 2014’e yaşanan hızlı düşüşün baz etkisinin olduğunu anlıyoruz. 
Bir önceki yıla göre yüzde 50 üzerinde gerçekleşmiş gibi gözüken büyüme aslında baz etkisi dikkate alındığında sadece yüzde 17 civarında. Yılın geri kalan bölümü içinse aynı tedbirli iyimserliğimizi korumak istiyoruz. Yılsonu için pazar tahminimiz de hala değişmedi, 900 bin adetler civarında olacağını öngörüyoruz.” dedi. TÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal ise açılışta yaptığı konuşmada: “İstanbul Autoshow 2015 için çok heyecanlıyız. 

TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Beylikdüzü’nde, 120.000 metrekare kapalı ve 25.000 metrekare açık olmak üzere toplam 145.000 metrekare fuar alanında, katılımcılara ve ziyaretçilere her türlü konforu sunuyoruz. Dünyanın yeni harikalarını otomobilseverlerle buluşturacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. 

Gerek katılımcı gerek ziyaretçi profiliyle dünyanın en önemli otomobil fuarları arasında yer alan İstanbul Autoshow, hem yaratıcı konseptiyle hem de markalarıyla bu yıl da ziyaretçileri büyüleyecek.” dedi. Türkiye’nin ve otomotiv sektörünün yurtiçi ve yurtdışındaki itibarına ve bilinirliğine katkı sağlayacak en önemli etkinliklerden birisi olan İstanbul Autoshow, bu yıl “harikalar diyarı” konsepti ile ziyaretçilerini karşılıyor. 

Konsept, otomobil markalarının artık fuarları sadece yeni modellerini sergileyecekleri bir alan olarak değil aynı zamanda geleceğin teknolojilerini tüketici ile tanıştırmak için bir platform olarak da gördüğü gerçeğinden yola çıkarak geliştirildi. Fuarlarda sergilenen ‘acaba gerçeğe dönüşür mü, çok mu fütüristik?’ diye düşünülen bir teknolojinin kısa sürede satışa sunulan modellerde yer alması artık şaşırtıcı değil. Son dönemde yeni teknolojilerin hayata geçme süresi de oldukça kısaldı ve birkaç yıl önce hayal olan özellikler hızlıca gerçeğe dönüşebiliyor. 

Bu yaklaşımla geliştirilen ‘harikalar diyarı’ konsepti kapsamında sergilenecek otomobiller de ‘dünyanın yeni harikaları’ olarak tanımlandı. İstanbul Autoshow 2015, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Beylikdüzü’nde, 120.000 metrekare kapalı ve 25.000 metrekare açık olmak üzere toplam 145.000 metrekarelik fuar alanında gerçekleştiriliyor. 

İstanbul Autoshow, gerek katılımcı gerek ziyaretçi profiliyle dünyanın en önemli otomobil fuarları arasında yer alaıyor ve hem yaratıcı konseptiyle hem de markalarıyla büuük ilgi görüyor. 21 Mayıs’ta basın ve VIP açılışı yapılan fuar, 22-31 Mayıs 2015 tarihleri arasında ziyaretçileri ağırlayacak. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Beylikdüzü’nde gerçekleşecek İstanbul Autoshow için ziyaret saatleri hafta içi 12:00 – 21:00, hafta sonu ise 11:00 – 21:00 olarak belirlendi. 

İlk günden bu yana sürekli gelişen ve büyüyen İstanbul Autoshow, bugün sadece Türkiye’nin değil Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük otomobil fuarlarından biri. İstanbul Autoshow, 2006 yılında uluslararası otomotiv üreticileri derneği OICA tarafından Uluslararası Otomotiv Fuarları Takvimi’ne alındı ve resmi olarak dünyaca kabul gören bir fuar haline geldi. 

Otomotiv fuarları içinde belli bir düzeye ve kaliteye ulaşanların alındığı takvime girebilmiş olmak, Türkiye otomotiv sektörünün uluslararası alandaki prestiji açısından da son derece önemli. İstanbul Autoshow 2015’in ana sponsorluğunu Shell, ulaşım sponsorluğunu Continental, etkinlik sponsorluğunu Çelik Motor Filo, hizmet sponsorluğunu Generali Sigorta ve medya sponsorluğunu ise Doğan Burda Medya Grubu üstleniyor.

Taksicilerle yolcuları buluşturarak hızlı, kolay ve güvenli seyahat ortamı sunan BiTaksi ile İstanbul’da yolculuk yapanlar taksimetreye Mayıs ayı sonuna kadar daha az ödeyecek. 

Saat 10:00 – 17:00 ve 20:00 – 07:00 arasında yapılan kredi kartı ve BKM Express ile ödenen tüm yolculuklar yüzde 20 indirimli olacak. 31 Mayıs Pazar günü 23.59’da son bulacak kampanyada tek yolculukta maksimum indirim tutarı ise 10 TL olarak belirlendi. 
BiTaksi Hakkında: “Cebindeki Taksi” sloganıyla yola çıkan, taksicilerle yolcuları akıllı telefon uygulamasında buluşturarak hızlı, kolay ve güvenli seyahat ortamı sağlayan BiTaksi, Mart 2013’de kuruldu. 60 kişilik bir ekibe sahip olan BiTaksi’nin şu anda İstanbul’da biri merkez olmak üzere 4, Ankara’da da 1 ofisi bulunuyor. 

Yolcularına kredi kartı, BKM Express ve PayPal ile de ödeme imkanı sağlayan BiTaksi yüzde yüz yerli yazılıma sahip. 2015 yılında İzmir’de de hizmet girmesi planlanan BiTaksi’ye kayıtlı İstanbul’da 11 bin, Ankara’da ise 1000’in üzerinde sürücü bulunuyor. BiTaksi uygulaması, iOS ve Android işletim sistemli akıllı telefonlara 1 Milyon 250 bin kişi tarafından indirildi.
Otomotiv sektörüne koruyucu ürünler sağlayan Amerikan menşeli Ziebart’ın Türkiye Ana Lisansörü Genel Müdürü Hakan Alptekin sıfır araç alacakların araçları ile beraber, bilinmeyen cam filmi, boya koruma, iç koruma gibi ürünler ile bağlantılı hizmetleri de satın aldıklarını ve araçlarını riske attıklarını açıkladı. 

Ziebart Türkiye Ana Lisansörü Genel Müdürü Hakan Alptekin yaptığı açıklamada, sıfır araç satan yetkili bayii veya galerilerin önemli bir bölümünün, cam filmi, boya koruma, iç koruma gibi hizmetleri araç satılırken beraberinde satmak istediklerini, ancak birçok satış noktasında söz konusu işlerin marka tarafından değil taşeron firmalara yaptırıldığını, dolayısıyla müşterinin aracına ne yaptırıldığını çok iyi bilmesi gerektiği konusuna dikkat çekti. 

Servet değerindeki sıfır araçlara, maalesef sık rastlandığı gibi markası ve menşei bilinmeyen, kaliteleri tartışmaya açık koruma ürünleri ile işlem yapılması halinde, aracın korunmasından ziyade ona önemli ölçüde zarar verebileceğini ve sonrasında da orijinale dönebilmenin kolay olmayacağına değinen Alptekin, tüketicinin dikkatini çekerek araçlarına yaptıracakları işlemler öncesinde kullanılacak olan ürünlerin marka ve menşeini öğrenmelerini, konuyla ilgili yazılı bir garantinin verilip verilmeyeceğini, veriliyorsa bunun kapsamının muhakkak araştırılması gerektiğini söyledi. Alptekin “İstendiğinde bu konuda dileyen her müşteriye tarafsız ve ücretsiz olarak bilgi desteğinde bulunabiliriz” dedi. 

Alptekin ayrıca, Mayıs ayı itibariyle Maliye Bakanlığının yürütmeye sokmuş olduğu yeni düzenlemede sıfır otomobil satışları esnasında araca uygulanacak olan, boya koruma, cam filmi, iç koruma gibi sonradan eklenecek tüm ürün, aksesuar veya hizmetlerin tutarlarının, aracın ödenecek olan ÖTV ve KDV’sine matrah oluşturacağını, bu nedenle bu işlemlerin aracın satın alınması sırasında yaptırılmasının tüketiciye daha pahalıya mal olabileceğinin de dikkate alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
SEAT, İstanbul Autoshow’da, başarılı model ailesi Leon’un Türkiye’de satışına başlayacağı iki yeni modeli; Leon X-PERIENCE ve Leon Cupra 280’i tanıttı. 

Yeni modellerin tanıtımı için düzenlenen ve Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar ve SEAT S.A. Dünya Başkanı Jürgen Stackmann’ın katıldığı toplantıda, markanın gelecekteki tasarım felsefesini temsil eden 20V20 konsept modeli de tanıtıldı. 

Kapılarını bugün açan ve 31 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek İstanbul Autoshow’da SEAT, markanın gelecekteki tasarım DNA’sının izlerini taşıyan konsept modeli 20V20’yi tanıtıyor. Başarılı model ailesi Leon’un iki yeni modeli; SEAT’ın ilk all-road aracı Leon X-PERIENCE ve şimdiye kadar üretilmiş en güçlü SEAT olan Leon Cupra 280 fuarın ilgi çeken modelleri arasında yer alıyor. 

 Yeni modellerin tanıtımı amacıyla düzenlenen toplantıda konuşan Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar ekonominin lokomotifi konumunda olan otomotiv sektörünün her geçen yıl büyüdüğünü, Türk otomotiv sektöründe faaliyet gösteren firmaların hizmetleriyle uluslararası çapta söz sahibi olduğunu söyledi. 

Aclan Acar “Türkiye’deki kullanıcıların talepleri, küresel çapta daha fazla karşılık buluyor ve belirleyici oluyor. Artık markalar bu talepleri çok daha fazla dikkate alıyor. Bugün açılışını yapmak üzere bir araya geldiğimiz Istanbul Autoshow da sektörümüzün geldiği yerin en büyük göstergelerinden bir tanesi. 

Biz de Doğuş Otomotiv olarak, müşterilerimizle ve otomotiv tutkunlarıyla bir araya gelmemize olanak tanıyan, ürünlerimizi, hizmetlerimizi ve başarılarımızı paylaşma fırsatı sunan bu fuarda yerimizi aldık” şeklinde konuştu. SEAT yükselen değerimiz Doğuş Otomotiv olarak İstanbul Autoshow’da 7 markayla yer aldıklarını belirten Aclan Acar, halen satışı gerçekleştirilen modellerin yanısıra, Türkiye’nin, hatta dünya kamuoyunun ilk kez İstanbul Autoshow’da göreceği modelleri de sergilediklerini belirtti. 

Acar, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de satışına fuarla birlikte başladığımız Leon X-PERIENCE ve Leon Cupra 280 bu modellerden ilk ikisi. Özellikle son yıllarda gerçekleştirdiği ürün yenilikleri ve çalışmalarıyla tüm Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de başarılı bir ivme yakalayan SEAT, Doğuş Otomotiv’in ve Volkswagen grubun yükselen değerlerinden biri oldu. 
Yeni modeller, SEAT S.A. ile olan başarılı işbirliğimiz ve SEAT Türkiye ekibinin özverili çalışmalarıyla bu ivmenin artacağından kuşkum yok”. Türkiye, SEAT dünyasının en önemli oyuncularından Aclan Acar’dan sözü alan SEAT S.A. Dünya Başkanı Jürgen Stackmann, Türk ekonomisindeki istikrar ve otomotiv pazarındaki büyümenin, Türkiye’yi SEAT dünyasının önemli bir oyuncusu konumuna getirdiğini söyledi. 

Doğuş Otomotiv’in de desteğiyle SEAT rekor kırıyor Doğuş Otomotiv’le 15 yılı aşkın bir süredir sağlam ve güçlü bir işbirliği yürüttüklerini söyleyen Stackmann, “Güçlü ortağımız Doğuş Otomotiv sayesinde, son 5 sene içinde SEAT satışlarını Türkiye’de ikiye katladık. Geçen yıl 12 bin 700 adet toplam satış rakamıyla rekor kıran SEAT, yüzde 12’lik daralma yaşanan Türkiye binek otomobil pazarında satışlarını yüzde 15 oranında artırmayı başardı. 

Üstelik 2015 yılına da çok hızlı bir başlangıç yaptık. Yılın ilk dört ayında binek otomobil pazarı yüzde 49’luk bir artış gösterirken, SEAT yüzde 112’lik bir büyüme gerçekleştirdi. 

Bu satış adetleri ile Türkiye, SEAT dünyasında en büyük sekizinci pazar durumuna geldi. Bir kez daha bu büyük başarıyı gerçekleştiren SEAT Türkiye ekibini kutlamak istiyorum” dedi. SEAT’ın, dünya genelindeki satışlarında elde ettiği büyüme oranlarında, 2014 yılında üst üste ikinci kez iki haneli rakamları yakalayarak önemli bir ivme kazandıklarını söyleyen Stackmann, 2015 yılının Ocak-Nisan ayları arasında da yüzde 9’luk bir büyüme elde ettiklerini ifade etti. 

SEAT modelleri Leon’un izinden gidecek Stackmann sözlerine şu şekilde devam etti, “Leon model ailemiz, SEAT tarihinde ilk kez Ibiza’nın satış rakamlarını geçti. Leon’un başarısındaki bu ürün formülünü tüm model yelpazemize uyguluyoruz. Bir anlamda markamızı LEONIZE ediyoruz. 

Leon’un bu başarılı model izinden tüm modellerimizin devam etmesi yönünde kararlar aldık ve odağımızı küçük otomobillerden kompakt otomobillere doğru kaydırdık.” Türk kullanıcılar Leon’u seviyor SEAT’ın başarılı model ailesi Leon’un iki yeni modelini fuarla birlikte Türk müşterilerle buluşturduklarını söyleyen Stackmann, “Leon X-PERIENCE ve Leon Cupra 280 ile Türk tüketicilerimize Leon ailesinin tüm modellerini sunmuş oluyoruz. 

Bu bizim için önemli, çünkü Leon model ailesi Türkiye pazarındaki en önemli oyuncumuz. Tüm SEAT satışları arasında yüzde 53’lük bir paya sahip olan Leon, en popüler modelimiz.” şeklinde bilgi verdi. 

SEAT, SUV pazarında da iddialı olacak Gelecek yıl pazara sunulacak SUV modelin, marka için önemli bir kilometre taşı niteliğindeki olduğunu söyleyen Stackmann, “Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de büyüyen bir pazar olan SUV segmentinde bu modelimizin başarılı olacağına eminim” dedi. Fuarda sergilenen konsept model 20V20 ile ilgili olarak da bilgi veren Stackmann, “Bu konsept model, markamızın gelecek vizyonunu simgeliyor. 

20V20 bu anlamda bize rehberlik eden bir yıldız ve önümüzdeki beş yıllık dönem içindeki araştırma-geliştirme çalışmalarımız için bir yol gösterici niteliğinde. SEAT olarak, müşterilerimize, yenilikçi tasarıma ve modern teknolojiye sahip modeller geliştirmeyi ve sunmayı hedefliyoruz. 

Dört kapılı bir coupe aracın dinamik tasarımını, kompakt bir otomobilin şıklığıyla birleştiren 20V20, 20 inç jantları, full LED farları, iç tasarımındaki kusursuz detayları ve 5 kişinin çok rahat bir yolculuk yapmasına imkan veren kabin özelliği, sürücü destek ve güvenlik sistemleriyle tam bir kompakt SUV” şeklinde konuştu. 

Stackmann, “Güçlü ortağımız Doğuş Otomotiv ile gerçekleştirdiğimiz başarılı işbirliği sayesinde SEAT’ın önümüzdeki yıllarda Türk otomotiv sektöründe parlayan bir yıldız olmaya devam edeceğine inanıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Boya ve döşeme koruma, oto kuaför ve bakım uygulamaları konusunda ABD’nin en başarılı firmalarından Cal>Tex’in ResistAll markası İstanbul Autoshow’da kendi standında tanıtılacak. 

Yeni nesil Nano teknoloji ile üretilen ResistAll, sıfır km araçlara trafiğe çıkmadan önce uygulandığında, dış etkenlerden kaynaklanan zararlara karşı garantili bir koruma sunuyor ve aracın ilk günkü gibi yeni kalmasını sağlıyor. 

Çevre ve insan dostu ResistAll ürünleri ile korunan otomobiller, güneş ışığından, yağmurdan, endüstriyel döküntülerden, kuş pisliğinden ve hatta asit yağmurlardan bile uzun süre etkilenmiyor. Bayraktar Otomotiv tarafından Türkiye’de satışa sunulan Amerika’nın en çok tercih edilen boya koruma markası ResistAll’un tüm ürünleri İstanbul Autoshow Fuarı’nda Salon 8’de yer alan standında tanıtılacak. 

Yeni ve ikinci el otomobillere tam koruma Bayraktar Otomotiv şubelerinde yeni ve ikinci el otomobillere uygulanan ResistAll detaylı iç ve dış koruma sağlıyor. Yıkama, bakım ve koruma başlıkları altında her ihtiyaca ve bütçeye uygun, 5 alanda 25 farklı hizmet paketi sunan ABD’li markanın, otomobilin boyasını dış etkenlere karşı uzun süre koruyan çevre dostu ResistAll NG ve NG2 Koruma Hizmeti, yeni araçlarda 5 yıl, ikinci el araçlarda ise 3 yıl garanti ile sunuluyor.

ResistAll NG ve NG2 ürünlerinin üretiminde yeni nesil “Nano Teknoloji”nin kullanılması uzun süreli kalıcılık ve dayanıklılık sunulmasını sağlıyor. Yeni nesil Nano teknololojiyle üretilen ResistAll NG ve NG2 ürünlerle korunan otomobiller, güneş ışığından, yağmurdan, demir tozu gibi endüstriyel döküntülerden, hatta asit yağmurundan bile üzün süre etkilenmiyor. 

Çevre ve insan dostu ürünü çocuklu aileler de gönül rahatlığı ile kullanabiliyor Su lekesi bırakmayan, kuş pisliğinden bile koruyan ResistAll, 2005 yılından bu yana, her yıl Teksas Çevre Koruma Ajansı tarafından en yüksek notu (100%) alarak çevre dostu ürün unvanını elinde tutuyor. Cal&Tex, C2 sertifikasına layık görülen sayılı Teksas'lı firma arasında yer alıyor. 
En katı VOCs (Uçucu Organik Bileşenler) standartlarına uyumlu olarak üretilen ResistAll, insan sağlığına zarar verebilecek kimyasalların havaya karışmasına yol açmıyor. Böylece zararlı maddelerin solunum yoluyla insan vücuduna girmesinin önüne de kesin bir şekilde geçilmiş oluyor. 

Örneğin, neredeyse her kalıcı lekeyi ortadan kaldıran su bazlı kumaş koruma ürününün Uçucu Organik Bileşenler seviyesi %0 oranına yakın. Çocuklu aileler bile uygulama yapıldıktan hemen sonra araca gönül rahatlığı ile çocuklarını bindirebilirler. Kendi alanında, ABD’nin en büyük bayilik teşkilatlarından birine sahip olan Cal>Tex’in ResistAll markası Türkiye’de sadece Bayraktar Otomotiv şubelerinde uygulanıyor. 

ResistAll ürünleri
1- ResistAll Özel Yıkama (A Touch of Shine - El ile “özel” yıkama) 
2- ResistAll Bakım (Pink Special; Deluxe Pink Special; Shine &Clay Bar Ekspres; Özel Detail; Özel Detail DELUXE; Komple Detaylı Dış Yüzey) 
3- ResistAll Temizlik (Ekspres İç Temizlik; Komple İç Temizlik; Komple İç Temizlik ve Pink Special Kombi; Halı, Paspas, Döşeme Yıkaması ve Buharla Temizlik; Komple İç - Dış Temizlik; Usta'nın Elinden) 
4- ResistAll NG ve NG2 Koruma (Yeni 0 km Araç için NG2 Boya Koruma; Yeni 0 km Araç için NG2 Vinil, Deri veya Kumaş Döşeme Koruma; Yeni 0 km Araç için İç - Dış Oto Koruma; İkinci el araç için NG Boya Koruma; İkinci el araç için NG2 Vinil, Deri veya Kumaş Döşeme Koruma; İkinci el araç için Oto Koruma) 
5- ResistAll À La Carte Bakım / Koruma (Jant Cilası, Motor Koruma ve Buhar Temizlemesi; Deri, Vinil Temizliği ve Bakımı; Far Parlatma; Ön Cam Bakımı; Alt Gövde Koruma; Ses Yalıtımı)
Fransız tarzı lüks anlayışının simgeleyen premium otomobil markası DS, İstanbul Autoshow Fuarı’nda kendi standında otomobilseverlerle buluşuyor. 

Markanın ilk DS logolu ürünü olan ve amiral gemisi olarak nitelendirilen DS 5, yenilenen yüzü ile fuarda boy gösteriyor. Tasarımıyla eski DS modellerini anımsatan yeni DS 5, “DS Wings” adı verilen çarpıcı ön ızgaraya sahip. 

Güçlü motoru ve “High Tech” teknolojileri ile yeni baştan yaratılan DS5, DS modellerinin en lüksü olarak tanımlanıyor. Yeni BLUEHDi motora sahip EAT6 şanzımanlı sportif DS4 öne çıkan modeller arasında yer alıyor. 

Fuarın sürpriz modeli ise 68 model bir nostaljik “DS 21 Pallas“. Fransız tarzı lüks anlayışının simgesi DS, İstanbul Autoshow Fuarı’nda kendi standında yer alıyor. Sıra dışı tasarımlarını, yenilikçi teknolojilerle harmanlayan Premium otomobil markası DS, tüm modelleri ile fuarın ilgili odağı olmaya hazır. 

DS standında; tam otomatik 6 ileri şanzımana sahip 165 HP gücündeki direkt enjeksiyonlu turbo benzinli yeni DS 5, 92 HP gücündeki 1.6 e-HDi BMP, “DS LED Vision” özelliğiyle dinamik görünüme kavuşan DS3 CABRIO ve DS3 modelleri ile 120HP gücündeki 1.6 BlueHdi EAT6 motora sahip DS4 sergiliyor. Standın nostaljik modeli 68 model bir “DS 21 Pallas”. DS, yeni “DS 5” ile yeniden doğuyor… 

Yeni DS 5; markanın ilk DS logolu otomobili olma özelliğini taşırken, avant garde tarzı, dinamik tasarımı, high-tech teknolojisi, detaylarda saklı tasarım özellikleri ile hem günümüzün hem de geleceğin tüm DS otomobillerinin özelliklerini taşıyor. 

Markanın tasarım ekiplerinin 60 yıl öncesinin orijinal DS modeline sadık kalarak tasarladıkları yeni “DS 5” modeli, rengi ve özel kabin süslemeleriyle sıra dışı ve premium bir duruş sergiliyor. DS 5’in lansman rengi olan mavi mürekkep gövde renkli DS 5, yarı anilin deri iç mekan“criollo” saat kayışı ile donatıldı. DS LED Vision ile daha çarpıcı bakışlara sahip DS 5’deki en önemli yenilik ön yüzündeki değişim. 

DS5, DS LED Vision ile daha dinamik bakışlara büründü. “Led“ ve “Xenon” farlarla donatılmış aracın merkezinde DS logosu konumlanıyor. Yatay olarak biçimlendirilmiş “DS Wings” adı verilen ön ızgara ise eski DS modellerine göz kırpıyor. İç mekanda bulunan yeni nesil dokunmatik ekran ise sürücülere kolaylık sağlıyor. Çok geniş iz mesafesi ile yola sıkıca oturan lastikler ve çift egzoz borusuyla tamamlanan arka görünümü, Citroën DS5’in kişiliğini daha da güçlendiriyor. 

Bu son versiyon tüm DS modellerinin en lüksü olarak göze çarpıyor. DS3 ve DS3 CABRIO’nun yeni far imzası: DS LED Vision DS3, yeni LED Vision farları ile ekstra çekiciliğe sahip. Araca bu güçlü ve keskin bakışları kazandırmak için ön farlarda iki teknoloji bir arada kullanılmış. Elmas görünümünde tasarlanmış LED’ler ve Xenon aydınlatma sistemi ile oluşturulan DS LED Vision, DS3 Cabrio’da enerjik bir etki yaratmış. 
Aracın güçlü karakteri; ön tampona entegre gündüz farları, Xenon aydınlatmalı ön farlar ve yan taraflardaki köpek balığı yüzgeci ile tamamlanıyor. Yenilenen Xenon ve tamamen LED ön far tasarımı sayesinde daha da çekici hale gelen DS3, hem daha iyi görüş özellikleri sunuyor hem de daha az enerji tüketimi sağlıyor. DS ruhunun canlanmasını temsil eden ilk model olan DS3, anti- retro sloganı ile aslında geçmişteki bir efsanenin sadece ismini taşımadığını ifade ediyor. 

Kişisel beğenileri yüksek, şehir hayatını seven, farklı ve özel olmayı seçen kişilerin tercih edeceği bir otomobil olan DS3; kullanıcısına kendi zevklerine göre gövde ve tavan renginin yanı sıra, iç özelliklerini de kişiselleştirebilme imkanı veriyor. DS3, sağlam yol tutuşu, dinamik sürüş özellikleri sayesinde şehir içinde olduğu kadar uzun yolda da sürüş konforu sunuyor. Kompakt boyutları ile DS3 şehir içinde kolay kullanım olanağı sağlıyor. 

Çok amaçlı ilk sportif Coupé tasarımına sahip DS3, 5 kişilik koltuk kapasitesi ile küçük bir binek otomobile yakışır genişlikte araç içi alan sunuyor. 285 litre ile oldukça geniş bagaj hacmine sahip DS3 günlük yaşamı da yaşamı kolaylaştırıyor. 

DS3, kişiselleştirilebilir tavanı, ön kasaya dinamizm katan köpekbalığı yüzgeçlerini andıran çamurluğu, yine ön yüzde LED lambalarını taşıyan yan rüzgârlıkları ile karakteristik ve farklı bir araç. DS3’te kullanılan kromajlı malzemeler araca hem dinamizm katıyor hem de hem de lüks ve farklılığı vurguluyor. Araç içindeki gösterge tablosu kaplaması, vites kolu topuzu ve diğer iç aksesuarlar sayısız renk, kumaş veya malzemeden kaplanabiliyor. 

 Yolcuların güvenliği ön planda tutuluyor. ESP, ABS, Elektronik Fren Güç Dağıtıcısı (EBD) ve Acil Fren Destek Sistemi (EBA) donanımı standart olarak bulunuyor. Standart olarak sunulan 6 hava yastığı, 3 noktadan bağlantılı emniyet kemerleri ve arka yan koltuklarda Isofix bağlantı noktaları ile en üst düzeyde güvenlik sağlanıyor. 

Tüm DS3 araçlarda hız sabitleyici / sınırlayıcı, Yokuş Kalkış desteği (Hillholder), Stop & Start, daha ekonomik ve daha ekolojik sürüş öneren, vites değiştirme göstergesi gibi yardımcı sürüş donanımı bulunuyor. Ayrıca MyWay seyir sistemi de bulunuyor. Mp3/WMA müzik dosyaları ile uyumlu CD ses sistemi, Navigasyon, Bluetooth ve eller serbest kiti de bulunuyor. 

Sınıfında en büyük bagaja ve 5 koltuğa sahip tek cabrio’su: DS3 CABRIO DS3 CABRIO 5 kişiye kadar oturma kapasitesini rahatça sağlayacak boyutlarda tasarlandı. Kompakt boyutlara sahip olan araç çeviklik ve dinamizmi temsil ediyor. DS3 CABRIO, 245 litrelik bagaj hacmiyle yine kategorisinin en geniş bagaj hacmine sahip aracı. Hatchback modeli ile aynı kabin hacmine sahip. 

Arka kısmında ayrıca 60/40 boyutunda ayrı katlanabilir bir alan mevcut, bu alan birçok günlük ihtiyaç için kullanılabilir. Bagaj kapısı çok farklı bir şekilde açılıyor (dairesel hareketle), bu da sürücülere arkadaki boş alandan bağımsız olarak (örneğin; aracın arkası duvara doğru gelecek şekilde park edildiğinde) bagajı tamamen açabilme imkânı tanıyor. 

DS3 CABRIO, hatchback serisinin güçlü kimliğini devam ettiriyor. Farklı tavan alternatiflerinden aracın bel kısmına canlılık kazandıran köpek balığı yüzgeci şeklindeki tasarım öğesine ve gündüz farlarını ön plana çıkararak aracın “yüzünü” şekillendiren tampon girintilerine kadar alışılmış tüm stil seçenekleri mevcut. DS3 CABRIO’nun tasarımı tamamen DS3 karakterine uygun. 

Tente tavanı ise aracın kusursuz kimliğine katkı sağlayan birçok orijinal renk seçeneği ve tasarımlarıyla sürücülere farklı bir kişiselleştirme imkanı sunuyor. Far tasarımları “Revolte” ve “Survolt” konsepti araçların tasarımlarından esinlenerek geliştirildi. 

Far orta kısmı 31 adet LED ışıktan oluşan dikdörtgen şekilli opalin bir setten ve kılavuz ışığı sonsuzluğa yansıtan yarı yansıtmalı bir ayna takımından oluşuyor. 3D geceleri farlar yakıldığında, gündüzleri ise sürücü frene bastığında aktif hale geliyor. Zarif bir detay olarak da 3D far üzerinde kabartmalı siyah DS zemini üzerine yerleştirilmiş krom detaylı bir DS logosu bulunuyor. 

 DS serisinin ikinci en sportif modeli: Yeni BLUEHdi EAT6 DSport DS4 DS serisinin DS3’ten sonra ikinci üyesi olan DS4; kalite ve teknoloji alanındaki üstün nitelikleri ile fark yaratıyor. DS4’ün alışılmışın dışına çıkan yeni görünümü; dinamizm ve zarafet ile kompakt dizayn ve çok yönlülüğü birleştiriyor. Titizlikle hesaplanmış ebatları, ölçülü yüksekliği ve gergin hatları ile DS4 eşi görülmemiş bir sürüş hissi sunuyor. 

DS4; şehir içinde kolay kullanım olanağı sağlıyor. Dinamik bir görünüme, çok amaçlı günlük kullanım olanaklarına sahip DS4; özellikle stili ile mükemmel bütünleşen ve gizli bir kapı koluyla erişilebilen 3 kişilik arka koltuğu, geniş hacimli bagajı ve sayısız saklama bölmeleri işlevsellik sağlıyor. 

Krom çerçeveli göstergeleri, 45° görüş açısı sunan panoramik ön camı ve bedeni saran koltukları etkileyici bir sürüş konforu sağlıyor. DS4’ün geniş açılı ön camı araç içinde kontrastlı aydınlatma ortamı sağlamak için koyu renkli bir tavan ile birleşerek arkaya doğru uzanıyor. Havalandırmaların, vites kolunun ve orta konsol üzerindeki bazı kumanda butonlarının çevrelerinde krom parçalar kullanılıyor. 

İç tasarımda kullanılan üstün kaliteli deri koltuklar, dış tasarımda kullanılan kromajlı malzemeler araca hem dinamik bir görüntü katıyor hem de lüks ve farklılığı vurguluyor. İç mekanda bulunan yeni nesil dokunmatik ekran ise sürücülere görülmemiş bir kolaylık sağlıyor. 

Sesin araç içine en iyi şekilde dağılımını sağlayan ses sistemi, sürücü ve yolcu koltuklarının sırt dayanakları içinde bulunan elektrikli bel desteği ve masaj fonksiyonlu ön koltuklar, ekstra viraj aydınlatmalı sis farları, hız talimatlarını kaydetmeyi sağlayan programlanabilir hız sabitleyici ile DS4 teknolojiyi en iyi şekilde kullanıyor. 

Aracın koyu renkli yan camlarını çevreleyen krom kaplaması, 18 inç alüminyum jantları ile bütünleşiyor. Bagaj kapısı ile birleşen tavanın arkaya doğru uzanan görüntüsü araca dinamizm katarken, kompakt ama aynı zamanda kaslı görünümü, markanın DS serisinin prestijini yansıtıyor. 

BLUEHDi Teknolojisine sahip EAT6 şanzımanlı DS4 Sürüş sırasında daha fazla keyif almanın yanı sıra sürüş maliyetini düşürme ve çevresel etkilerini azaltmayı amaçlayan teknolojiler DS4’te ön plana çıkıyor. 

DS4, oksidasyon katalizatörü, seçiçi katalitik indirgeme (SCR) ve katkı parçacık filtresi içeren BlueHDi egzoz boru hattı ile çevreye saygılı yenilikçi teknolojiye sahip. Dizel Partikül Filtresi (DPF) SCR sisteminin yukarısında konumlandırıldığında egzoz gazlarını etkileyerek CO2 emisyonlarını azaltıyor. Blue HDİ teknolojisi ve tam otomatik şanzımanı ile DS4 ilk defa İstanbul Autoshow Fuarı’nda sergileniyor. 

EAT6: 6 ileri otomatik şanzıman - Quick Shift sayesinde %40 daha hızlı vites değişimleri, motor ve şanzıman kontrolü için yeni bir teknoloji ve daha verimli ECU’ya sahip. - Kalkış performansını korumak ve yüksek araç hızında motor gücünü azaltmak için geliştirilmiş bu özel sistem ile motor devrini ve yüksek vites oranlarını azaltmak amaçlanmış. 

Bunun için de kompakt çekirdek dönüştürücü ile gelişmiş filtreleme sistemi kullanılmış. - Tüketim otomatik şanzımanın iç sürtünmesi; debriyaj disk en iyi seviyeye getirilerek, yağ pompası akışı motor yüküne göre kontrollü ve daha küçük yağ pompasıyla yapılarak yeniden tasarlanan hidrolik dağıtıcı sayesinde azaltılarak indirildi.
Yılın son çeyreğinden itibaren Türkiye’de satışa sunulacak olan Lexus ilk kez İstanbul Autoshow’da Türkiye’deki lüks marka müşterilerinin beğenilerine sunuluyor. 


Otomobilde lüks kavramına yeni standartlar getirerek premium otomobil pazarında “müşteri odaklılık” kavramını yeniden tanımlayan Lexus, İstanbul Autoshow’da IS, NX, GS, LS, RCF, LFA modellerinin yanı sıra yeni nesil RX modelini de sergiliyor. 

Lexus’un İstanbul Autoshow’daki tanıtımına Avrupa Başkanı Alain Uyttenhoven ve Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş CEO’su Ali Haydar Bozkurt birlikte katıldılar. 

 Üretilmeye başlandığı 1989 yılından itibaren dünyanın en itibarlı otomobilleri arasında başı çeken, göz alıcı şıklığı, kalitesi ve performansı ile farklı olmak isteyenlerin tercihi olan Lexus, Türkiye’de de yeni bir dönemi başlatacak. Dünyanın 80 ülkesinde satışa sunulan Lexus Türkiye’de lüks segment müşterilerinin karşısına yeni bir hizmet anlayışı ile çıkacak. 

Türkiye’deki Lexus operasyonlarının Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. tarafından yürütüleceğini belirten Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, “İstanbul Autoshow bu yıl bizim için farklı bir anlam taşıyor. Türkiye’deki lüks segment müşterileri tarafından uzun yıllardır beklenen Lexus markasını size tanıtmaktan mutluluk duyuyorum. Lexus’u bekleyen müşterilerimizin karşısına ilk kez İstanbul Autoshow ile çıkıyoruz. 

Dünyada satışa sunulduğu ve hatta satışa sunulmadığı ülkelerde bile prestijin, kalitenin, lüksün ideal markası durumunda olan Lexus, yılın son çeyreğinden itibaren ilk olarak İstanbul’da açacağımız bir showroom ile artık Türkiye’de de satışa sunulmaya başlanacak. 

Niyetimiz ilerleyen dönemlerde Türkiye’nin büyük illerinde de Lexus showroomları açmak” dedi. Türkiye’deki premium marka müşterilerinin daha önce deneyimlemedikleri bir hizmeti yaşayacaklarını da kaydeden Bozkurt “Lüks kavramını yeniden tanımlayan Lexus, tüm dünyadaki operasyonlarında Japonca misafirperverlik anlamına gelen “Omotenashi” felsefesini ilke ediniyor. 

Bu felsefe ile müşterilerimize sürekli hissedecekleri Lexus Müşteri Deneyimini otomobil alırken, kullanırken ve sonrasında da yaşatacağız” şeklinde konuştu. Bozkurt, Türkiye’de 2 litre üstü otomobillerde vergilerin yüksek olduğuna da dikkat çekerek şunları söyledi; “Önceki dönemlerde Lexus motorlarının tümü 2 litrenin üstündeydi. 
Şimdi mutlulukla söyleyebilirim ki artık Lexus’un 2 litrelik turbo motoru var. Bu motor şu anda sadece NX modelinde kullanılıyor fakat aşamalı olarak ürün gamının pek çok modelinde yer alacak. 2 litrelik motor seçeneğinin olması bizim için de çok önemli bir vergi avantajı sağlayacak. 

Premium segmentte hibrit motor seçeneğini sunan ilk marka olan Lexus’un her modelinin bir hibrit versiyonu da bulunuyor. 2014 yılında Lexus satışlarının yüzde 25’inden fazlası hibrit versiyonlardan oluştu. Türkiye’de de hibrit versiyonu tercih eden müşterilerimizin taleplerini de her model için karşılayacağız.” 

 İstanbul Autoshow Lexus tanıtım toplantısına katılmak üzere Türkiye’ye gelen Lexus Avrupa Başkanı Alain Uyttenhoven da, geçtiğimiz yıl yaşanan yüzde 23 artışla birlikte Lexus Avrupa’da en hızlı büyüyen otomobil markalarından biri olduğunu belirterek şöyle konuştu; “Lexus, 2014 yılında dünyada 583 bin satışla yeni bir rekor kırarak 4’üncü büyük premium marka haline geldi. Bu yıl Avrupa’da da 60 bin adetle yeni bir satış rekoruna ulaşmayı hedefliyoruz. 

Bu başarının temeli ürün geliştirmeden müşteri ilişkilerine kadar olan süreçte ilke edindiğimiz ve Lexus marka vizyonunu oluşturan iki ana değerdir. Birincisi “kendini iyi hissettiren” ürünler yaratma isteğimiz ve ikincisi de “Lexus Hybrid Drive”nda içinde bulunduğu gelişmiş teknolojilerimiz. 

2015 yılı Lexus için çok önemli. Lexus markasına dikkat çekici bir ivmelenme getiren NX ve yıl sonunda satışına başlayacağımız yeni RX modeli ile Türkiye’de yaşayan lüks marka müşterilerinin ilgisini çekeceğimize inanıyoruz. 

Türkiye premium markalar için büyük bir pazar ve biz pazarın kısa zamanda büyüyerek Avrupa’da yedinci sırada yer almasını bekliyoruz. Ve son olarak Lexus sadece bir otomobil değil, bir deneyimdir. Lexus’un Türkiye’ye girişi için doğru bir zaman. Başarı hikayemiz için heyecanlıyız”
-->
Türkiye’nin yükselen markası Dacia, İstanbul Autoshow’da 2. Salon’da otomobilseverlerle buluşuyor. 

Dacia standında Şubat ayında Türkiye’de satışa sunulan Lodgy Stepway öne çıkıyor. Fuarda ayrıca Duster, Logan MCV, Sandero Stepway ve Dokker Stepway olmak üzere Dacia’nın tüm modelleri sergileniyor. 

 Dacia, Sandero ve Dokker’ın ardından Lodgy’nin Stepway versiyonunu da müşterinin beğenisine sunuyor. Lodgy Stepway, crossover araçlardan alınan ilhamla daha kaslı bir görünüme ve güçlü bir kişiliğe kavuştu. 

Tüm Dacia modellerinde olduğunu gibi Lodgy Stepway de 3 yıl / 100.000km garanti ile sunuluyor. Lodgy Stepway çok geniş bir ekipman yelpazesi ile pazara sunuluyor (standart veya opsiyonel olarak): MEDIA NAV navigasyon ve multimedya sistemi, klima, hız ayar ve sınırlayıcı, deri direksiyon ve arka park sensörü. 

Duster: Rakipsiz fiyat/iç hacim oanıyla performanslı gerçek bir SUV  Sandero Stepway: kendine özgü tasarımı ile maceraperest.  Logan MCV: Hem özel hem profesyonel kullanıma yönelik bir station wagon 

Dokker Stepway: Dış aksesuarlarla zenginleştirilmiş, SUV görünümlü modern ve kompakt bir tasarım • Dacia’nın tüm modellerinde teknolojik ekipmanlar göz dolduruyor: Yeni radyo CD ve MEDIA NAV Navigasyon ve multimedya sistemi dış dünya ile bağlantı kurmayı sağlıyor. 

 • Dacia’nın binek modellerinde ilk donanım seviyesinden itibaren, standart olarak ön sürücü hava yastığı ile aynı zamanda ESP bulunuyor. 
 • Sandero Stepway’de Renault grubunun mekanik mükemmelliğinin sembolü olan TCe 90 benzinli motor da kullanılıyor.
• Dacia ürün yelpazesi, Avrupa’nın en genç ürün gamına sahip markası olarak müşterilerin tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor. 
 • Dacia Dokker, kullanışlı özellikleri sayesinde hem esnafların hem de ticaretle uğraşanların gözdesi haline geliyor. 

DACIA, LODGY STEPWAY İLE DAHA DA GÜÇLENİYOR Dacia, Sandero’nun ardından Lodgy Stepway versiyonunu da müşterinin beğenisine sunuyor. Lodgy’nin Stepway versiyonları crossover araçlardan alınan ilhamla daha kaslı bir görünüme ve güçlü bir kişiliğe kavuştu. 

Sandero Stepway’in tarzını takip eden bu modelde iddialı ve maceracı stil detayları göze çarpıyor. Lodgy Stepway’de iç mekan ayrıntıları da ilgi çekiyor. Mavi dikişlerle bezenmiş özel döşeme kullanılan Stepway versiyonlarında, göstergeler ve hava çıkış kanalları, orta panelde de bulunan mavi ton ile çevreleniyor. 

Segment lideri olan Lodgy’nin Stepway versiyonu çok geniş bir ekipman yelpazesi ile pazara sunuluyor (standart veya opsiyonel olarak): MEDIA NAV navigasyon ve multimedya sistemi, klima, hız ayar ve sınırlayıcı, deri direksiyon ve arka park sensorü. Lodgy Stepway, 6 ileri vitesli manuel vites kutusu ve 110bg güç üreten 1.5 dCi motorla sunuluyor. 5 ve 7 koltuklu seçenekleri bulunan Lodgy Stepway 53.800TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. 

EZBER BOZAN DACIA DUSTER 
Dacia, 2010 yılında pazara sunulan Dacia Duster’ın yeni jenerasyonu ile yine ezber bozuyor. Türkiye’nin en çok satılan 4x4 aracı olan Dacia Duster, her türlü yol koşuluna uygun, sağlam, güvenilir ve kullanımı kolay bir 4x4’ün ulaşılabilir ve ekonomik olabileceğini ispatlıyor. 

Dacia Duster’ın 90 bg 4X2 dizel versiyonu karma parkurda 4,7 lt/100 km, 110 bg 4x4 versiyonu 5,2 lt/100 km. olarak son derece düşük yakıt tüketim değerlerine sahip. Dacia, Duster, her türlü yol koşulunda kullanılabilen sağlam, güvenilir ve çekici bir tasarıma sahip bir 4x4’ün ekonomik ve ulaşılabilir olduğunu gösteriyor. 

Çekici tasarımlı, uygun kullanım maliyetli, güvenilir ve sağlam bir otomobilin uygun fiyatlı olabileceğini göstererek otomotiv dünyasında devrim yaratan Dacia, Duster sayesinde bu kez de 4x4 dünyasındaki yerleşik inanışları alt üst ediyor. Duster, 45.850TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. 
DACIA SANDERO STEPWAY: GERÇEK BİR MACERAPEREST
Dacia Sandero Stepway; farklı çizgileri ile güçlü ve uygun fiyatlı bir ‘crossover’. Sandero Stepway yeni Dacia tasarım çizgisini benimsiyor. Sandero Stepway SUV görüntüsü ile beğeni topluyor, ekonomi ve çevreci özellikleri ile dikkat çekiyor. (Dizelde 4,0 lt / 100 km ve benzinlide 5,4 lt /100 km ile çok rekabetçi). 

Sandero Stepway, markanın en son modellerinin ortak özelliği olan yeni görsel kimliğinin temsilcisi. Dacia’nın yeni tasarım kimliği kalite ve sağlamlık unsurlarına vurgu yapıyor. Dacia Sandero Stepway; aksesuarları ile özgün tasarım ve uygun fiyatlı bir ‘crossover’. Sandero Stepway, ayırt edilebilir bir tarza sahip crossover araç arayışı içindeki sürücülere hitap ediyor. 

Çift renkli yeni tamponlar ve radyatör ızgarası, sis lambaları, geniş çamurluklar, özel yeni 16” jantlar, tavan barları tasarımına fark katıyor. Sandero Stepway’de metalik renk standart. Sandero Stepway pratiklik ve çok yönlülük açısından öne çıkıyor. 320dm3 bagaj hacmi ile segmentinin en yüksek kapasitelerinden birine sahip. Sandero Stepway 40.600TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. 

LOGAN MCV: HEM ÖZEL HEM PROFESYONEL KULLANIMA YÖNELİK BİR STATİON WAGON 
Dacia; Sandero, Lodgy, Dokker ve Duster’dan sonra fiyatı küçük, kendisi büyük bir station wagon olan Logan MCV ile başarısını sürdürüyor. Geniş ailelerin ekonomik çözümü olan Logan MCV, hem özel hem profesyonel kullanıma yönelik. Logan MCV tamamen yenilenen bir iç ve dış mekan tasarımına sahip. Her ihtiyaca cevap veren, sağlam bir aile otomobili olan Logan MCV geniş bir iç hacim ve 573 litre ile sınıfının en geniş bagaj hacimlerinden birine sahip.

 Logan MCV Türkiye’de iki motor seçeneği ile sunuluyor: 1.2 16v 75 bg benzinli ve 1.5 dCi 75 bg dizel. Renault Grubu’nun en çok satan efsane 1.5dCi motoru, segmentinin en düşük yakıt tüketimi (3.9 litre/100 km) ve düşük CO2 (103 g CO2 / km) salımına sahip. 37.250TL’den başlayan fiyarlarla satılan Logan MCV, göz alıcı ve çağdaş dış tasarımı ile iç mekanda da yüksek düzeyde kaliteye sahip. 

DOKKER COMBI : DACIA’NIN GÜÇLÜ TİCARİ OYUNCUSU Dokker Combi sınıfının en iyisi olan kullanışlı özellikleri sayesinde hem esnafların hem de ticaretle uğraşanların gözdesi haline geldi. Hem özel hem de profesyonel kullanıma yönelik beş kişilik bir kombi olan Dacia Dokker, 800 litrelik kapasitesi ile kendi sınıfında en büyük bagaj hacimlerinden birini ve en iyi modülerliği sunuyor. Dacia Dokker, 1.5 dCi 90bg dizel motor ile satışa sunuluyor.

Dokker beş kişiyi rahatlıkla taşıyor; yolcuların bagajları için de 800 litrelik kapasitesi ve maksimum 1.16 m’lik yük uzunluğuyla segmentinin en büyük bagajlarından birini sunuyor. Dacia Dokker, hem hacimli yükleri taşıyacak hem de ailelerine konforlu bir seyahat imkanı tanıyacak olan karma bir otomobil arayışı içindeki müşterilerin beğenisini kazanıyor. 

Arka koltuğun modüler özelliği sayesinde ek 3m3’lük taşıma kapasitesi sunuyor; bu da Dokker’ı profesyonel kullanım için ideal bir seçim haline getiriyor. Dokker yük bölümüne veya arka koltuklara erişimi son derece kolaylaştıran camlı bir ya da iki sürgülü yan kapı ile satışa sunulyor. 

Dokker’ın ayrıca kapalı kasa Van versiyonu da ürün gamında bulunuyor. Dokker Combi 37.350TL’den başlayan fiyatlarla tüketicinin beğenisine sunuluyor. Dokker Stepway, ön/arka, sağ/sol çamurluk korumaları, krom renk ön/arka tampon korumaları ve sağ/sol ön sis farları kaplamaları ile modern ve kompakt bir tasarıma sahip. 

DACIA TÜRKİYE’DE GÜÇLENMEYE DEVAM EDİYOR 
2004 yılında markanın ilk modeli Logan’ın lansmanından bu yana Dacia, Türkiye’de yükselişini sürdürüyor. Dacia markası, 2014 yılında toplam pazarda kaydettiği 34 bin 469 adet satış ile yüzde 4,5 pazar payı ile tarihinin en yüksek pazar payını elde etti. Dacia, Türkiye pazarında marka sıralamasında 8. sırada yer alıyor. 

Dacia Türkiye, elde ettiği başarılı performans ile uluslararası pazarlar arasında da yükselişini sürdürüyor, Türkiye dünya sıralamasında Nisan ayında 5. sırada yer aldı. Marka ayrıca, Türkiye’nin en çok 4x4 satan markası.
Bu yılın ikinci yarısında Türkiye’ye gelecek olan 1.6 dizel motorlu Mitsubishi ASX TÜYAP’ta gerçekleştirilen İstanbul AutoShow 2015’te ilk kez görücüye çıktı. 

Fuarda ayrıca Space Star ailesinin en yeni üyesi Space Star Intense ve yeni özellikleriyle Attrage Instense’in de otomobil tutkunlarının karşısına çıkaran Temsa Motorlu Araçlar, Outlander PHEV ile de dikkatleri üzerine çekti. Fuarda yeni araçlar ve özellikleriyle ilgili bilgiler veren Temsa Motorlu Araçlar Genel Müdürü Eşref Zeka, Mitsubishi ASX Dizel’i İstanbul Autoshow 2015’te ilk kez tanıttıklarını belirtti. 

Aracın özelliklerinden de bahseden Zeka, sürdürülebilir sürüş keyfi için dayanıklı ve güvenilir araçlar üreten Mitsubishi Motors’un ASX Dizel’le crossover segmentinde bir adım önde olacağını söyledi. İstanbul Autoshow 2015’in otomotiv sektörü için büyük bir önem taşıdığından da bahseden Zeka, “Türkiye otomotiv pazarı gittikçe büyüyor.
İstanbul Autoshow fuarı markalara konsept araçların sergilenmesi ve dünya lansmanlarının yapılabilmesi için en doğru platform. İstanbul Autoshow iki senede bir ev sahipliği yaparak sektörümüzün yurtiçi ve yurtdışı bilinirliğini, itibarını artırmaktadır. 

Tüm markaların bir arada görülebildiği bu fuar, tüketicilerin yenilikleri ve yeni teknolojileri keşfetmesini de sağlamaktadır” diye ekledi. İlk kez İstanbul Autoshow 2015’te görücüye çıkan ASX Dizel’in yanı sıra, yeni nesil Space Star Intense, Attrage Intense ve Outlander PHEV de ön plana çıktı. 

Space Star Intense’te anahtarsız çalıştırma sistemi, cruise control, bluetooth, deri direksiyon ve audio control gibi özellikler standart olarak sunuluyor. Ön sis farlarına ve sinyalli yan aynalara kavuşan yeni model otomobil tutkunlarının gözlerini kamaştıracak. Bir diğer yenilenen model Mitsubishi Attrage Intense ise; cruise control, bluetooth, ısıtmalı ve sinyalli yan aynalarıyla fark yaratmaya hazırlanıyor. 

 Dünyanın ilk 4x4 plug-in hibrit otomobili olma özelliğine sahip Mitsubishi Outlander PHEV ise Temsa Motorlu Araçlar standının büyük ilgi gören araçlarından biri oldu.
Renault, 21 Mayıs 2015 tarihinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açacak İstanbul Autoshow’da 2. Salon’da yerini alıyor. Markanın ilk C Crossover modeli Renault Kadjar’ın Türkiye prömiyerini gerçekleştiriliyor. 


Ayrıca performans için üretilmiş göz alıcı tasarıma sahip bir yarış otomobili Renault Sport R.S. 01 de sergileniyor. Yeni marka kimliği “Renault, passion for life” konseptinin vurgulandığı Renault standındaki yenilikler, Eurasia Bölge Başkanı Jean-Christophe Kugler’in katılımıyla İstanbul Autoshow’da otomobilseverlerle buluşuyor. 

1488 m2 Renault standında Clio & Clio Sport Tourer, Megane HB, Captur, Fluence, Clio & Megane R.S., Twizy ve Zoe’nin de yer aldığı 17 araç sergileniyor. KADJAR: “Cesur Yaşamaya Davet”

 • Renault’nun yepyeni C-crossover modeli, İstanbul Autoshow’da Türkiye prömiyeri ile otomobilseverlerle buluşuyor. Kadjar, Renault’nun Türkiye binek otomobil liderliğine ivme kazandıracak. 

 • 4x2 veya 4x4 versiyonları ile sunulan Kadjar, Energy serisi motorlarla donatıldı. Kadjar, iki dizel (Energy dCi 110 ve dCi 130) ve bir benzinli (Energy TCe 130) olmak üzere üç farklı motor seçeneği ile pazara sunuluyor. 

 • Kadjar’ R-Link 2® sayesinde kişiselleştirilebilir ve internete bağlantı imkanı veren multimedya sistemi ile donatıldı. 
• Kadjar, Renault’da ilk kez kullanılan yepyeni teknolojileri bünyesinde barındırıyor. Kendi kendine park etmeye yarayan “Eller Serbest Park Sistemi”, öndeki araca çarpma riskinde frenlerin otomatik devreye girmesini sağlayan “Aktif Acil Fren Destek Sistemi (AEBS)”, park manevralarında sürücüyü uyaran “360° park destek sistemi” … 

 • Kadjar aynı zamanda 2016 yılında dünyanın lider otomobil pazarı konumundaki Çin’de üretilecek ilk Renault otomobili unvanını taşıyacak. 2014 yılında Çin’deki toplam araç satışı 22 milyon adedi aştı; bu rakamın yüzde 26’sı crossover’lardan oluşuyor. 
• Renault-Nissan İttifakı’nın CMF C/D platformu üzerinde yükselen Kadjar, İttifak’ın crossover segmentindeki uzmanlığını yansıtıyor. 
 • Kadjar, Türkiye pazarında Touch ve Icon olarak 2 farklı ekipman seviyesi ile satışa sunuluyor. 
• Kadjar Haziran ayında 69.500TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuluyor olacak. 

KADJAR: “Cesur Yaşamaya Davet” Renault Kadjar’ın Türkiye Lansmanı 2015 İstanbul Otomobil Fuarı’nda yapılıyor. Kadjar ile Renault, crossover serisini Captur ve Koleos arasındaki boşluğa yerleştirdiği bu C Crossover modeliyle daha da genişletiyor. 

Hızlı bir şekilde genişleyen söz konusu pazarda Kadjar, Renault’nun uluslararası büyümesine ivme kazandıracak bir otomobil. Kadjar aynı zamanda Renault markasının imajını daha da ileriye taşıyacak amiral gemisi modellerden biri olacak. Kadjar Haziran ayından itibaren Renault showroomlarında yerini alacak. Renault Kadjar; baştan çıkaran tasarım Renault Kadjar, gücü ve zarafeti ustaca harmanlayan bir tasarım ile C crossover segmentinde iddialı bir duruş sergiliyor. 

Kadjar, Renault’nun yeni tasarım imzasının ve yeni marka kimliğinin DNA’sını başarı ile yansıtıyor. Kadjar, Renault’nun tasarım stratejisinin dinamizm, güç ve macera unsurlarını yansıtan «KEŞİF» yönünü temsil ederken otomobilin duyulara hitap eden özelliği ise bu tasarımın «AŞK» yönünü vurguluyor. 

Renault Kadjar kaliteli, konforlu ve her detayı dikkatle düşünülmüş bir iç mekân sunuyor. Renault R-Link 2: Kişiselleştirilmiş, internete bağlı bir sürüş deneyimi Kadjar, sezgisel ve kişiselleştirilebilir ve internete bağlantı imkanı veren Renault R-Link 2 multimedya sistemi ile donatıldı. Araçta yer alan kapasitif ekran sayesinde netlik en üst düzeye ulaşıyor ve güçlenen tepki hızı sayesinde kullanım çok kolay hale geliyor. 

Akıllı ve sezgisel grafiklere sahip ara yüz ise tıkla-ve-sürükle ikonları, kaydırma ve zumlama işlevleri sayesinde tablet dünyasını anımsatıyor. 7’’ inçlik ekranla sunulan bu yeni versiyon sürücüye her alanda zengin bir deneyim yaşatıyor. Eksiksiz güvenlik özellikleri: şehirden kaçış ve macera Kadjar, bünyesinde eksiksiz güvenlik özellikleri barındırıyor. 

Kadjar’ın far ünitelerinde iki LED ‘Pure Vision’ modülü bulunuyor; bunlar, kısa ve uzun far görevlerini yerine getiriyor. Viraj sis lambaları da yanlardaki görüş açısını en üst düzeye çıkarıyor. Kadjar, ayrıca Renault’nun güvenlik alanındaki tüm deneyimlerini yansıtan ve R-Link 2 menüsü ile devreye sokulabilen “ileri sürüş destek sistemleri” ile donatılmış durumda. 

 • Aktif Acil Fren Destek Sistemi (AEBS): Söz konusu sistem ön sensör aracılığı ile hareket oranını hesaba katarak Kadjar ve önündeki araç arasındaki mesafeyi algılıyor, öndeki araç ile çarpışma riski algılandığında sürücüyü uyarıyor. Sürücünün her hangi bir tepki vermesine gerek kalmaksızın frenler otomatik biçimde devreye girerek çarpışmayı engelliyor. 

• Şerit Takip Sistemi: Söz konusu sistem 70 km/s üzeri hızlarda devreye giriyor ve sürekli ya da kesik şerit çizgileri yanlışlıkla geçildiğinde sürücüyü uyarıyor. Bu sayede aracın şeritten ayrılma riski taşıdığı sürücüye bildirilerek güvenliğe katkı sağlanıyor. 

• Kör Nokta Uyarı Sistemi: Söz konusu sistem, otomobilin kör noktasında başka bir araç bulunması halinde sürücüyü uyarıyor ve daha güvenli sollama imkânı veriyor. 

• Eller Serbest Park Sistemi: 12 adet sensör vasıtasıyla uygun park yerini belirleyip sürücüye bildirdikten sonra söz konusu sistem direksiyonun kontrolünü devralıyor ve park manevrasını kendisi gerçekleştiriyor. Eller Serbest Park Sistemi üç farklı park modunda devreye girer: 

paralel, dikey ve açılı park. Manevra esnasında sürücü frenleme ve hızlanma bakımından kontrolü elinde bulundurur. • 360° Park Destek Sistemi: Park etme manevralarında sürücüye yardımcı oluyor  Geri görüş kamerası: otomobil geri vitesteyken aracın arkasında bulunan engeller dokunmatik ekrana yansıtılıyor.

Yokuş Kalkış Desteği: Sistem, yokuşlarda sürücüye hareket etme süresi tanımak üzere frenleri devreye sokarak otomobilin geri kaymasını engelliyor. 

Cruise Control: Otomobili sabit bir hızda tutarak sürücünün önceden ayarlanmış eşiği aşmasını engelliyor.  Otomatik Uzun/Kısa Farlar: Kadjar’ın önünde veya arkasında başka bir otomobil olmasına bağlı olarak farlar kısa ve uzun farlar arasında değişir. Energy serisi motorlar: Kusursuz performans, düşük yakıt tüketimi ve düşük CO2 emisyonu Kadjar’da iki dizel motor seçeneği mevcut. 

Energy dCi 110: Renault-Nissan İttifakı’nın en çok satan motoru olan Energy dCi 110, emisyon değerleri (CO2 emisyonu: 99g/km) ve karma NEDC döngüsündeki yakıt tüketimi (3.8 litre/100km) bakımından Kadjar’ı segmentin en üst noktasına yerleştiriyor. 6 ileri manuel vites kutusu birlikte kullanılan Energy dCi 110 aynı zamanda altı ileri EDC çift kavramalı otomatik bir vites kutusu ile de sunuluyor. 

Energy dCi 130: Energy dCi 130, Renault’nun Formula 1’de edindiği deneyimleri bünyesinde barındırıyor. Downsizing işlemi sayesinde söz konusu 16 valfli dizel motor 96kW’lik (130bg) maksimum güç üretiyor. Bu motor 4X4 çekiş sistemi ve altı vitesli düz vites kutusu ile birlikte kullanılıyor. 

Çok geniş bir devir bandında elde edilen 320 Nm düzeyindeki maksimum tork değeri sayesinde güçlü tepki sağlanıyor. Söz konusu motorlar, Euro 6b emisyon normuna uygun. Kadjar’da benzinli motor seçeneği de bulunuyor. 
Energy TCe 130: Bu benzinli motor altı ileri manuel vites kutusu ile eşleştirildi. 5,500 d/d’de 130bg güç ve 2,000 d/d’den itibaren 205Nm tork üreten söz konusu 1.2-litrelik turbo şarjlı benzinli motor 2.0 lt’lik bir motora benzer performans düzeyine sahip. 2016’da ise yedi ileri EDC çift kavramalı otomatik vites kutusu bu motorun bir diğer seçeneği olarak sunulacak. 

Eksiksiz bir ürün gamı ile sınırsız özgürlük Kadjar C Crossover segmentinin ve bu segment müşterisinin tüm ihtiyaç ve beklentilerini karşılayacak rafine ve eksiksiz bir ürün gamı ile geliyor. Kadjar ekipman seviyesi açısından da oldukça tatmin edici ve müşteri odaklı. Türkiye pazarında Touch ve Icon olarak 2 farklı ekipman seviyesi ile satışa sunulacak olan Kadjar, donanım özellikleri ile Crossover segmentinin tüm beklentilerini bünyesinde barındırıyor. 

Başlangıç seviyesinden itibaren sunulan eller serbest kart sistemi, elektrikli park freni, arka park sensörleri, cruise control, 7’’ TFT renkli LED gösterge ekranı gibi donanımlar Kadjar’ın konfor ve teknolojik özelliklerini gözler önüne seriyor. Bununla birlikte Icon versiyonu sınırları zorlayarak yeni keşiflere doğru yol almaya davet ediyor. 

Otomatik uzun/kısa farlar, hava kalitesini kontrol eden Take Care özellikli elektronik klima, şerit takip sistemi, geri görüş kamerası ve R-Link 2® Icon versiyonun standart özellikleri arasında yer alıyor. Ayrıca aktif acil fren destek sistemi, kör nokta uyarı sistemi, eller serbest park sistemi, 19” alüminyum alaşımlı jantlar, panoramik cam tavan ve deri döşeme opsiyonları ile Kadjar farklı ruhları ve heyecanları yaşamaya imkan veriyor. 

Renault Sport R.S. 01: Performanslı, gözalıcı tasarıma sahip bir yarış otomobili İstanbul Autoshow’da, Renault Sport R.S. 01 otomobil tutkunları ile buluşuyor. Göz alıcı bir tasarım ve sıra dışı performansa sahip bir yarış otomobili olan Renault Sport R.S. 01 ile Renault, motorsporlarına eşsiz tutkusunu yeniden vurguluyor. 

Renault Sport R.S. 01, konsept otomobiller dünyasından ilham alan tasarımı ve kusursuz aerodinamisi sayesinde markanın sportif DNA’sının son derece sıradışı bir ifadesi. Aracın sahip olduğu teknik özellikler, Renault Sport deneyimini en üst düzeyde yansıtıyor. 1.100 kg’nin altında ağırlık sunan karbon monokok gövde ve 500 bg’den fazla güç üreten motoru sayesinde 300 km/s’lik azami hıza erişme kabiliyetine sahip. İlk görüşte heyecan yaratan Renault Sport R.S. 01 otomobili dünyanın en verimli GT yarış otomobillerinden biri olmak üzere tasarlandı. 

Tasarımcılarının kağıt üzerindeki her bir darbesinde, gövde hatlarında ve detaylarda iki hedef gözetildi: Renault Sport R.S. 01’i ikonik bir Renault otomobil haline getirmek ve aerodinamik verimlilik arayışını gözardı etmeden performansı artırmanın yollarını aramak. 

Renault Sport R.S. 01 2015 yılında World Series by Renault’da pistlerde olacak. Renault Sport R.S. 01’in teknik özellikleri, sahip olduğu göz alıcı tasarım ile aynı düzeyde. Sürücü için etkin koruma sağlayan karbon monokok gövde sadece 1.100 kg’lık ağırlık yaratıyor. 

Merkezi arka konuma yerleştirilmiş olan Nismo V6 3.8L twin-turbo motor 500 bg’den fazla güç üretiyor ve yedi vitesli sıralı Sadev vites kutusu ile birlikte kullanılıyor. Renault Sport R.S. 01, karbon frenleri ve özel Michelin lastikleri ile Renault Sport Technologies’in tüm teknik uzmanlığını bünyesinde barındırıyor. 

Renault Clio&Clio ST: Heyecana Yer Açın Clio, Renault Tasarım Rönesansı’nın ilk temsilcisi. Renault’nun yeni kimliğinin ve yeni tasarım anlayışının ilk temsilcisi Clio, pazara sunulmasından bu yana büyük beğeni topluyor. Clio HB ve Sport Tourer versiyonları ile birlikte segmentinde fabrika çıkışlı en geniş kişiselleştirme seçeneklerini sunuluyor. 

 Renault standında Clio’nun spor otomobil yelpazesine eklediği yeni serisi Clio GT Line da yer alıyor. Clio GT Line; sportif görünüm, sürüş konforu ve ekonomiyi bir arada arayan müşterilerin beğenisine sunuluyor. Renault Sport Technologies tarafından geliştirilen Clio GT Line, sahip olduğu sportif özellikleri ile dikkat çekiyor: 

özel ön ve arka tamponlar, ön tampona Engtegre LED Gündüz Farları, Arka Yüzde «GT Line» logosu, spesifik «Renault Sport» Kapı Eşiği ve 16’’ GT Line alüminyum jantlar. Zamana Yenilmeyen Heyecan: Yeni Megane HB GT Line Yeni Megane markanın yeni kimliğinin izlerini taşıyan etkileyici, karakterli ve çok daha dinamik bir yüz ile karşımıza çıkıyor. Yeni Megane’ın tamamen değişen ön tamponu belirgin Renault logosu ve bu güçlü yapıyı destekleyen dinamik çizgiler ile kendini ifade ediyor. 

Etkileyici yeni far tasarımı Yeni Megane’ın modern yüzünü vurgularken, LED gündüz farları Yeni Megane’a gerçek bir estetik ve görsel kimlik kazandırıyor. Yeni Megane’nın güçlü, karakterli ve dinamik yapısının en belirgin yansıması GT Line versiyonu… Özel tasarım GT Line ön ızgarası, 17 inç Dark Metal Alüminyum alaşımlı jantları, dark metal kapı kolları ve yan aynaları ile Yeni Mégane GT Line farklı ve ayrıcalıklı olma keyfini ulaşılabilir kılıyor ve fark yaratıyor. 

Bu güçlü dış tasarım içte de konfor ve güvenlik unsurları ile destekleniyor: Güvenlik: Anti Blokaj Fren Sistemi (ABS)-Elektronik Denge Programı (ESC)-Elektronik Patinaj Önleme Sistemi (ASR), Acil Fren Destek Sistemi (AFU), sürücü ve yolcu ön yan ve perde hava yastıkları, Yokuşta Kalkış Destek Sistemi, Yeni Megane GT Line’da standart olarak sunulan güvenlik ekipmanları. 

Konfor: Elektronik klima, eller serbest Renault Card sistemi, elektrikli park freni, otomatik yanan farlar, yağmur sensörü, refakatçi aydınlatma (Follow-me home), elektrikli katlanan ısıtmalı dış dikiz aynaları, tek dokunuşla açılan sıkışma önleyicili elektrikli ön ve arka camlar, direksiyondan kumandalı Radyo CD MP3 çalar müzik sistemi, Bluetooth bağlantısı Yeni Megane GT Line’ın standart konfor özellikleri.
Renault Captur Outdoor: Maceranın başladığı yer! Renault’nun yeni, benzersiz şehir crossover otomobili Captur, sahip olduğu akıcı hatlar kusursuz orantılarını ön plana çıkarırken, büyük tekerlekleri, yerden yüksekliği, geniş tekerlek izi ve eğimli ön camı Renault tarafından tasarlanan eşsiz bir MPV, SUV ve hatchback karışımını ortaya koyuyor. 

Captur, çok sayıda kombinasyona sahip çift tonlu gövde rengi, farklı jant renkleri, açık ve koyu iç ambiyansı, farklı renk ve desende döşeme seçenekleri sayesinde geniş bir zevk ve istek yelpazesine hitap ediyor. Renault standında ayrıca Captur ailesinin yeni üyesi Captur Outdoor da sergileniyor. 

Captur Outdoor, önde ve arkadaki tampon korumaları ve 17” siyah renk alüminyum alaşımlı jantları ile çok daha fazla çekiciliğe ve sıra dışı maceracı bir görünüme sahip. Üstelik Outdoor versiyonunda, Clio ailesinde bulunan özel vernikli Alev Kırmızısı rengi bulunuyor. Kırmızı detaylar kabin içinde de göz alıyor. Tavan ile gövdenin geri kalanı arasında kontrast oluşturan renklerin seçilmesine imkan sağlayan çift tonlu renk seçimi Captur Outdoor’da standart olarak sunuluyor. 

Çift tonlu renk seçeneklerinde tam 10 farklı kombinasyon bulunuyor. Outdoor’da yer alan diğer iç mekan özellikleri arasında kırmızı ön panel detayları ve ‘karbon elyaf’ motifli direksiyon süslemeleri yer alıyor. Renault Captur Outdoor’da standart ekipman olarak sunulan dokunmatik ekranlı İnternet Bağlantılı Entegre Navigasyon Multimedya Sistemi olan R-Link birçok teknolojik özellik içeriyor. 

Ayrıca her türlü koşulda yol tutuşunu optimize eden Extended Grip Sistemi Captur Outdoor’da standart olarak müşterinin beğenisine sunuluyor. Bu ileri teknoloji kar, çamur, kum, vs. gibi zorlu koşullarda yol tutuşunu optimize etmek üzere tasarlanan çekiş kontrolünün evrim geçirmiş hali.

Fluence: Daha Sportif ve Teknolojik Türkiye’nin en çok tercih edilen otomobili Fluence, akışkan ve modern çizgileri ile Renault markasının Yeni Clio ile başlattığı yeni, güvenli ve daha dinamik marka kimliğini içeriyor. 

Ön kısımdaki odak noktası parlak siyah fon üzerinde dikey olarak yükselerek ön plana çıkan Renault logosu. Farlara ışık huzmesini konsantre hale getiren ve gece mükemmel bir aydınlatma kalitesi sağlayan projeksiyon mercekleri eklendi. Yeni Fluence’ın modern ve teknolojik tarzı, aracın görünümünü görsel olarak daha da etkili kılan LED gündüz farları ile vurgulanıyor. Yeni Renault Fluence sürüşü daha da kolaylaştıran üstün teknolojilere sahip. 

Yokuşta kalkış destek sistemi, elektrikli park freni ve hız ayar ve sabitleyici gibi sürüşü kolaylaştıran unsurlarla sürücülerin hayatı kolaylaştırılıyor. Renault R-Link sistemi ile geliştirilen multimedya seçenekleri ise artık araç içerisinde internete bağlanma imkanı bile sunuyor. Üstün malzeme ve işçilik kalitesi Yeni Fluence’da hemen göze çarpıyor: torpidonun üst bölümü yumuşak bir kaplamayla kaplanmış. 

Aracın iç mekanı giriş seviyesinden itibaren göstergelerin etrafındaki parlak krom çerçeveler, vites kolu topuzu ve tabanındaki ve kapı kollarındaki dekoratif unsurlar ile daha da geliştirildi. 06- Renault’nun Sportif Oyuncuları: Clio R.S. & Megane R.S. Renault, yeni tasarım kimliğini yüksek performans ve sportiflikle birleştiriyor. Maksimum sürüş keyfi sunan R.S. serisi, Renault’nun Formula 1 uzmanlığını gözler önüne seriyor. 

Yeni Clio R.S. 200 EDC ve Megane R.S. 265, Renault’nun konfor ve çok yönlülük konusundaki deneyimine, aynı zamanda Renault Sport Technologies’nin yarış alanında oluşturduğu uzmanlığına dayanıyor. Yeni Clio R.S. 200 EDC, çift kavramalı EDC vites kutusu ve Renault Sport tarafından yeni geliştirilen 1.6 Turbo 200 bg motora sahip. 

Yeni Megane R.S 1998 cm3 silindir hacmine, 265 bg maksimum güce sahip 6 ileri manuel vites kutusu ile donatılmış 360 Nm tork değeri ile benzinli motora sahip. Yeni Clio R.S. 200 EDC, duygu odaklı, yüksek performans ile F1’e göz kırpan, yalın, duygusal ve sıcak bir tasarım sunuyor. 

Yeni Clio R.S’in baskın siyah tonunun şıklığına kontrast yaratan kırmızı ayrıntılar, iç mekanı farklılaştırıyor. Kırmızı renk, dikişler ve spor direksiyonun sıfır noktası ile aynı zamanda havalandırma çerçeveleri ve kapı çıtaları üzerinde de kullanılmış. 

Vites kolu topuzu da kırmızı detaylar sunuyor. Koyu metal renkli vites değişim kumandaları, direksiyon arkasında sürekli olarak yer alıyor. Renault Sport araçların geleneksel güçlü noktası olan yan takviyeli koltuklar, Clio R.S.’den beklenen konforu ve beklenen kusursuz korumayı sağlıyor. 1.6 benzinli Turbo motorun 6 vitesli çift kavramalı vites kutusu ile birleşimi, Yeni Clio R.S. 200 EDC’ye özel. 

Yeni Clio R.S. 200 bg güç ve 240 Nm torkun yanında, manuel veya otomatik olarak seçilebilen vites kutusuna sahip. Motor ve EDC çift kavramalı otomatik vitesin birlikteliği, Renault Sport Technologies mühendisleri tarafından gerçekleştirilen titiz çalışmanın sonucu. Yeni Clio R.S. 200 EDC gündelik keyif için düşük devirlerden itibaren yüksek bir tork ve kendinden emin sportif bir kullanım için yüksek hızlarda güç ve hızlanma sunuyor. 

0’dan 100 km/s’e çıkmak için 6,7 saniye, 1000m durma deparını aşmak için 27,1 saniye ve pistte 230 km/saatlik maksimum hız: Yeni Renault Clio R.S. 200 EDC şehirli bir Clio’da uyuyan bir Renault Sport. Güçlü ve sportif tasarımı ile her zaman sınıfının simgesi olan Yeni Megane R.S., tamamen değişen ön tamponu, belirgin Renault logosu ve bu güçlü yapıyı destekleyen etkileyici çizgiler ile artık çok daha dinamik ve güçlü. 

Etkileyici yeni far tasarımı ile desteklenen Yeni Megane R.S’in çekim gücü Renault’nun Formula 1 başarısına bir gönderme olan kırmızı F1 kanadı ile tamamlanıyor. İç tasarımında da sportif detayları ve kırmızı dokunuşları ile dikkat çeken Yeni Megane R.S., Renault Sport nakışlı Recaro koltukları ile üst düzeyde seçkinlik ve ayrıcalık sunuyor. 

Yeni Megane R.S. 2.0 T, 1998 cm3 silindir hacmine sahip, 265 bg motoru ve 360 Nm tork değeri ile gerçek bir sportif sürüş heyecanı yaşatıyor. Bu güçlü motor, 254 km/maksimum hız değeri ve 6”’de gerçekleştirdiği 0-100 km hızlanması ile performans ve tutkuyu birleştiriyor. 

Renault ZOE: %100 elektrik motorlu süper şehirli En başından itibaren tamamen elektrik motorlu bir araç olarak tasarlanan Renault ZOE, pürüzsüz ve akıcı hatlara sahip bir süper şehirli. Aracın sıra dışı ön kısmı sıcak ve çekici bir bakışla markanın yeni kimliğini ortaya koyuyor. 

ZOE, Renault logosunda, farlarda ve koyu renkli camlardaki mavi renk efekti ile bir elektrik motorlu otomobil olarak hemen göze çarpıyor. ZOE’de tasarımdan itibaren ZEN duygusu hissediliyor. Saflık kavramını yansıtan kabin, pastel renkler, otomotiv endüstrisinde kullanılmayan yeni yumuşak dokunuşlu malzeme ile dinlendirici, zen duygusunu pekiştiriyor. 

Renault ZOE’nin genel atmosferinde minimalist ayrıntılar ve sadelik dikkat çekiyor. Renault ZOE, bağımsız EuroNCAP kuruluşu tarafından yürütülen pasif güvenlik testlerinin sonucunda 5 "yıldız" almaya hak kazandı. Ocak 2013’ten beri yürürlükte olan daha sıkı kurallar çerçevesinde yürütülen çalışmalar sonucunda aldığı bu 5 yıldız ile Renault’nun pasif güvenlik konusundaki uzmanlığı bir kez daha kanıtlanmış oldu. 

ZOE, sürüş tarzına ve hava koşullarına bağlı olarak günlük kullanımda 100 ila 150 kilometrelik değerleri ile kendi sınıfında en yüksek menzili sunuyor. ZOE’nin 200 km’den fazla (210 km) onaylanmış NEDC döngüsü menzili sunan tek seri üretim elektrik motorlu otomobil olması da bunun bir kanıtı. Bu başarı tüm ZOE’lerde yer alan ‘Range OptimiZEr’ (Menzil İyileştirme) sistemi sayesinde elde edildi, bu sistem menzili yaklaşık yüzde 25 oranında artırıyor.

Twizy ile pozitif enerjiye bağlanın Twizy, tepeden tırnağa %100 elektrikli olarak tasarlanan ve hedefi şehir içi ulaşım olan bir araç, üstelik pazarda Twizy’nin eşi benzeri yok. 

Twizy, Renault Spor Teknolojilerinin geliştirdiği olağanüstü bir UDO (Unidentified Driving Object / Tanımlanamayan Ulaşım Cismi). Hem kadın hem erkek müşterileri, hem gençleri, hem de profesyonelleri hedefleyen Twizy’nin özel bir hedef müşteri kitlesi yok– Twizy sıradışı olmakla kalmayıp aynı zamanda gerçek, ekonomik ve çevreye duyarlı bir eğlence arayan herkes için! 

Hem sessiz olmak hem de çok sükse yapmak mümkün! Twizy şehirde yaşayanlara yeni, eşsiz bir şehir içi ulaşım çözümü sunuyor. Ultra kompakt (uzunluk = 2.34m / genişlik = 1.24m) Twizy, çok küçük alanlara bile sığabiliyor ve küçücük bir alana bile park edebiliyor. Üstelik yeni yayınlanan Yönetmelik kapsamına uygun olarak B ehliyet sahibi sürücüler de Twizy kullanabilecek. Renault Twizy daha önce sadece A sınıfı (motosiklet) ehliyeti ile kullanılabiliyordu. 

Ayrıca bu yönetmelik kapsamında Twizy, B1 sınıfı ehliyete sahip olan 16 yaşındaki meraklılarıyla da buluşuyor olacak. Twizy kullanıcıları, aracın içinde ve dışında kendi istedikleri kişiselleştirme özelliğini seçme özgürlüğüne sahip. 

Tavan ve kapılardan, alüminyum jantlara, ve hatta torpido gözü kapakları ve koltuk döşemelerine kadar bir çok alan kullanıcının isteğine göre farklı renklerde kişiselleştirilebiliyor. Martı kanadını andıran kapıları ve çekici şehirli görüntüsü ile Twizy klas ve benzersiz bir model, kimse gözlerini ondan alamayacak! Twizy’nin motoru 13kW (17bg) gücünde. Maksimum tork değeri 57Nm, maksimum hızı ise 80km/sa. 

“Renault, passion for life” Renault’nun duygulara daha çok ağırlık veren yeni tasarım stratejisi insan hayatının farklı safhalarından ilham alıyor. 2012 yılından beri Clio, Captur, Twingo, Espace ve yepyeni model Kadjar, markanın imajına dinamizm kazandırma görevini üstleniyor. 

Yeni “Renault, passion for life” imzasının lansmanı ile bu süreçte yeni bir adımı temsil ediyor. ”Yaşanacak otomobiller” sloganının varisi olan bu yeni imza, markanın tüm modellerindeki rönesansı temsil ediyor. Renault marka otomobiller, içindeki herkesin hayatlarını dolu dolu yaşamalarına izin vermeli. Bu nedenle tasarımları ve iyi düşünülmüş ayrıntıları bu hazza ve duyuların uyanmasına katkıda bulunuyor. 

Otomobillerde bulunan faydalı yenilikler de gündelik hayatı kolaylaştırma misyonu üstleniyor. Renault logosu da markanın bu yeni ruhunu daha iyi yansıtmak üzere, modernize edilerek yenilendi.