Header Ads

Mini monte carlo rally hıstorıque 2017

Elde edilen büyük zaferden 50 yıl sonra, Rauno Aaltonen, Klasik Mini ile Monte Carlo Rally Historique 2017'nin başlangıç çizgisinde yerini alıyor. 

Finlandiyalı "Ralli Profesörü", 20. kez düzenlenen efsanevi yarışta bir kez daha liderlik bayrağını elinde tutuyor. 1967 yılındaki muhteşem zaferinin izinde, Fransa'nın Maritime Alplerinde yarışacak. 

Kazanan otomobil oldukça küçük olsa da, alkışlar son derece güçlüydü. Finlandiyalı sürücü Rauno Aaltonen, bir BMW Competition Departement Mini Cooper S ile 20 Ocak 1967 yılında düzenlenen 36. Monte Carlo Rallisi'nin şampiyonu olarak bitiş çizgisine ulaştığında, rahatlama, gurur ve tatmin duygusu büyük bir coşkuya karışmıştı. Bu, 1964 ve 1965 yılındaki zaferlerin ardından Mini'nin Monaco'da elde ettiği üçüncü başarıydı. 

Ayrıca bu zaferin son derece sembolik bir gücü de vardı. Bir önceki yıl, küçük İngiliz otomobilinin sürücüsü, üst üste üçüncü yarışta da zafer elde edeceğine inanıyordu; ancak Mini, yarış yetkilileri tarafından alınan ve bugün bile sürücü ve hayranların anlamakta zorlandığı bir karardan dolayı diskalifiye edilmişti. 

Yarışı izlemeye giden seyircilerin, son derece güçlü Devlere karşı savaşan Davud'a karşı hissettiği empati, elde edilen sonucun ardından büyük ölçüde artmıştı. Aaltonen'in sürüş becerileri sayesinde ise Klasik Mini artık karşı atağa geçmişti. Bugüne kadar Monte Carlo Rallisinde elde edilen üç şampiyonluk, markanın keyfini çıkardığı örnek niteliğindeki sportif saygınlığın belirleyici unsuru olmuştur. 

Söz konusu başarılar, Oxford'daki MINI tesisinde gerçekleştirilen üretim yıl dönümünde ve yeni MINI John Cooper Works Countryman modelinin lansmanında hatırlatıldı. Modern dünyanın en üst düzey dayanıklılık test alanı olan Dakar Rallisi için geliştirilmiş MINI John Cooper Works Rally de hala üç "Monte" yarışı kazanan modelin başarısını yansıtmaya devam ediyor. 

Bu otomobile karşı duyulan bitmeyen hayranlık, Klasik Mini'nin bir motor sporları efsanesi haline dönüştüğü zaferin 50. yıl dönümünde de devam ediyor. Rauno Aaltonen, bu önemli günü en sevdiği şeyi yaparak kutlamaya karar verdi. Aaltonen, bir Klasik Mini'nin kokpitindeki yerini alacak ve yaklaşık 1250 km yol kat ederek Monaco'ya doğru zorlu bir yolculuğa çıkacak. 

Ünlü yarışçı bu esnada küçük İngiliz otomobilini, Fransa'nın Maritime Alpleri'ndeki dik dağ yollarında yokuş yukarı ve aşağı sürerek buzlu yüzeyler üzerinde mükemmel fren noktasını bulmaya çalışacak. Burası, bugün ortalama bir sürücünün, model otomobillerle ikinci veya üçüncü fren noktasını bile belirleyemeyeceği bir yerdir. 

Kısacası, 79. yaş gününden yalnızca birkaç hafta sonra Aaltonen, Monte Carlo Rally Historique 2017'de yarışacak. Kendisi büyük zaferinden 50 yıl sonra yeniden yarışı kazanmayı ve Monaco'daki Herkül Limanı'nda bir kez daha podyuma çıkmayı hayal ettiğini paylaşıyor. Klasik Mini yola çıkmaya hazır, takım başlangıç çizgisinde ve "yol kılavuzu" tamamlandı. 

Aaltonen'ın sportif iddiası, BMW Group Classic'in hayal gücünü de etkiledi. BMW Group Classic, 20.si gerçekleştirilen bu geleneksel yarışa, özel bir MINI CLASSIC Rallye Takımı göndererek 1950, 1960 ve 1970'li yıllarda yaşanan "Monte" zaferi günlerini anıyor. 

Takım, Finlandiyalı sürücü için en ideal otomobil olarak bir Mini Cooper S otomobili hazırladı. Bu otomobil, daha önce 1965 yılında Monte Carlo Rallisi'nde yarışmıştı; şimdi ise İsveç Söderqvist Engineering Şirketi tarafından tamamen yeniden tasarlandı. 

Otomobil, şirket tarafından yarış standartlarına uygun hale getirildi. Şirketin CEO'su Hans-Åke Söderqvist ve oğlunun yanı sıra 1984 Rally Dünya Şampiyonu İsveçli sürücü Stig Blomqvist ile 50 yıldan uzun süredir Klasik Mini yarış motorları gelişimi ve üretimi sürecine dahil olan İngiliz Swiftune Engineering Şirketi'nden Phil Anning de servis ekibinde yer alıyor. 

Bagajda on çift tırnaklı jant bulunacak. Bunlar, Finlandiya'da Klasik Mini'nin 10 inçlik jantları için özel olarak üretilmiş ve ardından titizlikle elde kaplanmıştır. Tıpkı takım ve Klasik Mini gibi, Aaltonen de son derece özenli hazırlıklar yaptı. Finlandiyalı sürücü, kapsamlı bir "Yol Kılavuzu" hazırlamak için Aralık ayında tüm rotayı yeni bir MINI Cooper S Clubman ile keşfe çıktı. 

Döndüğü her viraj ve çıktığı her yokuşta 1967 yılındaki zaferine ait hatıraları canlanıyor olsa da deneyimli sürücü, yalnızca anılarına güvenemezdi. Özenli yaklaşımı, onlarca yıl önce kendisine "Ralli Profesörü" lakabını kazandırmıştı; bu nedenle rotaya ilişkin her türlü önemli bilgiyi not etti. 

Aaltonen'ın yanında son derece deneyimli bir de yardımcı pilotu bulunuyordu. İsveçli Hans Sylvan (72), navigasyon ve zamanlamadan sorumlu yardımcı pilot görevini üstlendi. Sylvan da Monte'de birçok kez yarıştı ve Stig Blomqvist ile yıllar boyunca başarılı bir kariyere imza attı. Bad Homburg'dan Monaco'ya ısınma turu. "Monte", onlarca yıldır kendi türünün en muhteşem ve zorlu yarış müsabakası olarak takdirle karşılanıyor. 

Yarışın başlangıcında, dağ geçitlerinde buzlu yollar olduğu, aniden bastıran kar fırtınalarının beklendiği ve yüksek dağ geçidi Col de Turini'de "Uzun Bıçaklar Gecesi'nin" yaşandığı gibi maraton etaplarına ilişkin sayısız efsaneler anlatılır. 1998 yılında, Automobile Club de Monaco organizatörleri, etkinliğin bu efsanevi tarafını kutlamak için tarihi otomobillerin yeni modellerini yarattı. 

Ralli, her zaman gerçek yarıştan iki hafta kadar sonra gerçekleştirilir ve ilk bacak bir star rallisi olarak uygulanarak orijinal ralliyi taklit eder. Bu yıl, yedi Avrupa ülkesi star noktası olacak. 27 Ocak 2017, Cuma günü, Aaltonen ve Sylvan Bad Homberg'den Monaco'ya doğru yola çıkacak. 

Buradan, yarışın ilk bacağı olarak Valence'ye geçecekler. Daha sonra, yarış gidiş - dönüş olarak gerçekleştirilecek ve Monte Carlo'ya geri dönülecek. Son gece sürüşü 31 Ocak'ta gerçekleştirilecek. Yalnızca, 1955 ve 1980 yılları arasında Monte Carlo Rallisi'nin başlangıç çizgisinde yer alabilen tipte otomobillerin katılmasına izin veriliyor. 

Sürücüler için herhangi bir kısıtlama getirilmedi; ancak, elbette daha önce benzer bir yarış deneyimine sahip olmak avantaj olacaktır. Yine de başlangıç alanındaki hiçbir yarışçının, "Monte'ye" ilişkin olarak Rauno Aaltonen kadar kapsamlı, çeşitli ve elbette başarıya ulaştıracak bilgiye sahip olması mümkün değil. Tutkulu başlangıç, klas bir zaferle taçlandı.

1961 yılının sonunda, Finlandiyalı yarışçı ülkesinde ulusal ralli şampiyonu olduktan sonra, zorlu "Monte'nin" de üstesinden gelmek için bir otomobil aramaya başladı. British Motor Corporation'ın ekibiyle karşılaşması kendisi için büyük bir şans oldu. 

Aaltonen, yarışa, bir önceki daha güçsüz modele göre daha en başından çok daha rekabetçi olduğunu ispat eden Mini Cooper ile çıktı; ancak bu umut vaat eden işbirliği neredeyse trajik bir sonla noktalandı. Otomobil, bitiş çizgisinden üç kilometre önce ikinci sırada yer alıyordu; ancak yolun dışına çıkınca takla attı ve ardından yanmaya başladı. Aaltonen ve yardımcı pilotu Geoff Mabbs, otomobilden ancak son dakikada çıkabildi. 

Bu dramatik açılış yarışının ardından, Aaltonen Mini Cooper ile başlangıç çizgisine 1963 yılında geri döndü. Bu sefer, Monte Carlo Rallisi'ni kendi sınıfında birinci, genel klasmanda ise üçüncü olarak tamamladı. Bir sonraki yıl, İrlandalı sürücü Paddy Hopkirk, Klasik Mini ile ilk zaferini elde etti. Aaltonen ise yedinci sırada yer aldı. 

Aaltonen ve Hopkirk'e, Finlandiyalı sürücü Timo Mäkinen'in de katılmasıyla, 1964 yılında "Monte'de" "Üç Silahşörler" çağı başladı. 1965 yılında Mäkinen, Klasik Mini ile hiçbir penaltı puanı almadan ikincilik elde etti; ancak Aaltonen mola vermek zorunda kaldıktan sonra sıralamalarda yer alamadı. 

Aaltonen yıla başarılı bir başlangıç yapamamış olsa da Finlandiya'da ulusal şampiyon unvanını alarak Avrupa Ralli Şampiyonası'nda genel klasmanda birinci olarak başarılarını sürdürdü. Başarılı üçlü "Üç Silahşörler". "Üç Silahşörler", 1966 yılındaki Monte Carlo Rallisi'nde en güçlü çıkışını yaptı. Timo Mäkinen, Rauno Aaltonen ve Paddy Hopkirk, başlangıç çizgisinden itibaren yarışa hakimdi. Yarışın sonunda ise bu üçlü, sırasıyla birinci, ikinci ve üçüncü olarak derece aldı. 

Ancak Klasik Mini için bu üçlü zaferin keyfi son derece kısa sürdü. Sürücüler, Fransız yarış yetkilileri tarafından farlarının resmi yönetmeliklere uyumlu olmadığı gerekçesiyle diskalifiye edildi. Bir yıl sonra bu karar karşısındaki şaşkınlık yerini sarsılmaz bir kararlılığa bırakmıştı. 1967 yılında, üçüncü "Silahşör'ün" Monte Carlo Rallisi'nde sahneye çıkma vakti gelmişti. 

Aaltonen, daha önce 1964 yılında zafer elde eden otomobilde Paddy Hopkirk'in yanında oturan yardımcı pilot Henry Liddon ile birlikte BMC Ekibinin en hızlı çifti oldu ve “Uzun Bıçaklar Gecesi'nin” başlangıcında son derece umut vaat eden bir pozisyondaydı. 

Yarışın karda, Col de Turini'de yapılması kararlaştırıldı. Aaltonen, hızlı viraj dönme esnasında yine "Monte'de" elde ettiği sonucu aldı. Bu durum, dağ inişi son derece maceralı bir hale gelince Mini Cooper S'in kazara yoldan çıkması nedeniyle gerçekleşti. Otomobil çalılıklara çarptı; ancak ekip, son derece şaşırtıcı bir biçimde kendisini yeniden yolda buldu. 

Aaltonen ve Liddon derin bir nefes alarak başarılı bir biçimde bitiş çizgisine ulaştı. Rauno Aaltonen, 50 yıl sonra bu yarışın yeni versiyonunda çok daha iyi düşünülmüş bir yaklaşım sergileyerek yer almak istiyor. 

Monte Carlo Rally Historique, bir güvenilirlik rallisi olarak yaratıldı. Bu da düşük ve aşırı yüksek hızların penaltı puanlarıyla cezalandırılabileceği anlamına geliyor. Aaltonen ve Sylvan ise yarışa "Düşük Ortalama Hız" kategorisinde başlayacak. 

Dolayısıyla alışılmış yöntemlerine ve hassasiyetlerine güveniyorlar. Ayrıca son derece özel bir detaydan da açıkça belli olduğu gibi zafer kazanmaya çıkıyorlar. Klasik Mini'lerinin başlangıç numarası 177; yani otomobilleri, 1967'de kazanan otomobile şans getiren numarayla aynı numarayı taşıyor.
Blogger tarafından desteklenmektedir.